Erdoğan Meclis Grup Toplantısı'nda konuştu

Erdoğan Meclis Grup Toplantısı'nda konuştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Meclis Grup Toplantısı'nda konuştu. İşte Erdoğan'ın konuşmasının detayları;

Başbakan Erdoğan 'CHP'nin tek parti dönemi, İnönü dönemi adı Cumhuriyet olan milli şeflik dönemi olan otoriter bir dönemdir. Tarih bunu böyle anmaktadır. Sadece bir avuç seçkinin söz sahibi olduğu bir ülkenin Cumhuriyetle yönetildiğini söylemek milletle alay etmektir. Türkiye'de Cumhuriyet karşıtı bir kesim varmış ve bunlar Cumhuriyeti yıkacakmış diye ortalığı velveleye verenler Cumhuriyetin değil kendi saltanatlarından telaş duyanlardır.

CHP KAFASI BU KAFADIR

Gazi Mustafa Kemal 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilan edildiği toplantıdan çıkışta 'Milletimiz haiz olduğu evsaf ve liyakatını hükümetinin yeni ismi ile Cihanı medeniyete daha çok suhuletle muvaffak olacaktır' demiştir. CHP'nin bununla ne alakası vardır soruyorum. Eski Meclis'in bahçesine cebren ve hileyle girmek o eski Cumhuriyete sahip çıkmak değildir. TBMM'nin ilk toplantısındaki manevi havayı hazzetmekten yaşamaktan bugünkü CHP'nin yakından uzaktan alakası ve ilgisi yoktur. Dün Ankara'da sokakları terörize ederek Türk bayrağını kendilerine siper ederek devşirmeye çalışanlar olduğunu esefle gördüm. Bazı gerçekleri sizler de bilmiyor olabilirsiniz. Bugüne kadar Cumhuriyetin kutlamaları hep milletle devletin hipodromda birlikte yaptığı toplantılardır. Hep buralarda yapılmıştır. Biz de buradan hareketle teşkilatımıza talimatı vermişizdir ve hep birlikte hipodromda olacaksınız dedik. Ve 29 Ekim öncesi CHP'ye de aynı çağrıyı yaptım. Niçin beraber orada oturmayı yeğlemiyorsun da sen de sokaklara dökülüyorsun. Orada olanlar millet değil mi? orada hem millet vardı hem devlet vardı. Sen devlete rağmen illegal örgütlerin peşine takılmak suretiyle böyle bir eylemi gerçekleştirdin. Bu toplantı CHP'nin müracaatı ile yapılmış bir toplantı da değildir. Ankara'da 8 toplantı yeri vardı ama buralarda değil de rastgele yasaklı olan yerde yapıyorsunuz. Bayramı sizin dışınızda olanlara zehir ediyorsunuz. Vatandaş da gelecek gezecek yolculuğunu yapacak. Neden onlara bayramı zehir ediyorsunuz ne gerek var? Gelip illa benim için her yer toplantı alanıdır diyorsun. Demokrasi aynı zamanda kurallar manzumesinin işletildiği bir sistemdir. Siz her yeri kendiniz için bu şekilde terörize etme hakkına sahip değilsiniz. İstanbul İl Başkanı subaylara dönüp 'Sizin korumanız gereken Cumhuriyete biz sahip çıkıyoruz' diyor. Bununla kalmayıp çeşitli davalardan tutuklu olan subayların esir alındıını iddia ediyor. İşte anlatmaya çalıştığım CHP kafası tam da bu kafadır.

Dün Ordu göreve pankartı açanlar bugün aynı orduya hakaret etmekten çekinmiyorlar. CHP'nin askerden medet uman anlayışı iflas etmiştir. CHP bunun yerine milletin iradesini yücelten bir muhalefet anlayışını koyamamıştır. Bunların anlayışı ya işi orduya havala etmek ya da sokağa çıkıp illlegal eylemler yapmaktır CHP budur. Dün de siyasetten anladıkları yanlıştı bugün de yanlış. Bu CHP bir türlü milletle birlikte muhalefet etmeyi öğrnemeyecek. bunların derdi dün de Cumhuriyet değil di bugün de Cumhuriyet değil. Cumhuriyet Cumhurundur, yani halkındır. Bekledikleri desteği görmeyince hemen hakarete başvuruyorlar. Böyle yaparak herkese ait olan Cumhuriyete en büyük zararı verdiklerini kendileri de görüyor. onların derdi Cumhuriyet değil. Bunların zihninde şu Cumhur olmazsa Cumhuriyeti ne güzel idare ederiz anlayışı var CHP'de. Beyhude yere çırpınoyr, kendilerini paralıyorlar. Bu cumhur cumhuriyeti asla onlara teslim etmedi ve evelallah etmeyecek.

ALTERNATİF 29 EKİM

Milleimiz bize bu ülkeyi bu vatanı, bu cumhuriyeti en iyi şekilde yönetme, muhafaza etme görevini verdi. Biz Türkiye'de Cumhur'u gerçek anlamda Cumhuriyet'le buluşturan partiyiz. Bugüne kadar görevimizi yerine getirdiğimiz için milletimizin desteği artarak devam etti. Cumhuriyet Bayramı resmi bayram olarak özel kutlamalarla kutladığımız bir gündür. Diğer bayramlar gibi Cumhuriyet Bayramı'nın da nasıl kutlanacağı önceden belirlenmiştir. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları devlet millet kucaklaşmasının en güzel örneklerinden biridir. Bugüne kadar hiç kimse bu adabı bozmamış, bozmaya çalışmamıştır. Sadece CHP, illegal legal marjinal gruplarla Cumhuriyet Bayramı'nı alternatif program adı altında ayrıştırmaya çalıştılar.

CHP SÜRÜNMEYE DEVAM EDECEKTİR

Bazı köşe yazarlarına da hayret ediyorum. Onlar da şunu söylüyorlar. Ne olur sanki serbest bırakılsaydı diyor Öcalan'ın posterine izin veriliyor da Bayrağa ve Atatürk'ün posterine neden izin verilmiyor deniliyor. Yazıklar olsun size. Bu nasıl köşe yazarlığıdır, bu nasıl haddini bilmezliktir. Siz nasıl oluyor da kalkıp burada Türk Bayrağı, Atatürk bunlar engellenndi diyebiliyorsunuz? Hipodromda bulunanlar her halde ellerinde Türk bayrağı'ndan veya Atatürk posterinden başka birşey taşımadılar. Orada beraber olabilirdiniz neden olmadınız? Bu ayrımcılıktır bölücülüktür. Bu CHP'nin şuanda içinde bulunduğu zihniyetin en güzel göstergesidir. Bunların derdi Cumhuriyet değil, Cumhuriyeti kutlamak değil istismardır. Bunlar Türk bayrağı'nı da Atatürk'ü de bugüne kadar hep istismar etmişlerdir. İstismar asıl değildir. Asıl gönülden geçen değildir. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Gazetelere boy boy posterlerle ilanlar verdiler. Parlamentoya gelmediler, yine de ders almadılar. Millet kimin hakikati, Cumhuriyeti korumayı üstlendiğini çok iyi biliyor. Cumhuriyetin bu noktadaki korunmasının Cumhur'a ait olduğunu CHP öğrenmediği süerce sürünmeye devam edecektir. Terör örgütü silahla baskı ve kan dökerek bölme peşinde bunlar da Cumhuriyet maskesi altında ayrımcılık yapmaya çalışıyorlar. Biliyorsunuz bir dönem alternatif Cuma namazları yapılıyordu. Bütün millete, islam alemine ait olan bir değer hayasızca istismara yeltenilmişti tuttu mu tutmadı. Bugün de CHP aynı şeyi yaparak ayrımcılıkla ayrıştırmaya yapmaya çalışıyorlar. Hiçbir farkları yok. Bizim sorumluluğumuz sadece millete karşı değil. Bunlar seçimde Hakkari'de BDP ile anlaştılar bir tane Türk Bayrağı açamadılar. Ulus'ta Türk Bayrağı ile dolaşmak kolay Hakkari'de neden dolaşamadın.

