Gürsel Tekin'den Çarpıcı Açıklamalar
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkan yardımcılığından geçtiğimiz günlerde istifa eden İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Cihan Haber Ajansı (Cihan)’na çarpıcı açıklamalar yaptı. “CHP’nin mal sahibiyim, kiracısı değilim.” diyen Tekin, 27 Nisan bildirisiyle ilgili CHP’nin o dönem bildiriye karşı çıkması gerektiğini dile getirdi.
28 Şubat sürecinde Deniz Baykal’ın başbakanlık teklifi aldığını ve bu teklifi reddettiğini ifade eden Gürsel Tekin, “28 Şubat döneminde Sayın Baykal isteseydi Başbakan olabilirdi. Ama Baykal reddetti.” dedi.
3 Mayıs’taki istifası hakkında çok fazla konuşmayan Tekin, yeni oluşum iddialarını, “CHP’nin mal sahibiyim, kiracısı değilim.” diyerek cevapladı.
Tekin, “Parti içi sorunlar, nasıl ki her ailede sorun olduğunda aile içinde kalıyorsa bu sorunun da aile içinde kalması gerektiğini düşünüyorum. İstifalar bir günde oluşmaz, iki aydır kafamda olan bir şeydi. İstifadan sonra İstanbul’a gelirken havalanında basının ilgisini bekliyordum ama böylesine bir kalabalık beklemiyordum. Basında geleceğimi duyurunca, partili arkadaşlarımız da sağ olsunlar havaalanında karşıladı. Huzur isteyen bir insanım. Dar çevrem, arkadaşlarım çok iyi bilirler iç dünyamda barışık yaşayan biriyim. Herkesle de barışık olmak isterim. Hayatımın hiçbir alanında hiç kimsenin yüzüne söylemeyeceğim şeyi arkasından konuşmam. Hiç kimseye iftira atmam. Hiç kimsenin arkasından yalan konuşmam. Böyle bir kişiliğe sahibim. İstiyorum ki herkes öyle olsun ama maalesef hayat öyle değil. Siyaset yapmak sadece genel başkan yardımcılığı yaparak olacak bir şey değil ki. İnsan her alanda siyaset yapabilir. Yeni bir oluşum içinde değilim. Hiçbir oluşum içinde de olmam. Cumhuriyet Halk Partisi beni var eden bir siyasi partidir. Eğer bugün siyasette bir figür haline gelmişsem bunu CHP’ye borçluyum. 30 yıllık siyaset yaşamımda hiç zikzaklarım yoktur. Ben CHP’nin mal sahibiyim, kiracısı değilim.” dedi.
‘CHP, CUMHURBAŞKANLIĞI OYLAMASINDA MECLİS’TE OLMALIYDI’
2007 yılında Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı oylaması sırasında yaşananlara ilişkin tespitlerde bulunan Gürsel Tekin, "CHP oylama sırasında Meclis’te olmalıydı." dedi. Tekin, 27 Nisan bildirisine CHP’nin şiddetle karşı çıkması gerektiğini vurguladı.
“TUTUKLU VEKİLLERİN ADAYLIĞINA PARTİMİZİN İÇİNDEN İTİRAZ EDENLER OLMUŞTU”
Tutuklu milletvekili tartışmalarına temas eden Gürsel Tekin, partinin içinden tutuklu vekillerin adaylığına itiraz edenler olduğunu dile getirdi. Tekin, “Partimizin içinde birçok arkadaşımızın tutuklu vekillerin adaylığına itirazları olmuştu. İtiraz eden arkadaşlarımızın kim oldukları çok da önemli değil" diye konuştu.
‘BUGÜNKÜ YÖNETİM OLSAYDI CHP’NİN 12 EYLÜL REFERANDUMUNDA TASARRUFU BAŞKA OLURDU’
İki yıl önceki CHP yönetimi ile bugünkü arasında çok farklar olduğunu söyleyen Gürsel Tekin, 12 Eylül referandumunda CHP’nin bugünkü yönetimi olsaydı tasarrufunun çok daha farklı olacağını ifade etti. Tekin, “İki sene önceki CHP ile bugün arasında çok farklar var. Elbette iki yıl önceki siyaset koşulları ile bugünkü siyaset koşulları çok farklı olmakla birlikte partimizin muhalefet anlayışı arasında değişim olmuştur. Türkiye’nin temel meseleleri ile ilgili geçmişteki gibi değil, çözüm önerileri var. Mesela yeni yönetim anayasa değişikliği, Kürt sorunu, hukuk, darbe dönemleriyle ilgili CHP’nin farkını göstermiştir. Bu AK parti’nin kimyasını da bozmuştur. 12 Eylül referandumunda CHP’nin bugünkü yönetimi olmuş olsaydı tasarrufu çok daha farklı olurdu. Ben İstanbul il başkanıydım o dönem. Birebir düşüncelerimi parti yönetimi ile paylaşmıştım.” şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.