Erdoğan AK Parti grubunda konuştu!

Erdoğan AK Parti grubunda konuştu!
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık olağan grup toplantısında konuştu.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık olağan grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları kaydetti;

12 HAZİRAN SEÇİMLERİ'NİN YIL DÖNÜMÜ

Bugün grup toplantımızı AK Parti için olduğu kadar TÜrkiye için bölgemiz için özellikle de demokrasimiz için son derece anlamlı bir günün yıldönümünde gerçekleştiriyoruz. 1 yıl önce 12 haziranda Türkiye sandığa gitti seçimini yaptı ve milli iradeyi bir kez daha sandığa yansıtarak TBMM'yi şekillendirdi. AK Parti 12 haziranda %49,8 oy oranına ulaşarak yani Türkiye'de her iki kişiden birinin oyunu alarak 12 haziran seçimlerini kesin bir zaferle sonuçlandırdı. İktidarda görevinde bir parti olarak oylarımızın yükselerek gelmesi demokrasi tarihimize tekrarlanması zor bir başarı olarak kaydedildi.

12 Haziran 2011 pazar günü sonuçların netleşmesiyle birlikte biz seçim atmosferini bir kenara bıraktık ve çalışmaya devam ettik. Biz seçim döneminde milleti hatırlayan sandıklar kapanınca milletle irtibatı kopan bir parti değiliz.

İktidarda 3. döneme giriyoruz. Biraz dinlenelim düşüncesine asla girmedik. Biz milletimizin hizmetkarı olarak buradayız. Milletimize hizmet ürettiğimiz için daha fazla destek alıyoruz. Biz 12 haziranda zafer sarhoşluğuna kapılmadık. Omuzlarımızda daha büyük bir emanet taşıdığımızı ifade ettik. 1 yıldır da başladığımız andaki heyecanla coşkuyla aynı aşkla ülkemiz için hizmet üretmeye devam ediyoruz.

Yarın il başkanları toplantımızda 1 yıla ilişkin bir özeti paylaşacağız. Biz hesap vermeden önce kendi kendini imtihana çeken bir partiyiz.

12 HAZİRAN ZAFERİ

12 Haziran seçimleriyle ilgili bir husus ta şudur. 12 haziran akşamında genel merkez önünde toplanan kardeşlerimize bazı sözler verdim. %50'nin oyunu almış olsak da biz %100'ün iktidarı olacağımızı 75 milyonun tamamını kucaklayacağımızı ifade ettim. Her iki kişiden birinin oyunu almış olsak da 75 milyonun iktidarı olduğumuzu diğerlerinin üzerinde tahakkum kurmayacğımızı belirttim.

Burada bir noktanın altını çizmek istiyorum. Çoğunluğun azınlığa tahakkümü nasıl zulümse azınlığın çoğunluğa tahakkümü de aynı şekilde zulümdür. Biz meseleye tahakküm penceresinden bakmıyoruz. 75 milyon birdir beraberdir, herkes bu ülkenin birincşi sınıf vatandaşıdır, kanun önünde eşittir, herkesin hayat tarzı bizim teminatımız altındadır. Biz 9,5 yıllık iktidarlığımız süresince bu ilkelerden taviz vermedik. Herkesin hakkına saygı duyduk. temel hak ve hürriyetleri Türkiye için genişletmenin peşinde olduk. Ne yzıkki on yıllar boyunca Türkiye azınlığın belli kesimlerin belli zümrelerin çoğunluğa hükmettiği çoğunluk adına demokrasiye yön çizdiği bir dönem yaşanmıştır. İnsanların temel hak ve hürriyetleri kısıtlanmıştır. Milletin talepleri dikkate alınmamıştır. Millete tepeden bakanlar millete dayatma içinde olmuştur. Yıllarca horlanan insanların eşit yurttaş haline gelmesini kimse farklı yerlere çekmemelidir. Bu sadece ve sadece bir normalleşme sürecidir.