Bize göre Cumhuriyeti korumak demek Türkiye'nin demokraside, ekonomide diğer bütün alanlarda dünyanın en güçlü ülkelerinden biri haline gelmesi için çalışmak demektir. Türkiye Cumhuriyetini dünyadaki yerine yakışır bir duruma getirmeye çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyetini 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına getrime çabasındayız yani biz 2071 hayalini kuruyoruz bunlar ise Türkiye'yi 89 yıl öncesine götürmenin peşindeler. Aramızda böyle bir fark var. Kimin derdi muassır medeniyeti üzerine çıkmak bunu benim milletim çok iyi görüyor. CHP'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum. Cumhuriyet büyüyen bir ekonomi ile mi yoksa krizle çöküşün eşiğine gelince mi güvence altındadır. Cebinde Ay Yıldızlı pasaportumuzu taşıyanlar 10 yıl önceki durumunu hatırlasın bugünkü duruma baksın. Siyaset yapmak kimseyi köreltmemeli, adaletten uzaklaştırmamalı. İktidara talip olmak başka birşey bunun için Türkiye'nin ve dünyanın gerçeklerine gözlerini kapatıp herşeyin kapkaranlık olduğunu iddia etmek başka birşey. Eksikler varsa eleştirin, daha iyisini yapmak için düşünceleriniz varsa memnun oluruz teşekkür ederiz. Sadece ve sadece bizi yıpratmak, bizim önümüzü kesmek adına bu ülkeye bu millete zarar verecek girişimlere girişmeyin. Hepimiz aynı gemideyiz. Biz bütün bunların milletimiz nezdinde kıymeti olmadığnı biliyoruz ama yaşananlar Türkiye'nin imajını yaralıyor.

SİNAN ERDEM'DEKİ OLAYLAR

Bunlar terörist holiganlar aynı şeyi yaptılar. O çirkinlikle salonu yine tahrik ettiler. Televizyonlar, dünyanın 100'e aşkın ülkesinde canlı yayınlanıyor. Türkiye biz 2020 olimpiyatlarına adayız. Böyle bir seyircinin olduğu ülkeye, şehre olimpiyat verilir mi? Ve yaptığımız incelemelerde aynı zihniyeti görüyoruz. Dün Ankara'nın Ulus'undaki zihniyet hangi zihniyetse Sinan Erdem'dek izihniyette aynı zihniyet. Biz bunlara rağmen bu mücadeleyi yürüttük bunlara rağmen yine yürüteceğiz. Durmak yok yola devam dedik çünkü. Ve bunlara rağmen bu ülkede millet bize iktidarı verdi. Bunlara rağmen yine bu yolculuğumuz devam edecek. Bizim yolculuğumuz kutlu bir yolculuk. Onun için bunun önünü kesmeye, bu sanal yapının gücü yetmez.

BAL BAL DİYEREK AĞIZ TATLANMAZ

Terör örgütü saldırılarını sürdürüyor, bir polis memurumuz şehit oldu. Buradan kendisine rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum. Bu saldırıdan hemen sonra yapılan operasyonlarda 8 terörist etkisiz hale getirildi operasyon sürüyor. Silahlar bırakılsın diyorlar nasıl bırakılacak? Sen geleceksin benim nöbette olan polis memurumu roketatarla şehrin içinde şehit edeceksin ee operasyon yapılmayacak böyle bir mantık anlayış olur mu? Benim Güneydoğu'daki kürt kardeşlerimi de devlet operasyonlar yapıyor biz de onun için PKK ile bunu sürdürüyoruz. Bu anlayışla sonuna kadar mücadele etmeye mecburuz. Biz şehitlerimizin acısını etkisiz hale getirilen terörist sayısıyla asla ölçmüyoruz. Barış sadece bizim çabamızla devletin güvenlik tedbirleri ile gerçekleşemez. Terörle mücadele işbirliğini gerektiriyor. İktidarı ile muhalefeti ile aynı yöne bakamazsak başarıya ulaşmamız zorlaşır. CHP diyor gelin Meclis'te çözelim tamam gel çözelim. Biz şuanda yürütmeyiz elimizden geleni yapıyoruz sen Meclis'te çözme adına ne öneriyorsun. Senin önerdiğin Ulus'ta toplanarak 1'i meclisi işgal etmektir. Var mı teklifin yok meclis'te çözelim demekle bu iş çözülmüyor. Bal bal demekle ağız tatlanmaz.

SEN KUZU ŞİŞ GÖTÜR, CEZAEVİNDEKİ ÖLSÜN ÖYLE Mİ?

Terör örgütü Cezaevindeki yandaşlarına ölün talimatı veriyor. Ölüm oruçlarına gerekçe olarak cezaevi şartları ile uzaktan yakından ilgisi yok. Öncelikle şunu belirteyim TV'lerde çıkıp birileri bu süreci acıte etmeye çalışıyorlar ama ben gerçekleri konuşmak zorundayım. Cezaevindekilerin canı sağlığı onuru devlete emanettir. KCK'ya BDP'ye ve PKK'ya değil. ihlassondakika Cezaevlerinde kötü olayların yaşandığını biliyoruz geçmiş dönemlerde. Cezaevinde yatmış bir başbakan olarak bu duruma kayıtsız kalmam mümkün değil. Biz hükümete geldiğimizden bu yana her türlü düzenleme iiçin gereğini yaptık. Aleyhte bu hususta en ufak bir rapor yoktur. Tutuklu ve hükümlülerin insan haklarına uygun muamele görecekleri bir sistem kurduk. Daha yeni Adalet Bakanı'mızı gönderdik. Hepsi de herhangi bir talebinin olmadığını bayramdaki açık görüşü de bayrama sığdırmaya sığmayanları da bayram sonrasında yürütüldü. Her türlü şikayet ve talepe daima duyarlı olduk. Anadilde görüşme yasağını AK Parti kaldırmıştır. Bizzat benim genelgemle biz bunu kaldırdık. Anadilde savunmayı da gündeme alan biz olduk.

ÖLÜM TÜCCARLIĞI YAPIYORLAR

Bir taraftan açlık grevi diyorlar. Bunu söyleyenler çok enteresan 17 Temmuz 2012'de Kasrı Kanca'da bir milletvekilinin evinde şuanda BDP'nin eş başkanı oturmuşlar kuzu kebabını yiyorlar. Orada kuzu kebabı yiyorsun öbür tarafta da Cezaevinde olanlara ölün diyorsun. Ben sevgili Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Sizi aldatanlara dikkat edin. Onlar kuzu şiş götürürken içerde olanlara da ölün diyorlar, aç kalın d iyorlar. Bunların samimiyetine nasıl güveniyor inanıyorsunuz. Bu iş o kadar kolaysa buyursun kendileri yapsınlar. Açlık grevindekilere özgürlük değil sadece terörist başına özgürlük. Eylem emrini verenler hepsi de dışarda olanlar asla böyle bir eylemde yer almayan konforlarını tehlikeye atmayan terör baronları. Ölüm oruçlarına gerekçe olan konuları siyaset zemininde dile getirmesi gereken siyasi partiye bakıyorsunuz hala kandili imralıyı işaret ediyor. Siz önce çıkın bu intiharlara sevk eden terör ağalarını sorgulayın. Hiç kimsenin çocukların bedeni üzerinden kendi siyasetini yürütmeye kendi davasını gütmeye hakkı yoktur. Burada bir toplumun çıkarları söz konusudur. Devlete dağda öldürmekle şantaj yapılamayacağı gibi cezaevinde ölmekle de şantaj yapılamaz. Devlet şantaja da dayatmayada tehdide de boyun eğmez pabuç bırakmaz. Terör örgütü ve yandaşları Cezaevlerindeki insanların yakasından ellerini çekmelidir. Biz, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz. Onlar ölüm tüccarlığı yapıyorlar. Ölümler üzerinden siyasi menfaat yapmaya çalışıyorlar.

