Erdoğan Giyim Konferansı'nda konuştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da katıldığı Hazır Giyim Konferansı'nda yaptığı konuşmada şunları kaydetti; Tekstil ve Hazır Giyim sektörü 2011 yılında Türkiye'nin büyümesine en büyük katkıyı gösteren sektörlerden biri oldu, küresel ekonomik krizin etkilerini daha sıcak bir şekilde yeni yeni hissetmeye başladık, en son Nisan ayı rakamlarımızda AB üyesi ülkelerine göre bizim onlara göre ihracatımızın ihlassondakika bu ülkelerde kriz devam etmesine rağmen yüzde 18 gerilediğini görüyoruz, ancak bağımsız devletlere ihracatımız yüzde 8, Ortadoğu'ya yüzde 18 ve Afrika'ya yüzde 40 artış kaydetti. Nisan'da ihracatımız Katar'a yüzde 135, Ürdün'de yüzde 121 ve Nijerya'ya yüzde 76 arttı, Türkiye'de bugün sanayici, ihracatcı için mesafe kavramı anlamını yitirmiştir, hiç hız kesmeden aşkımızı, sevdamızı, heyecanımızı yitirmeden yolumuza devam edeceğiz. 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracatımızı sizler bana bir hedef olarak belirlediniz ve söylediniz, şimdi birlikte bu hedefi gerçeğe dönüştüreceğimize ben şahsen yürekten inanıyorum. Bizimle beraber ter döken, çaba sarf eden tüm arkadaşlarımı bu vesileyle kutluyorum.
"GENÇ, DİNAMİK VE İYİ EĞİTİM ALAN NESİL VAR"
Hazır Giyim Sektörü'nde küresel rekabetin zorlaştığı bir zamandan geçiyoruz ama bunlar aşılamaz engeller değil, Türkiye olarak yıllardır tekstilde, hazır giyimde hem başarılı bir grafiğimiz var hemde dünyaya örnek teşkil ediyoruz. Sizlerde takdir edersiniz ki 10, 20 yıl önceki vizyonla kendimizi küresel oyuncu yapmamız mümkün değil ne yapacağız? Sürekli bu bilgileri güncelleyeceğiz, Türkiye olarak böyle bir potansiyele ziyadesiyle sahibiz. Bunun ötesinde İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye'de tarihiyle yaşıt bir kültür birikimi mevcut, marka konusuna daha fazla eğilmek, daha fazla yoğunlaşmak durumundayız. Üretim kadar modayı da ihlassondakika ilerleten bir duruşla ilerlemeliyiz, bunu görüyorum. Son 9,5 yılda hükümet olarak sorunları birlikte istişare ettik, hammadeden enerjiye bir çok konuda kafa yorduk, küresel rekabette ayakta kalabilmek, gücümüzü muhafaza edebilmek için yine birlikte hareket etmek, birlikte çözümler üretmek zorundayız. Bir yandan el ele Türkiye'yi büyütürken diğer yandan büyümeyle birlikte, kalkınmayı, refah artışını da paralel olarak götürmeliyiz. Biz yeni teşvik paketini işte böyle bir anlayış üzerine bina ettik, biz yeni teşvik paketini 2023 hedeflerine ulaşmak için önemli bir adım olarak tasarladık, sadece iç pazarı değil dış pazarı da dikkate alıyoruz. Tekstil ve hazır giyimde bugün dünyada rekabet içinde olduğumuz ülkelere kıyasla bizim çok büyük avantajlarımız var, bizde birikim, tecrübe, coğrafi üstünlük var. Bizda Afrika, Asya, Avrupa ile aynı anda çok iyi iletişim kurabilecek nüfus var. En önemlisi genç, dinamik ve artık iyi bir eğitim alan nesil var.
"ŞİMDİ SIRA ÖZEL SEKTÖRÜMÜZDE"
İş kültürü, sadakat, iş ahlakı, bağlılık noktasında diğer ülkelere göre son derece ileride olan bir işgücüne sahibiz. Son derece modern atölyelerde iş güvenliğini azami düzeyde gözeten, kaliteye önem veren işyerleri gördüm. İmkan sağlandığında, şartlar oluşturulduğunda Türkiye'nin gençleri inanılmazı başarıyor. Tüm dünya da geçte olsa bizde de kahvede boş oturma kültürü terk edildi, biz hükümet olarak yol açacağız, havaalanı inşaa edeceğiz, sanayiciye elektriği ucuza ulaştıracağız, en önemlisi de biz iş ortamının olmazsa olmazı olan istikrarı ve güveni sağlayacağız. İşte şuanda hükümet olarak başta Doğu ve Güneydoğu bölgemiz olmak üzere Türkiye'nin tüm ihmal edilmiş yerlerine ulaşıyoruz, biz arkamızdan da iş verenlerin, yatırımcıların ve sanayicilerin de gelmesini istiyoruz. 9,5 yıllık iktidarımız döneminde son teşvik paketi bir numara oldu, Türkiye'yi gelişmişlik konusunda 6 sınıfa ayırdık, her bölgeye çok köklü teşvikler sunuyoruz. Geniş yelpazede bugüne kadar örneği görülmemiş destekler veriyoruz. Biz üstümüze düşeni yapıyoruz, şimdi sıra özel sektörümüzde yani sizlerde.
STANDARD AND POOR'S'A ATEŞ PÜSKÜRDÜ!
Terörün Türkiye'ye sadece maliyeti bir hesaplamaya göre 350 milyar doların üzerinde, terör örgütü zaten yoksulluk ve işsizliği istismar ettiği için bölgede işsizliği indirecek herşeyin önüne geçmeye çalışıyoruz, hükümetle birlikte özel sektörde, vatandaşta kucaklaştığında biz bu sorunu ortadan kaldırır, terör maliyetini topyekün Türkiye'nin kalkınması için seferber edebiliriz. Bugün küresel finans krizinde büyüyen bir Türkiye var, Standard and Poors bir açıklama yaptı, durağana indirdi Türkiye'yi neden bunu indiriyorsun? Çünkü belli bir süre pozitifte kalan ülkeyi arttırması gerekirken bakıyor ve diyor ki; Ben notu arttırırsam olmaz' böyle saçmalık olur mu? İrlanda, Yunanistan'ı yükseltiyor, bunlar iflas eden ülkeler, AB'nin şuanda destek verdiği bu ülkelere kalkıp kredi ihlassondakika notu yükseltiyor böyle saçmalık olur mu? Tamamıyla ideolojik bir yaklaşım, bunu sen Tayyip Erdoğan'a yutturamazsın. Bu şekilde ideolojik karalar verirsen bende seni tanımam olur biter. Kaldı ki böyle birşeyi yapmak, etmekle bunu inandıramazsın çünkü Halep oradaysa Arş'ın burada, çalışma, üretim, ihracat ve büyüme oranları ortada dünyada Çin'den sonra büyüme rakamı olan bir ülke var, sen kalkıpta Türkiye'ye böyle bir not vermeye kalkarsan bu olmaz, sadece belli bölgelere değil, belli ülkelere değil heryere ulaşan, heryere ürün satan bir Türkiye var.
Finans merkezimizin İstanbul'da çalışmaları devam ediyor, İstanbul her yıl 10 milyonu aşan turist sayısı var. İstanbul ulaşım, sanayi, ticarette dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline geliyor. İstanbul'un moda da dünya da bir merkez haline gelmesi için bütün imkanlara sahibiz' diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.