Çelik'ten Kılıçdaroğlu'na cevap
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik gündeme dair açıklamalarda bulundu.
HSYK hakkındaki bizim yaptığımız değişikliği CHP Anayasa mahkemesine götürdü ve Anayasa mahkemesi CHP'nin istediği doğrultuda bir karar verdi. Ama CHP bundan da memnun kalmadı. Yargı mensupları kendisine dava açmaları halinde, yargının tarafsızlık ilkesinden hareket ederek Kılıçdaroğlu'na dava açmıyorlar, ama Sayın Kılıçdaroğlu her fırsatta bu kişileri "militan" olarak itham ediyor.
"Militan Yargı"
Bütün CHP tarihi boyunca, CHP her zaman güçler birliği prensibini kabul etmiştir. Bütün tek parti dönemi uygulaması budur. Daha önce bir iddiada bulundum, bugüne kadar Türkiye'de ne kadar darbe yapılmışsa, CHP ya fiilen, ya fikren bu darbelerin içindedir. Darbeyi yapan zihniyetle CHP zihniyeti iç içedir. 61 Anayasası daha yapılmadan 7 ay önce Yargıtay ve Danıştay'ın yarısı re'sen emekliye sevkedilmiştir. Sonra Anayasa Mahkemesi, Yüksek Adalet Divanı adı altında Yassıadada hukuksuzluk, cübbeli terör sergileyen ne kadar hakim ve savcı varsa, bu kişileri görevlendirilmiştir. Militan yargı arıyorsanız o döneme bakacaksınız.
Sayın Kılıçdaroğlu kurultayda üniversitelere değindi. Eskiden CHP zaman zaman ordu, zaman zaman üniversite içinde kendi arka bahçesi olarak kullanıyordu. Ne oldu şimdi? Anıtkabir'e "Ordu göreve" pankartıyla yürüyen öğrenci, rektör mü istiyorsunuz? 12 Eylül'ü yapanlara fahri doktora veren üniversiteler istiyorlar. Kılıçdaroğlu bunu özlüyor. Eğer sizin özlediğiniz bu üniversitelerse, sizinle anlaşamayız. Merhum Ecevit kitabında, yargı devrimcilerin elindedir diye tarihe not düştü. Herkesin bu konuda düşünmesi ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun yargıyı itham ederken düşünmesi gerekir. Yargıyı topyekün militan olarak itham etmek Sayın Kılıçdaroğlu'na yakışmıyor.
Bize yetki verilsin analar ağlamasın dedi Kılıçdaroğlu. Türkiye'de gayrımüslimleri, kürtleri, alevileri ötekileştiren CHP ve CHP zihniyetidir. Terör mücadelesinden bahsediyorsa, o farklıdır. Sayın Kılıçdaroğlu bize geldiler bu kürt meselesiyle ilgili elimizi taşın altına koymak istiyoruz dediler, tebrik ettik. Sayın Başbakanımız dedi ki; BDP ve MHP istemese bile biz CHP ve AK Parti yürümeye devam edelim. Arkadaşlar bize yetki verin çözelim dediğiniz zaman, nasıl çözeceğiniz hakkında da bilgi vermeniz lazım. İnşallah sağlam argümanlarla gelirler bir daha ki sefer.
"Yurtdışında doktora"
CHP bir yılda 12 bin kişiyi yurtdışında doktoraya eğitimi aldıracaklarını iddia etti. Siz belli bir kaliteyi göz ardı ederseniz, yurtdışına gönderdiğiniz öğrenciye yaptığınız harcamalar boşa gider. Her önünüze geleni doktoraya gönderemezsiniz. Öyle bir kaynak yok. Gelelim işin mali boyutuna, yurtdışına Türkiye'den master yapmak için gönderilen bir öğrencinin yıllık maliyeti 50 bin dolardır. Arkadaşlar bunun maliyeti 20-25 milyar tl arasındadır. Yabancı dili olmayanları da gönderelim dediğiniz zaman, 30-35 milyar tl'ye çıkıyor bu masraflar. CHP bu kadar absürd, gerçekleşmesi bu kadar namümkün projlerle halkın karşısına çıkarsanız, halktan gerekli desteği alamazsınız.
"Müzakereler yapılıyor"
Sayın Kurtulmuş arkadaşlarıyla gerekli müzakereleri yapıyor, MKYK'da bu durum görüşülecek. Lakin topyekün iki partinin birleşmesinden kimse bahsetmedi. AK Parti bir kitle partisidir. AK Parti uçlarda siyaset yapan bir parti değil, presipleri olan bir partidir. AK Parti'de geçmişte MHP'de de diğer partilerde de görev yapan arkadaşlar var. Parti içinde çok ciddi bir dayanışma vardır. Bizim prensiplerimizi kabul eden herkese kapımız açıktır. Bundan Türkiye de, AK Parti de kazançlı çıkar.
Değerli arkadaşlar, yarın hemen eski muayenehane sahipleri, muayenehanelerine dönecek diye bir şey yok. Yarın bu hükümetin gündemine alınacak ve görüşülecek. Doktorlar bizim hayatımızı emanet ettiğimiz kişilerdir. Doktorların rahatsız edilmesi bizim kesinlikle düşündüğümüz bir şey değildir. Ancak biz, insanımızı sadece muayenehanedeki doktorlara emanet etmeyi istemiyoruz. Muayenehane hekimliği yapan doktorlara tabi ki saygımız sonsuz ama devlete ait hastanelerin muayenehanelere açılan bir tünel olarak görülmesine kesinlikle karşıyız. Gerekçeli karar yayınlandıktan ve ilgili kurumlarda görüşüldükten sonra üzerimize düşeni yapacağız.
İhlas Son Dakika
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.