Çiçek’ten Kılıçdaroğlu’na ‘cahil’ eleştirisi
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilen Avrupa Birliği Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi’nin açılış töreninden ayrılışında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
ÇİÇEK’TEN “TUTUKLU VEKİL” MESAJI
Tutuklu milletvekilleri ile ilgili muhalefetin önerisinin AK Parti tarafından reddedilmesi ve muhalefet partilerinin kendisinden bilgilendirme beklentisinin hatırlatılması üzerine Çiçek, “Muhalefetin görüşlerini de ifade etmeye çalıştık. İktidar partisi sözcüleri ve Sayın Başbakan’ın ağzından da konuya bu yönüyle bir yasal düzenlemeyle çözüm yerine, yargı tarafından bu işin çözülmesi gerektiği ifade edildi. Dolayısıyla benim aldığım, alacağım bilgi de bu olacaktı. Bu açıklanmış oldu. Bundan sonra ne yapılabilir, biz neyi yapıyorsak, neyi yapacaksak Anayasa ve yasalar çerçevesinde çözüm aramaya çalışıyoruz. Eğer anayasa ve yasalar bundan daha öte bir çözüme imkan vermiyorsa o noktada yapılacak çok fazla bir şey görünmüyor” diye konuştu.
KILIÇDAROĞLU’NA “CAHİL” SUÇLAMASI
Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik “Şu Cemil Çiçek’in haline bakınca doğrusunu isterseniz insan olarak ben de üzülüyorum. Koskoca TBMM Başkanı ne hale düşürüldü. Ne hale geldi. Yetkisi yok. Konuşamıyor. Eleştiremiyor. ‘Acaba Recep Tayyip Erdoğan bana ne der’ diye” şeklindeki sözlerine de cevap verdi. Meclis Başkanı olduktan sonra olabildiğince siyasi partilerin genel başkanlarıyla, sözcüleriyle yerli yersiz polemiğe girmek istemediğini belirten Çiçek, “Kimse siyasi problemlerinin çözümünün tamamını benden bekleyemez. Benim Anayasa ve İçtüzük’te görevlerim bellidir. O görevlerle ilgili olan bir husus varsa ki, 14’üncü madde çok açıktır. Eğer beni eleştirenler bu maddeleri bilerek, bu türlü ifadeler kullanıyorlarsa bu son derece yakışıksızdır ve asla kabul edilemez. Hele hele bunu bir siyasi partinin sayın genel başkanı söylüyorsa ben ona yakıştıramam. Eğer bilmiyorlarsa, o takdirde bu çok cahilce bir değerlendirme olur, o da zaten siyasetle bağdaşabilecek bir husus değildir” dedi.
“ÜSLUPLARINA DİKKAT ETSİNLER”
14. maddeye göre kendisinin 10 tane görevi olduğunu belirten Çiçek, “Onun dışında ne yapabileceğimi söylemeleri lazım. Ya da bu konuda ilave yetki vermeleri lazım. Dolayısıyla yetkim olmayan noktada herkes özellikle kendilerinden kaynaklanan ve kendilerinin çıkardığı bir problemin çözümünü benden istiyorlarsa, o zaman üsluplarına biraz dikkat etmeleri lazım. Eğer bugün bazı sorulara cevap bulunamıyorsa maalesef siyasetin bugün çok sert, şiddetli ve üslubunun da çok kötü olduğundan kaynaklandığını da herkes vicdanında bir tartsın. Bunu da söylemek isterim” diye konuştu.
HASİP KAPLAN’A: “TEMİZ BİR
ÜSLUPLA KONUŞMASI GEREKİR”
Çiçek, geçen hafta BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan’ın Meclis Genel Kurulu’nda Uludere olayı ile ilgili ‘Hangi hayvan verdi emri?’ şeklindeki ifadesinin hatırlatılması üzerine, “Herkesin üslubuna dikkat etmesi lazım” dedi. Bu konuda 67’nci maddenin açık olduğunu ve ne konuşuluyorsa, özellikle Genel Kurul’da ‘kaba, yaralayıcı’ olmaması gerektiğini ifade eden Çiçek, “Eğer bir beyanı kaba buluyorsanız, yaralayıcı buluyorsanız onun teyidini ayrıca benden beklemeyin. Neticede kaba kabadır, yaralayıcı yaralayıcıdır. Temiz bir üslupla konuşulması gerekir. Türkçe öyle 200-300 kelimesi olan bir dil değil. Herkes derdini anlatacaksa Türkçe zengin bir dildir. Kimseyi kırmadan, incitmeden de, kaba ve yaralayıcı olmadan da temiz bir üslupla konuşulabilir. İnanıyorum ki bunları konuşanlar da sonunda ‘keşke demeseydim’ diyor. Ama iş işten geçmiş oluyor” dedi.
AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.