Başbakan'dan çarpıcı Uludere açıklaması

Başbakan'dan çarpıcı Uludere açıklaması
Başbakan Erdoğan, Uludere olayını istismar etmeye devam eden CHP, BDP ve medya organlarına sert tepki gösterdi. Erdoğan, kaçakçılarla ilgili de "Terör örgütü mayın döşüyor, güvenlik güçleri
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık olağan grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları kaydetti;

Eski İstanbul depremlerinin verdiği hasarları biz tamir ettik. 24 milyon bedelle gerçekleştirdik.

Açılış gururunu da yaşamıştık. TT Arena'da seçtiğimiz partimizin il meclis üyelerini ilçe meclis üyelerini büyükşehir meclis üyelerini tebrik ediyorum. TT Arena'ya gelen tüm AK Partililere hatta dışarıda kalan kardeşlerime de  çok teşekkür ediyorum. Bu dünyaya gönderdiğimiz büyük bir sesti.

Ben orada ifade ettim diğer partiler büyük kongrelerini dahi küçük salonlarda yaparken Biz Kahramanmaraş Rize ve İstanbul kongrelerimizi stadyumlarda yaptık. Bu aslında bir aşkın getirdiği bir sonuçtur. Kıskananlar olacaktır o yüzden Allah nazarlardan saklasın Maşallah Mazallah diyorum.

Bir kaç arkadaş olarak çıktığımız bu yolda aşkla milletimizin duasıyla yürüdük. Bundan sonra da yolumuza durmadan devam edecek milletimizi hakettiği seviyelere ulaştıracağız. 

Son grup toplantımızdan bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında önemli görüşmelerimiz oldu. Bulgaristan'a günü birlik bir ziyaretimiz gerçekleşti. Toplantıda bir altyapı çalışması için üçlü bir zirve yapmak istedik. Bu toplantıyı da gerçekleştirdik. 

19 MAYIS KUTLAMALARI
19 Mayıs'ı bu yıl çok daha farklı bir heyecan ve coşkuyla kutladık. Bayramın adına anlamına ruhuna denk düşen ve bir haftaya yayılan törenlerle anlam kattık. 905 milyon lira tutarındaki 30 stadyum gençlik merkezi ve spor kompleksinin ve bunun yanında 32 yurt binasının temel atma törenini gerçekleştirdik.

PAKİSTAN ZİYARETİ
Pakistan ve Kazakistan'ı kapsayan ziyaretlerimiz oldu. Pakistan'da o mecliste ikinci hitabım oldu. İlk defa iki kez bu mecliste hitab etme size nasip oldu dediler. Pakistan'lı bakanlarla Türkiye Pakistan yüksek düzeyli iş birliği toplantısını gerçekleştirdik. Sonra şahsıma tevdi edilen fahri doktora ödülünü kabul ettim. 

KAZAKİSTAN ZİYARETİ
Sonra Astana Ekonomik Forum'a katılmak için Kazakistan'a geçtik. Orada büyük bir ilgiyle karşılandık. Türkiye Kazakistan iş birliği konferansına katıldık. Türk Kazak Üniversitesine gittik.

SURİYE'DEKİ OLAYLAR
25 Mayıs'ta Suriye'de aldığımız haber yürekleri dağladı. Top ve roketlerle gerçekleştirilen operasyonda çok sayıda çocuk ve insan hayatını kaybetti. Bu saldırıları kınıyorum.

Bu gözü dönmüşlük bu aklı fikri izanı terketmektir. İnsanı insan yapan hangi değer varsa onu ayaklar altına alıp çiğnemektir. Suriye'de inceleme yapılırken böyle bir katliam gerçekleştiermek 110 masum sivili katletmek gözü dönmüşlüktür. Zavallılıktır. Sabrında bir sınırı vardır. İnanıyorum ki BM'nin de bir sınırı vardır. Bu katliamlar açıkça dünya ile dalga geçmektir. Rest çekmektir. Akan her damla kan Suriye yönetimi kadar müdahale etmeyenlerin eline yüzüne bulaşmaktadır. Bu leke hiç bir zaman çıkmayacaktır.

Ülkemizdeki bazı STK'ların buradaki zalimlerin yanında yer almasının anlaşılır bir tarafı yoktur. Zulme rıza zulümdür. Zalimlerle yer alanlar zalimlerdendir. Bu bir gerçek. 

MISIR'DAKİ SEÇİMLER
Mısır'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunun yapılmasından büyük memnuniyet duyduk. Mısır'lı kardeşlerimizi bu yaklaşımlarından dolayı tebrik ediyorum.