Eğer çocuklarınıza işkence yapıyorlarsa aç bırakılıyorsa gereğini biz yaparız biz sizinle beraberiz. Sorumlusu kimse derhal yakasına yapışırız. Ama bunun tam aksine devlet şefkati ile vatandaşını kucaklarken başka zeminde yürütülen tartışmalar için çocuklarınızın hayatı tehlikeye atılıyorsa burada en büyük sorumluluk sizlere düşüyor. Çocuklarınızla aranıza terör örgütünün girmesine lütfen izin vermeyin. Siz, çocuklarınızı yanınıza getirin, boyunlarına sarılın onları doya doya öpün. Bu gönlümüzün kalbimizin sesi. Gönlümün vicdanımın sesiyle konuşuyorum. Gelin aramızdan bu terör örgütünü ve onların kukla siyasetçilerini aramızdan çıkartalım. Geçtiğimiz ay yaptığımız büyük olağan kongremizde gündemde olan konularımıza ilişkin yol haritamızı ortaya koyduk. Bunları terör örgütü zorladığı için değil doğruluğuna inandığımız için yapmak istiyoruz. Bunu zaten 14 Ağustos 2001'de açıkladık. Biz bu hakları sadece kürt halklarımız için değil tüm vatandaşlarımız için getiriyoruz. Biz istiyoruz ki 75 milyon vatandaşa ayrım yapılmasın. Herkes birlikte yaşasın. Biz istiyoruz ki farklı inanç grupları olanlar devletini kendine yakın görsün. Laiklik bu değil mi? Birilerinin güvence altında olması diğerlerinin ötelenmesi değildir laiklik. Ama bizim ülkemizde Ak parti iktidarına kadar bazı inanç grupları ötelenmiş dışlanmış veya zindanlara mahkum edilmiş ama diğerleri de laiklik adı altında koruma güvence altına alınmıştır. O devir geride kaldı.

HAKKARİ'DEKİ OLAYLAR

Haftasonu yine bir 3 kasım günü Kızılcahamam'da genişletilmiş milletvekili toplantımızda 10 yıllık iktidarımızın kapsamlı bir değerlendirmesini hep birilkte yapacağız. Ben burada geçen Pazar günü İstanbul'da yaşanan bir hadise üzerinde durmak istiyorum. Kızılcahamam'dan bir ses olacak bu ve burada sadece AK Parti iktidarı olarak değil muhalefeti ile hep birlikte el ele yeni bir adımı atmamız lazım. Ülkemizin bazı yerlerinde özellikle Güneydoğu'da özellikle bugün bakınız parlamento içinde olan bir parti terör örgütüne destek vermek suretiyle okulların boykot edilmesini istiyor. Şuanda bir ilimizde ciddi oranda çocuklar cebren tehditle okullara gönderilmiyor. Bu nasıl özgürlük bu nasıl demokrasi anlayışı. Ya sen çocukları tehditle okullara göndermeyeceeksin ondan sonra özgürlükten bahsedeceksin. Aileler kendi iradelerine bırakılmayacak ondan sonra özgürlükten bahsedeceksin ondan sonra devlet müdahale etmesin d iyorsun nasıl müdahale etmeyeceğiz tabii ki edeceğiz. Bu çocukların özgürlüğü var. Sen bu parlamento çatısının altındaki bir siyasi parti olarak nasıl oluyor da bildiriler dağıtıyorsun. Özgürlüğe terssin, senin kitabında eğitimde özgürlük yok. Siz çocukları dağa kaçıran terör örgütü ile dayanışma içerisindesiniz. O yavrucakları da kalkıyorsun 7-8 yaşındaki çocukları okula gitmekten alıkoyuyorsun. Bu üzüntü verici değil de nedir? Onlar kolejlerde okuyorlar. Onlara mahrumiyet yok onlara özgürlük var ama Hakkari ilimizde yok. Çağrıları Türkiye'ye tabi. Türkiye genelinde böyle bir yaklaşımı göremiyorlar. Belli bir ile ilçeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Onu da çözeceğiz.

CHP liderinin bugün yine Meclis'te sulandırılmış bir müracaat var şahsımla alakalı. Ben sizlere havale ediyorum ben de Almanya'ya yola çıkacağım biliyorsunuz. Bizim işimiz var bunların işi yok biliyorsunuz. Biz bugün inşallah Almanya'da büyükelçilik binamız Berlin'in en güzel yerinde modern bir binanın açılışını yapacağız. Yarın da Almanya Şansölyesi ile çalışmamız olacak. Yarın akşam nasip olursa ülkemize döneceğiz. Bu düşüncelerle TBMM'ye ve grubumuza iyi çalışmalar diliyor, sizleri bir kez daha sevgi ve saygı ile selamlıyor hepinizi Allah'a emanet ediyorum' dedi.

İhlas Son Dakika

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum