Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar

Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bölücü terör örgütünün ekmeğine yağ sürmek olarak değerlendirilen "Meclis'in Olağanüstü Toplanması" çağrısını yineledi ve bu teklifini reddeden AK Parti ve MHP'ye yüklendi.

Kılıçdaroğlu 'Bu meclis sadece ulusal kurtuluş savaşını vermedi, aynı zamanda yeni bir devlet kurdu ve onu yönetti. Yeni bir devlet kurmanın ne anlama geldiğini herkesin çok iyi bilmesini isterim. O devleti nasıl yönettiğini de çok iyi bilmesini isterim. Önce bilecekler TBMM, ulusal kurtuluş savaşını vermiştir, yeni bir devlet kurmuş ve onu yönetmiş bir Meclis'tir.

Hiçbir zaman o mecliste şu sözler söylenmemiştir, top sesleri geliyor meclisi kapatıp savaşa gidelim denmemiş, meclis açık kalmış ve öyle savaşılmıştır. Meclis'i tatilde toplantıya çağırma konusu olağanüstü bir koşula bağlanmamıştır. İhtiyaç duyulduğunda kimlerin Meclis'e çağıracağı bellidir. Biz sorumluluğumuzu yerine getirdik, TBMM'yi ülkenin en acil sorunlarına çözüm üretmesi için çalışmaya çağırdık. TBMM'yi toplanıtya çağırmak fuzulidir demek millet iradesinesaygısızlıktır herkesin bunu iyi bilmesi gerekmektedir. Hele hele TBMM'yi toplamayı terör örgütü propagandası olarak gören zihniyeti de milletin vicdanına havale ediyorum.

Siyasete atıldığım günden beri özenle koruduğum bir ilkem var. Muhalefete muhalefet etmek içine hiç girmedim. Bizim hedefimiz, bizim eleştireceğimiz parti iktidar partisidir. Muhalefete muhaleet etmek kolaycılıktır. İktidar hedefi olmayanlar bunu yapar. Bizim hedefimiz var biz iktidar olmak istiyoruz. Muhalefet partileri ile ilgili konuştuğumda ne kadar kibar konuştuğumu herkes bilir. Öyle olması gerekir. Dolayısıyla benim görevim bu ülkede kardeşlik ve barış iklimini yeniden oluşturmak: Hedefimiz budur bizim. İhlas Son Dakika'nın haberine göre, kimesiy kırmak gibi bir hedefim yok. İzninizle Genel Başkan bahçeli'ye sitemde bulunmak istiyorum. Terörle ilgili şu tespiti yaptı. Malesef Türk Vatanı PKK kuşatması altına alınmış ve soluk alamaz hale gelmiştir. Bu yorum, bu görüş son derece tehlikeli ciddi ve korkutucudur. Madem ki bu kadar ciddi, bu kadar tehlikeli ise bunun çözümünü Türkiye'yi bu hale getiren AK Parti'nin politikalarına destek vererek mi sürdüreceksin? Ama, hiç kimse unutmasın dost da unutmasın düşman da. CHP, olduğu sürece CHP'liler olduğu süerce Türk vatanı hiç bir zaman bir bayşka gücün kuşatması altında olmayacaktır. Biz Mustafa Kemal'in Gençliğe Hitabesi'ni şiir gibi ezberlemişiz. Bu ülkeye hiç bir güç nefes aldıramaz görüşünü kabul edemeyiz. Çünkü, CHP sağduyunun sesidir. Çünkü CHP, geleceğin, güvencenin sesidir. Çünkü CHP, demokrasinin güvencesidir. Bir siyasetçiye düşen görev halkı korkutmak değildir. Halkın sorunlarına çözüm üretmek ve umut vermektir. Onun için diyoruz ki CHP, Türkiye'nin halkın umududur. CHP Genel Başkanı olarak bölgemiz üzerinde durduğumuz yerden bir milim geri adım atmayacağız. TBMM dışında, hiçbir gücün müracaat makamı olarak kabul etmeyeceğiz. Tek güç TBMM'dir. Çünkü bizim adımız CHP'dir, Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'dir, Başkentimiz Ankara'dır, Meşruiyetimiz TBMM'dir.

Sayın Aygün seçim bölgesinde çalışmalar yapan ve bu konu için duyarlılığını Türkiye ve dünyaya sesini duyurmaya çalışan bir arkadaşımızdı. Bu arkadaşımızın kaçırılmasını şiddetle kınıyoruz. Bu sadece Sayın Hüseyin Aygün'e yöneltilmiş bir saldırı değildir. Bu saldırı aynı zamanda CHP'ye ve TBMM'ye, Demokrasi ve İnsan Haklarına yönelik bir saldırıdır. Benimsemiyor, şiddetle kınıyoruz ve herkesin de şiddetle kınamasını bekliyoruz. Arkadaşımız halkın oyları ile seçildi, halk adına görev yapıyordu. Silahsızdı, korumasızdı. Hiç kimse için tehlike oluşturmuyordu. Herkesin ortak bir paydada buluşup şiddetle kınaması gerektiğine inanıyorum. Türkiye'de bütün yurttaşlarımın, Karadeniz, Ege, Akdeniz'den 7 bölge 4 iklimde herkesin şiddetle kınamasından huzurluyum. Hal böyle iken bu arkadaşımızın kaçırılışına bazıları oh olsun diyebiliyorlar. Bunlara parlamenter bile demiyorum. Bunlar insan bile olamazlar. İnasn olanlar zaten böyle konuşamazlar. Arkadaşımız korunmamıştı, bizden koruma istemedi bu görevini yapmayanların sığındıkları bir alandır. Devletin yolunda sen güvenliği sağlamak zorunda değil misin? Yolu kesilecek, alınıp götürülecek. Doğru değil bu. Akıl alacak iş değil. Bu arkadaşımız devlet var güvencesi ile oraya gitti. Arkadaşlarımız Hakkari'ye Şemdinli'ye gidiyor. Biz koruma istemiyoruz gittiğimiz her yer Türkiy e Cumhuriyeti topraklarıdır. Devletin olduğu yerde eşkiya olmaz. Eşkiya varsa devlet nerede hükümet nerede? Açıkça söylüyorum terörü biz çözeriz. Terörü ancak ve ancak CHP çözeriz. Türkiye'yi çatışma ortamından koparıp barış ortamına ancak ve ancak CHP getirir çünkü biz milli iradeye saygılıyız. Türkiye'yi sıfır terörden devraldık. Bugün terör batağının içine sokan bir iktidar partisini de milletime havale ediyorum. Görün bunları ülkeyi ne hale getirdiler.

TERÖRE DESTEK YARDIM PAKETİYLE KESİLİR Mİ?

İç ve dış güvenliğimizin ciddi tehditler altında olduğunu biliyorum. Sorunların büyüklüğü beni asla yıldırmıyor. Emin olun ki bütün bu sorunları biz çözebiliriz. Önemli olan neden ve nasıl bu duruma geldik. Bizim şuanki en önemli sorunumuzun ülkede bir siyasi boşluğun yönetimin oldğudur. Türkiye de son 1 yıldır ciddi bir yönetim boşluğu var. Aksini iddia eden varsa çıksın söylesin. Son bir yıldır sağlıklı bir iradeden söz etmek mümkün değil.

Gazeteci Sayın Başbakan'a soruyor. Terör örgütünün bir alt yapısı oluştu bu desteği nasıl keseceksiniz? Şuanda bizim kadın kollarıımz o bölgede 350 bin yardım kolisi dağıtıyor. Yardım kolisi ile PKK'ya destek kesilecek. Siz terörle mücadele konusunda bu kadar sığ düşünen bir başbakan gördünüz mü? Bir yıldır Türkiye'de bir siyaset boşluğu var. Kiminneyi nasıl yönettiği belli değil. Eğer siz, kendi ülkenizin sorunlarını çözmek için kendi özgün çözümlerinizi üretemezseniz, çözümler size dayatılır, dikte edilir. Siyasetin çözüm üretmediği yerde sorunlar çıkar.

SURİYE POLİTİKASINDAN KİM KARLI ÇIKTI?

Suriye konusunda Sayın Başbakan'a açıkça soruyorum. Sizin Suriye politikanızdan kim karlı çıkıyor. Bana açık yüreklilikle cevap ver. Senin izlediğin Suriye politikası kimin yararına hangi güçlerin yararına. Demokrasi kin ve intikamla yürütülmez. TBMM'de Suriye konusunda ortak bir deklerasyon yayınlayalım dedik, metni hazırladık, gruplara gönderdik reddeden AK Parti. Neden milletin iradesi yansımasın diye. Peki kimin iradesi yansıyacak. Suriye bir parçalanma noktasına geldi. Yakın ve ciddi bir tehlike olarak karşıımzda. Dış politika ülkelerin çıkarları üzerine inşaa edilir. Kendi ülkenin değil de başka ülkenin çıkarına dış politika izlerseniz kaybeden Türkiye olur. Suriye'de kaybeden yine biziz.

TÜRKİYE, LİBYA POLİTİKASI İLE ALAY KONUSU OLDU

Blörf üzerine dış politika olmaz. Sıkılmadan, bir de bavulla gidiyorsunuz medyaya da haber veriyorsunuz: Bütün dünya size gülüyor. Türkiye alay konusu oluyor. Koskoca Türkiye'nin AK Parti'nin izlediği politikalarla alay konusu olması çok üzücü. Çapsız adamlarla dış politika yürütüyorsanız sağlıklı bir dış politika yürütemezsiniz. Dış politikanızı egemen güçlerin dış politikasına endekslerseniz kaybeden siz olursunuz. Ramazan ayındayız, Kadir gecesindeyiz. Suriye'de müslümanlar birbirini öldürüyor. Parayı kim veriyor Suudi Arabistan ve Katar, Silahı kim veriyor bütün dünya biliyor Türkiye veriyor. Irak7ı görmediniz mi 1,5 milyon insan öldürüldü. Ders alacaksınız. Askerlerimizin başına çuval geçirildi, gıkın bile çıkmadı. Bir nota vermeye bile cesaretin olmadı. Dön kendine bak senin ülkende demokrasi ve özgürlük mü var? Sayın Başbakan'a bir önerim var. Sayın Başbakan lütfen Hatay'a gitsin. Hatay sokaklarının nasıl değiştiğini görsün. Ajanların, casusların cirit attığı bir yere dönüştü. İnsanlar huzursuz, tepkili, korkuyorlar. Gelecek endişesi var insanlarda. Sizin izlediğinizpolitikanın meyveleridir bunlar sayın Başbakan, biz bunu kabul etmiyor doğru bulmuyoruz.

Suriye konusunda bu ülkenin hala kendi politikası olduğunu söyleyen bir vatandaş var mı bilmiyorum. Varsa bana anlatmasını istiyorum. Ama, Suriye ile ilgili verilen görev batının egemen güçlerini ortadoğudaki çıkarlarının bekçiliğini yapmaktır bizbunu kabul etmiyoruz. Beyzbol sopası ile tehdidi içine sindiren bir hükümeti sağlıklı bir hükümet olarak görmüyoruz.

CHP demek her soruna çözüm üreten parti demektir. Suriye politikası nasıl olmalı. Ben bunu TBMM'de konuşmak ve tutanaklara geçirmek isterdim. Ama öyle anlaşılıyor ki iki siyasi parti gelmeyecek ve çoğunluk sağlanamayacak. O nedenle Suriye politikası nasıl olmalıdır Türkiye nasıl kurtulabilir bundan onu sizinle paylaşacağım.
Parçalanmış bir Suriye mi yoksa toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye mi istiyorsun?

Suriye'de kan akmasını mı istiyoruzyoksa hukukun üstünlüğüne dayalı bir düzenin kurulmasını mı istiyoruz?
Suriye'de kaos mu istiyoruz yoksa ülkedeki bütün gurupların varlık ve haklarının hukuksal ve anayasal zeminde güvence altına mı alınmasını istiyoruz?

Suriye'de şiddetin artmasını mı yoksa sona ermesini mi istiyoruz

Eğer evet diyorsanız bizim önerimizi okuyun. Önerimiz şu, TBMM, Suriye konusunda olağanüstü toplanarak bir deklerasyonla uluslararası bir konferansın düzenlenmesini isteyebiliriz.

Bu konferans, BM Genel Sekreteri himayesinde, AB, İran ve Suriye'nin Arap komşuları ile Türkiye'ninkatılacağı bir konferans olmalıdır.
Konferansa Suriye rejimi ve muhalefet rejimlerinin de davet edilmesi ve bunların tam yetkili olmaları sağlanmalıdır.
Konferans, 3 bölümden oluşmalıdır. Açılış, bu bölümde toplantıya katılanların görüş ve beklentileri dile getirilmelidir.
İkinci bölümü, bu bölümde 15 günlük aradan sonra Suriye yönetimi ile muhalefetin BM gözetiminde müzakerelere başlayacağı bir süreç olacaktır. Suriye'lilerin kendi kaderlerini belirleyeceği kilit bir aşama olacaktır.. Anlaşma konuları da şunlar olmalıdır.

Ateşkes,
Sahadaki fiili duruma ilişkin mutabakat;
ülkedeki bütün din etnik ve diğer gurpların varlık, kimlik ve hak özgürlüklerinin güvence ve teminat altına alınması,
Suça katılmamış tutukluların serbest bırakılması,
Suriye'den kaçanların tespit edilmesi,
Siyasi geçiş sürecinin belirlenmesi
Yeni anayasa, siyasi partilerin nasıl oluşacağının belirlenmesi,
BM Güvenlik Konseyi ve toplumdan beklenti ve katkıları.

Bunlar ikinci bölümde ele alınması ve çözülmesi gereken sorunlar olarak değerlendirilmelidir. Onun dışında üçüncü ve son bölümde ise verilen aradan sonra tekrar toplanan konferansta BM tarafından hazırlanan anlaşmayı belgeyi sunmak üzere onaylanacaktır. Bu bir BM Güvenlik Konseyi kararına bağlanarak bağlayıcı olmalıdır. BM Güvenlik Konseyi, süreci izlemeli ve konseye kısa aralıklarla rapor sunacak olan bir gözleme komitesi sunmalıdır. Uluslararası bir barış süreci oluşturulmalıdır.

Sorun varsa çözüm de vardır. Bu çözüm Türkiye'nin ulsulararası saygınlığı arttıracaktır. Bu çözüm Suriye'ye barış ve huzuru getirecektir. Bu çözüm Ortadoğu halklarına barışı ve umudu getirecektir. Ortadoğu sokaklarında Türkiye'ye saygınlık kazandıracaktır. Bu çözüm bizim bayrağımızın Bütün Ortadoğu'da dalgalanmasını sağlayacaktır.


İhlas Son Dakika - Yunus Emre Arvas

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
19 Yorum