BBP'den ÖYM protestosu
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasını soruşturan Malatya Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği'yle bilgi paylaşmak üzere, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş ile birlikte Malatya Adliyesi'ne geldi. Yaklaşık 500 partili de adliye önünde 'özel yetkili mahkemeler kaldırılamaz' pankartları ve sloganları atarak Destici ve diğer parti yöneticilerine destek verdi. Destici, burada yaptığı açıklamada, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 250. maddesiyle ilgili düzenlemeye tepki gösterdi. Özel yetkili mahkemelerin Türkiye açısından da özelde Yazıcıoğlu'nun davası açısından da önemli olduğunu vurgulayan Destici, "Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını kim istiyor? PKK istiyor, KCK istiyor, BDP istiyor, darbeciler istiyor, cuntacılar istiyor, demokrasi düşmanları istiyor, hukukun üstünlüğünü hiçe sayanlar istiyor, bu ülkede faili meçhul yapanlar istiyor. 27 yıldır bu ülkeyi teröre mahkum edenler özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını istiyor." diye konuştu.
FOTOĞRAF GALERİSİ İÇİN TIKLAYIN
Malatya Adliyesi'ndeki temaslarına değinen Destici, şu bilgileri aktardı: "Özel yetkili savcılarla görüştük. Süreçle ilgili düşüncelerimizi aktardık. Savcılarımız gizlilik kararına uyarak bilgi verdi. Buraya gelmeden önce Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştük. Orada bu dosya ile ilgili 3 tane talebimizi kendilerine ilettik. Bunlardan ilki hem 3 ilçenin adliyesinin kapatılması ile o adliyelerin dosyalarının buraya gönderilmesi hem de Sivas'ın CMK 250. madde ile ilgili dosyalarının burada soruşturulması sonucu savcılar yetişemez olması idi. Buraya iki özel yetkili savcı gönderilmesini istedik. Bununla ilgili iyi haberi aldık. Buraya iki özel yetkili savcının atandığını öğrendik. İkincisi biz Sayın Bakan'dan, devam eden soruşturmalar (başta merhum Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili) selameti açısından özel yetkili mahkemelerin kalmasını istedik. Kim ne derse desin bu olay aydınlanana kadar, (bu mesele nasıl olay gerçekleştiğinden bu yana bizim birinci gündem maddemiz olmuşsa) bundan sonra da bizim ilk gündem maddemiz olacak. Yazıcıoğlu'nun davasıyla ilgili gerek bakanlığın gerekse Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun soruşturmanın arkasında durmasını istedik. Özellikle son günlerde CMK 250. maddeyle ilgili mahkemelerin kaldırılması, Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının da üzerinin kapatılacağı gibi birtakım iddialar ortaya atıldı. Ben bunun üzerine aynen şunu söyledim; 'Eğer siz özel yetkili mahkemeleri kaldırır, bunların yetkilerini kısıtlar da Muhsin Yazıcıoğlu ile arkadaşlarının ölümüyle ilgili dosyası aydınlanmadan özel yetkili mahkemelerin kapsamının dışına çıkarırsanız, o zaman ben de sizi Muhsin Yazıcıoğlu'nun davasının şahadet sürecinin üzerini kapatmakla itham ederim' diye açıkça söyledim."
Merhum Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına da değinen Destici, toplumda 'Muhsin Yazıcıoğlu öldürüldü' algısını oluşturan 5 ana şüphe bulunduğunu anlattı: "Bunlardan birincisi helikopter düştükten sonra 'kurtuldu, geliyor' ifadeli bir bilgi. İkincisi de yer bildirildi, her yer arandı, ne hikmetse orası aranmadı. Ayrıca 3 yıl geçtiği halde 5 dakikada çıkarılması gereken radar kayıtları ve görüntüleri hâlâ net olarak Malatya Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği'ne gönderilmedi. Enkaz koruma altına alınmadı. Oradaki hava hareketliliği de bir türlü netleşmedi."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.