Çiçek'ten 'müzakereci demokrasi'ye vurgu yaptı

Çiçek'ten 'müzakereci demokrasi'ye vurgu yaptı
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaya başladığı 19 Ekim 2011 tarihinden önce yeni anayasanın toplumsal bir talep olduğunu, bugün ise bir mecburiyet haline geldiğini belirterek, ''Bu mecburiye

Çiçek, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nda (TEPAV) düzenlenen ''Demokrasiye Geçiş Çağında Anayasa Yapmak'' başlıklı konferansın açılışına katıldı.

Toplantının uluslararası tecrübelerden, deneyimlerden yararlanmak ve sorumluluğun hatırlanması açısından uygun bir zamana denk geldiğini belirten Çiçek, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

''Tabii acılarımız var, bütün şehitlerimize rahmet diliyoruz. Biz bu yola çıktığımızda 19 Ekim 2011 günü de yine böyle yüreğimizi yakan bir terör saldırısı olmuştu. Toplantıyı yapalım mı yapmayalım mı diye tereddütler geçirdik. Ama sonuçta dedik ki 'Bu önemli bir olaydır, acılarımız var ama Türkiye'nin önemli meselelerini bu terör olaylarına bağlayarak öteleyemeyiz, tehir edemeyiz. Acılarımızı içimize gömeceğiz, diğer yandan da ülkemizin en önemli, en hayati sorunlarını çözme noktasındaki bir çabayı göstereceğiz'. Bugün o inancımızda bir değişiklik yok.''

''Hayır işi uzayınca şerre dönüşür'' atasözünü hatırlatan Çiçek, yeni anayasanın Türkiye'nin hayrına olduğunu, bunu geciktirmeden, millete mahcup olmayacak bir çalışmayı ortaya koymak istediklerini belirtti.

Yeni anayasanın zorunluluk ve mecburiyet olduğunun bir süredir her kesim tarafından dile getirildiğini hatırlatan Çiçek, dört siyasi partinin, mevcut Anayasa'nın devreden çıkarılması, günün ihtiyaçlarına uygun, çağdaş değerleri benimsemiş, devletin kurumları arasındaki dengeleri doğru dürüst kurmuş, Türkiye'nin Anayasa'dan kaynaklanan sorunlarının çözüme kavuştuğu yeni bir anayasa yapma konusunda karar aldığını ifade etti.

Sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların da bu sürece destek verdiğini, Türkiye'nin önemli merkezlerinde yapılan toplantılarla yeşeren ümidin köklü bir noktaya getirildiğini söyleyen Çiçek, ''İşin bu noktasında 19 Ekim öncesi yeni anayasa bir toplumsal talep iken bugün bir mecburiyet haline gelişmiştir. Bu mecburiyetin gereğini yapmak gibi sorumluluğumuz var. Siyasetin itibarı açısından sorumluluğumuz var. Meclis'e güven açısından bunun gereğini bir an evvel yapmamız icap edecektir'' diye konuştu.

-''Beklentiler anayasal zeminde karşılanmazsa kargaşa doğar''-

Cemil Çiçek, 21. yüzyılın demokrasi ve insan hakları çağı olduğuna işaret ederek, demokrasi ve insan hakları hedefini yakalamada en önemli araçlardan bir tanesinin bu ihtiyaçları karşılayacak anayasaların yapılması olduğunu ifade etti.

Toplumsal değişimin sağlıklı bir temele oturtulmasında anayasanın önemli bir görevi olduğunun altını çizen Çiçek, aksi takdirde boşlukta gerçekleşecek değişimin sıkıntılar doğuracağını belirtti.

Dünyanın birçok yerinde son bir yılda ''demokrasiye geçiş'' ya da ''anayasa hareketleri'' olarak ifade edilebilecek büyük değişiklikler yaşandığını anımsatan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu değişimler dipten ve temeldendir. Özellikle tiranik rejimlerde başlayan bu değişim, iyi kötü demokrasisi kurumsallaşmış toplumlarda bile yeni beklentiler ortaya çıkarıyor. Bu beklentiler eğer anayasal zeminde karşılığını bulamazsa başka türlü kargaşa ve sıkıntıya sebebiyet verir.

Son günlerde yaşanan birtakım gelişmeler var. 1,5 milyarlık İslam dünyasını gerçekten rencide eden saçma sapan bir film sebebiyle çok can yakıcı gelişmeler oldu, olmaya da devam ediyor. Bu bile eski kalıplarla, eski değerlendirmelerle günün beklentilerini, ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabiliriz, bunun tartışılmasına vesile oluyor. Demokrasilerde en önemli özgürlüklerin başında ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü geliyor. Acaba özgürlükler sınırsız mı olacaktır- İfade özgürlüğü dediğimizde insanların ve toplumların inançları da ulu orta tartışma konusu yapılabilecek midir- Bu ifade özgürlüğü kapsamında mıdır- Bunlar yeni baştan bir değerlendirme konusu.''

-''Bu yılın sonunda belli bir noktaya gelmeye mecburuz''-

Özgürlüklerin kötüye kullanımının da tartışılmaya başlandığına dikkati çeken Çiçek, Anayasa'ya göre hürriyetlerin, ülkenin birliğini, bütünlüğünü tehlikeye sokacak ve demokratik, laik düzeni değiştirmeye yönelik olarak kullanılamadığını kaydetti.

TBMM Başkanı Çiçek, ''Nefreti tahrik ve teşvik etmek özgürlük kapsamında mıdır- Özgürlüğün kötüye kullanılmasıyla irtibatı nedir-'' gibi kavramların tartışma konusu olmaya devam ettiğini belirterek, bunlara uygun düzenlemeler yapılmadığı takdirde yorumlara bakılacağını, yorumlarla özgürlük alanlarını düzenlemenin de başka tartışmaları doğuracağını söyledi.

Bu konularda sağlıklı düzenleme yapılamadığı takdirde ortaya çıkan ve şiddete doğru hızla yol alan gelişmelerin başka özgürlüklerin kullanımını tehlikeye soktuğuna vurgu yapan Çiçek, ''Hem ülkemiz açısından hem bölgemizdeki hem de dünyadaki gelişmeler açısından anayasa yapmak hem bir taraftan daha zor hem de bir taraftan daha zaruri bir hal almıştır. Türkiye inşallah bu zoru başaracaktır. Türkiye 17 defa değiştirdiği, imzalara bakarsak 18'incisi de önümüzdeki ay, 18 defa değişikliğe maruz kalmış bir Anayasa ile çağdaşlaşma yoluna nasıl devam edebilir- Bu eski model arabayla rekabet dünyasında kendisini nasıl belli bir noktaya taşıyabilir- Onun için bu toplantılar da bizim yaptığımız iş de gerçekten önemli. Bu tarihi sorumluluğun bilincinde olarak inşallah bu işi bu yılın sonunda belli bir noktaya getirmeye mecburuz.''

Açılışta gösterilen ''Türkiye Konuşuyor'' toplantılarına ilişkin tanıtım filminde bir vatandaşın ''Beni aradıklarında kontör dolandırıcısı zannetim önce'' sözlerini anımsatan Çiçek, ''Yapılamadığı takdirde nasıl nitelendirileceğimizi herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Bir şey söylediysek onun arkasında durmamız lazım. Biz bu işi başaracağız, ben inanıyorum. Ümidimi hiç kaybetmedim'' dedi.

-''Türkiye'de karnından konuşma dönemi bitti''-

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da açılışta yaptığı konuşmaya, Bingöl'de askeri konvoya yapılan saldırıda şehit olanlara Allah'tan rahmet dileyerek başladı.

Türkiye'nin zor günlerden geçtiğini, hain saldırıların Türkiye üzerinde oynanan kirli bir oyunun parçası olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, milletin birlik ve bütünlüğünü bozmanın hedeflendiğini kaydetti.

Türkiye'de kardeşlik bağlarını zayıflatmak isteyenlerin bu toprakların mayasının güçlü olduğunu bilmesi gerektiğine vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, ülkeyi aydınlık günlerin beklediğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, ''Bu karanlık gece bizi yarınki gündüzün ayrıntılarını düşünmekten, tasarlamaktan alıkoyamaz. Geleceğimizin inşası bugünün temel meselesidir. Geçtiğimiz 10-15 yıllık dönemde dünya büyük bir değişim geçirdi ve bu değişim süreci hala devam ediyor. İşte bu dönüşüme ayak uydurabilmek için sistemimizi yeniden tasarlamak zorundayız. Sistemin temeli de anayasadır'' diye konuştu.

Zenginleşme ve refahın güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasiyle hayata geçebileceğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, ihtiyaç duyulan yeni anayasanın yapımına destek vermenin ve yaşanan olumsuz olayların süreci baltalamasına engel olmanın görevleri olduğunu dile getirdi.

''Biz Türkiye olarak, demokratikleşme serüvenimizi halkın aktif katılımıyla yapılan bir yeni anayasayla taçlandırmadıkça, geleceğimize dair uzun vadeli planlar yapmakta güçlük çekeceğiz'' diyen Hisarcıklıoğlu, yeni anayasa yapım sürecinde ''Anayasa Platformu'' girişimiyle hayata geçirdikleri etkinlikleri anlattı.

Şehirlerde gerçekleştirilen toplantılarda her şeyin açıkça ve en medeni şekilde tartışılabileceğinin kanıtlandığını, vatandaşların ''anayasa gönüllüleri'' olarak bunu sağladığını belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye tarihinin en büyük müzakereci demokrasi etkinliğini gerçekleştirmekten gurur duyduklarını kaydetti. Hisarcıklıoğlu, ''Hoşumuza gitse de gitmese de Türkiye'de karnından konuşma dönemi artık bitti. Bu Türkiye'nin son 30 yılda ne kadar değiştiğinin, demokrasi adına çok önemli kazanımları olduğunun en önemli göstergesidir. Yeni anayasa Türkiye'nin demokratikleşme macerasında elde ettiği kazanımları kayda geçirmek için eşsiz bir fırsattır'' dedi.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun maddeler üzerinde uzlaştığına dair haberlerin Türkiye'de umutları yeşerttiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, TBMM'de sağlanan uzlaşmacı yaklaşımın diğer siyasi aktör ve toplum kesimlerine de örnek olmasını istedi.

-''Müzakereci demokrasiye hak tanınmalı''-

TEPAV Direktörü Güven Sak da yeni anayasa yapım sürecinde gerçekleştirilen toplantıların önemine dikkati çekerek, yeni anayasanın hayata geçirileceğine dair inancını hiç kaybetmediğini belirtti. Türkiye'de yeni anayasa yapılması için daha iyi bir dönem olamayacağını söyleyen Sak, yeni anayasa yapım aşamasındaki ülkelerde müzakereci demokrasiye hak tanınması gerektiğini ifade etti. Sak, farklı pencerelerden dünyaya bakanların bir araya geldiği ''Türkiye Konuşuyor'' toplantılarında müzakereci demokrasinin işe yaradığının görüldüğünü kaydetti.

TEPAV ile Arap Reform İnisiyatifi işbirliğinde gerçekleştirilen ''Demokrasiye Geçiş Çağında Anayasa Yapmak'' başlıklı uluslararası konferans, üç gün sürecek.

Konferansta, Türkiye'de yeni anayasa sürecinin yanı sıra aralarında Suriye, Mısır, Bosna-Hersek, İspanya ve Brezilya'nın da bulunduğu ülkelerin deneyimleri ele alınacak.

 AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.