CHP’nin ikiyüzlülüğü!
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 12 Eylül askeri darbesine ilişkin bugün Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek ve dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya’nın sanık sandalyesine oturacağı davaya partisinin kapatıldığı gerekçesiyle müdahil olmak için başvurması, CHP’nin parti kapatma davalarına bakışını gündeme getirdi.
KILIÇDAROĞLU, AK PARTİ’NİN
KAPATILMASINA DESTEK VERDİ
“Mağdur olan biziz. Partimiz kapatıldı” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesinin, 16 milyon 327 bin vatandaşın oy verdiği AK Parti hakkında dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından açılan kapatma davasının kabulüne karar vermesini desteklemişti.
AKKAR: “ÇİFTE STANDARTLI VE İKİYÜZLÜ”
İkinci Ergenekon Terör Örgütü davasının tutuksuz sanıklarından Gazeteci Mahir Akkar, CHP’nin 12 Eylül davasına “darbeden zarar gördüğü” gerekçesiyle müdahil olmasını eleştirdi.
Gazetemize konuşan Akkar, CHP’nin çifte standartlı ve ikiyüzlü olduğunu belirterek, “CHP, asla samimi değildir. 12 Eylül’de CHP’nin kapatılmasını en ağır şekilde eleştirirken, AK Parti’nin kapatılması için, Anayasa Mahkemesi’nin kapısına dayanan yine CHP değil miydi? Menfaatlerine ters düştüğünde yargıya karşı çıkmakta ve menfaatleri söz konusu olduğunda yargının yanında yer almaktadırlar” dedi.
Akkar, “Yakın geçmişte AK Parti’nin kapatılması ile ilgili dava Anayasa Mahkemesi’nde görülmekte iken yargının yanında yer alan, açıkça ya da gizlice Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti aleyhine karar vermesi için kulis faaliyetlerinde bulunan CHP değil miydi?” diye sordu.
“CHP’NİN DARBE SÜREÇLERİNDEKİ ROLÜ UNUTULMASIN”
Mahir Akkar, kamuoyunun CHP’nin 27 Mayıs darbesine giden süreçteki rolünü ve Adnan Menderes’i asan cuntacılara destek veren duruşunu unutmadığını belirterek, “Bugüne kadar hangi CHP’li 12 Eylül darbesiyle ilgili olarak olumsuz bir konuşma yapıp, eleştirilerde bulundu? 12 Eylül öncesinde ülkemizde cereyan eden olayların siyasi sorumlularından biri de CHP değil miydi? Toplumsal olaylarda tahrik edici roller üstlenen CHP değil miydi? Buna rağmen, 12 Eylül döneminde hiçbir CHP’li, yetkili kılınan mahkemelerde yargılanmamıştır. CHP 12 Eylül’den mağdur olmamış, tam tersine nemalanmıştır” dedi.
“ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARI NORMAL, SIRADAN BİR KARAR”
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanvekili olduğu dönemde, AK Parti hakkında kapatma davasını açan Anayasa Mahkemesi’nin kararını değerlendirmiş ve “Bu karara göre, cumhurbaşkanları cumhurbaşkanı seçilmeden önceki fiilleri nedeniyle yargılanabilirler. Bu gerçek ortaya çıkmıştır, bu çok önemlidir. Bu konuda gerek akademik çevrelerde, gerek siyasi çevrelerde tartışmalar vardı, bu tartışmalar mahkemenin verdiği kararla noktalanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin oybirliğiyle aldığı karar normal, sıradan bir karar” demişti.
“ORTADA ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VAR”
Kılıçdaroğlu, 31 Temmuz 2008 tarihinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biz hiçbir zaman laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmadık” dediğini hatırlatarak, “Bu ifade, Anayasa Mahkemesi kararından ders alınmadığı yönünde bir düşünceyi akla getiriyor. Çünkü ortada Anayasa Mahkemesi kararı var” ifadelerini kullanmıştı.
KILIÇDAROĞLU VE TARHAN NE DİYECEK?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 12 Eylül davasına müdahil olacaklarını belirterek, “Mağdur olan biziz. Partimiz kapatıldı. Genel başkanlarımız hapse atıldı. Mal varlıklarımıza el konuldu. Biz taraf olmayacağız da kim olacak? Taraf olacağız tabii. Hakkımızı arayacağız. Ama bunun nasıl bir sonuç doğuracağını bilmiyorum” demişti. Kılıçdaroğlu, müdahil olma taleplerine yargının karar vereceğini söyledi.
CHP Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan da, başvuruyla ilgili bilgi vermiş ve “Hukuksal olduğu kadar siyasi bir metin de olacak. 12 Eylül’ün mağduru bir parti olarak mahkemede sözümüz olacak” demişti.
KENAN KIRAN /AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.