Başbakan Erdoğan'dan Fransa'ya Tepki!

Başbakan Erdoğan'dan Fransa'ya Tepki!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ASKON 8. Genel Kurulu'nda katılımcılara hitap etti.

Başbakan Erdoğan, ASKON 8. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada şunları kaydetti;

Bugün buraya Afrika'dan ayağımızın tozuyla geldik, oradan gönülden selamlar getirdik. Pazar günü başladığımız Afrika temaslarımız kapsamında beraberimizde bakan arkadaşlarımız ve 300'e yakın bir işadamı heyetiyle Gabon, Nijer ve Senegal'de çok verimli temaslarda bulunduk. Her 3 ülkede birebir ve heyetler arası görüşmeler yaptık, yine bu ülkelerde iş forumlarını gerçekleştirdik, şunu ifade etmeliyim ki, her 3 ülkede de çok büyük misafirperverlikle karşılandık. Dünya üzerinde başka bir millete nasip olmayacak şekilde halkın ve yöneticilerin sevgisine ve samimiyetine şahit olduk, özellikle bu aziz milletin bir ferdi olmaktan bir kez daha iftihar ettim, gurur duydum. Senegal'de ifade ettim, önemine binaen burada da tekrarlamak istiyorum, sömürgeciler Afrika kıtasına geliyor, büyük bir doymazlık içinde ne bulurlarsa acımasızca alıp götürüyorlar, elmas, altın, diğer madenler, gemilere doldurup götürüyorlar.

'SENEGAL TÜRKİYE İLE SAVAŞMAYA GELMİŞ'

Bu yetmiyor kıtanın altını boşaltmakla kalmıyor üzerinde yaşayan insanları da geçmişten bu yana köleleştirmek suretiyle gemilere doldurup ülkelere götürüyorlar, gerçekten büyük acılar, dramlar yaşanıyor. Birde zorla köylerinden toplayıp, askere alıp, cephelerinde kendilerini savaştırmak istiyorlar. İşte Senegal'le bizim böyle bir acı hatıramız var, 1915'te gemilere doldurdular onları ve bizim karşımıza diktirildiler. Ezan sesini duyunca Müslüman bir toplulukla savaştıklarını anlıyor ve İngiliz, Fransız toplarını imha etmeye başlıyorlar, ardından da sürgüne gönderiyorlar işte Afrika'nın böyle kara mı kara bir tarihi var. Afrika'dan önce Osmanlı'yı çıkardılar sonrada orayı kuruttular. Biz şimdi Türkiye olarak Afrika ile yeni bir süreç başlattık, 2008 yılında Türkiye-Afrika işbirliği zirvesine ev sahipliği yaptık, bu yıl bunun ikincisini düzenliyor. Şuanda 31 büyükelçiliğimiz var Afrika'da, bu sayı bir kaç ay içinde 34'e ulaşıyor. TİKA, Afrika'da 8 koordinasyon ofisi açtı, 2010'da 310 Afrikalı öğrenciye burs veriyorduk, bu yıl 1036 öğrenciye çıkardık bu sayıyı. 2002 yılında 1,7 milyar dolar olan ihracatımızı 2012'nin ilk 11 ayında 12 milyar dolara çıkardık yani 7 kattan fazla arttırdık. Biz bugün Afrika'ya tıpkı ecdadımız gibi bakıyoruz, Afrika'yı bir elmaslar, tabii kaynaklar kıtası olarak değil, dostlarımızın, kardeşlerimizin yaşadığı bir yer olarak bakıyoruz.

Biz hükümet olarak yollar açmaya, yollarınızı açmaya devam edeceğiz. Hele ki Nijer'de bakıyorsunuz Sultan Yunus oraya gitmiş. Cumhurbaşkanı'nın sözü şu oldu, acaba başkentle İstanbul'u birleştiren yolu yaparsanız nasıl olur, bizim için anlamlı olur' dediler. Biz Türk Eximbank olarak bunun arkasında olacağız, Türk işadamlarına söyledik 'gelin bunu yapın' diye. Arkadaşlarımız sözü verdi şimdi bu 450 bin kilometrelik yolu Türk girişimciler olarak halledeceğiz. Aynı şeyi Orhun anıtlarına giden yola ilk gittiğimde de gördüm, Sahra'ya indik zaten yol söz konusu değil, oraya gidişi kolaylaştırmak için Karakurum ve Orhun anıtları arasındaki o yolu biz yaptık, daha sonra Hayati Bey o zaman devlet bakanıydı kendileri bu açılışı gittiler ve yaptılar. Elimzi heryere inşallah değecek, ayağımız bu can bu tende olduğu sürece heryere inşallah ulaşacak ve arkadan gelen nesillerde biz şimdi nasıl ecdadımız şuralara gitmiş diyorsak onlarda inşallah bizi bu şekilde anacaklar.

HZ. MEVLANA'LI ÖRNEK

Bütün bu süreç içerisinde 500 bine yakın konut inşaa edip, bu ülkemizin milletine sunabiliyorsak bu güç, imkan neticesidir. Hiç bir ülkede böyle bir sosyal devlet anlayışını göremezsiniz ama hamdolsun Türkiye bunu başardı, sadece bununla kalmadı. Güneydoğu ve Doğu 36 kattrilyon eski rakamla bu bölgelerde yatırım yaptık, devlet adeta Güneydoğu ve Doğu'yu unutmuştu, sağlıkta, eğitimde attığımız adımlar ortada, bütün bu adımları atarken bu milletin evladı özgüvenini kazandı ve ayağa kalkış böyle oldu. Eğer bugün 4+4+4 uygulamaya geçmişse işte bütün bunlar bunun neticesidir. Şimdi, çok farklı bir kuşak bir uzun aralıklı kesintiden sonra geliyor ve bu kuşak inanıyorum ki Türkiye'yi geleceğe çok farklı hazırlayacak, inşallah geçtiğimiz 10 yıl gibi önümüzdeki 10 yılda da Türkiye'yi bütümeye devam edecek ve milletimize verdiğimiz sözü yerine getirmiş olacağız, işte bu yıl MARMARAY'ın açılışına hazırlanıyoruz, 3. köprüyü yetiştirmeye çalışacağız bütün bunlar bir zihniyet devrimidir. Yıllık kapasitesi 100 milyon olan İstanbul Havalimanı'nı bitireceğiz, İstanbul kanalı ile ilgili Kanal İstanbul'un projesi yapılıyor onunda ihalesini inşallah yapacağız, bütün bunlar geniş ufkun, gerçekleştirilmesidir, atılan adımlarıdır.

Hz. Mevlana'nın çok sık kullanılan bir ifadesini bir kez daha paylaşmak istiyorum;

Her gün bir yerden göçmek

Ne iyi

Her gün bir yere

Konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan

Akmak ne hoş

Dünle beraber

Gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa

Düne ait

Şimdi yeni şeyler, Söylemek lazım'

Başbakan Erdoğan Hz. Mevlana'nın bu dizelerini seslendirdikten sonra sözlerine şu şekilde devam etti;

Terör en başından beri Türkiye'nin ayağına bir bağ olmuştur, terör benim Kürt kardeşlerime de bugüne kadar acıdan, ölümden başka birşey vermedi. Terörün hiç bir gerekçesi olamaz, mazereti, bahanesi olamaz. Hele bugün demokrasinin standartları yükselmişken, siyasetin kanalları sonuna kadar açıkken terör hiç bir şekilde makul ve mantıklı gösterilemez, devletin kademelerinde yer almaksa benim Kürt kardeşlerim en üst düzeylerde yer almıştır, parlamenter sistem içindeyse parlamentoda yer almış bunun yanında bölücü terör örgütünün uzuntuları da parlamentoda da yer almıştır. Bizim bu ülkede, bizim dönemimize kadar 10 yıllar boyunca devam eden zulümü, baskıyı, asimilasyonu bizlerde yaşadık. Bir çok yerlerde biliyorsunuz malum dönemlerde bir çok işadamlarımız fişlendi, onların ürünleri bir çok yere sokulmadı, onlarla alışverişler engellendi. Bende yol arkadaşlarımda siyasete girdiğimiz günden itibaren hep engellendik ama hiç bir zaman şiddeti aklımızdan geçirmedik. İnançlarımıza, fikirlerimize, milletimize inandık ve işte bugüne geldik.

