Morrison’dan küstahlık

Morrison’dan küstahlık
Demirel’den hükümete tehdit!

Meclis bünyesinde oluşturulan Darbe Komisyonu’nun tanıklığına başvurduğu 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, 28 Şubat darbesini savunup AK Parti hükümetini tehdit etmesi büyük tepki çekti. Komisyon üyelerini Güniz Sokak’taki evinde ağırlayan Demirel, “28 Şubat kanunlar çerçevesinde yürümüş bir süreçtir. Yasadışı hiçbir şey yoktur. Bugün de olsa altına imzamı atarım” dedi. “Rövanş alacağız”, “Hükümet yetkililerini Yüce Divan’a göndereceğiz” diyen Ergenekon ve Balyoz tayfası gibi AK Parti’ye gözdağı veren Demirel, “Bugün siz geçmişteki bazı eylemleri, yanlışları araştırıyorsunuz. Yarın bu günleri ve yapılan yanlışları bir başkaları araştırır” ifadelerini kullandı. Ayrıca Amerikan sevgisi nedeniyle ‘Morrison Süleyman’ lakabıyla anılan Demirel, darbelerde ABD’nin rolü olmadığını savundu. 

YARGIYA MÜDAHALE EDİYOR

Demirel’in 15. yıldönümünde yargı önüne çıkarılan 28 Şubat süreciyle ilgili bu çıkışı dönemin mağdurlarını kızdırdı. Ankara merkezli 28 Şubat soruşturmasının sürdüğünü hatırlatan mağdurlar, Demirel’in “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçunu işlediğini kaydetti. Derin mihrakların sözcülüğüne soyunan Demirel’in, cunta ve çetelerle mücadele konusunda taviz vermeyen hükümeti caydırmaya çalıştığına dikkat çekildi.

DEMİREL, CUNTA’NIN SUÇ ORTAĞI

Akit’e konuşan dönemin Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, Demirel’in ifadelerinin aksine 28 Şubat’ın tamamen yasadışı bir süreç olduğunu söyledi. Cuntanın oluşturduğu BÇG’nin masum insanları fişlediğini, psikolojik savaş yöntemlerini kullanarak hükümeti devirmeye çalıştığını anımsatan Erbaş, bizzat sürecin aktörlerinin 28 Şubat’ın darbe olduğunu kabul ettiğini belirtti. Demirel’in 28 Şubat’çıların suç ortağı olduğunu vurgulayan Erbaş, “Yasadışı hiçbir işlem yokmuş öyle mi? Bizzat bu işi yapan generaller “28 Şubat postmodern darbedir” dedi. Peki darbe suç değil midir? Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının, amirleri olan bir Başbakanı MGK’da 9.5 saat sigaya çekme hakları var mıdır? Demirel çıkmış her şey kanunlar çerçevesinde oldu diyor. 28 Şubat kararlarını zorla merhum Erbakan’a imzalatmak istemediler mi? İlhan Kılıç Paşa, her Allah’ın günü gelip 18 maddelik MGK kararlarını Erbakan’a imzalatmaya çalışıyordu. Erbakan kabul etmiyordu. Erbakan onların isteklerini reddedince de bir sürü ayak oyunları yapıldı” dedi.

“BUNLARIN ALTINA DA İMZA ATIYOR MU?

Demirel ve ona yakın isimlerin devreye girmesiyle DYP’li vekillerin koalisyondan ayrıldığını ve Refah-Yol’un zayıf düşürüldüğünü dile getiren Fethullah Erbaş, Demirel’e sormak istiyorum; bugün Genelkurmay hükümeti bitirmek için brifingler verebilir mi? O dönemde basına, bürokratlara, hakimlere brifing verildi. Bunların altına da imza atıyor mu? Bir partiyi ikiyi bölüp yeni bir parti kurmak doğru mudur? Demirel o gün devreye girerek meşru hükümeti dağıttı. En fazla vekili olan Çiller yerine gidip azınlık hükümeti kurdurttu. Bugün de bu yaptıklarının altına imza atıyor mu?” şeklinde konuştu.

“HÜKÜMETE ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERİYOR”


Demirel’in “Erbakan’ın halini gördünüz. Sizi de onun gibi yaparız” mesajı vererek AK Parti hükümetini korkutmaya çalıştığını belirten Erbaş, cuntanın pusuya yatıp uygun zamanı kolladığını ifade etti. Demirel’in de TSK’daki cunta yapılanmasından cesaret ederek hükümete aba altından sopa gösterdiğini söyleyen Erbaş, şunları kaydetti: “Hükümetin bunlardan korkup kaçacağı yok. Zaten hükümeti geri çekilirse kendisi zarar görür. Ordu halen eski ordudur. Türk ordusu değişmedi. Eski zihniyet tam olarak bitmedi. Bu yüzden Demirel de aba altından sopa gösteriyor. Demirel’in bu sözleri bir tehdittir. ‘Bugün siz böyle yapıyorsunuz ama unutmayın yarın siz de böyle olursunuz. Bakın Erbakan’a yapılanlar ortada’ demeye getiriyor. Gerçekten de Erbakan’a edilmedik zulüm bırakmadılar. Siyasetten men ettiler. Buna eyvallah dedik. Saadet’in başına geçince de karşısına başka bir şey çıkardılar. Kayıp trilyon dediler. Ondan sonra bir başka dava çıkarttılar. 2.5 yıl hapis cezası verdiler. Parti harcamalarında usulsüzlük yapıldı dediler. Erbakan Hoca ölene kadar ızdırap çekti. Öldükten sonra da varisleri çekiyor. Borçlarını çocukları ödemek zorunda bırakıldı.”


 EROL METİN/AKİT 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.