ULUDERE KONUSU
Bugün Uludere konusunda bazı değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istiyoprum.

Bİz milletiyle aracılarıyla konuşan bir kadro değiliz. 14 Ağusstos 2001'den bu yana gönül diliyle konuştuk. Biz kendia rasında da milletiyle de gönül diliyle konuşan bir partiyiz. Yapmacık sözler söyleyen bir parti değiliz.

Neşet Ertaş'ın dörtlüğünde dediği gibi "Dost elinden gel olmazsa varılmaz. Rızasız bahçenin gülü denilmez. Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez. Gönül gönüle bir yol vardır gizlidir."

Bugün buradan sadece ekranları başında bizleri izleyen milletime hitaben konuşuyorum. Siyasetin dilinden öte kalbimle yüreğimle bütün samimiyetimle konuşuyorum. Mİlletim bizi anlıyor. Bizim neyi kastettiğimizi anlıyor. En başından beri 75 milyonla gönül diliyle iletişim kurduğumz için milletim bizim samimiyetimizi görüyor. Din üzerinden bize müdebbirlik yapanlara dindarlığımızı test etmeye kalkanlara kendince bize efendilik taslayanlara zerre müsade etmedik. Biz AK Parti olarak suyun akışına kapılan reel politikanın dehlizlerinde kaybolan milletine yabancılaşan bir parti değiliz. Attığımız her adımda ilkelerimizi gözetiriz. Mİlletimizin çıkarlarını esas alır bu rotada yürürüz. Çıkar amaçlı değil insani yararlar doğrultusunda yürürüz. Bizim için amaç millletimiz için adalet refah ve huzuru sağlamaktır. İnsanımız mutluysa huzurluysa özgürse biz kendimizi başarılı oalrak görüyoruz. Biz başarımızı oylarla değil milletimizin mutluluğuyla ölçeriz.

10 yıldır bu kürsüden milletime bir şeyler söylüyorum. Medyanın tavrıyla terör meselesi çözülemez diyorum. Yapay gündemlere takılarak istismarcıların tuzağına düşerek akan gözyaşı dinmez diyorum. Biz doğru sorulara doğru cevaplar aradık. İstismarla oy hırsıyla değil anaların gözyaşını dindirmek gençlerimizin akan kanını durdurmak için konuştuk. Bugünde aynı şekilde gerçekleri milletimize aktarıyoruz.

Şu salondaki kadro Cumhuriyet döneminin en karanlık dönemini aydınlığa kavuşturmak için canını ortaya koymuş bir kadrodur. Dersim'in üzerindeki karanlığı siz kaldırdınız. 12 Eylül'ü yargıya siz taşıdınız. 28 Şubat'la biz hesaplaştık. 27 nisan bildirisi karşısında milletin emanetine biz sahip çıktık. Faili meçhullerin karanlık cinayetlerin üzerine beraber gittik. Türkiye'yi evrensel standartlarla tanıştıran parti AK Parti kadrolarıdır.

Biz devlet diliyle değil biz millet diliyle konuşuyoruz. Ne milli iradeye gölge düşürmeye izin veririz ne de devleti şamar oğlanına çevirmek isteyenlere müsade ederiz.

Trajik bir hadise var tarihimizde. Bu hadise 98 yıl önce yaşandı. Bir asır bile geçmedi. 1914 yılında Erzincan'da Osmanlı 3. ordusu doğuya hareket ediyor. Sarıkamış'ı kurtarmak için 100 binlerce mehmet nefer heyecan içinde şehadet arzusuyla Allah'u ekber dağlarına gidiyor. Orada 100 binlerce askerimizi soğuktan dolayı kaybettik. 23 Aralık 1914'de çok talihsiz bir olay yaşadık. 31. tümen yan tarafından gelen saldırıya hemen karşılık veriyor. İki taraf tam 4 saat şiddetli şekilde çarpışıyor. Birbirine yaklaşında çok çarpıcı bir sonuç çıkyıro. 31 ve 32. tümenlerin 4 saat çarpıştığı ortaya çıkıyor. Bu ortaya çıkınca mehmetçikler koşup birbirine sarılyıor. Dünyanın her ordusunda böyle sorunlar yaşanmıştır. Bugün bu teknolojiye rağmen böyle olaylar yaşanıyor. 38 yıl önce Kıbrıs harekatında Kocatepe kendi uçaklarımızla batırıldı. 

Terörle mücadelede kimi zaman çok vahim hatalar yapılır. Dur ihtarına uymayan bir vatandaş canlı bomba sanılıp vuruldu. Dağdaki amcalar vuruldu. mardinde Antalya'da benzeri olaylar yaşandı. Onlarca polis kasten adam öldürmek suçundan yargılanıyorlar. Bu oalylara sebep olanlara gerekli işlemler yapılıyor. Birde kasten yapılan hatalar oldu. 80'lerde sert müdahaleler nedeniyle böyle durumlar da yaşandı. Şuanda bir şey söylüyoruz. Demokrasiden hukuktan taviz vermeden terörle mücadele etmeye çalışıyoruz. %100 emin olmadan müdahale etmeyin diye emirler veriliyor. 

Burada erkek milletvekillerimin hepsi askerlik yaptı. BUgün sizlerden rica ediyorum kendinizi bir anlığına Kayseri'nin PInarbaşı ilçesine giden aracı takip eden polis ve Jandarmanın yerine koyun. Önünüzde bir araç gidiyor. Jandarma kontrolünde durmamış hatta bir askere çarpıp yaralamış ve Ankara'ya hızla ilerleyen bir aracı takip ediyorsunuz. Orada nasıl bir gerilimin yaşandığını hissedebiliyor musunuz? Güvenlik güçleri o aracı imha edeiblir ama ya içinde sigara kaçakçısı varsa? Ya uyuşturucu kaçakçısıysa? Peki ya sadece ehliyeti yanında olmadığı için kaçıyorsa? Ya o arabada babasından anahtarı çalmış haylaz bir çocukv arsa? aracı takip eden görevlinin gözüne kendi çocukları geliyor hatayla öldürülmüş terör kurbanları geliyor amirinin söylediği %100 emin olun emri geliyor. Öyle bir psikolojik baskı oluşturluyor ki adeta hata yapmaları için uğraşılıyor. Çoban sanıp teröristi vurmayan komutanla alay ediliyor. Aktütünde 25 tavrumuz şehit oldu. Taşdelen'de 25 şehidimiz oldu. Kolunu bacağını kaybeden mehmetçik yanındaki şehit arkadaşını düşünüyor hayatla mücadele ediyort.  Teröristin üzerinde hukuk yargı baskısı olmayabilir ama güvenlik mensubu hukukla hareket eder. 

Kumrular sokakta bir telefon bayinde işe başladığı gün bombayla can veren adam akıllara geliyor. Sizlerden rica ediyorum hafta içinde mesai saatinin bitiminde Ankara'da Ulus semtinde çarşının önüne gidin. Otobüs duraklarında bekleyen insanlara bakın. Yorgun bitkin kızlar göreceksiniz çocuğunun elinden tutmuş aileler göreceksiniz. 

O caniler o duraklarda canlı bomba eylemi yaptı 9 kişiyi öldürdü. hangimizin aklında? Kimse hatırlamıyor. Muzaffer Savaş damatlık almaya Ulus'a gelmişti orada öldürüldü. Musa askerliğini yapmaya 2 ay kala öldürüldü. Abisi biz onu 2 ay sonra şehit olmaya gönderecektik dedi. 32 Yaşındaki Serdar KArayiğit aynen şehit oldu. Babası bende kürdüm dedi. Yavrumun hesabını kim verecek dedi.

İşte Pınarbaşı'nda arabayı takip eden polisin aklına bunlar geliyor. Gediktepede şehit olan insanlarımız geliyor. Isparta Yalbaş'ta yavrum kuşum öldü mü diyen anneyi hatırlıyor? Evine asılan Türk bayrağını görünce feryat eden babayı hatırlıyor.

Birileri Uludere'ye Türk bayrağı mı götürdünüz de Türk bayrağı tabutlara asılmadı diyor. Lafa bak yahu. Siz bu yavruların tabutlarına Türk bayrağının sarılmasını layık görüyor olsaydınız terör örgütünün bayrağını o tabutlara sardırmazdınız.