'ANAMUHALEFETİN ÖNERİSİ YOK'

Sizler işadamları olarak 28 Şubat'ı en yakından yaşadınız, işyerleriniz kapandı, kredi alamadınız, rekabet imkanlarınız elinizden alındı ama hiçbir zaman sizlerde şiddete, hukuksuzluğa başvurmadınız ama şimdi hamdolsun çok farklı bir konuma geldiniz. Şiddet fikri olmayanların yada fikrine güveni olmayanların yöntemidir, şiddet arkasında halkın, milletin desteği olmayanların bir yöntemidir. Şiddetin ulaşabileceği hiç bir yer yoktur. Geride bıraktığımız 10 yıl içinde son derece samimi şekilde tamamen kardeşlik hisleri içinde terör meselesini bitirmek için samimi adımlar attık, Güneydoğu Anadolu'yu dolaşıyorum gittiğim heryerde bana söylenen 'Şu olağanüstü hali kaldırın başka birşey istemiyoruz' dendi. Kaldırdık, bitti mi? Bitmedi, kültürel bazda talepler geldi kamuoyu araştırmaları yaptık ve o adımları da attık, iş bitti mi? Bitmedi, çünkü bölücü terör örgütü buralardan nemalanıyor. Bunları elde edebilmek için özellikle terörün devam etmesi gerekiyor. Bir yandan terör bataklığını kurutmak için devam ettik bir yandan terörle mücadele ettik bu süreçte hep yalnız bırakıldık, özellikle sizlerde bunu takip etmeye devam edin yazılı ve görsel medya bu konuda ne yazık ki gerekli desteği vermemiştir tam aksine adeta bunların propagandasını yapmıştır. Halen devam ediyorlar, bunlarla konuşuyoruz, görüşüyoruz ama bakıyorsunuz yola aynı şekilde devam ediyorlar. Zaman zaman samimi olanlar irtibatta oluyor ve müşterik olarak neler yapabiliriz konuşuyoruz ben onlara teşekkür ediyorum. Bakıyorsunuz anamuhalefette aynı, geliyorlar görüşüyoruz 'tamam ama bak öneri ver diyorsun' öneri yok! Peki ne yapmamız gerekiyor? 'Diğerleri de buna katılsın' diyorlar, onların katılıp katılmaması önemli değil 'bak 3 arkadaşınızla geldiniz hemen çalışma başlasın bize raporu sunsunlar ve hükümet olarak yapmamız gereken neyse yapalım' diyoruz.

'HOLLANDE DERHAL AÇIKLAMALI'

Bu cerahat mutlaka sökülüp atılacaktır, Paris'te yaşanan olay bu süreci provake edecek bir süreç olabilir, biz Fransız devletinden bu olayı derhal aydınlatmasını, suçluları derhal bulmasını bekliyoruz. Burada şunuda açıkça söylemek durumundayım, terör örgütünün kurucuları arasında yer alan ve Paris'te suikast sonucu öldürülen Interpoll tarafından da kırmızı bültenle arananlar var bunların içinde. Fransız devlet başkanının yaptığı açıklamada da olduğu gibi 'Düzenli olarak görüşüyoruz' demeleri sirkatin etmektir, bu insanlar sizinle düzenli olarak nasıl görüşebilir? Biz işi kovalıyoruz neticesini şöyle yada böyle alırız ama biz yasaların bize tanıdığı haklar neyse işin peşindeyiz. Almanya'da Sakine Cansız 2007'de gözaltına alındı tüm başvurulara rağmen Türkiye'ye iade edilmedi, ayrıca Fransa devlet başkanı terör örgütü mensuplarıyla neden görüştüğünü, neden iletişim halinde olduğunu derhal açıklamalıdır' diyerek sözlerini sonlandırdı.

İhlas Son Dakika

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
23 Yorum