AK Parti 4. İstanbul Olağan Kongresi

AK Parti 4. İstanbul Olağan Kongresi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Uludere istismarıyla, kardeşliğimizin yıpratılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Kardeşliğin, birliğin, beraberliğin düşmanlarına, Türkiye'nin hasımlarına asla ama asla fırsat vermeye

Erdoğan, 4. İstanbul Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, askerin de polisin de hem çok büyük bir gerilim, hem de çok büyük bir dikkatle işlerini yaptıklarını anlatarak, şöyle dedi:

''Cuma günü, jandarma, trafik kontrolünden kaçan araca silahlı müdahalede bulunmadı, bulunamadı. Bakın, bu gerilimi, bu dikkati herkes görmeli, herkes anlamalı. CHP Genel Başkanı, dün, 'o araç o kadar mesafeyi nasıl gitti-' diye soruyor. Hadi o Kemal Kılıçdaroğlu, aklına ne gelirse söylüyor. Akşam bir başka söylüyor, sabah bir başka söylüyor. Ama bu ülkede, sorumluluk sahibi olanların, akıl, vicdan, izan sahibi olanların, bin düşünüp, bir söylemesi gerekiyor.

Eğer o gün jandarma, araca silahlı müdahale etse, aracın içinden siviller çıksa bir felaket olacaktı. Ama eğer, jandarma o aracı takip etmese, o aracı kovalamasa, o zaman da belki bir büyük şehrimizde daha büyük bir felaket yaşanacaktı. Araçta siviller öldürülse, istismarcılar ayağa kalkacak, güvenlik güçlerine var güçleriyle saldıracaklardı. Hantepe'de, Gediktepe'de olduğu gibi. Nasıl orada saldırdılar biliyorsunuz. 'Niye katırları vurmadınız-' dediler, 'Niye seyrettiniz-' dediler. Diyenler işte şu anda farklı yazarlar farklı konuşanlardır. Allah korusun, büyük şehirde bir canlı bomba eylemi olsa, herkes susacak, bazı kendini bilmez BDP'liler de çıkacak, 'savaşta böyle şeyler olur' diyeceklerdi.''

Bunu şu anda BDP'li milletvekillerinin dediğini ifade eden Erdoğan, ''Uludere konusunda, kendini bilmez, terbiye yoksunu, edep yoksunu, güya isminin başında da milletvekili sıfatı olan biri çıkıyor, hem de Meclis çatısı altında, çok çok af edersiniz, 'O emri hangi hayvan verdi-' diyor. Sen, eğer insaniyetten sukut etmiş birilerini görmek istiyorsan, Uludere sonrasında zil takıp basın toplantısı düzenleyen, kahkahalar atan arkadaşlarına bak, orada görürsün onları'' şeklinde konuştu.

Erdoğan, şunları dile getirdi:

''Ben bunlara, bunların kullandığı sıfatla karşılık vermeyeceğim. Ben bunlara, kendilerine çok ama çok yakışan bir sıfatla karşılık vereceğim. Çok da ağır konuşacağım. 'O emri hangi hayvan verdi-' diyenler, Uludere olayında, olayın hemen arkasından zil takıp oynayanlar, 'dağdakiler inmesin' diyenler, 'savaşta olur böyle şeyler' diyenler, bu sıfata dahi layık olmayanlar nekrofillerdir. Yani ölü sevicilerdir. Bu kadar ağır konuşuyorum.

Çünkü bunlar, sadece ve sadece ölüler üzerinden siyaset yürütürler, ölüm olmasa, bunlar siyaset üretemezler. Bakın bir de akbabalar var. Medyada, ölüler üzerinden kampanya yürütenler var. Partiler arasında, acı ölümler üzerinden siyaset yürütenler var.

On yıllardır, demokrasiye müdahale edenlere, kendi alanı dışına çıkanlara çanak tutanlar, bugün kalkmış, bu ülkenin şerefli askerlerine dil uzatıyorlar. Ya siz kimsiniz- Siz, daha düne kadar, birileri karşısında hazırola geçip, selam çakıp, aldığınız emir doğrultusunda köşe yazısı yazıyordunuz. Daha düne kadar, üniformalılar sizi arayıp, yazdıklarınızdan, söylediklerinizden dolayı sizi azarlıyordu. Bunları bu tasmalarından kurtaran biz olduk. Ama bunların boynundaki tasma dün ulusaldı, bugün terfi ettiler, uluslararası tasmaları boyunlarına taktılar.''

-''Maskelerini tek tek düşürmeye devam edeceğiz''-

Başbakan Erdoğan, salı günü Uludere konusuna tekrar gireceğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

''Salı günü inşallah bu Uludere konusuna tekrar girecek, grubumuzla bu meseleyi paylaşacak ve ardından da meseleyi artık yargıya bırakacağız. Ama, bu meseleyi istismar edenlerin, bu meseleden rant devşirmeye çalışanların da maskelerini tek tek düşürmeye devam edeceğiz.

Bakın buradan, Uludereli, Şırnaklı kardeşlerime sesleniyorum. Buradan, bütün Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum. Buradan, tüm Türkiye'ye, dünyaya sesleniyorum. Biz sizinle, biz milletimizle aracısız konuşuruz. Biz, birbirimizin dilini anlarız. İstismarcılara kulak vermeyin, Uludere üzerinden, ölüm, kan, gözyaşı üzerinden siyaset yapanlara kulak vermeyin.''

9,5 yıldır gönül diliyle konuştuklarını, bundan sonra da gönül diliyle konuşacaklarını, Türkiye'de yaşayanların arasına nifak sokmayacaklarını, yanlarına fitne, fesadı yaklaştırmayacaklarını belirten Başbakan Erdoğan, ''Uludere istismarıyla, kardeşliğimizin yıpratılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Kardeşliğin, birliğin, beraberliğin düşmanlarına, Türkiye'nin hasımlarına asla ama asla fırsat vermeyeceğiz. Burada tekrar ediyorum. Demokrasiden, demokratikleşmeden, reformlardan, yatırımlardan asla taviz yok. Aynı şekilde, terörle kararlı şekilde mücadeleden asla taviz yok'' diye konuştu.

''Pınarbaşı'nda şehit olan kardeşimizi buradan bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Allah rahmet etsin, mekanı cennet olsun diyorum. Ailesine, milletimize baş sağlığı diliyorum. Yaralılarımıza Rabbımdan şifa diliyorum'' diye konuşan Erdoğan, Uludere'de ölenleri de buradan bir kez daha rahmetle yad ettiğini kaydetti.

Erdoğan, sınırda nöbet tutan, operasyonlarda vatanı için göğsünü siper eden güvenlik güçlerimize Allah'tan sabır, güç, cesaret niyaz ediyorum. Allah onların yar ve yardımcıları olsun diyorum'' dedi.

  Başbakan Erdoğan, Türk Telekom Arena Stadı'nda düzenlenen partisinin 4. İstanbul İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, siyasete İstanbul'da başladığını, gençlik kolları başkanlığı'ndan il başkanlığına, oradan büyükşehir belediye başkanlığı görevine kadar, siyaseti, İstanbul'a ve İstanbullu'ya hizmet olarak gördüğünü dile getirdi.

Siyasete başladığı andan itibaren, il başkanlığı ve büyükşehir belediye başkanlığı yaptığı dönemdeki yol arkadaşlarıyla AK Parti'yi birlikte kurduğunu, millete hizmet yolunda birlikte yürüdüğü arkadaşlarının 4. AK Parti İstanbul İl Kongresi'nde yer aldığını anlatan Erdoğan, ''Biz bugün işte böyle büyük bir kitleyiz. Biz bugün, bırakın büyük kongresini, il kongresini dahi stadyumlarda yapan bir partiyiz. Biz, çıkar için, rant için, makam, rütbe, paye için değil, dava için bir araya gelmiş, aynı hedefler için saf tutmuş bir kitleyiz. Bize bu günleri, bize bu manzarayı lütfeden Rabb'imize hamd ediyorum. İstanbul'da, birkaç kişi olarak çıktığımız yolda, bugün stadyumlarda il kongresi yapan bir harekete dönüştüğümüz için Allah'ıma her daim şükrediyorum'' diye konuştu.

Bu muhteşem manzarayı kıskananların olacağını dile getiren Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Partilerinin büyük kongrelerinde, küçük salonları dahi dolduramayanlar bizleri kıskanacaktır. İl kongrelerinde, havalarda sandalyelerin uçuştuğu, yumrukların konuştuğu partiler bizleri kıskanacaktır. İşte onun için Rabb'ime niyazım şudur; bir olduk, birlik olduk, birlikte Türkiye olduk. Rabb'im nazardan saklasın diyorum, Maşallah diyorum, Maazallah diyorum. Hiçbir zaman onlara benzemedik, Allah'ın izniyle bundan sonra da onlara benzemeyeceğiz. Kibir, gurur, böbürlenme, tepeden bakma Allah'ın izniyle bizim yanımıza, bizim partimize, teşkilatımıza asla yanaşamayacak.''

