AK Parti grup toplantısı sona erdi!

AK Parti grup toplantısı sona erdi!
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık olağan grup toplantısında konuştu.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık olağan grup toplantısında yaptığı konuşmada şu şekilde konuştu;

Türkiye'de çok sayıda misafir ağırladık. Kendileriyle görüşmelerimiz oldu. İkili ve bölgesel meseleleri değerlendirdik. 7-8 Mayıs tarihlerinde Slovenya ve İtalya'ya ziyaretlerimiz oldu. Ayrıca başta Slovenya Cumhurbaşkanı ile görüşmemiz oldu. Slovenya'da ortadoğu ve balkan çalışmaları tarafından tarafıma verilen 10 Yılın Dünya Şahsiyeti ödülünü teslim adamı.

Bildiğiniz gibi İstanbul her zaman olduğu gibi önemli uluslararası zirvelere evsahipliği yaptı. CEO'lar zirvesi İstanbul'da gerçekleşti. Uluslararası yatırımların daha fazla gerçekleşmesi için dünya firmalarından 17'sinin CEO'larının katılmasıyla değerlendirme fırsatımız oldu. Bu toplantılar bize istikamet vermede çok faydalı olan görüşmelerdi. Bunların hepsine katıldım katılıyorum. Allah ömür verirse katılmaya devam edeceğiz.

Her hükümet döneminde küresel yatırımcıyı cezbetmek için çalışıldı. Bizim dönemimizde bazı istisnalar dışında biz 1 milyar doları aşamadık. Biz bu bölümde 22 milyar doları aştık. TÜrkiye 2008 yılında 18,5 milyar dolar 2009'da 8,4 milyar dolar 2010 yılında 10 milyar dolar yatırım çekti.

2011 yılında Türkiye'ye 16 milyar dolar yatırım yapıldı. Biz %76 oranında artış kaydettik. 2003'ten 2011 sonuna kadar 9 yılda toplam 110,5 milyar dolar doğrudan yatırımı kazandırdık. İstanbul'u uluslararası finans merkezi haline getirirken yönetim merkezi haline getirmek için uğraşıyoruz. Cuma günü yaptığımız yatırım konseyinde iddialu kuruluşlar bizle bu görüşlerini paylaştı.

IMF başkanıyla görüştük. IMF'in yapısını kriz karşısındaki tutumu değerlendirme fırsatımız oldu. Yatırım danışma konseyine katılan firmaların yöneticileri kuruluşların yöneticileri Türkiye'nin başarılarından övgüyle söz ettiler. Önümüzde bir G-20 toplantısı var. Bunu da değerlendirdik.

Türkiye'nin IMF'e borcunu değerlendirmek istiyorum. Bizim MHP ANAP iktidarından devraldığımız borç 23 milyar dolardı. Şimdi 2,3 milyar dolar seviyesinde. Biz artık IMF'le stand-by görüşmesi yapmıyoruz. Ödeye ödeye bu seviyeye çektik. Borcu tamamen bitireceğiz. İstersek tamamen öder bitiririz. Önümüzdeki nisan ayına kadar çok çok düşük faizli olacağı için daha uygun bulduğumuzdan dolayı yavaş yavaş ödüyoruz.

Geçtiğimiz hafta kanunlaşan bir konu. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın Türkiye'deki seçimlerde oy kullanabilmesi için uğraşıyoruz. Vatandaşlarımızın çile çekmeden uçak otobüs çilesi çekmemeleri için uğraşıyoruz. Bu çalışmalarımız hep engellendi. Sizlerin desteğiyle bu engelleri kaldırdık. Yurtdışındaki vatandaşımız zahmete girmeden bulunduğu şehirde kurulan sandıkta oyunu kullanabilecek. Türkiye'deki haklarını kaybetmemeleri için mavi kart verilecek. Bu kart artık kimlik yerine de geçecek. TC kimlik numarası istenen her yerde mavikarttaki bu numarayla işlem yapılacak. Mavi kart sahiplerinin sonraki nesilleri de bu karttan ve kolaylıklarından faydalanabilecek.

DIŞ POLİTİKA
Gaziantep'te ifade ettim, biz sıfır sorun dedik. Sıfır sorun politikamız son derece ilkeli bir şekilde ilerliyor. Bunu yanlış anlayanlar bugün meseleyi yanlış noktalara çekip polemik çıkarıyor. Bunlar bizi anlayamazlar. Bunlar Mustafa Kemal'in yurtta sulh cihanda sulh ilkesini de anlayamadılar.

