Türkiye'ye fitne oldukları yetmedi şimdi...

Türkiye'ye fitne oldukları yetmedi şimdi...
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşgenel Başkanı Gültan Kışanak, Suriye'deki Yüksek Kürt Konseyi'nin, ülkenin toprak bütünlüğü içerisinde Kuzey Suriye'de özerk Kürdistan bölgesi oluşturulmasını

Gültan Kışanak, Güney Afrika'nın Cape Town kentinde yapılan 24. Sosyalist Enternasyonal Kongresi'nde yaptığı konuşmasına, "Ben de son dererce kritik gelişmelerin yaşandığı bir ülkeden, Türkiye'den geliyorum." diyerek başladı. 

Ortadoğu'da ve Türkiye'de yaşanan gelişmeler hakkında görüşlerini paylaşan Kışanak, "Hepimizin yakından takip ettiği gibi; Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da başlayan değişim dalgası devam ediyor. Bu sürecin gerçek anlamda demokratik bir yeniden yapılanmaya yol açıp açmayacağı henüz çok tartışmalı. Temennimiz; otoriter rejimlerin yerine; insan haklarına saygılı, özgürlükleri geliştiren demokratik rejimlerin inşa edilmesi. Bu kapsamda Suriye'de yaşananlar ise kaygı vereci. Şu anda her gün onlarca insanın yaşamını yitirdiği bir iç savaş yaşanıyor. Mezhep temelli bölgesel bir savaşa evrimle riski çok yüksek. Bölgesel bir savaşı tetikleyecek her türlü girişime karşı durmamız gerekiyor." diye konuştu. 

Suriye'de özgürlükleri ve halkların demokratik birliğini esas alan bir değişim sürecinin teşvik edilmesi gerektiğini aktaran Kışanak, şöyle konuştu: Muhalif güçler içerisinde, siyasi programını dünya kamuoyuna açıklayan tek güç Suriye'deki Kürtlerdir. Farklı Kürt siyasi partilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Yüksek Kürt Konseyi, Suriye'nin toprak bütünlüğü içerisinde, demokratik bir rejim inşa edilmesini ve Kuzey Suriye'de özerk Kürdistan bölgesi oluşturulmasını istediklerini açıkladılar. Bu hedeflerini fiili olarak hayata geçirmeye de başladılar. Kuzey Suriye'de, Suriye Kürdistanı'nda birçok kentte halk meclisleri oluşturarak, demokratik özerkliği inşa etmeye çalışıyorlar. BDP olarak Suriye'deki Kürtlerin izlediği bu politikayı destekliyoruz. Suriye'de demokratik bir değişim isteyen tüm ülkeleri, Suriye'deki Kürtlerle ilişki kurmaya ve destek sunmaya davet ediyoruz." 
        
Kürtleri dışlayarak, Suriye'de demokratik bir rejim inşa etmenin imkânsız olduğunu iddia eden Kışanak, Türkiye'nin kuzey Suriye'de oluşan Kürt özerk bölgesini tehdit olarak algılamasını yersiz ve yanlış bulduklarını, tam tersine Türkiye'nin bu oluşumun siyasi temsilcileri ile diyalog kurması ve desteklemesi gerektiğini savundu. 

"BU KONGREDEN KÜRTLERİN ÖZERKLİK HAKLARINI DESTEKLEYEN BİR KARAR ÇIKMASINI UMUT EDİYORUZ"
Türkiye'nin Suriye politikasını eleştirilerini sürdüren Kışanak, "Türkiye ve bazı uluslar arası güçlerin, Suriye'ye yönelik askeri müdahale yanlısı bir politika izlemesini de doğru bulmuyoruz. Halkların kendi gelecekleriyle ilgili kararları, kendilerinin vermesi gerektiğine inanıyoruz. Askeri bir müdahale, işleri iyice içinden çıkılmaz bir hale sürükleyebilir. Bu kongreden Suriye'de demokratik değişimi ve Kürtlerin özerklik haklarını destekleyen bir karar çıkmasını umut ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

Türkiye'yi farklı etnik kimlik, kültür, dil ve inanç gruplarının yaşadığı bir ülke olarak tanımlayan Kışanak, fakat yönetimin bu çoğulcu yapıyı kucaklayan, hak ve özgürlüklerini güvence altına alan bir yönetim olmadığını iddia etti. 

"GELİNİN NOKTADA VARLIĞIMIZ İNKÂR EDİLMİYOR"
Türkiye'de Kürtler in yok sayıldığını ileri süren Kışanak, bu söyleminin aksine, "Uzun yıllar verilen mücadelelerden sonra gelinen noktada varlığımız inkâr edilmiyor. Ancak hala bir halk olarak kabul edilmiyoruz ve hiçbir hakkımız yasal güvence altında değil." dedi. 

Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz Kürtler, anadilimizde eğitim görmek, kamusal alanda anadilimizi kullanmak ve özerk bölge yönetimlerinde, yönetime katılma hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bu hakları sadece Kürtler için değil, Türkiye'de yaşayan bütün farklı kimlikler için talep ediyoruz. AKP hükümeti ise bu talepleri devlet şiddetiyle bastırmaya çalışıyor." 

KCK davasına atıfta bulunan Kışanak, cezaevlerinde yaklaşık 8 bin politik tutuklu bulunduğunu savundu. Tutuklananların büyük çoğunluğunun partilerinin üye ve yöneticileri olduğunu öne süren Kışanak, tutukluların mahkemelerde Kürtçe savunma yapılmalarına da izin verilmediğini iddia etti. 

13 yıldan beri İmralı Adası'nda tek kişilik bir hücrede tutulan teröristbaşı Abdullah Öcalan'a katı bir tecrit uygulandığını savunan Kışanak, Öcalan'a yönelik tecridin savaşı daha da kışkırtan bir durum olduğunu ileri sürdü.
CİHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum