'Cumhurbaşkanı türbanın rövanşını alıyor'
TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Kemal Kılıçdaroğlu, rektör atamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı makamına oturmasının, Türkiye'de önemli bir kırılma sürecini başlatacağını, bunun Cumhuriyetle hesaplaşma anlamına geleceğini daha önce dile getirdiklerini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Bugün geldiğimiz noktada Sayın Gül'ün bırakınız tarafsızlığını korumak, bir parti yetkilisi gibi gece yarıları Başbakanla farklı mekanlarda, kamuoyundan gizli olarak görüşmekte sakınca dahi görmemiştir. Bu da Sayın Gül'ün hala eski partisinin bir neferi gibi çalıştığını açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Gül'ün, AK Parti'yi memnun edecek ilk icraatının YÖK Başkanı'nı atamak olduğunu belirterek, YÖK Başkanı'nın üniversitelerde türbanı serbest bırakan genelgesini hatırlattı. Kılıçdaroğlu, "Anayasa Mahkemesinin son kararı Sayın Cumhurbaşkanını ve YÖK Başakının konumlarını bir kez daha tartışmalı hale getirmiştir. Cumhuriyeti ve devrimlerini içlerine sindiremeyenler bulundukları koltuklardan ayrılmak zorundadırlar" dedi.
Düne kadar üniversitelere en ağır eleştirileri yöneltenlerin, son atamalar karşısında suskun kaldıklarını memnuniyetlerini gösterdiklerini savunan Kemal Kılıçdaroğlu, "Rektör atamaları ile türban olayının rövanşı alınmak istenmiş, bir öç psikolojisi ile hareket edilmiş ve o dönemin etkin rektörlerinin tasfiyesi amaçlanmıştır" dedi.
Rektör atamalarında temel koşul olarak AK Parti'ye bağlılığın arandığını savunan Kılıçdaroğlu, bazı üniversitelerde en yüksek oyu alan adayların YÖK Başkanı tarafından Cumhurbaşkanlığına bildirilmemesini de "YÖK Başkanı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın günahını hafifletti" ifadeleriyle değerlendirdi.
Dicle Üniversitesi Rektörünün AK Parti'den, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörünün ise Refah Partisi'nden aday olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, üniversitedeki öğretim görevlilerinin yüzde 15'inin oyunu alan ve buna rağmen ataması yapılan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü'nün AK Parti Akhisar İlçe Teşkilatı yöneticisi olmasının rektör seçilmesinde etkisi olup olmadığını sordu.
"EN ÖNEMLİ HEDEFLER TÜRBAN KARARINA DİRENÇ GÖSTEREN REKTÖRLERDİ"
Kemal Kılıçdaroğlu, röktör seçimleri için startın çok önce verildiğini savunarak; "En önemli hedefler türban kararına direnç gösteren rektörlerdi. İnönü ve Akdeniz Üniversitesi bu anlamda önemli hedeflerdendi. Akdeniz Üniversitesinin Atatürkçü, çağdaş rektörü, birinci olmasına rağmen YÖK tarafından üçüncü sıraya getirildi. Demokrat Cumhurbaşkanımız da Sayın Akaydın'dan türbanın rövanşını aldı" dedi.
"732 mi büyük, 384'mü büyük ?" diye soran Kılıçdaroğlu, Gazi Üniversitesi'nde yarı yarıya bir fark elde eden Kadri Yamaç'ın YÖK tarafından Cumhurbaşkanı'na bildirilmemesine de tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Bu nasıl bir özerk üniversite mantığıdır ki Sayın Cumhurbaşkanının atamalarından sonra üniversitelerde toplu istifalar yaşanmış, protestolar yapılmıştır. Bunlara kulaklarını tıkayan Sayın Cumhurbaşkanı, görevini yapmanın huzuru içinde tatile çıkmıştır, ancak zamanı gelince bunların hesabı sorulacaktır" dedi.
Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Sezer döneminde yapılan atamaları CHP'nin niçin eleştirmediğini sorması üzerine Kılıçdaroğlu, "AKP yandaşı medyanın haksız eleştirilerine katkı yapmamak için, Cumhuriyeti korumak adına doğru davranışlardır. Bugün bir yüksek mahkeme bir karar veriyor, AKP'yi laikliğe karşı eylemlerin odağı haline getiriyorsa, içlerinden Sayın Cumhurbaşkanı da varsa ve on küsur hakim tarafından onaylanıyorsa, artık Sayın Cumhurbaşkanı'nın durumu tartışmalı hale gelmiştir" diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.