ÇOK PARTİLİ DÖNEME GEÇİŞ

İzmir'de ifade ettim. 1930'da Mustafa Kemal'in teşvikiyle serbest cumhuriyet fırkası kuruluyor. Demokrasiye çok partili döneme geçiş amacıyla böyle bir adımı atıyort. Mİllet Türkyie'de bir muhalefete bir muhalif sese o kadar hasret ki daha kurulduğu andan itibaren çok büyük itibar görüyor. Sadece 22 gün sonra İzmir'e ypaılan ziyarette Fethi beyi binlerce kişi karşılıyor. Fethi Bey'in ceketi bu gösterilerde yırtılıyor. İzmir'deki mitingde güvenliğin sağlanmasına yönelik ikazlara rağmen polis ateş açıyor. Muhalefetin neden olduğu korkular nedeniyle bu parti kendini geri çekmek zorunda kalıyor.

CHP'NİN DEMOKRASİYE ETKİSİ

Şimdi CHP'liler çıkıyor Türkiye'ye demokrasiyi biz getirdik diyor. CHP bu ülkeye demokrasi getirmemiştirç. CHP bu ülkede Mustafa KEmal'e rağmen demokrasinin önünde engel olmuş ve demokrasiye geçişi engellemiştir.

Fırsatı buldukça düşünün Türk parasının üzerindeki Atatürk resimlerini çıkarıp İnönü'nün resimlerini koyanlar demokrasiyi geciktirmiştir. Kimi aldatıyorsunuz? 27 Mayıs müdahalesi bütün hukuksuzluğuna rağmen Türkiye'de sadece demokrasinin gelişimini geciktirmiştir. Arkasında yine CHP var. 12 eylül bütün hukuksuzluğpuna işkencelere rağmen Türkiye'de değişimi sadece ertelemiştir. Türkiye şimdi yeniden rayına girmiştir. Bu milletin akıp gittiği bir mecra var. Dere yatağında akar. İstediğiniz kadar zorla derenin yatağını değiştirmeye kalkın dere yatağını yine bulur önündeki tüm engelleri yıkıp geçer. Bu bir vakadır. Yüzyıllardır bu millet azimli bir şekilde bir medeniyet tasavvuruyla geleceğe doğru engel tanımadan akıyor.

Bizim önümüze dağlarda dikilse setler de çekilse tüm engelleri aşacağız. İstiklal Marşımızda Akif ifade etmiştir. Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.

Bu milllet kendisini mecradan çıkarmaya yönelik her girişime gerektiğinde gereken cevabı en sert şekilde vermiştir. 12 haziran seçimleri 3 kasım seçimleri gibidir. Mİlletin değişim isteğinin göstergesidir. Türkiye'nin gelecek tasavvuruna millet tarafından verilmiş onaydırç

12 Haziran Türkyie'nin büyüme sürecinde çok önemli bir dönemi geride bırakmasıdır. Bir yandan hizmet üretirken bir yandan da topluma yöneltilen pompalamaları ortadan kaldırma mücadelesi verdik. Biz demokrasinin eksiklerini de gidermenin mücadelesini verdik. Dİğer 3 partiye rağmen bu kadro demokrasiye güç katmış bir kadrodur. Onlar bize karşı mücadele ederken benim milletim AK Parti'nin iktidarına evet dedi.

Bunlar hala bu milletin dilini anlayamıyorlar, anlamak da istemiyorlar. Zaten anlasalar benim milletim buna farklı bakardı. Benim milletim çetelere mafyaya karşı amansız bir mücadele vermiştir. Bu kadro bunlarla mücadele etmiş bir kadrodur. 12 HAziran bu kadronun eseridir.

TÜRKİYE'DE MUHALEFET

12 Haziranda AK Parti değil millet kazanmıştır. 12 Haziran'da Türkiye kazanmıştır. En önemlisi de değişim kazanmıştır. Milletin desteğiyle Türkiye'de artık cuntalar dönemi darbeler dönemi tarihe karışmıştır. Beninanıyorum ki artık ne bu millet nede bu gençlik bundan sonra demokrasinin rayından çıkmasına asla müsade etmeyecektir. Her türlü tehdit karşısında biz buradayız. Ama demokrasiye milli iradeye hukuka bizimle birlikte bizden çok daha fazla yeni neslin sahip çıkacağına biz yürekten inanıyoruz.

12 Haziran altını çiziyorum bizi değil Türkiye'yi değiştiren bir seçim olmuştur. Biz kibirden gururdan çok büyük bir hassasiyetle sakınan bir kadroyuz. Seçimin ertesined İspanya'da El Hamra SarayI'nın duvarlarında muhteşem ilkeyi aklımızdan çıkarmıyoruz. AllaH'tan başka zafer sahibi yoktur. Osmanlı sultanının her gün saraya girerken kapıdaki görevlendirdiği birer sarı altın vermesi gibidir. Gururlanma padişahım senden büyük Allah var demesidir görevi.

Bizi 12 haziran sonrasında son derece haksızlık içinde değişen Türkiye'ye ayak uyduramayanlardır. Biz milli irade önünde engellerin kalktığı bir Türkiye'de özgürlükleri daha da ileri standartlara ulaştırmanın mücadelesi içindeyiz. Biz kimler karşısında kibire kapılacağımızı çok iyi bilenlerdeniz.

Yıllardır devam edegelen anlamsız baskıalrı ortadan kaldıran bir kadroyuz. Biz 75 milyonun hayat tarzına olduğu kadar seçme tercih etme özgürlüğüne saygı duyan bir kadroyuz. En son kademeli eğitimiyasalaştırarak veliler ve öğrenciler için daha geniş bir seçim hakkı getirdik. Türkiye'de bazı seçimlerin üstleri çizilmişti biz bunları kaldırdık.

Biz hiçbir veliye seçmeli dersleri dayatmıyoruz. Biz seçenekleri tanıyoruz. Biz tercih hakkı koyuyoruz. Bunu Anayasa Mahkemesi'ne iki defa taşımak statükoculuğun ta kendisidir. Buna yeni CHP diyorlar bunun neresi yeni? Bundan olsa olsa doğan görünümlü şahin olur. Mİlletin dini değerlerine nasıl hor baktılarsa bugünde ayhnı şekilde hor bakyıorlar.

Demokrasi savunucusu olmak zor zamanda doğru tutum sergilemeyi gerektirir. Zor zamanda demokratlık bir imaj çalışması değildir. DEmokratlık söylemlerin eyleme dönüşmesiyle ete kemiğe bürünmesiyle olur. Bir çiçekle bahar gelmez. CHP'nin şuanda statükoya sıkı sıkıya tutunduğunu görüyoruz. Biz inanıyoruz ki türkiye'de bir gün kaliteli muhalefet oluşacaktır.

4+4+4 EĞİTİM SİSTEMİ

Kademeli eğitime geçişte uygulanacak ders çizelgesi üstündeki standartlarını bir araya getirdik. AB üyesi ülkeler başta olmak üzere karşılaştırmalar yaptık. Türkyie'ye en uygun çizelgeyi hazırladık. Yeni çizelgede 1. sınıftan 8. sınıfa kadar ders saatlerinin ağırlığını azaltıyoruz. farklı sınıflara göre farklı ders saatleri getiriyoruz. MEvcut durumda Türkçe dersi ilk üç yıl haftada 11 saat. 4 ve 5. sınıflarda haftada 6 saat. 6 7 8 sınıflarda haftada 5 wsaat görülüyor. Şimdi bundan itibaren Türkçe dersi ilk ikli yıl haftada 10 saat 3. ve 4. sınıfta 8 saat 5 ve 6. sınıfta 6 saat.

