Kamalak'tan hükümete çarpıcı sorular!

Kamalak'tan hükümete çarpıcı sorular!
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, gündemin iki önemli maddesi olan terör ve Suriye’deki iç çatışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamalarda önemli tespitlerde bulundu. Ülkenin en önemli iki gündem maddesi olan terör ve Suriye konusunda değerlendirmelerde bulunan Kamalak, düşen uçakla ilgili hükümet üyelerinin çelişkili ifadelerine dikkatleri çekerek, “Uçağımız düştü mü, düşürüldü mü?” diye sordu. 
Kamalak, konuşmasına Suriye krizi ile başladı. Suriye ile yaşanan gelişmeler sonrası dostluktan düşmanlığa nasıl gelindiğini soran Kamalak, Türkiye ile Suriye’yi savaş konumuna getiren uçak krizi ile ilgili çarpıcı sorular sordu. Uçağın hemen düşmesinden sonra Başbakan Erdoğan başta olmak üzere uçağın füze veya uçaksavar ile düşürüldüğünün Türkiye tarafından dile getirilmesinden sonra ortaya çıkan gerçeklerde böyle bir durumun söz konusu olmadığına dikkatleri çeken Kamalak, “Sayın Başbakan kesin verilere dayanarak uçağın füze ile vurulduğunu söylemişti. O tarihten bu yana uçağın parçaları da çıkarılınca anlaşıldı ki uçağın füze ile düşürülmediği gerçek. Uçağımızın uçaksavar ile de düşürülmediği de bir gerçektir. MSB Bakanı da şehit pilotlarda kurşun izine rastlanmadığını söyledi. Her şeyden önce düşürüldü mü düştü mü? İki ülke savaş pozisyonuna gelmişti. Bu soruyu sormamız ve açıklığa kavuşturmamız icap ediyor. Ey hükümet bizi savaş durumuna getiren bu olayda uçağımız düştü mü, düşürüldü mü?” diye sordu.

“Eğer uçak düşürüldü ise güçlü ihtimal havada kilitlenme sureti ile düşürülmüştür” diyen Kamalak, konuya farklı bir boyut kazandırdı. Kamalak, uçağın elektronik harp sistemleri ile düşürülebileceğine dikkatleri çekerek konuşmasına şöyle devam etti: “Kim kilitleyebilir uçağı. Herhalde onun şifrelerini bilenler. Kim bilir şifresini yapan ile tamir eden diye düşünüyoruz. Uçak düştü ise pilotaj hatası olabilir mi? İki ülkeyi savaş durumuna getirecek kadar sıcağı sıcağına o açıklamaları dış politika ile diplomasi ile bağdaştırmak mümkün mü. Bu hükümet dış politikada son derece başarısız olduğu kesin. Böyle başarısız bir noktaya gelmek için yüksek bir eğitim yetmez. Aynı zamanda başarısızlık için yoğun çaba sarf etmesi gerekir. Ne yazık ki bu çaba da sarf edilmiştir” diye konuştu.

Düşen uçakta şehit olan iki pilotun otopsi raporlarının MSB Bakanı tarafından açıklanmadığını ve açıklanmama gerekçesine de şaşırdığını söyleyen Kamalak, “Sayın MSB Bakanımız, otopsi raporlarının sonuçlarını açıklanmamasını ‘otopsi raporlarını şehitlere saygı ve ailelerinin rencide olunmaması’ şeklinde açıkladı. Biz bundan şunu anlıyoruz. Demek ki, otopsi raporları sonuçları hükümetin bu güne kadar yapmış olduğu açıklamaları tekzip edici mahiyettedir. Yoksa bir pilotun şehit ediliş biçiminin açıklanmış olması şehide karşı niye saygısızlık olsun. O zaman geçtiğimiz gün Hakkari’de şehit olan ve naaşları Ankara’ya getirilen askerlerimiz neden otopsi yapıldı. Bu onlara saygısızlık mıdır. Şehitleri bahane ederek, aileleri ileri sürerek gerçekleri yüce milletimizden saklamaya hiç kimsenin hakkı yoktur” dedi.

Gündemin ikinci maddesi olan terör konusunda da önemli tespitlerde bulunan Kamalak, “Her gün 3-5 şehit haberi geliyor. Yüreğimiz yanıyor. Mevcut iktidar terörü önleyemiyor. Parlamento duruma el koymak için acilen toplanmalıdır. Terörü CHP’de MHP’de durduramaz. AKP ise hiç durduramaz. Biz bunu şimdi değil yıllardan beridir söylüyoruz” dedi.

Kamalak, Milli Görüş lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 1994 yılında Bingöl’de yaptığı konuşmayı da hatırlatarak, “Hocamız, gittiğiniz yol yanlış diyordu. O zamanki zihniyet hocamızı uyduruk bir mahkeme olan DGM’de yargıladı. Terörü dışarıda arayanlara sesleniyoruz terör içerdedir hem de okullarımızda. Şu an hapiste bulunan teröristlerden yaklaşık 1000 tanesi ortaokul, lise ve üniversite düzeyindedir. Biz kendi okullarımızda kendi eğitim sistemimizle bunu böyle yapıyoruz” dedi.

Toplantının sonunda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kamalak, İran Genelkurmay Başkanı’nın ‘Sıra Türkiye’ye gelir’ şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de, “İran ne maksatla bunu söyledi bilmiyorum. Ama asıl hedef ülke Türkiye’dir. Türkiye bu oyuna gelmemelidir. Suriye’ye girerse bölünür. Batı’nın hedefindeki ülke biziz. Sonuçta Siyonizm ve küresel emperyalizmin hedefinde Türkiye vardır” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.