BDP’ye ETA uyarısı

BDP’ye ETA uyarısı
Yıllarca BASK ve ETA sorunuyla boğuşan İspanya’daki temaslarını değerlendiren Başbakan Erdoğan, bu ülkenin sorunu, siyaseti terörize edenleri ayıklayarak çözmeye hazırlandığını belirterek, BDP’ye uyarıda bulundu: “Siyaseti terörize edersen önünü kaparlar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İspanya dönüşü sırasında Ana Uçağı’nda yine gündeme değiştirecek açıklamalarda bulundu. Meclis’e sevk edilen dokunulmazlık tezkeresi, PKK’nın silah bırakma tartışmaları, yarım asırdır ayrılıkçı terörist gruplarla mücadele eden İspanya’nın bugün geldiği noktadaki durumunun Türkiye ile karşılaştırması, Suriye ve Irak’taki gelişmeler, Birleşmiş Milletler’de bugün yapılacak Filistin oylaması, BM’nin yapısına yönelik itirazı ve sona yaklaşılan Ergenekon davası konularında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Türkiye ile İspanya arasındaki ticareti de değerlendirdi. İşte Erdoğan’ın Türkiye’ye dönüş yolunda söyledikleri:

İSPANYOL GİRİŞİMCİLERDE PARA VAR

Verimli görüşmeler yaptık. CEO’larla yaptığımız toplantının yanında, dar kapsamlı yaptığımız toplantılar oldu. Türkiye de yatırımları olan firmalar. Güçlü firmalar bundan sonraki süreçte arttırarak yatırımlarını sürdürmek istiyor. Hatta getireceklerimiz var diyorlar. Yatırım destek ajansı sürekli bunlarla irtibat halinde. İspanya’nın içindeki bu sıkıntı sebebiyle dışarıya açılmayı daha uygun buluyorlar. Dışarıda yatırımlara gidiyorlar. Girişimcilerinde para var. Mekke Medine arasında İspanyolların hızlı tren hattı inşası var. Orada Yapı Merkezi diye bir firmamız çalışıyor. CHP’li Ersin Arıoğlu’nun firması. Biz başka partiden diye ayrım yapmadık destek oluyoruz. Mekke Medine arasında bizimkiler de devrede. Eskişehir İstanbul arasını Çin-Türk konsorsiyumu yapıyor. Yeni gelen Çin başbakanı ile yeni adımlar atacağız. Bugüne kadar onunla konuşuyorduk bu işleri.
İRLANDA’NIN AB DÖNEM
BAŞKANLIĞINDA CANLANMA BEKLİYORUZ
İspanyol Başbakanın Türkiye’nin AB yolunda destek verilmesi önündeki sözlerini nasıl değerlendirdiniz? Bir hızlanma olacak mı?
Beklenebilir. İrlanda ile bu noktada yeni bir canlanma olabileceği kanaatindeyim ama biz Güney Kıbrıs ile zaten her şeyi donduracağımızı söylemiştik. Rumlarla bu dönemde herhangi bir çalışma olmayacağını söylemiştik. Bir ay sonra İrlanda başlayacak. Bu dönemde yeni bir canlanma gelecektir. Bir de tabii Fransa’daki yeni yönetim olaylara daha farklı yaklaşabilir. Tabii bunlar benim düşüncem.
Herhangi bir sinyal aldınız mı?

Var. Farklı düşünceler içindeler. Merkel’de daha farklı olumlu görünüyor. Yeni dönemde fasıllarda açma kapama olmalı. Bunun yeniden başlaması, bizim ekiplerimizi de tabii çok daha hareketlendirebilir.
Fasıl açılmasını konuştunuz mu?

Kendisiyle çok farklı şeyler de konuştuk. Mesela vizelerin kalkması yönünde.. AB’de para birliği var mesela. İngiltere uydu mu uymadı. Gelin farklı bir şey yapalım, siz bize karşı vizeyi kaldırın biz de size karşı kaldıralım. Ne olacak yani AB sizi atacak mı? dedim.
Böyle bir durumdan shengenden çıkması gerekmez mi?
Hayır. ‘İkili anlaşma yaptım’ der. İstisna durumlar olabiliyor demek ki. Bütün mesele o ülkenin ortaya koyacağı tavırdır ortaya koyacağı özgüvendir. İspanya gibi bir ülke bunu yapabilir. ‘Çalışalım görüşelim’ dediler, vize konusunda ne yapılabilir bakacaklar. ‘Hayır olmaz’ demediler. İlgililere talimat verdi.

AB ile ilgili süreci hızlandırma amaçlı batı başkentlerine tazyik amaçlı bir seyahatiniz olacak mı?
Yakında zaten bir Brüksel seyahatimiz var. Bu arada tabii AB üyesi ülkeler bize geliyor biz onlara gidiyoruz. İrlanda’nın dönem başkanlığı sırasında bir teklif daha getirdik. Aznar başbakanken, o dönemde biz AB liderler zirvesine katılıyorduk. Sarkozy ve Merkel gelince bizi liderler zirvesinden çıkardılar. Bu işin iki faili var. Shröder’le olsun Chricac’la olsun temaslarımız vardı. Hollanda da dönem başkanlığında sıkıntılı bir zirve oldu. Ayrılıyorum dedim. Aşağıda 6-7 kişi oldular. Konuştuk onlar kesin bir tavır koydular, herhangi bir endişeye gerek yok biz bu işi çözeceğiz dediler. 2 fasıl o zaman açtık.

SURİYE’DE BM GÜVENLİK KONSEYİ’NİN YAPTIRIMI İŞE YARAR

Suriye’deki katliamı uluslararası hukuk açısından durdurmanın yolu yok mu?
Lahey’e giderseniz. Ama o kararın yaptırımı neresidir derseniz öyle bir gücü yok. BM güvenlik konseyi devreye girmiş olsa oradan karar çıksa orada yaptırım var. Bu yaptırımı istemeleri halinde var. Pazartesi günü Putin geliyor. Onla bu konuları enine boyuna görüşeceğiz. Şu anda bir yerde kilit Rusya’nın elinde. İran bile kilit olmaktan çıkmış vaziyette. Rusya’nın tavrı çok önemli. Eğer Rusya olumlu yaklaşım sergilerse İran’da durumu gözden geçirecektir. Şu anda bizde bir şeyi biliyoruz ki ciddi manada muhalefet orada güç kazanıyor.
ABD’den değişik sinyaller alıyor musunuz?
Ocak’ı görmek lazım. Muhaliflerle konuştuğumuz da hep silah beklentilerini dile getiriyor. Zannediyorum muhalefet o temini yapıyor ki mücadeleyi sürdürüyor. Beşşar’ın karada mücadele gücü yok. Havadan yapıyor.
Uçuşa kapalı bölge olmaz mı?
BM Güvenlik Konseyi bir karar almadıktan sonra orada yapılacak her türlü yerleşim ciddi sorun çıkarır. Irak’ta örneğini gördük çok sakıncalı oldu.

ABD’NİN TAVRI TATMİN EDİCİ DEĞİL, İRAN-RUSYA-ÇİN BELİRLEYİCİ

ABD’nin yaklaşımı tatmin ediyor mu?
ABD şu ana kadar tatmin edici bir yaklaşım göstermedi. Ama seçim dendi, seçimden sonra durum değişebilir gibi ifadeler kullanıldı. Seçim yapıldı artık yeni kabine deniyor. Bayan Clinton’un ayrılması gündemde vs bunlar konuşuluyor. Ne olur ne biter onu ondan sonra konuşmak mümkün. Benim üzerinde durduğum konu özellikle Rusya Çin İran üçlüsünün yaklaşımı önem arz ediyor. İran şu anda İran da Rusya’nın tavrını bana göre belirleyici bir durumdur. Çinin tavrı belirleyici. Onların tavrındaki değişiklik bölgeyi etkiler.

Son dönemde batılı ülkelerden Suriye muhalefetiyle ilgili endişeler dile getiriliyor. Radikal hareketlerden bahsediliyor?

Saçma sapan bir şey. Suriye de şu anda bir koalisyon oluştu. Birçok ülke kabul ediyor bu yapıyı. Batı kabul ediyor. Tanımaya başladı. Kendilerine ülkelerinde ofis açma izni veriyorlar. Geçenlerde koalisyonun başı olan arkadaşımız Muaz El Hatib Ankara’daydı. Görüştük. Bu koalisyonun içinde aynı zamanda bir de Hıristiyan var. Çok farklı yapıların temsilcileri koalisyonun içinde. Fakat buranın özelliği arazi ile Suriye dışını bütünleştirmesi. Daha önceki konseyde bu yoktu. Hepsi dışarıda olanlardı. Şimdi konsey var, ayrıca arazide olanlarla dışındakilerin bütünleşmesi var. Onun içinde batı bunları kabul ediyor. Şu anda da yoğun bir şekilde çalışmanın içindeler. Muhalif güçlerde belli destekleri şu anda aldıkları içinde Suriye’deki bütün imkansızlıklara rağmen mücadeleyi başarılı şekilde sürdürüyor.
‘Daha uzun sürebilir’ deniyor Esed’in düşüşü. Destek alabiliyor musunuz batıdan?
Batı destek verir vermez ayrı. Çok daha farklı yerlerden muhaliflere destek geldiği için mücadeleyi sürdürüyor. Ama bu imkanlar onlara temin edildiği içindir ki muhalifler süreci götürdü.
Mülteciler açısından da destek verilmiyor.

Lojistik noktada biz belli bir şey gelmiyor. BM’ye söylüyoruz. Çadırdı battaniyeydi bir şey değil. Ülkemdeki hayırsever yapıyor zaten bunu. Van’dan konteynerleri oraya taşımaya başladık. Belli tedbirleri zaten arttırıyoruz. Hali vakti yerinde olanlar da ev kiralıyor. Üzücü şey de şu maalesef kiralamada da bizim vatandaşlarımız fırsattır deyip. Çok çirkin.

SİLAH BIRAKSINLAR KANDİL’DE DE KALABİLİRLER

PKK’ya yönelik silah bırakırlarsa giderler açıklamanız çok tartışıldı. Bu yeni bir şey değil. Silah bırakıp farklı yerlere gitmek isteyenler varsa olabilir.
Bu açıklamanıza tepki geldi mi?

Tepkilerin kimden geleceği belli. Alıştık artık. Biz kendi düşüncemizi söylüyoruz. Silahların susması değil bırakılması. Susma diye bir şey olmaz. Kandilde duruyorsa dursun orda. Eylem olursa aynı şekilde operasyonlarımız sürer.
Daha önceki açılım sürecinde üst düzey kademenin üçüncü ülke gitmesi görüşü vardı. Açlık grevlerini bitişiyle yeni bir süreç mi başladı, daha önce süreçler oldu onlar bitti. Gerekirse İmralı’ya gönderirim dediniz. Yeni bir noktada mıyız?

Saptırmayalım. Söylediklerimin arkasındayım. Akşam başka sabah başka demem birilerinin dediği gibi. Beni farklı kılan o. Bizim milli birlik ve kardeşlik projesi ile ilgili söylediklerimiz neyse hala arkasındayız. Zerre kadar sapmamız olmaz. Ama İmralı’yla ilgili olayda da biz daha önce siyasetçi olarak görüşmeyiz akmüzere mücadele noktasında da İmralı’da kiyle neyin mücadelesini yapacağım. Mahkum olanla da bizim istihbarat teşkilatımız kalkar görüşmelerini yapar. Niçin yapar terör olaylarına eğer bir fayda elde edilecekse tutar görüşmelerini yapar. Kalkıp da siyasetçi olarak ben teröristle herhangi bir vekil arkadaşımı görüştürtmem. Bunlar geçmişte yapıldı vekilleri ta Bekaa’ya kadar gönderdiler. Teröristle sarılıp kucaklaşanlarla kalkıp da görüşmemarkadaşlarımında görüşmesinesıcak bakmam. Benim haberim olmadan görüşmüştür ayrı ama haberim olduğu anda kesinlikle böyle bir şeyi doğru bulmam. O işe karışmayanlarla siyasi parti olarak şu ana kadar arkadaşlarım, adalet bakanım görüştü görüşüyor. Ama hiçbir zaman sözlerini tutmadılar tutmuyorlar.
PKK’ya destek veren ülkeler için içişleri bakanımız açıkladı. 4. Ülke olarak da İran’ı saydı. İran’ı dahil eden bir çizgimiz var mı?