Zorunlu tüm derslerde analizler ışığında buna benzer düzenlemeler yapıyoruz. İnsanhakları yurttaşlık dersi ilk okul 4. sınıfta zorunlu ders olacak. 8. sınıfa kadar öğrenciler seçimlerine göre 4 ders seçebilecekler. Kanuna göre Kuran-ı Kerim'in seçmeli ders olmasını sağladık bunu da şimdi öğrencilerin seçimine bırakıyoruz. Bu derslerde farklı dinlerin mensupları kendi dinlerini de öğrenecekler.

Yabancı dil öğrenmeye ilgisi olan öğrenciler için zorunlu dil yanında seçmeli yabancı dil getiriyrouz. Hükme bağlanmış diller seçmeli olarak verilecek. Sanat ve spor altında öğrencilerimiz istedikleri dersleri seçmeli olarak alabilecekler.

Burada bir gerçek var. Partimizi kurma çalışmalarını yaptığımız günlerde 2001 yılında güneydoğuda bize teklif edilen "OHAL'i kaldırın başka birşey istemiyoruz" söylenen buydu. İktidara geldiğimizin ayında OHAL'i kaldırdık. Şuanda ekran başında izleyenler şu parlamentoda bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı bunu kabulleniyorlar mı? Benim kürt vatandaşlarım bunun farkında mı?

KÜRTLER İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR

Biz TRT'ye ŞEŞ'i uygulamaya koyduk. Yarım saatte cesaret edemeyenler bizim yayınımızı gördü. Bunu biz yaptıık. Yaptık da noldu? neyi kaybettik? Gayet iyi gidiyor. Seçim kampanyalarını ana diliyle yapabiliyorlar mı? Yapabiliyorlar. Bilboardlara bez pankartları anadilleriyle asıyorlar mı? asıyorlar. Red politikaları diye bir şey kaldı mı? Yok! AK parti olarak söylüyorum. Cezaevinde evladıyla anadiliyle konuşamayanlar şimdi konuşuyor. Bunların hepsi AK parti'nin adımlarıdır.

Güneydoğu ve Doğu'ya yaptığımız yatırımlar 32 katrilyonu buldu. Biz bunları yaparken şuanda oradaki çalışmalar esnasında müteahhitlerimizin iş makinalarını yakan kim? Bölücü terör örgütü. Kürtler için ordayız diyenler. Yüksekova'da havaalanı yapacağızhayır! Bunu yapan kim Kürtler adına varız diyen terör örgütü. Biz bütün bunlara rağmen dedik ki biz 75 milyonun iktidarıyız.

TERÖR ZİRVESİ

Halkımızın bu düzenlemeleri memnuniyetle karşılayacağını biliyorum. Geçen hafta CHP ve heyetini ağırladık. 1 saatlik bir görüşmede terör ve kürt meselesini konuştuk. CHP bu uzlaşı atmosferinin oluşturulmasına geç kalmıştır ama geçte olsa bunu gündeme almalarından biz memnuniyet duyarız. Biz milli birlik kardeşlik projemizi açıkladığımızda yazarlardan STK'lara kadar anlattık ve katkı istedik. Aynı uzlaşı arayışlarını siyasi partiler içinde de yaptık. Meclis'te grubu olan partilerden radevu talebinde bulunduk. özel biroturumda konuştuk. CHP ve MHP bize en başta kapılarını kapattılar. Ancak kahve içmeye gelirler dediler.

MHP'NİN ÇÖZÜME KARŞI ÇIKMASI

Gerek 12 eylül oylamasında gerek 12 haziran seçimlerinde politikalarımız noktasında milletimizden teyit aldık ve yolumuza devam ettik. Bugün MHP BDP başta olmak üzere sürece dahil olmalarında hiç bir ön şartımız yokturç Böyle bir meselede kim gelirse gelsin biz çözüme gitmek için kapımızı açık tutarız. Sıkılı yumrukla tokalaşma olmaz. Henüz ortaya bir irade koyabilmiş değiller. MHP inkarcı bir anlayışla konuştuğu için hamasetle yaklaşıyor. Türkyie'nin gerçeklerinden uzak bir durum sergiliyor. MHP'li yöneticilerin bir fikir koymak yeirne sadece hakaret etmeyi seçmelerini milletime havale ediyorum. Şimdi diyorki terörist başı yaşıyor mu? Yaşadığını görürsen ne yapacaıksın? O beyefendiyi o zaman bir İmralı'ya götürmek lazım. heralde. Fakat bu sefer BDP'lilere kötü örnek olacak. Böyle bir yanlış olur mu? Klavuz meselesi çok önemlidir. Klavuzunuzu yanlış seçerseniz sizi yanlış yere götürür.

MHP'nin çıkarsızlığını anlatmaya devam edeceiz. Gerek CHP MHP BDP eğer bu sürece destek verirlerse bunu AK Parti için değil hükümet için değil ülke için millet için Türkiye için yapın. Bunun dışında bunun karşısında kalanlar bugüne kadar olduğu gibi çözümün değil sorunun parçası olacaktır.

Bizim kimseye eyvallahımız olmaz. 2009'dan beri biz bu meseleyi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Ben CHP genelbaşkanına çağrıda bulundum. Kararlıysanız samimiyseniz verelim talimatı arkadaşlarımız çalışmayı sürdürsünler. Ortak akıl meydana gelsin çözümü gerçekleştirelim. Biz bu kadar olumlu bakıyoruz. Toplumsal mutabakat %100 anlamına gelmez. İKtidar ve anamuhalefet mutabık olduğunda sorun çözülebilir. Diğerleri zaten kendilerini konudan uzaklaştırmıştır. Diğerleri destek vermese de gelin biz beraber yapalım dedim ben. Kılıçdaroğlu da veriyorsa talimatı iki heyet çalışmaya başlasın. Biz bu aşamada kimsenin önüne şart koymayacağımız gibi kimsenin dayatmalarına da boyun eymeyiz.

Bu mesele milli bir meseledir. Can yakan hayati bir meseledir. Bu mesele çelik gibi sinirleri dirayetli bir duruşu zorunlu kılan bir meseeldir. Bu mesele çark etmeyi kaldıramaz. Bu mesele söz konusu olan anaların meselesid.r CHP'den en azından bu meselede tutarlı bir duruş bekliyoruz. Bu konuda milletin tahammülü olmadığını hatırlatmak istiyoruz. Hükümet olarak üzerimize düşenleri yapıyoruz ve yapacağız. Partilerin süreçteki tutarlarını takip ederiz.

Biz sürece devam ederiz. Ne MHP'nin tahriklerini dikkate alırız nede terör örgütünün tehditlerine kulak asarız. Geçtiğimiz iki hafta ziyaretler temaslar özellkle yaptığımız açılışlar noktasında oldukça yoğun geçti.

İStanbul'da fethin 559. yıl dönümünde Fatih Cami'nin restorasyonundan sonra hizmete açmış olduk. 24 miylon TL'lik restorasyonda her milimetre karesini elden geçirdik. Aslına uygun şekilde gelecek nesillerde de ayakta durabilecek şekle getirdik. Ayrıca AR-GE merkezi de kurduk. Böylece nükleer enerjiye ve teknoloji konularına büyük katkıları olacaktır.

İnşallah İstanbul'da panoroma 1453 olduğu gibi Çanakkale'de bir ikinci proje olacak. O da inşallah Panoroma 1915 onu da yapacağız.

İl Kongrelerimiz hız kesmeden büyük bir coşkuyla devam ediyor. En son Pazar günü Antalya'yla 73. İl kongremizi bitirdik.

Son bir kaç yıl içinde yaptığımız yatırımların açılışları gerçekleşmiş oldu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.