Yılma Durak, MHP yönetimden rahatsız mı?

Yılma Durak, MHP yönetimden rahatsız mı?
Alperen Tunalı, geniş siyasi analizlerini yaptığı yazısında Muhsin Yazıcıoğlu'nun siyasi manada tırmanışa geçtiğine dikkat çekti. Tunalı, Yazıcıoğlu'nun baba ocağı olan MHP'ye davetine farklı açıdan bakıp onu sevenlerin BBP'de toplanması gerektiğini sa

Alperen Tunalı'nın yazısı şöyle;

"Son günlerde çeşitli haber sitelerinde ülkücülerin başbuğu ve birleşmesi tartışmaları yapılmaktadır. Ancak yapılan tartışmalar kişilerden ve parti isimlerinden öteye gitmemekte, dolayısıyla fikri temellere dayanmamaktadır. Benzeri sığ tartışmaların haber değeri olmakla birlikte ülkücü camiaya fayda sağlaması mümkün değildir. 
 
Parti ve Lider isimlerinden ötesinde ülkücü taban öncelikle temel fikri esaslarda birliktelik sağlamalıdır. Son 20 yılda olduğu gibi kendini birilerine göre tanımlama hastalığından kurtulup, kültür coğrafyamızda bir medeniyet projesi ortaya koyabilmelidir. Bu medeniyet projesi Türk-İslam birliğidir ve bu birlik ülkemizi dünyada güç merkezi yapacak tek alternatiftir. Ancak, Türk-İslam birliği fikri, iç politikada ideolojik eğilimlere mahkûm edilerek taban bulması engellenmiş ve bir devlet projesi olarak benimsenmesi önlenmiştir.
 
Yılma Durak gibi ülkücü (özellikle MHP tabanında) etkinliği olan isimlerin Ülkücülerin Başbuğu ve birliği üzerine beyanatlar vermesi oldukça önemlidir. Çünkü bu tartışmalar vicdanlardaki bir tatminsizliğin ifadesidir. Bu tatminsizlik irdelendiğinde Bebek katilinin dosyasının hukuki olmayan bir şekilde başbakanlıkta bekletilmesi, Güney Kıbrıs’ın AB’ye başvurusunun önünün açılması, tahkim yasaları, Kuran kurslarına getirilen yaş sınırı gibi icraatların derin ve kapanmaz izler bıraktığı görülecektir. 
 
Son yıllarda ülkücüleri ülküsüzleştirme projesi yavaş yavaş ancak emin adımlarla ilerlemektedir. Birileri ülkücüleri fikirsizleştirme ve uluslar arası güç merkezleri açısından zararlı olmayan bir siyasi çizgiye çekmek istemektedir. Avrupa Birliğine onurlu üyelik gibi politikaların bu çerçevede düşünülmesi gerekir. Yılma Durak gibi isimlerin ülkücülerin birliği çabası yanı sıra bu büyük oyunu bozma yönünde sarf edilen çabalarda daha önde olmaları en büyük temennimizdir.  
 
Ülkücülerin birliğini bir parti kapatma, bir yerlere eklemlenme gibi tanımlamak samimi ülkücülerin oluşturabileceği güçlü bir çekim merkezi önünde en büyük engellerdendir. Birçok samimi ülkücü 10. Cumhurbaşkanın seçimi öncesinde çıkan tarihi fırsatın neden değerlendirilmediğini merak etmektedir. Aslında ülkücü hareketin hangi şartlarda birleşmesi gerektiği ise bu gizemin içinde saklıdır. Bu gizem ülkücü hareketin geleceği ile ilgili de birçok karanlık nokta içermektedir. Bu karanlık noktalar ülkücüleri ülküsüzleştirme projesinin müellifleri tarafından sabırla ve maalesef başarıyla yıllardır tutulmaktadır. 
 Yapılan birçok kamuoyu araştırmasında Ülkücü tabanın gönlündeki Liderin Muhsin Yazıcıoğlu olduğu belirlenmiştir. Political Researcher’in yaptığı ve geçen aylarda yayınlanan bir araştırmada MHP’ye oy verenlerin arasında çok önemli bir oranın Muhsin Yazıcıoğlu’nun Liderliğini istediği tespit edilmiştir. Aslında MHP dışında da Muhsin Yazıcıoğlu’nun çok geniş bir sempati alanı bulunmaktadır. AK Parti, DP, ANAP ve SP gibi muhafazakâr tabana sahip partilerin seçmenleri arasında yapılacak ikinci parti araştırmasında BBP’nin ilk sırada olacağı kuvvetle muhtemeldir. Geçenlerde ciddi bir haber sitesinin yaptığı “Siyasette kimin güçlenmesini istersiniz” isimli ankette Muhsin Yazıcıoğlu ismi, ankete katılanların yaklaşık yarısı tarafından tercih edilmiştir. 
 
Milletin değerlerine olan bağlılığı, anti-demokratik müdahalelerde gösterdiği cesur tavrı, dürüst kişiliği Muhsin Yazıcıoğlu’nun sempati alanının genişlemesinde etkili olmuştur. Yılma Durak’ın bazı internet sitelerine verdiği röportajda “Yazıcıoğlu’nun eline çok fırsatlar geçti ama kullanamadı. Eğer kullansaydı şimdi MHP’de çok önemli noktalardaydı” düşüncesi aslında bu sempati alanının farkında olup kendisini MHP’nin başında görmek istediğinin cümle arası mesajıdır. 

Bu noktada değerlendirilmesi gereken çok önemli iki sorun bulunmaktadır. Bunlardan ilki Yılma Durak gibi MHP içerisinde etkili fakat her nedense bir türlü yetkili olmalarına izin verilmeyen isimlerin kendi partilerinde yaşadıkları sorunları Muhsin Yazıcıoğlu’nun ülkücü tabandaki etkinliğini kullanarak aşmak istemeleridir. İkinci ise uğradıkları her türlü dışlanmışlığa rağmen bir türlü bırakamadıkları Baba Ocağı psikolojisidir. 
Yılma Durak’ın verdiği röportajda yukarıdaki iki temel tespiti “Onu kimselere asla harcatmayız. Bir an önce baba ocağında hep birlikte kucaklaşmalıyız” ifadesi açıkça desteklemektedir. Zira kendi partilerinde yıllardır kendi hukuklarını korumayanların bir başkasının hukukunu koruması ne kadar mümkündür? Yıllardır verdiği mücadeleye rağmen kendi seçim bölgesinde bir türlü ilk sıralara yerleştirilmeyen Yılma Durak gibi ağabeyler bir an önce baba ocağı psikolojisini bırakmaları ve güçlü bir çekim merkezi oluşturulması yolunda BBP’de yerini almaları gerekmektedir. 

Ülkemizdeki ve bölgemizdeki siyasi gelişmeler milli bir çekim merkezinin en kısa zamanda oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Demokrasiye ve milletin değerlerine bağlı bu çekim merkezine olan toplumsal talep her geçen gün artmaktadır. Psikolojik nedenlerle kendimize ait olmayan değerlere sahip çıkmak, karşılığı olmayan bir aşk gibi, saplantıdan ibarettir. 21.Yüzyılda Türkiye’yi güç merkezi yapmak ise saplantılarla değil kendi gerçeğimizin farkına varmamız ile mümkündür."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.