Miroğlu'ndan Ağır İtham

Miroğlu'ndan Ağır İtham
Geçtiğimiz yıl olaylı bir şekilde Taraf’tan ayrılan Orhan Miroğlu, “Altan kardeşlerin PKK’ya hizmet ettiği” iddiasını tekrarladı. Miroğlu böylece daha önce Habervaktim’e yaptığı açıklamaları da bir kez daha teyit etmiş oldu.

Miroğlu’nun bir gazeteye verdiği röportajın ilgili bölümü şöyle:

Geçtiğimiz yılın en önemli medya olaylarından birisi sizin Taraf’tan ayrılmanızdı. Neydi tam olarak yaşanan?

Yazılarıma ihtiyatla yaklaşıldığını hissetmeye başladım. Özellikle Cengiz Çandar ve Sezgin Tanrıkulu’nu eleştirdiğim yazılar. Cengiz Çandar, Kürt aydınlarını önemsizleştiren, hatta hiçleştiren bir üslupla bir yazı kaleme aldı. O yazısını çok haksız buldum. Meselâ bizim Abant’a çağrılmamızın, medyada konuşturulmamızın fuzuli bir şey olduğunu söylüyordu. Buna karşılık birkaç yazı yazdım. Türk aydınları arasında klan tipi bir örgütlenme var. Yazılarım klanın diğer üyelerini de rahatsız etti. Bu rahatsızlığı Taraf’ta da hissettim. Kibarca bu hususta uyarıldım. Sezgin Tanrıkulu ile yazılarımda da benzer bir durum oldu. Daha sonra Allah rahmet eylesin Şerafettin Elçi, ‘PKK sadece hainleri infaz etti’ anlamında bazı sözler sarfetti. Bunu bir Kürt siyasetçisine yakıştıramadığımı ifade eden bir yazı yazdım.

PKK’yı da eleştirdiğiniz köşe yazılarınız oldu…

Evet. PKK’nın psikolojik bir harp yürüttüğünü ve Türk medyasının bir kısmının da buna alet olduğunu yazdım. Bu da Taraf’ta rahatsızlık yarattı. Meselâ Ahmet Altan, “Kürtlerin yarısı silahlı isyana hazırlar. Bu hükümet, bütün Kürtleri tıkacağı bir hapishane arıyor. PKK, Şemdinli’de 400 kilometre kare alanı ele geçirdi. Suriye’de PYD yeni bir Kürdistan kuruyor.” gibi son derece provokatif haberler yaptı, yazılar yazdı. Ahmet Altan ve diğerleri bunları yazıp söylerken hiçbir şeyi feda etmiyorlar aslında.

AHMET ALTAN’IN FEDA EDEBİLECEĞİ BİRŞEY YOK

Neden?
Feda edebilecekleri bir hikayeleri yok çünkü. Kürt gençlerine savaşmaktan başka çareniz yok demeyi marifet sanıyorlar. Eh koskoca Ahmet Altan Kürt gençlerinin ve halkının  savaş psikolojisine iyi gelen yazılar yazarken, ben aynı kesime dönüyorum ve durun bir dakika, daha fazla ölmeniz hiçbir şeyi değiştirmeyecek ve siz daha fazla ölüyor ve öldürüyorsunuz diye kimse sizi daha fazla ciddiye almayacak… Silahlarınızı bırakmalısınız diyorum… Altan gibileri hiçbir şey feda etmiyorlar, ama ben kendi siyasi hikayemi feda ediyorum. Karşılığı ise hainlikle suçlanmak, kişilik katline uğramak oluyor.  Taraf’ta kullanılmayan,  son iki yazım da, PKK’nin yürüttüğü psikolojik harple ilgiliydi.

İpin koptuğu an hangisiydi?
Son yazımı Pazar günü yazıp gönderdim. Editör mail atıp teşekkür etti. Sonra dışarı çıktım. İki saat sonra editör arayıp, yazının kısaltılmasını istedi. O gün Ahmet Altan ve Yasemin Çongar zannederim gazetede yoklardı. Ama bu yine de Ahmet Altan’ın onayladığı bir operasyon oldu. Eğer onaylamasaydı, beni arayıp meseleyi sorardı. Açıkçası Taraf, bir yazarından kurtulmak için yazı uzunluğunu bahane etti.

