Başbakan Erdoğan Pakistan'da!
Başbakan Erdoğan Pakistan Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada şunları kaydetti; Geçtiğimiz günlerde çığ düşmesi sonucu şehit olan Pakistan'lı askerlerle uçak kazasında hayatını kaybedenler için Allah'tan rahmet diliyorum, demokrasi bu yapının işleyişini sağlayan temel unsurdur. Demokrasilerde kararda yetki de milletindir, Pakistan farklı görüşlerin bu Meclis çatısı altında ifade edilebildiği ve örnek gösterilecek bir ülke olarak sağlam adımlarla ilerliyor. Demokrasi kültürü artık evrensel bir kültür halini aldı, tarihin demokrasi yönündeki akışı demokrasiye itimat edemeyen devletleri er yada geç süreçlerin dışında bırakacaktır. Demokrasi dünyanın hiç bir köşesinde kolay elde edilememiştir, Menzil'e giden yol zorluklarla doludur, millet iradesinden alınan gücü millete hizmet için kullanmak, refah dolu bir geleceği gençlerimiz için hazırlamamız gerekmektedir.
Türkiye'nin bugün ki siyasi, ekonomik başarısı ve bir çok başarısının ardından demokrasi yatmaktadır. Demokrasi her zaman değişim gerektiren bir yönetim şeklidir, sağlam bir demokrasi, bu demokrasiden güç alan büyüyen bir ekonomi gereklidir. Pakistan'ın demokratik meşruiyet içinde yönetiliyor olması bölgemizde refahın yayılması bakımından hayati önemdedir. Takdir edersiniz ki iktidar halkın verdiği büyük bir sorumluluktur, halkın emanetini heran omuzlarında hissetmesi yöneticilerin demokrasiye güç katmasını sağlayacaktır. Muhalefetin esas işlemi halk yararına işlere destek olmak, yanlış yapılıyorsa doğrusunu söylemektir. Yapıcı bir muhalefet demokrasinin olmazsa olmazıdır. Türkiye olarak, tarih boyunca Pakistan'ı her zaman kardeş bir ülke, Pakistan halkını her zaman kardeşlerimiz bildik. Pakistan'ın acısını acımız, sevincini sevincimiz bildik, yaşanan afetlerde, felaketlerde dünyaya örnek olacak model teşkil edecek bir dayanışma sergiledik. Bugün aramızda varolan kardeşlik tarihin güçlendirdiği ve pekiştirdiği bir kardeşliktir. Biz Pakistan halkının kurtuluş savaşımız sırasında ekmeklerinden bölerek gönderdikleri yardımları unutmadık, unutmayacağız. Ezeli kardeşliği inşallah ebediyen muhafaza etmeye, daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler hakikaten istisnai niteliktedir, Türk halkı ile Pakistan halkları arasındaki dayanışmanın emsali yoktur. Biz burada kendimizi evimizde hissediyoruz, kendimizi akrabalarımızın, kardeşlerimizin yuvasında hissediyoruz. Halklarımız arasındaki bu özel bağ bizlere ülkelerimiz arasındaki ilişkileri ilerletme ve güçlendirme sorumluluğu da yüklüyor. Zerdari başta olmak üzere görüştüğüm tüm herkes Türkiye ile bağları vurgulattılar.
Ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ivme kazanması için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz. Hali hazırda 1 milyar doların biraz üzerinde olan ticaret hacmimizi en kısa zamanda 2 milyar dolara hatta daha yukarılara yükseltmemiz lazım, dün ve bugün yapılan ortak çalışma grupları ve toplantılarda önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Halklarımız arasındaki kardeşlik ve dayanışmanın gelişmesi için havadan, karadan ve denizden ulaşımı da kolaylaştırmamız lazım. TSK ile en köklü kurumlarınızdan olan Pakistan Silahlı Kuvvetleri ile olan bağlar ilişkimizin önemli boyutunu oluşturuyor. Pakistan halkının askeri ile polisi ile teröre karşı mücadele verdiğini biliyoruz. Pakistan'ın terörle mücadelesi herşeyi ortaya koyuyor, Pakistan terörle mücadelesinde yanlız değildir, terörün acısını yaşayan bir ülke olarak bu haklı mücadelenizde her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz. Biz, bölgeye huzur ve istikrar gelmesi için elimizden gelen bütün katkıyı sağlıyoruz. Pakistan'ın Afganistan'da yaptığı katkıları her alanda izliyoruz, başta BM olmak üzere tüm uluslararası ve bölgesel kuruluşlarda Pakistan ile kuvvetli bir birliktelik içindeyiz, bunun aksinin olması da düşünülemez. Pakistan ve Türkiye bölgenin iki güçlü ülkesidir, bu ülkeler küresel barışa katkı sağlayan ülkelerdir. İşte 2005'te bir deprem, bütün vatandaşlarımız hep birlikte biz Muzafferabad'da olduk, Pakistan'da yaşanan sel felaketi aynı şekilde oraya da gittik ve şuanda TİKA ve TOKİ gibi kuruluşlarımız oralarda gerek konut, hastane, okul gibi alt yapı çalışmalarıyla birlikte yoğun olarak çalışıyorlar. Çünkü dayanışma bizim kardeşliğimizin gereğidir, bu tabii lafla değil uygulamayla olacak onun içinde uygulamayı her zaman birbirimize karşı göstermek zorundayız.
Dayanışma içinde olduğumuz sürece hiç bir bölgesel mesele huzur ve refahımız önünde engel teşkil etmeyecektir. İşte şuanda İslam dünyasında olanları görüyoruz, takip ediyoruz. Tunus'ta başlayan süreç Yemen'de, Filistin'de devam eden süreç aynı şekilde Irak'ta ki gelişmeler, bütün bunlar eğer güçlü bir İslam dünyası olursa çözme imkanı da olacaktır. Burada ciddi bir sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum, zira halkın iradesinin karşısında durulmaz ve Pakistan halkı ne istiyorsa ona saygı duymak size de saygıyı getirir ve inanıyorum ki Pakistan halkının bu noktadaki tavrı Pakistan'ın geleceğini daha güçlü kılacaktır' diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.