Sıfır sorun boyun eğmek değildir. Sıfır sorun görmezden gelmek değildir. Haksızlık karşısında susmak mazluma mağdura karşı sessiz kalmak değildir. Biz dünyadaki her ülkeyle istisnasız ön kabulsüz iletişim ve işbirliği kurmak küresel barış için mücadele etmek isteriz. Bunun için elimizden geleni yaparız ama zulmü görmezden asla gelmeyiz. Biz haksızlığı biz korsanlığı biz kendi halkına silah doğrultan zalimleri görmezden gelemeyiz. Biz kardeşlerimizin kötü gündede kardeşiyiz. Biz krizi görünce sıvışanlardan duyarsız kalanlardan da değiliz.

Bunlar sıfır sorunu yanlış anlamış. Bunlar kendi yaptığı gibi fırsatçılık olarak anladılar. Her koyun kendi bacağından asılır sandılar. Her koyun kendi bacağından asılır ama bir süre sonra kokusundan hepimiz kaçarız.

Her zaman söylüyorum biz Yunus'un diliyle Mevlana'nın diliyle konuşan bir milletiz. Ama biz zamanı geldiğinde Köroğlu'nun diliyle de konuşmasını çok ama çok iyi bilen bir milletiz.

Dünyada da Türkiye'de de bizi yanlış anlayanlar varsa bunu iyi değerlendirsinler. Biz sıfır sorun temelinde ilişki kurarız ama komşuluk hukukunu çiğneyenlerle hakettiği şekilde muamele ederiz. Halk topluluklarına kin beslemeyiz.

SURİYE'DEKİ OLAYLAR
Suriye'de geçen hafta ve bu hafta onlarca insan hayatını kaybetti. Şam'daki patlamada 50'nin üzerinde ölü 370'in üzerinde yaralı var. Bu canlı bomba olayını tasvif etmemiz mümkün değil.

Olaylarda maghsum insanlar kadınlar çocuklar hayatını kaybediyor. Lübnan'ın Trablus kentinde mezhep çatışmasında mahsum insanlar öldü.

SUriye'deki krizi mezhepsel bir çatışma olarak değerlendirmekl yanlıştır. Buradaki mesele insani bir meseledir vicdani bir meseledir. Yüreğinde insanlık olan herkes Suriye'ye mezhep gözlüğüyle değil kalp ve insan gözlüğüyle bakar. TÜm kardeş ülke halkları için söylüyorum. Suriye krizine mezhep boyutuyla yapanlar mezhep yandaşlığı ya da karşıtlığı gözüyle bakanlar insanlık anlamında sınıfta kalırlar.

Hz.Hüseyin'in ehli beytin sevgisini yüreğinde taşıdığını iddia eden herkes Suriye'ye insanlık gözüyle bakmak zorundadır. La ilahe illallah diyen ve inanan herkes insanlığı ve kardeşliği birbirine hatırlatmalıdır.

CHP'NİN DIŞ POLİTİKASI
Biz CHP'nin tarih boyunca nasıl bir dış politika vizyonu olduğunu biliyoruz. Bugünde aynı şekilde CHP dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor. CHP genel başkanı içinden gelenleri söyleyemiyor. Suriye krizi konusunda dilinizin altındaki baklayı çıkarın Kılıçdaroğlu. Çekinmeyin burası özgür bir ülke. Çıkın mertçe Suriye konusunda ne demek istediğinizi açık açık söyleyin. Suriye yönetimine neden sempati duyduğunuzu üstünü örtmeden çark etmeden cesaretle söyleyin.

CHP'nin bir dışpolitika vizyonu yok ama CHP genelbaşkanının bilinç altında gözettiği farklı hassasiyetleri var. Genelbaşkanlarının CHP'ye parti üyerlerine bile açıklayamadığı anlayışları var. PArti içindeki kongre çatışmalarını örtmek için bazı cümleler sarfetti. Recep Tayyip Erdoğan'ın rahat edeceği bir ülke bırakmayacağız. Avrupa'ya bile gidemeyecek diyor. Arap ülkelerine de gidemeyecek diyor. Kılıçdaroğlu'nu muhatap almak insana çok ağır geliyor. Ama hasbel kader anamuhalefet partisinin genelbaşkanı olmuş. İster istemez bu muhattaplık payesini kendisine vermek zorunda kalıyorum. Ey CHP genel başkanı senin kalibren ne kapasiten ne? Cülmün kadar yer yakarsın daha fazla değil. Biz 9,5 yıldır her ülkeye gittik ve gideriz. Sizin sırtınızı döndüğünüz Arap diye bu ülkede sokaktaki köpeklere arap diyen zihniyet sizsiniz. Arap diyerek müslüman diyerek yüz çevirdiğiniz unuttuğunuz unutturduğunuz her ülkeye gittik ve gideceğiz. Kendi içine kapattığınız bu ülkeyi dünyaya çatık. Bu ülkeyi yüzyılın ülkesi yapmaya yüz tuttuk.

Sizin çarpık Türkiye algısıyla dünyanın Türkiye algısı arasında dünya kadar fark var. Bugün bütün dünya Türkiye'yi alkışlıyor. Bosna Hersek'te Türkiye'yi sorsaydınız size Türkiye'yle nasıl gurur duyduğunu anlatırdı.

CHP'ye gönül verenler iyi dinlesin. Recep Tayyip Erdoğan'a gideceği ülke bırakmayacağım dedikten sonra devam ediyor. Gidip Avrupa'dan ödül alamadı diyor. Gidemedi diyor çünkü CHP var. Mesele ney? Bu cümlelerle CHP genelbaşkanı neyi kastediyor? Biz 17 Mart'ta bir ziyaret yapacak Şahsıma tebliğ edilen ödülü alacaktım. Biz bu töreni iptal ettik. Çünkü bir gün önce Afganistan'da helikopter düştü diye gitmedik. Ülkemizde böyle bir acı varken oraya gidemezdik. Burada şehitlerimizle kaldık.

Fakat burada başka birşeyi kastediyor. O sırada Almanya'da bazı protesto gösterileri oldu. O gösterileri PKK yandaşları ve ermeni yandaşları sergiledi. PKK ve Ermeni yandaşlarıyla birlikte isminin başında alevi sıfatı olan kişiler gerçekleştirdi.

Bizim oraya gösterilerden dolayı gitmediğimizi söylüyor. Bunu da bir CHP başarısı gibi göstermeye çalışıyor. Bu tavır ayrımcı bir tavır. Bu tavır PKK yandaşlarına Türkiye düşmanı Ermeni'lere cesaret verir. Kusura bakmasınlar biz PKK gösteri yapacak diye CHP PKK'ya cesaret verecek diye gitmemezlik etmedik etmeyiz.

Dur bakalım sen daha Sivas'ın ötesine yeni gitmeye başladık. Hakkari'ye PKK destekli gittin. Sen daha Hakkari'de bir tane Türk Bayrağı açamadın.

Türkiye her yere barış mesajları götüren yardım götüren bir ülkedir. TÜrkiye yardım alan değil veren bir ülke oldu. Türkiye'yi gazeteci düşmanı bir ülke gibi gösteren ama İsrail'i öven bir CHP genelbaşklanı elbetteki Türkiye'nin ne büyük bir ülke olduğunu anlayamaz. CHP demiyorum CHP genelbaşkanı diyorum.

ALmanya'daki ödül törerine ilişkin tavrıyla CHP ve CHP genel başkanı farklı yerdedir. Böyle bir genelbaşkan CHP için talihsizliktir. Böyle biri genelbaşkan olabilir tabiki ama elbette lider olamaz. Bunu en son süt toplantısında gördük.

OKUL SÜTÜ
Kılıçdaroğlu izmir'le ilgili halkımızı yanıltmaya devam ederken kendi belediye başkanı çıktı süte siyaset karıştırmasak iyi olur dedi. Senin ifadelerini duyduk. Boşuna Çarkçı Kemal demiyoruz. Akşam başka sabah başka. Zihinleri bulandırmak için çocukların süt içmesini engellemek için herşeyi yapıyor. Bu söylemlerinden dolayı çocuklar tereddüt yaşıyor. Bunların muhalefet anlayışı bu kadar çirkin. Çocukların elindeki sütü dahi almaya yeltenecek kadar gözleri dönmüş. Biz çocuklara şeker versek eminim onları bile ellerinden alırlar.

Böyle sorumsuzluk olmaz. Diş macunu diş fırçası dağıtıyoruz buna da göz dikerler. Ama heralde daha farkında değiller. Bilseler ona da karışırlar. Süt hassasiyeti sebebiyle böyle bir raahtsızlık doğuyor. Kendi belediye başkanı bunun normal diyor. Ama Kılıçdaroğlu hatasını anlamaz bir şekilde yüzü kızarmazcasına süte siyaset karıştırıyor.

CHP MHP genelbaşkanlarına akşam ne yedin diye sorsan hatırlamazlar. 2002 yılında CHP MHP ANAP 4 ilde Ankara İstanbul İzmir Diyarbakır'da süt dağıtıyor. O zaman tarım ve sağlık bakanları MHP'di. Dönemin devlet bakanı çıkıyor DSP'den zehirlenme değil diyor. O gün CHP'nin yanında duranlar bugün süte ziyaset karıştırıyor. Bizim sütümüz aktır. Bizim dağıttığımız süt fiyatıyla da kalitesiyle de aktır. Kimse kirletemez.

