“Başbakan özür dilesin”
Nazlıaka’nın açıklamaları özetle şöyle:
“Basın mensupları işin magazinsel boyutu ile ilgili. Telefonda vermiş olduğum demeci görsel olarak da duymak istiyorlar. Bende bu noktada itiraz ediyorum. Söylediğim sözlerin sonuna kadar arkasındayım. Belki de Başbakan’ın söylediklerini bundan daha kuvvetli ifade edebilecek kelimeler olamazdı diye düşünüyorum. Ben burada kadın erkek eşitliğini korumanın peşindeyim. Burada savunduğumuz kürtaj hakkı değildir kadının kendi bedeni üzerinde karar verme hakkıdır. Özür dilemeyi gerektirecek bir durum yoktur. Ama Sayın Başbakan’ın Türk kadınlarından özür dilemesi gerektiğine sonuna kadar inanıyorum. Sayın Başbakan ailelerimizin yatak odasına girdi daha ne olsun?”
“Başbakan’ın kendisi de kadın erkek eşitliğine inanmadığını söyledi!”
“Başbakanın zihninde kadın her zaman için toplumda 2.- 3. planda. Zaten kendisi de söyledi; kadın erkek eşitliğine inanmıyorum dedi. Hayata sadece erkek dünyasından bakıyor. Türkiye’deki kadın istihdam oranına bakınca da bunu görüyoruz.”
“Başbakan’ın zihin haritasında kadın kelimesi cinsellik içeriyor!”
“Başbakan hitap ederken kadın kelimesini bile kullanamıyor. Neden? Çünkü zihin haritasında kadın kelimesinin cinselliği içerdiğini düşünüyor. Hâlbuki dünyada 2 tane cinsiyet var biri kadın diğeri erkek.”
“Gökçek ile ilgili cümle kurmak oldukça gereksiz!”
“Gökçek bir kadınımızın özel hayatına, mahremine yönelik olarak bir yorumlama yapma hakkını kendinde görmüştür. Sayın Gökçek ile ilgili kurulacak cümlelerin de gereksiz olacağını düşünüyorum. Halk bu konudaki görüşünü kendisine oylamalar esnasında bildirecektir. Kendisiyle ilgili kamuoyunda özellikle de Ankara’da giderek daha da kuvvetlenen negatif bir algı var.”
“Başbakan kürtaj yaptırmış kadınlarımızı katil olmakla suçluyor!”
“Başbakan çıkıp da kürtaj cinayettir derse, o zaman kürtaj yaptırmış kadınlarımızı katil olmakla suçlamış olur. Bu da bir Başbakan’a yakışmayacak bir şeydir. Hele de ‘her kürtaj bir Uludere’dir’ derse o zaman mevzu şuna döner: ‘Demek ki devlet istenmeyen çocuklarını bombalıyor!’. Bu, bu demektir!”
“Başbakan, daha fazla şehit vereceğimizi düşündüğü için mi nüfus artışını destekliyor?”
“Her 4 çocuktan 1’i yatağa aç giriyorsa, çocuğuna yemek alamadığı için intihar eden kadınlarımız oluyorsa, bu ülkede 13 milyon vatandaşımız açlık sınırının altında yaşıyorsa o zaman bizim nüfusumuzu daha çok çocuk yaparak artırmaktan ziyade öncelikli olarak gelir dağılımının daha eşitlikçi olmasına odaklanmamız lazım. Bugün her 3 gencimizden 1’i işsizse bu genç nüfus neye yarayacak? Sayın Başbakan, daha fazla şehit vereceğimizi düşündüğü için mi böyle bir nüfus artışını destekliyor acaba?”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.