Karayalçın, Başbakan ile aynı fikirde
Partisi tarafından hazırlanan 'Yeni Kentsel Düzen Çerçeve Programını' Sakarya'daki sivil toplum örgütleriyle paylaşan, fikir alışverişinde bulunan Karayalçın, gündemi de değerlendirdi. Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti'nin kapatılması davasıyla ilgili kararı önümüzdeki haftalarda vermesini beklediklerini ifade eden Karayalçın, sürenin uzatılmamasını istedi. Bireysel olarak kapatma davasının temmuz sonu ya da ağustosun ilk günlerinde karara bağlanacağını dilediğini kaydeden Karayalçın, "Sayın Başbakan'ın bu konudaki dileğine katılıyorum. bu dava sürüncemede kalmamalı, ivedilikle sonuçlandırılmalıdır" dedi.
Dava sürecinde olasıklıklardan birisi de AK parti'nin kapatılması olduğunu dile getiren Kearayalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Anayasa Mahkemesi AK Parti'nin kapatılması konusunda bir karar verirse, öyle anlaşılıyor ki yapılan açıklamalara baktığımızda bunu görüyoruz, Türkiye bu yılın kasım ya da aralık ayında çok erken bir erken seçime gidecektir. Belki de Türkiye tarihinin en erken erken seçimi yapılacaktır. Daha genel seçimin üzerinden 1 yıl geçmeden çok erken tarihte yapılacak bir erken seçimden söz edilmesini nasıl görmek gerekir. Nasıl yorumlamak gerekir. Bunun Türkiye'nin siyaset alanının çöktüğünün göstergesi olarak kabul edilmesi uygun olur mu olmaz mı? Bu bunun bir işareti midir. Buna girmeksizin söylüyorum. Bu yılın kasım, aralık ayında bir erken seçim yapılması, anayasamıza göre yerel yönetim seçimlerinde bununla birlikte olmasını gerektirecektir. Kasım ayında Türkiye hem genel seçimi hem yerel seçimi birlikte yapabilecektir."
Karayalçın, genel seçimler ile yerel seçimlerin birlikte yapılmasına karşı olduğunu vurgulayarak, bu durumda kentlerin sorunlarının tartışılmadığını, genel gündemin tartışıldığını belirtti. Genel seçimle yerel seçimin aynı anda yapılmasının 1999 Nisan ayında yaşandığını hatırlatan Karayalçın, "Ben genel ile yerel seçimlerin birlikte yapılmasını Türkiye'nin yerel yönetimleri için, Türkiye'nin kentleri için çok ciddi bir talihsizlik olacağını düşünüyorum. Çok ciddi bir yanlışlık olduğu kanısındayım. Kentlerde yaşanan sorunlar, yerel yönetim birimlerinin karşı karşıya olduğu darboğazlar ele alınmayacaktır." dedi.
Karayalçın, açıklamasına şöyle devam etti: "İki seçimin bir arada yapılması, Türkiye'de gündeme telefon tuşunun hangi hanesine basıldığı konusu gelecektir. Acaba (yes) hanesine mi yoksa (no) hanesine basıldığı halde mi dinlenilmişti, ya da hacca gidecek olanlara yapılan telkinlerin ne olduğu, Sosyalist Enternasyonel'de bir partinin ihraç edilip edilmeyeceği, ya da Kürt-Alevi, Sünni, başını örtmeme, örtme sorunu gündeme gelecektir. Türkiye klasiği yaşanacaktır. Türkiye bir kez daha kimlikler üzerinde siyaset yapacaktır. Bu süreçte şehirlerin sorunu gündeme gelmeyecektir. Bu büyük bir talihsizliktir."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.