‘Gidersen ne olacak?’ sorusunun yanıtı hazır
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk- Arap Turizm Buluşması’nın ardından Atatürk Spor Salonu’nda yapılan AK Parti Bursa 4. Olağan İl Kongresi’na katıldı. Burada kendisine verilen yeşil- beyaz renkli Bursaspor kaşkolünü takan Erdoğan, kendisini coşkuyla karşılayan partililere seslendi. Erdoğan, konuşmasın Şırnak’ta şehit olan Uzman Çavuş Kemal Aktay’a Allah’tan rahmet dileyerek başladı. Gündemdeki konuları değerlendiren Başbakan Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
TERÖR: Şiddet bölgeye kandan, gözyaşından acıdan başka hiçbir şey getirmedi. Terör örgütü silah bırakmadıkça bu operasyonlar sürecektir. Askerimizin de polisimiz de inlerine varıncaya kadar bu operasyonlar sürecektir. Hiçbir zaman güvenlik güçlerimizin operasyon diye bir derdi yok. AK Parti hükümetleri olarak 9.5 yıldır bu terörle mücadele ettik. Bir yandan da şiddetin adeta esir aldığı bölgeyi kalkındırmanın mücadelesini verdik. Biz ülkeyi 3.5 teröriste asla ve kata teslim etmeyiz.
FANİYİZ: Bize ’İktidar, partileri yorar, yıpratır, yozlaştırıp çürütür’ dediler. AK Parti’nin nasıl bir kadro olduğunu anlamayanlar, anlamak istemeyenler, ön yargılarıyla hareket ederek bizi diğerlerine benzetme gayretleri içine girdiler” dedi. “Biz millete hizmet ettikçe büyüyen bir partiyiz. Bu kadroda ’Ben’ yokum, ’Biz’ varız. Partimizi kurarken ’Milletvekili üç dönem arka arkaya milletvekili olabilir. Dördüncü dönem ara vermek zorundadır. Sonra tekrar devam edebilir’ maddesi koyduk. Şimdi bana, ’Sen gidersen ne olacak’ diyorlar. Cevabı hazır. Biz faniyiz. Her an ölebiliriz. Ölüm bizim için haktır. Öldüğümüz anda AK Parti’nin yönetimi ve delegasyonu ne yapacaksa onu yapacak. Bunun cevabı bu. Çünkü biz tabular üzerine geleceği inşa eden bir parti değiliz. İlkeler üzerine geleceği inşa eden bir partiyiz. Ve sürekli yenileniyoruz. Geçen seçimlerde 160 arkadaşımı yeniledik. Bu seçimde 169 arkadaşımızı yeniledik. Ne oldu? Millet bize daha fazla oy verdi. Milletvekili adayı olmadım. Ne yapacaksın? Milletvekilliği adayı olmadığı zaman diyelim ki Tayyip Erdoğan, diyelim ki Bülent Arınç, bizler böyle evimize çekilip yan gelip yan mı yatacağız? Hayır yine partimizin emrindeyiz. Partimiz bize ne derse onu yapacağız. ’Git Anadolu’da konferans ver’ derse konferans vereceğiz. Git think thank’te çalış orada çalışacağız.
‘Diyanet İşleri Başkanımıza saldırıyor’
Başbakan Erdoğan CHP’yi eleştirerek, şöyle dedi: “Bizi yolsuzlukla itham edenler bizzat Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum ediliyor. Hem de bizzat kendi arkadaşları tarafından yolsuzlukla usulsüzlükle itham ediliyorlar. Bizzat CHP Genel Merkezi’nin kendi hesapları inceleniyor. Öncekinde bir trilyona mahkum oldu. Yolsuzluk. Geçenlerde Anayasa Mahkemesi bir ceza daha verdi. 3.5 trilyon. Kime? CHP’ye. Ey Kılıçdaroğlu, sen önce kendi içinde yapılanlara bak. Sn zaten SSK’da da böyleydin. Orayı da yönetemedin, batırdın. Ve görevden aldılar. Sonra 28 Şubatçılar seni göreve getirdi. 28 Şubatçıların göreve getirdiği bir genel müdürsün sen. Çıkmış ’Burada 20 katrilyonluk yolsuzluk var’ diyor. Ya ayıptır. İnsan biraz edep eder. ’Fatih Projesi nedir?’ diye sorsan inan onu da bilmez. 4+4+4’ü anlamadığı bilmediği gibi. Yetmedi, Diyanet İşleri Başkanımıza saldırıyor. Ne diye saldırıyor? Camilerin ahır yapılmasıyla ilgili konuda kendisinden onur vesaire gibi laflarla bir cevap istiyor. Bak bu ifadeyi Diyanet İşleri Başkanımıza kullanacak kadar maalesef sen edepten uzaksın. Onu gel benim için kullan. Kısa zamanda belgelerini de önüne koyacağım senin. Evet sizin zihniyetinizin geçmişinde camilerin ahır olarak kullanılması var. Bunların hepsini belgeleriyle ortaya koymak, elimizde belgeler olduğu için konuşuyoruz. Ha bu konuda hakaret edeceksen gel bana et. Senin dilinden ben anlarım. Diyanet İşleri Başkanımızın adabı buna müsaade etmez.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.