'Hükümet sadaka kültürüyle hareket ediyor'
AK Parti'ye karşı etkin bir muhalefet bulunmadığını, ana muhalefetin din üzerinden siyaset yaptığını belirten Yazıcıoğlu, terörün Türkiye'nin çevresiyle ilişkilerini artırdığı dönemlerde yükseldiğine dikkat çekti.
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Kamu Görevlileri Derneği(KAMU-DER) Başkanı Cevdet Baştuğ ve beraberindeki heyeti kabul etti. KAMU-DER Başkanı Baştuğ, Başbakan Erdoğan'ın memur sendikalarının tek çatı altında toplanması fikrine katıldıklarını belirterek, işçiler gibi tek elden toplu görüşmelerin yürütülmesinin daha etkili olacağını kaydetti.
BBP Başkanı Yazıcıoğlu, toplu görüşmelere katılan memurların; grevli, toplu sözleşmeli görüşme hakları olmadığı için hükümete sadece dert yandıklarını kaydetti. Memurların dayatma kültürüyle daha kötü durumda olan kesimlerin örnek gösterilerek ikna edildiğini aktaran Yazıcıoğlu, sendikaların hükümetin arka bahçesi haline gelmemesi gerektiğini ifade etti. Enflasyonun hedefin iki katı artmasına rağmen hükümetin simit hesabıyla zam yapmayı sürdürdüğünü dile getiren Yazıcıoğlu, "Hükümet bu sene memurlarla yine sadaka kültürü anlayışıyla zam yapma düşüncesini sürdürmektedir. Adeta haraç keser gibi hala vergi alınmaktadır. 200-300 bin YTL'si olandan, borsaya para yatıran yabancı sermayeden vergi alınmamakta, öteki taraftan asgari ücretliden vergi alınmaktadır. Adalet bunun neresinde. Adında adalet olan partiye soruyorum." diye konuştu.
TÜİK'in araştırmasında 4 kişilik ailenin mutfak masrafının 1.000 YTL olduğunun açıklanmasına rağmen asgari ücretin 500 YTL, yeni memurun ise 700 YTL maaş ile yaşamaya mahkum edildiğini aktaran Yazıcıoğlu, kamu çalışanlarına köle muamelesi yapıldığını söyledi. Milletin ev, araba kredisiyle borç batağına sürüklendiğini bildiren Yazıcıoğlu, devletin vatandaşını soydurmamasını, kandıranlarla ortak olmaması gerektiğini dile getirdi.
İktidar karşısında mualefet olmadığını aktaran Yazıcıoğlu, "Ana muhalefet din üzerinden siyaset yürütmektedir." diye konuştu. Yazıcıoğlu, ana muhalefet partisinin halkı iki kutuplu bir yapıya sürüklediğini kaydetti.
Kafkaslar'da yüzyıllardır özgürlük mücadelesi veren gruplar olduğunu hatırlatan Yazıcıoğlu, Kafkasları tek bir pakt altında toplamanın kolay olmadığına değindi. Sınırları, siyasi argümanları ve Kafkas topluluklarının ne olacağının askıda olduğunu belirten Yazıcıoğlu, "Stratejik olarak Türkiye'yi her açıdan etkileyen coğrafyada çatışmaları Türkiye'nin uzaktan izlemesi doğru olmaz. Türkiye inisiyatifi ele almalıdır. Kastedilen ittifakın ne olduğunun daha anlaşılır olması lazım. Asırlardır ezilen halkların mağdur edildiği bir pakt başarılı olamaz." dedi.
Türkiye'de son günlerde artan terör hakkındaki görüşleri sorulan Yazıcıoğlu, terörle ve terörizmle mücadelede çok kararlı olunması gerektiğini hatırlattı. Terörle mücadelenin sürdürülebilir olması için istihbarat çalışmasının içeride ve dışarıda tam destekle yürütülebilecek bir politika geliştirilmesi gerektiğini hatırlatan Yazıcıoğlu, "Türkiye bir sınır ötesi harekat yaptı. Bu yarım bırakılmaması gereken, sonuca ulaşılması gerekli bir harekattı. Tabi, yara çiğ kalmıştır." dedi.
Türkiye'nin gelişmesini istemeyen dış güçlerin Türkiye'nin yakın çevresiyle iyi ilişkiler içine girdiği dönemde terörü azdırdığına işaret eden Yazıcıoğlu, İstanbul ve Erzincan'daki patlamaların Türkiye'nin İran'la yakınlaştığı bir dönemde meydana geldiğine dikkat çekti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.