ALTAN’DAN ADİL OLMASINI İSTEDİM

Ahmet Altan ile ters düştünüz o süreçte…
 
Ahmet Altan, Başbakan’ı padişahlıkla, Ahmet Davutoğlu’nu sadrazamlıkla suçlayan yazılar yazdı. Ben de cevaben, daha vicdanlı ve adil olmak gerektiğini ifade eden bir yazı yazdım. Ahmet Altan’a, “Bu eleştirdiğin, padişahlıkla suçladığın adam olmasaydı, Ergenekon’u destekleyen darbeciler iş başında olacaktı ve belki de sen yurtdışında roman yazıyor olacaktın” dedim. Bu tavır gazetede büyük etki yaptı. Ahmet Altan bu yazılarıma cevap vermedi, çünkü haklıydım. İş öyle bir hâl aldı ki, Ahmet Altanınkilerle  ile benim yazılarım, zehir-panzehir gibi oldu.

Gazetenin tavrı ne oldu?
Ahmet Altan ile bu tartışmanın ardından yazılarım birinci sayfadan anons edilmemeye başladı. Bu tartışmadan sonra kaleme aldığım yirmi dört yazıdan biri bile birinci sayfadan anons edilmedi. Bunun üzerine bir de yazımın kısaltılması talebi gelince editöre bunun kimin talebi olduğunu sordum. Editör, talimatın Ahmet Altan’dan geldiğini söyledi. Ben de Ahmet Altan’ın yazılarımın birinci sayfadan anons edilmemesini izah etmesi hâlinde yazımı kısaltacağımı söyledim. Elbette izah gelmedi. Ben de yazımı kısaltmadım. Ama yazımı internet sitesinde kullandılar. Ben de, gazeteye konmayan yazının internet sitesinde kullanılmasına itiraz ettim. Yazıyı siteden kaldırmalarını istedim.

ALTAN KARDEŞLER PKK’YE HİZMET ETTİLER

Hâlâ aynı kanaatte misiniz?
Evet, hâlâ aynı kanaatteyim ve aynı sözleri söylüyorum. Taraf, son bir-bir buçuk yıl içinde Ahmet Altan’ın yazıları, Mehmet Altan’ın başka medya organlarında yer alan yorumları da dahil olmak üzere PKK şiddetine tanınan toleransa katkı sundu. Ve bu PKK’ye hizmettir. PKK’ye hizmet, ille de kaleşnikofla olmaz. PKK’ye hizmet, düşünsel anlamda da olur. Mehmet Altan’ın televizyonda askerî vesayetle ilgili söylediği yorumları izliyorum. Gayet güzel. Peki aynı Mehmet Altan, IMC’de yaptığı programda neden Kürt askerî vesayetiyle ilgili hiçbir şey söylemiyor? İslâmî, muhafazakar medyada askerî vesayeti eleştirip, diğer taraftan PKK’nin militarizmine hiçbir şey söylemiyorlar. Ben bunu söyledim. Mehmet Altan da bu sözlerim için dava açmış. Altan ailesi hedef gösteriliyormuş! Kim kimi hedef gösteriyor? Bugün bu ülkede ‘insan öldürme özgürlüğü’ sadece PKK’dedir. Devletin bile bu özgürlüğü kalmadı artık.

ALTAN, BENİ HEDEF GÖSTERDİ

Bu isimlerin PKK yanlısı söylem kullandığını mı düşünüyorsunuz?
Ahmet Altan, “Orhan Miroğlu Başbakan ile buluştu ve Şemdin Sakık Ergenekon duruşmasına geldi” diye yazdı. Merhamet yahu! Bu tamamen PKK diliyle konuşmaktır. Bu makalenin yayınlandığı gün ANF’de bir adam, benim KCK davasında gizli tanık olduğumu yazdı. Bir başkası, ‘Orhan Miroğlu kendisini öldürtmek istiyor’ diye yazdı ve tehdit etti… Bu iki yazı da tesadüf mü bilemem, ama Ahmet Altan’ın yazısıyla aynı gün yayınlandı.

PKK’nın silah bırakmasını kimler istemez?
Avrupa Birliği, PKK’nin silah bırakmasını istemez. Avrupa’nın bu tarafını bilen Cengiz Çandar gibi Türk aydınlar da oralara gittiklerinde PKK’nin silah bırakmaması gerektiğini söylerler zaten. Ulusalcı kanattan da PKK’nin silah bırakmamasını isteyenler olduğunu duyuyoruz, biliyoruz. Son iki yılda PKK, Ak Parti iktidarına muhalefet etmenin bir imkânı hâline geldi.

Habervaktim.com
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum