YÖK Başkanı Anavatan'ın gündeminde

YÖK Başkanı Anavatan'ın gündeminde
Anavatan; göreve geldiği andan itibaren birçok tepkiye maruz kalan Özcan'ın hizmetlerini bir süre izlemeye aldıklarını bildirdi.

“YÖK, bir hükümet makamı değildir” diyen Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Özdoğan, yeni başkan Özcan’ın, Cumhurbaşkanı ile geçmişte ilintili olmasının kamuoyunda güvensizliğe neden olduğunu, buna rağmen hizmetlerini bir süre izlemeye alacaklarını bildirdi.

Anavatan partisi; göreve geldiği andan itibaren birçok tepkiye maruz kalan YÖK’ün yeni Başkanı Özcan’ın hizmetlerini bir süre izlemeye aldıklarını ve daha sonra değerlendirmelerini kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi.

YÖK reformunun; Türkiye’nin kanayan yarası olduğunu vurgulayan Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Özdoğan, YÖK’ün yeni başkanının Cumhurbaşkanı Gül ile geçmişte ilintilerinin bulunmasının kamuoyunda büyük güvensizlik oluşturduğunu idda ederek şunları söyledi.

“Profesör Erdoğan Teziç’in emekli olmasıyla boşalan YÖK Başkanlığına Cumhurbaşkanı Gül tarafından uygun görülen isim Profesör Yusuf Ziya Özcan olmuştur.

Geçtiğimiz pazartesi  günü görevine başlayan Profesör Özcan’a karşı, görevine başlar başlamaz, maalesef, Hükümete yakınlığı ve Cumhurbaşkanı Gül’ün Cumhurbaşkanlığını öneren bir araştırma çalışması yapmış olmasından dolayı kamuoyunda bir güvensizlik oluşmuştur.

Anavatan Partisi olarak Profesör Özcan’ın çalışmalarını bir müddet izledikten sonra kamuoyuyla görüşlerimizi paylaşacağız.

 Ancak, Cumhurbaşkanı Gül’ün YÖK Başkanı seçiminde kendisine kişisel yarar sağlamış bir ismi tercih etmiş olmasını, kurumsal öncelikleri değil, kendi bakış açısını ön plana çıkarmış olmasını ülkemiz demokrasisi ve kurum işlerlikleri açısından olumlu ve isabetli bulmadığımızı  ifade etmek istiyoruz.

YÖK reformu, bilindiği gibi, ülkemizin kanayan sorunlarından birisidir.

Temsil ettiği alanda çözüm bekleyen konular, ayrıca, ülke iç barışını doğrudan etkileyen hususiyetleri ihtiva etmektedir.

YÖK tıkanıklığı ülkemizin eğitim sistemini bloke eden başlıca unsurlardan birini teşkil etmektedir.

 Bu hassas alanda görev alacak kişilerin toplumun güvenine mazhar olabilmesi, bu bakımdan büyük bir önem taşımaktadır.

Böyle bir kapsamda söz konusu olabilecek yakınlıkların, kişisel fayda ve ilişkilerin YÖK reform sürecini ve toplumsal uzlaşı ruhunu olumsuz etkileyeceği açıktır.

YÖK bir Hükümet makamı değildir.

YÖK daimi bir fonksiyona sahip olması gereken bir ülke kurumudur.

Bu kurumun işlerliğine, tarafsızlığına ve bilimsel liyakatine gölge düşmesine sebep olacak tasarrufların toplumumuza zararları malumdur.

Üniversitelerimizin durumunun ülkemizin uluslararası rekabet kabiliyetindeki rolü ortadadır.

Ve, YÖK reformu, Anavatan Partisi’nin üzerinde büyük bir ehemmiyetle durduğu, geçmişte büyük uğraşılar verdiği, ortaya vizyon ve çözüm koyduğu bir konudur.
Bu kapsamda, geçmişte sunduğumuz ve binlerce uzmanın tarafsız ve bilimsel gözleriyle hazırlanan noktaların bu süreçte dikkate alınmasını ülke birikimi ve çıkarları adına önemli bulmaktayız.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.