Erdoğan'dan Bir Dizi Müjde!

Erdoğan'dan Bir Dizi Müjde!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık olağan grup toplantısında milletvekillerine hitap etti, başta engelli vatandaşlar olmak üzere pek çok kesime müjdeler verdi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti haftalık olağan grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları kaydetti; Cilvegözü ile Suriye arasındaki tampon bölgede Türkiye'den ve dünyanın her yerinden gelen insani yardım malzemeleri Suriyelilere teslim ediliyordu. Suriye tarafındaki gümrük kapısı çalışmadığından denetim yapılmadığından bomba yüklü bir araç bizim gümrük kapımıza kadar ulaşabildi ve orada infilak ettirildi. Tüm spekülasyonların yanlış ve art niyetli olduğunu burada özellikle vurgulamak istiyorum. Dün üç bakan arkadaşımızı, Adalet Bakanımız, İçişleri Bakanımız ve Gümrük Ticaret Bakanımızı olayın hemen ardından bölgeye gönderdik. İlgili birimlerimiz hadisenin bulunduğu yerde incelemelerini sürdürüyorlar. Bu patlamayı bir fırsat olarak görüp buradan siyasi çıkar arayanlar da vicdanla bağdaşmaz. Türkiye ile Suriye arasındaki sınır yüz yıl önce cetvelle çizilmiş bir sınırdır. Suriye de o kadar yoğun çatışmalar yaşanırken Türkiye'nin bundan etkilenmemesi mümkün olamıyor malesef. Önlemlerimizi aldık, uyarılarımızı yaptık. Muteyakkız bir halde sınırlarımızı koruyoruz. Sabırla ve sağduyu ile bekliyoruz. Hadise aydınlandığında da gereken her adımı atacağız. Bir kez daha hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da başsağlığı diliyorum. Gümrük çalışanlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum.

Geçtiğimiz hafta Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya'ya yaptığımız ziyaretler sebebiyle grup toplantımızı gerçekleştirememiştik. 30 Ocak tarihinden bu yana ülke içinde ve ülke dışında yaptığımız temasları ve açılışları özet olarak paylaşmak istiyorum.  Yurt dışına çıktığımızda siren seslerini duyuyor buna gıpta ile bakıyordum. Şuanda insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışının gereği olarak biz de 24 saat vatandaşımızın ayağına sağlık hizmetini götürüyoruz. Dağıtımını yaptığımz bu ambulansların hayırlı olmasını diliyorum. Gerek eski, gerek yeni bakanımıza buradan şükranlarımı tekraren ifade ediyorum. Geçen hafta pazar günü Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'a hareket ettik. Orada Başbakan ve bir çok kişi ile ikili görüşmelerim oldu. Yine Prag'da işadamlarının katılımı ile 125 civarında iş adamı bizimle birlikteydi orada da iş forumuna iştirak ettik. Her iki ülkenin başbakanları olarak birlikte hitap etme fırsatımız oldu. Mesele iş adamlarımızı teşvik etmek, karşılıklı, ortak ve üçüncü ülkelerde yatırımları teşvik için adımlar attık. Salı günü Macaristan'a geçtik. Orada Başbakan, Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı ile görüştük. Elte Üniversitesi'nde bir hitabımız oldu ayrıca.

ABD KONSOLOSLUĞUNA YAPILAN SALDIRI

Yapılan saldırıyı gerçekleştirenin AB ülkelerinde serbestçe dolaştığı ve yeniden Türkiye'ye gelerek saldırıyı gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Yurt içinde bu vesile ile AB'ye yönelttiğim şu soruyu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu muhabbet nedir? AB ülkeleri ile terör arasındaki, teröristler arasındaki bu muhabbet nedir bunun anlamını bize bi açıklayın. Bu muhabbet daha ne kadar devam edecek? Bir taraftan bu örgütü terör örgütü olarak ilan edeceksin ama terör örgütü olarak ilan ettiğin bu örgüte karşı herhangi bir yaptırım uygulamayacaksın. Katillerin, terör örgütünün dilediği gibi haraç toplanmasına daha ne kadar müsamaha edeceksin. Belgeleri ile önlerine koyduğumuzda demokrasi, hukuk diyorlar. Bu nasıl bir demokrasidir ki katillere kol kanat gerebiliyor, katillere kol kanat gerebiliyor. Bakın bizim şu anda yarıdan fazlası almanyada olmak üzere 408 teröristle ilgili iade talebimiz sudan sebeplerle reddedilmiş durumdadır.

1998 Yılında Denizli'nin TAvas ilçesinde bir grup terörist gasp eylemi yapıyor iki eve zorla giriyor ve güvenlik güçleri ile çatışıyor, bir er şehit, bir astsubay ağır yaralanıyor. Bunu bir AB ülkesinde bu yakalanıyor biz iadesini istiyoruz ancak Almanya araya girip onun serbest bırakılmasını sağlıyor. 2011 Yılında Şırnak'ta bir dershaneye bomba yerleştiren başka bir şahıs AB ülkesinde tespit ediliyor iadesi isteniyor ancak İnterpol yazılarımıza cevap bile vermiyor. İşte en son Paris'te öldürülen terörist de kırmızı bültenle aranıyordu. Defalarca AB ülkelerinden iadesi istendi ama yazılarımıza cevap dahi verilmedi. Bizi her alanda kıyas eden AB terörle ilişkisini masaya yatırıp bunu sorgulamak zorundadır. Bugün bize, yarın kesinlikle bumerang gibi onlara dönecektir ve bunun altından da kalkamayacaklardır. Çünkü iş işten geçmiş olacaktır.

AB Büyükelçilerine de ifade ettim 1959 yılında AB'ye müracaatımız var. O günden beri Türkiye'yi eleştiriyor, kriterleri karşılamıyor olmakla bizi hep itham ettiler. 1959'dan bu yana yaşanan dış dinamikleri kimse konuşmuyor. Bizim tahammülümüz kalmamıştır. Ne 54 yıldır sudan bahanelerle kapıda bekletilmeye ne de teröre gösterilen bu müsamahaya hiç tahammülümüz kalmamıştır. Biz şuanda 18 ayda 18 faslı açabilecek durumdayız. Türkiye olarak tüm kurumlarımız AB standartlarındadır hatta üzerindedir. Biz reformlarımızı düzenlemelerimizi kararlılıkla yerine getiriyoruz. Çünkü nerede neyin olduğunu iyi biliyoruz. Bizim istikametimiz bellidir. Bin yıldır olduğu gibi biz doğudan batıya akmaya devam ederiz. Mecramızın önüne engel çıkarsa mecra değiştirir ama istikamet değiştirmeden yolumuzda kararlılıkla yürürüz. Terör noktasında bir hususa da özellikle değinmek durumundayım. CHP'nin Genel Başkanı bir süredir yurt içinde yurt dışında Türkiye hakkında bir karalama kampanyası yürütüyor. Biz kendisine bu meseleyi defalarca izah etmemize rağmen ısrarla inatla Türkiye'yi inatla karalamaya gazetecilerin tutuklu olduğunu ifade etmeye devam ediyor. O bu iftiralara devam ettiği sürece biz de bıkmadan gerçekleri yüzüne vurmaya devam edeceğiz. Bu gazetecilerin 4 tanesi ABD Büyükelçiliğine saldıran o malum örgütün üyesi. O kanlı eylemleri yapan o terör örgütü de adeta onlara hayat öpücüğü veriyor. Açık açık da söylüyorum her halde sıkılmasa bir müddet sonra terör örgütü nerede söyleyin gidip ona da üye olayım diyecek. DHKP-C'ye Kılıçdaroğlu'nun üye olduğunu duyarsanız şaşırmayın. Emin olun bunu da yapar Legal olmadığı için sıkıntı yaşıyor olabilir.

CHP'NİN KAFASI KARIŞIK

Adı avukat diye bunlara söz söylenmeyecek mi? Böyle birşey var mı? Onlar da bunun bedelini bunun karşılığını göreceklerdir. Suçlu ise bedelini ödeyecektir. Biz, CHP Genel Başkanı'nın sempatisinin kaynağını merak ediyoruz. Sözde gazeteciler üzerinden avukatlar üzerinden neden bu terör örgütüne bunun gibi diğer örgütlere avukatlık sözcülük yapıyor. İnanın merak ediyoruz. Son derece haklı olarak da bu muhabbetin kaynağını merak ediyor öğrenmek istiyoruz.

Kılıçdarğlu'nun kavramlarla da sorunu var. Ciddi bir zihin karmaşası yaşıyor. Ama zihin karmaşası sadece bunlardan ibaret değil. CHP Genel BAşkanı, hükümet devlet gibi kavramlar arasında da ciddi bir bocalama yaşıyor. Yurt dışında hükümeti eleştireceğim derken kendi ülkesini yerden yere vuruyor. Güney Afrika'da Sosyalist Enternasyonel'e gittiler ve orada ibretlik bir bildiriye imza attılar. Türkiye'nin terörle mücadelesini İsrail'in Filistin'e yaptığı saldırılarla bir tutan ifadeler var. Orada gidiyor imza atıyor sonra inkar ediyor. Suriye diktatörü Beşar Esed'in gayri meşru olduğuna dair ifade var. İmzalıyor ama neye evet dediğini bilmiyor. Hatta yönetimine seçildikleri örgütün üyelerinden bile haberi yok. Beyefendi başkan yardımcısıymış oradaki herkes başkan yardımcısı. Çin Kominist Partisi ile birlikte çalıştıklarını ifade ettiler. Çok ilginç. O ara Yorgo Papandreu İstanbul'a konferansa gelmişti Dolmabahçe'deyim gel kahve içelim dedim. Ben dedim yanlış mı biliyorum Çin Kominist Partisi Sosyalist Enternasyonel'de var mı yok dedi. Ama CHP Genel BAşkanı sizinle orada birlikte çalışıyor diye açıklama yaptı dedim gülmeye başladı. Üyesi olduğunuz bununla gururlandığınız örgütün üye listesine hiç bakmadınız mı yahu? Örgüt Portekiz de toplantı uyanık gitti bildirideki Beşar Esed ile ilgili ifadeleri yumuşatmışlar. Köşeli idi şimdi yuvarlak olmuş. Tebrikler. Suriye'nin eli kanlı diktatörü 70 bine yakın masumun katili CHP'ye minnettar olmuştur eminim. Siz uluslararası bir toplantıya gdiiyorsunuz söz alıyorsunuz kürsüye çıkıyorsunuz ve kendi ülkenizin ne kadar kötü durumda olduğunu doğru olmayan rakamlarla ifade ediyorsunuz ardından da esedt ile ilgili bölümü nasıl değiştirdiğinizi övüne övüne anlatıyorsun. Bu 76 milyona hakarettir. Biz, bu ülkenin ana muhalefet partisinin bu hallere düştüğü için rahatsızız. Uluslararası siyaset terbiyesinde bu anlayış vardır. Hiç bir ülke kalkıp da iktidarda olmasa bile ülkesi için bu tür karalamaların içine girmez. İspanya'nın Yunanistan'ın temsilcileri Türkiye'nin bu kadar karalanmasına bakıp bu yoldaşın kendi ülkesinden bile haberi yoktur demişlerdir.

ALAY KONUSU OLMALARINDAN RAHATSIZIZ

Ekim ayında Avro bölgesinde işsizlik oranı yüzde 11,7 Türkiye'de ekim ayında işsizlik oranı yüzde 9,1. Biz Avro bölgesinin ortalamasının altındayız. Kamu kesimi toplam borcunun milli gelire oranıJaponya'da yüzde 236, italya da yüzde 126, ABD'de yüzde 107, Fransa'da yüzde 90 Türkiye'de bu rakam yüzde 38. Aradaki fark bu kadar açık ortada. Küresel finans krizinde ülkeler IMF'nin önünde borç sırasına girerken Türkiye 860 milyon dolara indirdi iki gün sonra inşallah bu borcu 400 milyon dolar seviyesine kadar düşürüyoruz ve Mayıs ayında da sıfırlıyoruz. Mayıs ayı da geldi. 27,5 Milyar Dolardan devraldığımız Merkez Bankası döviz rezervimiz şuanda 125 milyar doları aştı. Şimdi buradayız. CHP Genel Başkanı bu tablo ile iftihar etmesi gerekirken ülkesi ve milleti adına gittiği her yerde Türkiye ekonomisini kötüleme gibi büyük bir gafletin içine giriyor. Biz CHP'nin kendi ülkesini kötülemesine alışkınız ama Türkiye'nin ana muhalefet partisinin yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da alay konusu olmasını içimize sindiremiyor bundan rahatsız oluyoruz.

ÜCRETSİZ TOPLU ULAŞIM MÜJDESİ

Dünyanın bir çok ülkesi sosyal harcamalarda kısıtlamaya gidiyor. Ancak ben şimdi sosyal yardımlar konusunda burada hem sizlere hem de aziz milletime bazı çok önemli müjdeleri vermek istiyorum. On yıllık AK PArti hükümetleri döneminde toplumun dezavantajlı kesimlerine, şehit yakınlarına, gazilere, çocuk ve kadınlara yönelik çok sayıda yeni uygulamayı hayata geçirdik. Bütün bu kesimlerin eğitimden sağlığa, istihdamdan siyasete kadar hayatın her alanına daha fazla katılmaları için çok önemli düzenlemeler yaptık. Bugün burada başta engelli vatandaşlarımız olmak üzere toplum olarak millet olarak üzerimizdeki emanet olanlar için yaptığımız düzenlemeleri belirteceğim. Terörle mücadelede şehit olan kardeşlerimizn, harp malullerimizin, şehit olan bu kardeşlerimizin eşleri çocukları anne babaları toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanıyor. Vazife malullerinin eşleri yararlanırken çocukları ve anne babaları yararlanamıyordu. Şimdi onlar da yararlanıyor. Dün Bakanlar Kurulu'muzda yapılan sunumu değerlendirdik müzakeresini yaptıkv e yeni bir düzenleme kararı aldık. Şehit olanların çocukları ile anne babaları, gazi olanların harp malullerinin vazife malullerinin çocukları ve anne babaları da artık toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacaklardır. Devlet Demir Yolları'nın şehir içi ve şehirlerarası, Deniz Yolu şehir içi ve şehirlerarası araçlarda bu kişiler ücret ödemeden seyahat edebileceklerdir. Engelli kardeşlerimiz aynı şekilde yararlanabileceklerdir. Buraya bir farklılık daha getiriyoruz. Ağır engelli kardeşlerimizin yanında bir de refakatçi bu hizmetten yararlanabilecek. 65 Yaş üzeri vatandaşlarımız şehir içi hatlarında Türkiye genelinde ücretsiz seyahat edebileceklerdir. Yani belediyeler arasındaki farkı ortadan kaldırıyor tüm Türkiye'de yaşlılarımıza ücretsiz seyahat imkanı getiriyoruz. Saat olayını ortadan kaldırıyoruz. 65 Yaş üzeri vatandaşlarımız Devlet Demir Yolları ve Deniz Yolları'nda yüzde 50 indirim alacaklar bu rakam daha önce yüzde 20 idi. Bu bizim boynumuzun borcudur dedik. Sosyal devlet olmanın gereğidir dedik. Bu imkanlar şehitlerimiz ve yakınları için gazilerimiz ve yakınları için annelerinin ak sütü kadar helal bir uygulamadır. bu imkanlardan yararlanacak kardeşlerimize hayırlı olsun diyorum. Muhalif anlayış ve zihniyetler yine konuşacaklardır. Yolcu yolunda gerek. Biz işimizi biliyoruz. Dünyada özellikle bu denli sıkıntıların yaşandığı bir dönemde Türkiye'nin uygulamaları bu. Bu uygulamalar sadece bize ait. Farkımız burada.

ENGELLİ VATANDAŞLARA MÜJDE

Engelli kardeşlerimizin istihdamını her zaman önemsedik ayrı bir önem verdik. Gerek işverenleri gerek engelli kardeşlerimizi her zaman teşvik ettik. Kamuda 2002 ypılında 5 bin engelli memur vardı. Biz bu sayıyı yaklaşık 5 kat arttırdık bu ülkede engelli kardeşlerimizin yanında kim var AK Parti iktidarı var. Onların böyle bir derdi var mıydı hayır. Çünkü biz insanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesi ile bu yolda devam ediyoruz. Şu anda kamuda 27.224 engelli kardeşimiz istihdam ediliyor. Dünyada ilk defa engellileri merkezi bir sınava tabi tutarak kamuya almaya başladık. Şimdi 2013 yılında 8 bin 115 engelli kardeşimizi daha kamuda istihdam edeceğiz. Geçen yıl yani 2012 de yapılan sınav esas alınarak ÖSYM aracılığı ile Mart ayında 8 bin 115 kardeşimizi inşallah işe yerleştireceğiz.

ENGELLİ ÖĞRETMEN ADAYLARINA MÜJDE

Müjdelerimiz bitmedi. MEB, Aile ve Sosyal Politikalar BAkanlığımız iş birliği halinde engelli öğretmenlerimiz ile ilgili bir çalışma başlattılar. 2012 Engelli sınavına giren öğretmen adaylarının durumları doğrultusunda atamalarını gerçekleştireceğiz. Engelli öğretmen olamaz diye bir düşünceyi biz tanımıyoruz. Engelli de bal gibi öğretmen olur. Hem de çok iyi öğretmen olur. İnşallah bunun da ilk adımını böylece atıyoruz. Yine bir başka burada bu ifadeyi kullanmak zorundayım. Engelli kardeşlerimize kader mahkumuyuz ifadesini söyletme hakkına kimse sahip değildir. Bu insanlar şunun idraki ve iddiası içindedir. Ben bu ülkede tüm vatandaşlarımıza hizmete ortak olmak istiyorum diyor. Kendini yetiştirmiş kabiliyeti var. Sen nasıl olur da kader mahkumu diyerek bir kenara itersin.

Bir başka güzel adımı da bugün atıyoruz. AK PArti hükümetleri döneminde engelli bireylerin eğitimine de önem verdik. Özel merkezler tarafından her ay 245 bin engelli kardeşimize özel eğitim hizmeti sunuyoruz. Bunun aylık tutarı 105 milyon TL'dir. Tamamı, tarafımızdan karşılanıyor. Bu okullarımızda özel eğitim uzmanı öğretmen açığı yaşanıyordu. Şimdi MEB tarafından sertifika programları başlatıyoruz. Böylece engelli kardeşlerimizin eğitiminde öneml bir engelli geride bırakıyoruz.

OKUL SÜTÜ PROJESİ'NDE SÜT MİKTARI İKİ KATINA ÇIKARILDI

Bu arada dün itibari ile okullarımızda eğitim öğretim yılının ikinci dönemi başladı. Türkiye genelinde yeni dönemde tüm öğrenci ve öğretmenlerimize başarılar diliyorum. Şubat ayında da eş durumu başta olmak üzere mazaret atamalarını yapacağımızı duyurmuştuk. Bu atamalar yapıldı. 8 bine yakın başvuru değerlendirildi 7 bine yakın öğretmenlerimiz tercihlerine yerleştirildiler. Bu ayın içinde de il içi atamalar yapılacaktır bunun da müojdesini vermek istiyorum. Okul sütü programımız bu yıl da kararlı şekilde devam edecektir. Geçen yıla göre rakam daha da yüksektir. Bu yıl 30.885 okulda anasınıfı dahil olmak üzere 6 milyon 291 bin öğrencimize 14 Haziran'a kadar haftada 3 gün uzun ömürlü süt dağıtacağız. 14 Haziran'a kadar toplamda 30 bin ton du geçen yıl bu yıl 60 bin ton süt öğrencilerimize ulaşacak. Tüm bu uygulamaların tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Bunlar ithal süt tozu değil taze süt. Bunlardan da spekülasyon yapmaya başlarlar. Kendisinin hesabı çok güçlüdür Sayın Kılıçdaroğlu'nun.

AKMANSOY'A BAŞSAĞLIĞI

Bugün çok kıymetli bir sanatçımızı Tekin Akmansoy'u kaybettik. Kendisine Allah'tan rahmet ailesine ve yakınlarına Allah'tan sabır diliyorum. İnşallah her gün yeni bir uygulama ve reformla ilerlemeye devam edeceğiz. Bu hafta iki gün Mardin'de olacağım. Yeni adımlarımızı Mardin'de atacağız. 29 Büyükşehrimiznden biri olacak olan Mardin'i bu yeni sürece farklı hazırlamak için de iki gün orada Merkez ve bazı ilçeleri dolaşmak suretiyle bu adımı atıyoruz inşallah. Kim ne dersedesin milletle el ele gönül gönüle Türkiye'yi büyütmeye devam edeceğiz. Bu tarihi anlara şahit olduğu tarih yazdığı için ben bu grubu bir kez daha tebrik ediyorum. Tekrar görüşmek tekrar buluşmak umuduyla hepinizi Rabbim'e emanet ediyor selam ve segilerimi sunuyorum.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
10 Yorum