Bütün ailelere söylüyorum ananızın ak sütü gibi bu sütleri için. Tereddüt etmeyin. Eğer çocuklarımızın hassasiyeti yoksa bu sütü rahatlıkla içirin. Biz 7 milyon 200 bin yavrumuza bu sütü dağıtmaya devam edeceğiz. Bu şekilde sürdüreceğiz.

FİNAL DERBİSİ
Büyük bir teessürle ifade ediyorum. Geride kalan sezon fair play'den tehammülden ziyade şiddetle çatışmaayla anılan bir sezondu. Sahalarda tribünlerde stat dışında hiç arzulamadığımız ve asla tasvif etmediğimiz edemeyeceğimiz olaylara sahne oldu. Dayanışmanın olması gereken bir rekabet içinde yürütülmesi gereken futbolun düşündüren ve tedbir almayı gerektiren bir tabloya neden oldu.

Kimse suçu taraftara atıp sıyrılmaya çalışmasın. Dünyada olduğu gibi bizim içimizdede holinganlar var. Bunlar buraları adeta terör alanına çeviriyor. Bunlar farklı yerlerdeki eylemlerde de bunu gösteriyor. Şunda var bunda var demiyorum. Hepsinde var. Bu kötü tezahuratı hanım deyince farklı bakarım. Seyirciye kapalı hanım ve çocuklara açık bir maçta bile hanımların nasıl küfür ettiklerini görünce çok şaşırdım. Bayanları tribünlere teşvik etsin diye bayanların küfürlerini görünce artık yapmıyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Bu kabul edilebilir mi? Onun için ülkemin bu noktada hanımlarına sesleniyorum "lütfen bu alışkanlıktan kendinizi arındırın" ayrımcılığı tahammülsüzlüpğü dikkate almak bunun için gerekeni yapmak durumundayız.

Futbolda olsun diğer yarışmalarda olsun 3 neticesi var. Galibiyet var beraberlik var malubiyet var. Bunlara katlanacaksın. Ben bir Fenerbahçe taraftarıyım hatta kongre üyesiyim.Kendi stadımızda Galatasaray şampiyon oldu. Sen bunu alkışlayacaksın. O akşam bizzat teknik direktörünü arayıp tebrik ettim. Albayrak'ı tebrik ettim. Aynı şekilde Fenerbahçe başkanını da aradım üzüntümü ifade ettim. Şampiyon oldu kupasını soyunma odasında vermek böyle saçmalık olur mu? Kupa verilecek ışıklar söndürülüyor. Bunun statda mertçe yapılması gerekiyor.

Meclis olarak durumu tamamen tarafsız bir şekilde düzelteceğiz. Şİddeti önlemek için futbolu aslına döndürmenin mücadelesi içinde olacağız. Aynı tavrı tüm kulüplerden bekliyoruz. Aynı tavrı özellikle taraftardan da bekliyoruz. Eskiden Pele'yi izlemek için bir savaşta 48 saat ateşkes ilan ediliyordu. Savaşları durduran futbolun eski tadında olması için herkes üzerine düşeni yerine getirecek. Dünyada futbol oynayan her çocuk Pele gibi oynamak istiyor. Benim büyük bir sorumluluğum var. Nasıl iyi futbol oynanacağını değil nasıl iyi bir insan olunacağını da göstermeliyim.

Muhammed Ali keşke insanlar beni sevdiklerini kadar birbirlerini sevseler. Eminimki dünya daha güzel bir yer olurdu. Mesele bu. Bu ruhu bugüne hep birlikte taşımamız gerekiyor. Futbol rekabetinin şehir takımları için ne kadar önemli olduğunu iyi biliyoruz. Kulüoplerin ne kadar büğyük kitleleri peşinden sürüklediğini biliyoruz. Fanatizme varan her hareket büyük sorunlar üretiyor. Birliği değil bölünmeyi besler. Sporda şiddetin temeli fanatizmdir. Toplumsal dokuyu sarsacak kardeşliğimizi zedeleyecek eğilimlere geçit vermeyin.

Bu manzaraların dışında diğer dallarda sevindirici haberler alıyoruz. Voleybol kadınlar takımımız olimpiyat oyunlarına katılma hakkı kazandı. Buz hokeyi milli takımımız Erzurumda namalup şampiyon olarak dünya şampiyonası 2. klasmanına yükseldi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.