İran’ın da destek verdiği ifadesi biraz ağır olur. İran’ın içinde PJAK var o da PKK’nın kolu. Bizim İran’a söylediğimiz şudur. Şu anda İran PJAK’a karşı geçmişte verdiği mücadeleyi vermiyor. Orda yumuşama var. Burada ortak mücadele platformunun devam etmesini isteriz. Pakistan’da da söyledim.
Neye bağlıyorsunuz bu gevşemeyi. Suriye meselesi mi tetikledi?

Olabilir. PKK liderinin yakalanması iadesi konularında birçok teori ortaya atıldı. O konularda farklı şeyler var. Esed mesela gazeteci Cüneyt’i bıraktı Beşşar’ı bırakmadı. Cüneyt’i ve güya Beşşar’ı da almaya gittiklerinde hanımı da gelmiş sınıra. Seni alamayız demişler. Beyimi göremiyorum deyince ‘sen beyinin sağ gelmesini istiyorsan ısrar etme’ demiş sınırdaki rejim yanlıları. ‘Sen gelme’ diyorlar.
Yaşıyor mu yaşamıyor mu bilgi edinememişler mi?
CHP’liler Beşşar Esed ile konuştu. Güya onlar nerde olduklarını bilmiyormuş. Böyle bir şey olabilir mi ? Temennimiz hayattadır inşallah. Bu nokta da daha önce söylediğimiz şeyler var. 17 yıl yargılamadan cezaevlerinde tuttukları var. Ben rica ettim cumhurbaşkanımız rica etti sonra bıraktılar. O cezaevlerinde neler var neler.

Darbeleri araştırma komisyonu önerilerini sıraladı. Daha güçlendirilmiş kalıcı bir komisyon ya da kuruldan bahsedildi. Hatta bakanlık önerileri bile dile getirildi.?
Şimdi konuşursam yanlış olur. Arkadaşlarımla değerlendireyim her işi istişare ederiz. Demokrasi Bakanlığı gibi bir öneriden de bahsediliyor
Bakanlık pazarı kuracak değiliz. 35 bakanlık aldım. 25 e indirene kadar akla karayı seçtim. Keşke 15’e indirebilsek. Her başlığa bir bakan tayin etmek değil mesele. O başlıkların hepsinin bir sorumlusu var. Bütün bunların hepsini demokrasiyle ilişkisi var. Biz şimdi aile bakanlığını getirdik. Şimdi kadınlara ait bakanlık yok oldu diyenler oldu. Kadının statüsü bölümü var. Aile dediğinin kadın. Kadına karşı çıkanlar aileye karşı çıkıyorlar. Ana ifadesine karşı çıkanlar var. Analığı kabul etmiyorlar kadın demiyorsun diyor.. kadının yüceldiği en yüksek makamı analık olarak görüyorum o farklı görüyor. Anlaşamadığımız yerler var. Ben bir çocuğun anne annenin de yavrum dediği anı hiç bir şeye değişmem.

ERGENEKON DAVASI DAHA HIZLI YÜRÜYEBİLİRDİ

Ergenekon sona geldi savcı mütaalasını verecek? Hızından memnun musunuz?
Hız memnun edici değil. Daha hızlı olabilirdi.
Anayasa ile ilgili olarak ‘yılbaşına kadar bekleriz olmazsa kendi yöntemlerimizle yürürüz’ demiştiniz. Süre bitiyor ama anayasa da pek umut yok gibi... Artık bir heyet olarak yürümekten öte budan sonra ki süreçte anayasayı yapabilecek partilerin kendi aralarında bir gücü olursa onlarla devam edilir. Gerekli çoğunluğa sahip olan partiler böyle bir şeyi yaparsa olur. Başka türlü olmaz.

SİYASETİ TERÖRİZE EDERSEN ÖNÜNÜ KAPARLAR

Silah bırakanlar istedikleri ülkeye gidebilirler çıkınız oldu. Osman Öcalan’ın yerini biliyorsunuz ama bir hareket yok. Gidenler, gittikleri yere yerleşirler aile hayatına karışırlarsa peşlerine düşer misiniz?
Bakın burada İspanya’da Bask onları konuştuk. Zapatero’nun yerine gelen yeni başkanlarıyla konuştuk. ‘Ne yaptınız ne ettiniz?’ dedim. Çok açık silahı bıraktık. Siyasetten çektik diyor. Bunlar siyasetteydiler siyaseti de bunlar siyasete yakışır şekilde yapmadıklarını. Aynen bizdekiler gibi. Ve biz de onları çektik. Silahı da bıraktırdık. Şu anda zaten bizdeki gibi değil sayıları. Sayıları çok daha fazla fazlaydı. Şu anda diyor iş yoluna giriyor. Bitecek bu iş diyor. Onlara da değişik yerlerden destek olmuş Bask’a..
Şu anda İRA da BASK da ETA da hepsi şu anda Türkiye’dekilerin benzeri değil. Çok farklı. Medyada sık sık atıf yapılıyor ama durum öyle değil.
Eğer siyaseti terörize edersen önünü kaparlar. Siyaseti siyaset gibi yaparsan herkes de seni alkışlar.

KORKAKLARIN AĞIRLIKTA

OLDUĞU BİR DÜNYA VAR BM’nin yapısını sorgulamanız AB’de nasıl karşılanıyor?
AB üyesi ülkeler avantajlı. Şöyle avantajlı İngiltere ve Fransa daimi üye. Yarı daimi üye olarak da Almanya’yı görüyorlar. Dolayısıyla AB kıtası BM içinde güçlü. Ama buna rağmen mevcut durumdan rahatsız olanlar var. Almanya kendine çalışıyor. Japonya kendisi için çalışıyor. Oraya katılmak için. Biz olaya kendimiz açısından bakmıyoruz. Tüm kıtalar temsil edilsin. İnanç grupları temsil edilsin ve dönüşümlü olsun. Burada sadece ilk defa gelip görev alanlar değil 6 ay 1 yıl arayla neyse şu anda neyse BM güvenlik konseyiyle ilgili dönüşüm var 2 yıl 1 yıl sonra o kıtadan başka ülke olsun. Kimse değişmesin diyemez. Dediğim dedik diyemez. Bu başarılırsa dünya çok farklı bir yere gider.

Bu görüşleriniz karşılık buluyor mu?

Karşılık buluyor da korkakların ağırlıkta bir olduğu dünya var. Geçen yıl Filistin’le ilgili olumlu yaklaşım gösteren ülkelerden bir tanesini aradım şimdi çekimser davranıyor. Çekimser davranırsan bu ‘hayır’ demektir. Geçen yıl öyle demedin. Yani ‘bak dedim bu aramızdaki münasebetleri sıkıntıya sokar. Sen bizi üzersin’ dedim. Sadece bir oyu var, çok güçlü bir ülke değil. Bizim desteğimizi de alabilen bir ülke. Bu sene niye değiştin! Demek ki bir yerlerden baskı görmüş.

FİLİSTİN’E BM’DE GEÇEN SENE VERİLEN DESTEK ÇIKARSA NE ALA
29 Kasım Filistin oylaması var BM’de. Umutlu musunuz?

Elimizden geleni yapıyoruz Ahmet beyi de gönderdik bugün; geçen yıl verilen destek verilirse ne ala. Verilmezse sıkıntı doğabilir. İçinde sanki bölünme var gibi. İspanya bugünkü görüntüsüyle olumlu bir sinyal verdi. 7-8 ülkenin olumlu yaklaşım göstereceğini söyledi. Onlar da gayret ederse belki sayı biraz daha hareketlenebilir.

İbrahim Acar / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum