Bu rozet DSP'yi rahatsız etti

Bu rozet DSP'yi rahatsız etti
Bilgi almaktan çok niyet okuma gayesiyle akla hayale gelmeyen konularda TBMM Başkanlığı’na soru önergeleri veren DSP, yine bir soru önergesi skandalına imza attı.

Kapatma davası ve Ergenekon sürecinde hükümet çalışmalarını engelleme gayretlerini protesto etmek amacıyla yakalarına üzerinde “Bırakın da çalışalım” rozeti takan AK Parti milletvekillerinden rahatsız olan DSP’li Süleyman Yağız, rozeti de soru önergesi olarak TBMM’ye taşıdı. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunulan Önergede şu sorular yöneltiliyor: 

“Partinizin 15 Temmuz 2008 günü gerçekleştirilen TBMM Grubu toplantısında bazı milletvekilleriniz, yakalarına, üzerinde, “Bırakın da çalışalım” yazılı rozet takarak kime ve kimlere mesaj vermek istemişlerdir?

Eğer bu rozet, partinizin TBMM ve hükümet faaliyetlerinin engellenmemesine yönelik bir mesajı içeriyorsa sizleri engelleyen biri ya da birileri mi var ki, milletvekilleriniz böyle bir rozeti takma gereksinmesini duydular?

Bu rozeti takan milletvekilleriniz, partinizin büyük bir çoğunlukla iktidarda olduğunu bilmiyorlar mı ki, “Bırakın da çalışalım” diye yakınmaktadırlar?

“Eğer bu mesaj, partiniz hakkında açılan kapatma davasıyla ilgiliyse -ki bazı gazetelerde bu yönde haberler çıkmış ve bir milletvekiliniz de ‘Ne anlama geldiği anlaşılmıyor mu?’ diyerek bunu zımnen de olsa kabul etmiştir- mahkemeyi etkileme çabası gibi bir algılamaya yol açmaz mı?”

“Partinizin 340 kişilik grubu bulunmasına ve sizin isteğinizle TBMM’nin Temmuz ayında da çalışma kararı almasına karşın özellikle son günlerde milletvekillerinizin devamsızlığı yüzünden toplantı ve karar yeter sayıları bile birçok kez sağlanamamıştır. Dolayısıyla TBMM çalışmaları bizzat partinizin milletvekilleri tarafından engellenmiştir. Bu, “Bırakın da çalışalım” mesajıyla çelişen komik bir durum değil midir? Bu tutumu samimiyetle izah etmek mümkün müdür?”

“Milletvekillerinizin bu tutumu, kamuoyunda, “Hem kel, hem fodul” ve “Hem suçlu, hem güçlü” deyimlerimizi çağrıştırmasına neden olmuştur. Siz de aynı kanaate katılıyor musunuz?”

Engin Kaşdaş-habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.