Burada ne kadar acı olsada şu olayı mektubu mutlaka aktarmak istiyorum. Serhat Gencer Astsb. Çvş. Şırnakta görev yapıyor. Bir akşam arkadaşına mektup uzatıyor. Ben dedemi çok severdim. Bugün rüyamda gördüm. Beni yanına çağırıyor. Ben şehit olursam bu mektubu aileme gönder.  Şehit Serhat Gencer aynı gece bugün miraç kandili sen imamdın hadi beraber iki rekat namaz kılıp yasin okuyalım diyor. O gece şehit düşüyor. Şehit olacağını anlayarak yzdığı mektupta;

Bu mektup ancak ben öldüktwen sonra elinize geçerbilir. Beni unutmayın. Kalbinizin bir köşesinde saklayın. Allah'ın verdiği canı Allah'tan başkası alamaz. Üzülmeyin. Ben Burcu'yu çok seviyordum. Bu sevgimi mezara götürüyorum. Ben burada öldüysem vatan namus ve millet uğruında ölüyorum. AĞlamayın. Dedemede hepinizin selamını söylerim. Hepinizi çok özledim. Yazacak başka bir şey bulamıyorum oğlunuz Serhat"

Televizyon ekranlarından ahkam kesmek kolay. Gazete köşelerinden istismar yapmak kolay. Göksundan o araç Pınarbaşına nasıl gitti diyor? CHP genel başkanının bu tavrı son derece manidar bir tavırdır. Bu tavır terör konusundaki vurdumduymazlığını gösteren bir tavırdır.

O araç vurulsa içinden sivil çıksaydı yargısız infaz yapıldı diyecekti. Şimdi de o aracı neden durdurmadınız diyor. Bu dille terörle mücadele edilmez. Bu dil bu tavır BDP ile birlikte teröre güç veren bir tavırdır. O medyaya CHP'ye MHP'ye BDP'ye soruyorum. Bahçeli bu düşünceleri paylaştı. Aynı düşünceleri paylaşıyorum. Bİtlis'te yaşanan hadiseyi kim hatırlıyor? O saldırı neden unutuldu? Şehitler neden unutuldu? 5 Polis memurunu taşıyan zırhlı aracına saldırıldı. Arkalarından gelen ailenin aracı tahrip oldu. 6 Vatandaşımız şehit oldu.

Sadece vatandaşlar değil şehit 5 polisin 3 tanesi de kürt kökenliydi. Ben BDP'liere farklı sıfatlar kullanınca yaraları olduğu için gocunuyorlar. Tehditleriniz edebi aşan dilleriniz hiç bir zaman AK Parti iktidarını yıldırmaz. O siziz olmayan kalitenizi ortyaya koyacaktır. Teröristin babası Bitlis valisine gidip cesedi BDP'lilerevermek istemiyorum gizlice gömmek istiyorum diyor. BDP'liler cesedi almak için ellerinden geleni yaptılar. O baba teröre lanet okuyarak cenazesini gömdü. Bunlar ceset avcısı. Bunlar Malatya morgundan çıkan cesetleri ailelerinden kaçırmakla meşhurlar. Uludere'yi istismar edenler 15 kadın teröristi yanlız bırakıp kaçanları hiç dile getirmezler. 39 yılda verdiğimiz 40 bin canı umursamazlar. 

Geçen hafta 24 mayısta GATA'da bir uzman çavuş şehit oldu. 19 mayıs'Ta Uludere'de Gülyazı köyüne 5 kilometre mesafede el yapımı bombayla şehit oldu. O bölgede 16 el yapımı bomba daha ele geçirildi. Dikkat ederseniz kaçakçıların hiç biri bu bombalara basmıyor. Bu iş çok büyük dikkat hassasiyet gerektiren bir iş. Harita kimlerin ellerinde olabilir. Bu haritayla beraber kaçakçılar bunların üzerine basmıyor. Rahatlıkla gidip gelebiliyorlar. Bu iş siyasetin malzemesi olamayacak kadar hassas ve gerilimli bir konudur. Biz daha başından söyledik insanı yaşat ki insan olasın. 

Giden her can canımızdan gitmiştir. Devlet intikam duygusuyla hareket etmez. Biz böyle bir duyguya müsade etmeyiz. Ululdere'yle alakalı olarak Genelkurmay'da ifade etmesine rağmen Babşakan bir hata deseydi yahu dedik ya. Bir otomota mı bağlayacağız. Kusura bakma bizim sizleri sürekli olarak arzularınız istikametinde hareket ederek kaybedecek vaktimiz yok. Biz terörle mücadelede ne kadar kararlıysak bütün tehditlerine rağmen bugün de %100 emin olun diyoruz bugünde demokrasiyi hukuku terör çiğneyemez diyoruz. Güvenlik güçlerimizin büyük bir tehlikeye rağmen işini sürdürüyor. Biz hiç bir hatayı örtmeyiz ama hiç bir hata yüzündende yargısız infaz yapmasyız. O yüzden sorgulamaların bitmesini beklemek doğru olandır.

Uludere terörle mücadeleden doalyı istismar edikliyor. Silvan'da 10 şehit Çukurca'da 11 şehit Reşadiye'de 7 Şehit Aktütün'de 15 Olukpınar'da 9 Güngören'de 18 alın batıda da var Dağlıca'da 12 90'lı yıllara gtimiyorum. Bu saydıklarımı niye konuşmuyorlar? Neden? Çünkü ucunun nereye dokunduğu belli de ondan. Ben milletimin hassasiyetine özellikle buradan ifademle yaklaşmak istiyorum. Biz teör örgütünün istismarını anlarız. BDP'nin de istismarını anlarız. Çünkü onların ipleri terör örügtünün elinde. Ama CHP'nin ve medyanın istismarı kabul edilemez.

WSJ! Sanane yahu. Sen nerden gocundun. Seni ne rahatsız ediyor. Olmayan birşeyi varmış gibi göstermek senin neyine? Bİliyoruz ki şuanda yaklaşan bir seçim var. Mevcut yönetimii sıkıntıya düşürmenin derdinde çünkü yahudi lobisi de sıkıntıda. Tezgah içinde tezgah. Bunların hepsine Türkyie gerekli cevabı sandıkta verdi ve veriyor.

Açık açık söylüyorum devlet de hükümet de Uludere'de yapılması gerkenleri misliyle yapmıştır. Hassasiyetiyle iligli takip edilmiştir. Üzerinin örtüldüğü hiçbierşey yok. Bunları konuşacağınıza bir ilaç gönderin derdimizin dermanını bulalım. SAdece yaptıkları eleştiri. Genelkurmay başkanı başbakan cumhurbaşkanı esip gürlerler.

Bir hadise var. 50 yıl öncesinden değil 136 yıl önce. Didim'de Osmanlı generaline gelip askerlerin köyü talan ettiğini söyleyerek şikayetçi oluyor. General o zamanki ismiyle mürşit anlatılanın doğru olduğunu görüyor. Komutanı çağırıyor kbelinden kırbacı çıakrıyor bir başka tgeneral gelip elini tutuyıor. Paşa hazretleri karşınızdaki bir Devlet-i Aliyye-yi Osman-iye'nin bir subayı var. Onu ancak kanun cezalandırabilir. 

Uludere konusunda adli idari konu devam ediyor. Türkiye artık CHP dönemlerinde olduğu gibi ne askerin sivilinkulağını çektiği ne de BDP'li kalleşlerin PKK'lı kalleşlerin benim subayımı gelip arkadan şehit ettiği bir ülke değildir. 

Yanlış yapan bedelini öder. Güvenlik güçlerini her olayda yargısız infazla suçlayanların ama örgüt tarafından yapılınca hepsi sarılıyorlar. Burada güvenlik güçlerimize yargısız infaza müsade etmeyiz. Herkes şu soruyu kendine sorsun. 6 Aydır Uludere'nnin gündemde kalması kime yarar sağlıyor kime zarar vveriyor?

Bu konuyu gündemde tutanlar kimin ekmeğine yağ sürüyor. 15 kadın teröristin korkak tavuklar tarafından yanlız bırakılmasını 30 yılda ölmüş 40 binden fazla insanı konuşamayanlar bugün Uludere'de neden bu akdar hassaslar. Bu soruların cevabı verilirse herşey anlaşılacaktır.

İstanbul'da ifade ettim. Uludere üzerinden AK Parti'ye karşı son derece kapsamlı bir operasyon yürütülüyor.

Ben bugün sadece ve sadece milletime konuştum. Biz kürt meselesiyle 2005'te Diyarbakır'da konuştuk: Gerekeni yaptık. Mİlletimizle yürüyeceğiz. Güneydoğu Doğu sorunuyla alakalı 2 sayfalık metnimiz vardır. Milli birlik ve kardeşlik projemizi geliştirdik. Bizi hedef alan bu kampanyalara karşı çok dikkatli olacağız. Gençlerin kanıyla beslenen BDP'ye inat akıl tutulması yaşayan CHP'ye inat çözüm için mücadeleye devam edeceğiz.

Haftasonunda da Diyarbakır ve Şanlıurfa'ya gideceğiz. Şanlıurfa kongremizide stadyumda yapacağız.

14 Ağustos'ta 2001 akşamında neredeysek biz yine oradayız. Biz yine milletin partisiyiz. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum."

İhlassondakika

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.