‘Güven veren adalet darbeyi önler’

‘Güven veren adalet darbeyi önler’
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Geçmiş yıllarda yaşamış olduğumuz muhtıralar, darbeler, darbe girişimleri, Türkiye’de güven veren bir adalet olsaydı yaşanmayacaktı” dedi.

Ergin, Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Sinop 4. İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de mütevazi bir kadroyla yola çıktığını hatırlatarak, “Türkiye son 9,5 yıl içerisinde AK Parti iktidarında adeta yeniden altyapısını imar etti, inşa etti. Otoyolları, demiryolları, havaalanları, limanlar yaptı Türkiye. İnsanımız hızlı trenle tanıştı. Bizim hayal edemediğimiz şeylerdi bunlar” diye konuştu.

Türkiye’nin ekonomide çok büyük gelişmeler kaydettiğini anlatan Ergin, “Türkiye 9,5 yıl sonunda geldiği nokta itibarıyla 2002’de dünyanın en büyük 26’ncı ekonomisi iken bugün dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi haline geldi. 2023 yılı hedefleri itibarıyla Türkiye, dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi kendisine hedef olarak belirledi” dedi.

“MÜDAHALE GELENEĞİ BOŞ DURMADI”

Ergin, halkın yoğun ilgisi ve teveccühüyle iş başına gelen AK Parti yönetimlerine bile “müdahale geleneğinin” boş durmayıp müdahale ettiğini anlatarak, şunları söyledi:

“Yıl 2007, Cumhurbaşkanlığı seçimleri geliyor. Seçim öncesinde AK Parti kanadından Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı adaylığı noktasında kararını alıyor. 27 Nisan akşamı bir e-muhtıra ile Türkiye karşılaşıyor ve tanışıyor. Sayın Gül’e, Hükümet’e ve Parlamento’ya hitaben, ‘Sakın ola Sayın Gül aday olmasın, aday olursa karışmayız ha’ anlamına gelecek bir yazılı muhtıra... Türk siyaset tarihinde bir kırılma anıdır o an. O tarihe kadar Türk siyaset tarihine baktığımızda muhtıralar, bu tür girişimler yapıldığında hükümetler ya şapkasını alıp gitmişler ya da o muhtıranın içerisinde yapılmış olan telkinlere, talimatlara harfiyen uymuşlar. 27 Nisan muhtırasından sonra da böyle bir beklenti oluştu ama Türk siyaset tarihinde AK Parti hep ilklerin partisi olarak yer aldı.”

“EMANETE HALEL GETİRMEDİK”

Bu açıklamanın Türk siyaset tarihinde bir ilk olduğunu vurgulayan Ergin, “O güne kadar muhtıralar karşısında yapılan yapılmadı. Sizden aldığımız emanetin gereğini yaptık, hakkını verdik, emanete halel getirmedik ve derhal seçimlere gitme noktasında karar aldık. 2007’de yapılmış seçimlerde sizlerden destek istedik. Türkiye kendi emanetini, kendi iradesini yere düşürmeyen AK Parti’ye kucak açtı ve tekrar tek başına iktidara getirdi” diye konuştu.


“Türkiye yoluna böyle devam edemezdi artık” diyen Ergin, şöyle devam etti:


“Her 8-10 yılda bir demokrasisi askıya alınan, parlamentosu kapatılan bir ülke olamazdık. 21. yüzyılda dünyayla yarışan, ekonomik ve siyasi yarış içerisinde olan büyük ülke Türkiye, bu kesintilerle yoluna devam edemezdi. 60, 71, 80, 97 darbe, 2007’de e-muhtıra. Bunlar sizlerin bildikleri, kamuoyuna yansıyanlar ama kamuoyuna yansımayan başka müdahale girişimleri, bunları da araya koyarsanız buradan Ankara’ya yol olur. Türkiye bu şekilde yoluna devam edemezdi ve etmemesi için de demokrasisini güçlendirmesi, milletin iradesinin üzerindeki dayatma ve vesayet gruplarını, organlarını belli bir noktaya getirmesi gerekiyordu. Bunun için 26 maddelik bir anayasa değişikliği hazırladık. Bu anayasayı yasalaştırma imkanı bulduk ve yürürlüğe girmesi için milletin desteğine ihtiyaç vardı.


12 Eylül 2010 tarihinde huzurunuza geldik ve Türkiye ‘evet’ vererek Türkiye’nin demokrasisini tahkim edecek, geleceğini inşa edecek, ufkunu açacak kapıyı açtınız. Artık bu ülkede millete tepeden bakma olmasın, bu milletin iradesiyle kimse alay geçmesin istiyorduk. Artık bu ülkede milletin seçip görev verdiği parlamentolar kapatılmasın istiyorduk. O parlamentoların içerisinden çıkan hükümetler muhtıralarla, darbelerle alaşağı edilmesin istiyorduk. Bu ülkede egemenlik, hakimiyet gerçekten milletin olsun istiyorduk.”

“YARGININ GÜVEN VEREN BİR KONUMA GELMESİ...”

Adalet Bakanı Ergin, sözlerini şöyle tamamladı: “Geçmiş yıllarda yaşamış olduğumuz muhtıralar, darbeler, darbe girişimleri, Türkiye’de güven veren bir adalet olsaydı yaşanmayacaktı. Onun için bundan sonra geleceğe dönük olarak demokratik kurumlarımızı tahkim ediyoruz dedim ama yargının bağımsız ve tarafsız, güven veren bir konuma gelmesi bunların içinde en önemlisi. Zira darbe dönemlerinde, darbeyi yapanlara selam duran bir yargı olduğu sürece o ülkede darbelerin ve muhtıraların arkası kesilemez.

Geçmişte darbelere selam duran bir yargı anlayışı varken bugün darbelerden, muhtıralardan, darbe girişimlerinden hesap soran bir yargı var ise 12 Eylül 2010 referandumunda sizin verdiğiniz yetki sayesinde var. Allah sizlerden razı olsun.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.