-''Bu yola İstanbul'un toz içindeki sokaklarından çıktık''-

''Biz bu yola, İstanbul'un fakir, yoksul, çamur, toz içindeki sokaklarından çıktık. Biz bu yola, yoksulların, garip gurebanın duasını alarak çıktık. İstanbul bize umut bağladı, sadece İstanbul değil, Türkiye bize umut bağladı'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Gecekondularda sefalet içinde yaşayan kardeşlerimizin üzerimizde emaneti var. Belediye otobüs duraklarında, sabahın şafağında işine gitmek için vasıta bekleyen işçi kardeşlerimizin üzerimizde emaneti var. Tek göz odalarda, ekmeksiz, aşsız, susuz kalan, engelli çocuklarıyla, kapısının çalınmasını bekleyen hanım kardeşlerimizin üzerimizde emaneti var. Esnafın, çiftçinin, sanayicinin üzerimizde emaneti var. Karakol önünde nöbet tutan polisin, sınırda vatanımızı bekleyen Mehmetçiğin üzerimizde emaneti var. Yavrularının yolunu bekleyen annelerin, umut dolu gençlerin, yaşlıların, engellilerin üzerimizde emaneti var. Biz, üzerimizde nasıl bir emanet taşıdığımızı çok ama çok iyi biliyoruz.''

-Bu yola nasıl çıktığımızı unutmadık''-

İstanbul'dan bu yola nasıl çıktıklarını unutmadıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Allah'ın izniyle hiçbir zaman unutmayacağız. Üzerimizdeki emanete de Allah'ın izniyle halel getirmeyeceğiz. Biz Türkiye'yi büyütmeye, ama nefsimizi köreltmeye devam edeceğiz'' dedi.

Sadece İstanbul'da değil, sadece Türkiye'de değil, Türkiye'nin ve dünyanın neresinde olursa olsun, gidip yoksulu, garib-gurebayı, yolda kalmışı bulacaklarını ve üzerlerine düşeni yapacaklarını belirten Erdoğan, ''Biz, İstanbul'dan aldığımız ilhamla, İstanbul'dan aldığımız aşkla, sevdayla, heyecanla, İstanbul'un tarihinden duyduğumuz gururla, ezilmişlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Hakkı söylemeye, hukuku savunmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.

-''Türkiye'yi 3 kat büyüttük''-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 9,5 yılda Türkiye'ye çok büyük sevinçler, tarihi nitelikte başarılar, rekorlar yaşattıklarını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''9,5 yılda Türkiye'yi 3 kat büyüttük. 9,5 yılda Türkiye'yi bölgesel bir güç haline getirdik. Bütün bunları İstanbul'dan aldığımız ilhamla, İstanbul'un bize verdiği güçle yaptık. İstanbul'dan edindiğimiz tecrübeyle, İstanbul'un desteğiyle Türkiye'yi bu seviyelere taşıdık. İçinde bulunduğumuz Seyrantepe Arena bile spor camiası içinde temelini atıp açılışını gerçekleştirdiğimiz Türkiye'nin en büyük en dev stadyumu. Bunlarla şimdi biz gurur duyuyoruz. Bu hareketimizin partimizin küçük beyinlilere karşı ne denli büyük projeleri gerçekleştirdiğimiz noktasında en önemli ispattır. Onun için İstanbul teşkilatımız çok ama çok önemli. Siz, arkamızda durduğunuz müddetçe, siz yanımızda olduğunuz müddetçe, inşallah biz İstanbul'a da, Türkiye'ye de çok daha fazlalarını yaşatacağız. İstanbul bizimle olduğu müddetçe biz, Allah'ın izniyle 21'inci yüzyılı bir Türkiye yüzyılı yapacağız.''

Başbakan Erdoğan, partisinin İstanbul teşkilatına, AK Parti kurulduğu andan itibaren görev yapmış, şu anda bu hizmetlerini parti teşkilatı dışında da olsa sürdüren başkan ve yardımcılarına, İl Başkanı Aziz Babuşcu'ya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a, ilçe başkanlarına, ilçe belediye başkanlarına, İl yönetimlerine, il genel ve belediye meclis üyelerine, kadın Kollarına, gençlik kollarına, sandık müşahitlerine kadar herkese şükranlarını ve teşekkürlerini sundu, ebediyete intikal edenlere de Allah'tan rahmet diledi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın bugüne kadar hiçbir zaman durmadığını, duraksamadığını ve il başkanlığı çatısı altında hizmet vermeye devam ettiklerini anlattı.

İstanbul il kongresine gelen partililerden ve vatandaşlardan bütün Türkiye'nin duyabileceği şekilde haykırmalarını isteyen Erdoğan, ''İstanbul yanımızda mısın- İstanbul arkamızda mısın- İstanbul yine bir miyiz-' 'Beraber miyiz- Birlikte miyiz-'' diye seslendi.

Katılımcıların hep bir ağızdan ''Evet'' diye haykırması üzerine Erdoğan, ''İşte bu, Allah'a hamdolsun. O zaman biz de durmayacağız, duraklamayacağız, mola vermeyeceğiz, heyecanla, coşkuyla, ilk günkü gibi durmak yok, yola devam'' diye konuştu.

AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.