Şahin'den güvenlik ve özgürlük vurgusu
Şahin, Akyurt'taki bir otelde, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen Uluslararası Kriminal Polis Laboratuvarı Sempozyumu'na katıldı.
Sempozyumun açılışında konuşan Şahin, günümüze kadar sürekli değişen suç olgusunun, gerek toplumları, gerekse suçla mücadele eden polis birimlerini yeni tedbirler almaya zorladığını söyledi.
Ceza adalet sistemlerine doğrudan katkı yapan adli bilim uygulamalarının, suçun aydınlatılmasında çok önemli bir rol taşıdığına dikkati çeken Bakan Şahin, fen bilimlerinin adli kriminal olaylara uygulanması şeklinde tarif edilen adli bilimlerin, gelişmiş ülkelerin çoğunda soruşturma dosyalarının vazgeçilmez unsuru haline geldiğini bildirdi.
Maddi delillerle desteklenmeyen, yalnızca tarafların beyanlarına ya da ifadelerine dayalı bir soruşturma dosyasının, her zaman hukuki tartışmalara açık olacağını ifade eden Şahin, ''Bu nedenle modern teknik ve yöntemlerle olay yerlerinden elde edilecek suç delilleri, tarafsız kimliğiyle suçların aydınlatılmasında polisin ve genel olarak güvenlik bilimlerinin en önemli silahı haline gelmiştir. Çünkü bu deliller, mahkeme önünde şüpheliler aleyhine dilsiz tanıklık yaparlar. Bunların inkar edilmesi oldukça zordur'' dedi.
Maddi suç delillerinin objektif şahitliğinin yargıçlar ve diğer kanun uygulayıcı birimlerin en büyük yardımcısı olduğunu vurgulayan Şahin, bu sebeple olay yerinden mahkemelere kadar uzanan soruşturma evrelerinin tamamında her işlemin maddi suç delillerine dayandırılması gerektiğini bildirdi.
-Delilden sanığa gitme ilkesi-
Suçla mücadele eden güvenlik teşkilatlarının iki temel görevi olduğunu aktaran Şahin, bunlardan birinin suçun işlenmesini önlemek ve bu amaçla sürekli tedbirler geliştirmek, ikincisinin ise alınan tüm tedbirlere rağmen suçun işlenmesi halinde derhal suça müdahale ederek suç delillerini tespit etmek ve fail ya da failleri yakalamak olduğunu ifade etti.
Modern ceza adalet sistemlerinde delilden sanığa gitme ilkesinin benimsendiğini kaydeden Bakan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir kişiyle ilgili olarak o suçu işediğine dair kuvvetli deliller yoksa o kişiyi suçlayamaz ve özgürlüğünü kısıtlayamayız. Adli bilimciler olarak kolluk bilimlerinin görevi, bir suçlu yakalamak değil, gerçek suçluyu bulmaktır. Dolayısıyla suçla etkin mücadele ederken güvenlik ve özgürlük dengesinin her iki yana da bozulmaması temel ölçüt olarak kabul edilmelidir.
Bir yandan suçla mücadele edilirken diğer yandan kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması da şarttır. Kişi hak ve özgürlüklerinin teminat altına alınması ancak delilden sanığa ilkesinin uygulamada egemen olmasıyla mümkündür.
Bu prensibin hayata geçirilmesi için gerekli olan en önemli husus teknolojinin sağladığı imkanlardan azami derecede faydalanarak polisiye uygulamalarda ve dava dosyalarında adli bilimlerin etkin şekilde kullanılmasıdır. Olay yerlerinde bilimsel metotlarla delillerin toplanması, bunların uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve akabinde laboratuvar ortamlarında analiz ve kimliklendirme işlemlerine tabi tutulması bu sürecin en önemli aşamalarını oluşturur.''
-İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü-
Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar da Türk polis teşkilatının yaklaşık 250 bin mensubuyla ülkenin iç güvenliğini sağladığını belirtti.
Polis teşkilatının bu güçlü kadrosuyla nüfusun yüzde 80'ine hizmet verdiğini kaydeden Kılıçlar, ''Türk polisi, vatandaşın huzur ve güvenliği için insan hakları ve hukukun üstünlüğünü temel alan bir anlayışla güvenlik alanındaki gelişmeleri dikkatle inceleyerek uygulamalarına yansıtmakta ve kendisini sürekli yenilemektedir'' dedi.
Kılıçlar, polisin 167 yıldır vatandaşların huzuru, mutluluğu, birlik ve beraberliği için her türlü şartta gerektiğinde canı pahasına görev yaptığını ve güvenlik hizmetlerini başarılı şekilde halka sunmanın haklı gururunu yaşadığını vurguladı.
Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkan Oğuz Karakuş ise suç olgusunun ve suç türlerinin sürekli gelişmesi, değişmesi ve çeşitlenmesinin suçla mücadele eden birimlerin de kendisini geliştirmesi ve yenilenmesini kaçınılmaz kıldığını söyledi.
Karakuş, suçun evrensel bir olgu olması sebebiyle suçla mücadele eden birimlerin işbirliği ve koordinasyonun da suçla etkin mücadele için gereklilik taşıdığını, bu yüzden Türk emniyet teşkilatı olarak dünyanın bir çok ülkesinde adli bilim laboratuvarları hizmeti yürüten kurumları, sempozyumda bir araya getirdiklerini söyledi
Konuşmaların ardından Bakan Şahin, güvenlik hizmetleri sunan şirketlerce açılan stantları gezdi.
Yaklaşık 50 ülkeden temsilcinin katıldığı sempozyum, 14 Ekim'de sona erecek. Sempozyumda, çeşitli ülkelerden adli bilimler uzmanlarınca sunumlar yapılacak.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.