Erdoğan'dan Kırgızlara Ekonomi Dersi
Türkiye-Kırgızistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ikinci toplantısı için Bişkek'e gelen Başbakan Erdoğan, temaslarının ilk gününde Türk-Kırgız İş Forumu’na katılarak, burada bir konuşma yaptı. İki ülke arasındaki işbirliği alanlarından bahseden Başbakan Erdoğan, Kırgızistan'ın özellikle Türkiye'nin müteahhitlik hizmetleri, hidroelektrik, enerji, turizm, madencilik, tarım ve hayvancılık alanlarındaki tecrübesinden faydalanmasını istedi. Erdoğan, "Kırgızistan’ın istikrarı açısından her alanda hızla ilerleme kaydetmesinden dolayı gerçekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Her zaman ifade ediyorum. Kardeşlerimin derdi bizim derdimiz, kardeşlerimizin sevinci bizim sevincimizdir. Kırgızistan istikrar, huzur ve kalkınma yolunda ne kadar mesafe kat ederse, ne kadar iyi bir seviyeye ulaşırsa bundan biz de büyük bir memnuniyet duyarız" dedi.
Kırgızistan'ın bulunduğu konum ve zengin kaynakları itibariyle bölgenin parlayan yıldızı olmayı fazlasıyla hak ettiğini söyleyen Erdoğan, "Kırgızistan; Çin, Kazakistan ve Özbekistan gibi çok büyük pazarlara komşu bir coğrafyada bulunuyor. Ayrıca su kaynakları çok zengin. Bu potansiyelini de en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum" diye konuştu.
"TİCARET HACMİMİZİ KISA SÜREDE 1 MİLYARA ÇIKARABİLİRİZ"
Türkiye ve Kırgızistan arasındaki ticaret hacminin çok kısa bir zamanda 1 milyar dolara ulaşabileceğini söyleyen Başbakan Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı Cantörö Satıbaldiyev'i işaret ederek, "Bu irade ikimizde de var mı? Var. İki ülke de var mı? Var. İşte 100'ü aşkın iş adamı ile buradayız. Sektörel bazda birbirleri ile yapacakları, tesis edecekleri ilişkilerle bu adımın atılması lazım. Birçok alan var" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Bakınız biz müteahhitlik sektöründe dünyada Çin'den sonra ikinci ülke konumundayız. Türkiye, dünyada bugüne kadar 100 farklı ülkede 246 milyar dolar değerinde 7 bin 51 proje üstlendi. Geliyorum 2012 yılına, müteahhitlik sektörümüz dünyada 27 milyar dolar değerinde 433 proje üstlendi. Bunu Kırgızistan'da gerek toplu konutta, gerek bütün alt yapı, üst yapı çalışmalarında Türk müteahhitleri Kırgız kardeşleri ile beraber yapabilir. Eğer birlikte yapamıyorlarsa, Türk müteahhitleri burada bu işi yapmak suretiyle Kırgızistan'ın değişim, dönüşümünü süratle sağlayabilirler. Sağlıkta, eğitimde yine Türk müteahhitleri bu hizmeti verebilirler" dedi.
"SU AKAR TÜRK BAKAR, SU AKAR TÜRK YAPAR OLDU"
Türkiye'nin madencilik sektöründeki tecrübesinin de ileri düzeyde olduğunu söyleyen başbakan Erdoğan, "Aynı şekilde baraj yapımında, hidroelektrik santrallerde, göreve geldiğimizde 10 yıl önce bizim için söylenen söz şuydu; 'Su akar Türk bakar' diyorlardı. Çünkü ırmaklarımız akıp gidiyordu. Bu suyu değerlendiremiyorduk. Biz 10 yıl boyunca HES'lere çok önem verdik. Attığımız adımlarla biz bu ifadeyi değiştirdik. Şimdi ne oldu, 'Su akar, Türk yapar' oldu" diye konuştu.
Erdoğan ayrıca, "Öyleyse burada da diyorum ki, hidroelektrik santraller kurmak suretiyle Kırgızistan'ın enerji kapasitesini yükseltebiliriz. Türkiye'nin petrolü yok, Kırgızistan'ın da petrolü yok. Dolayısıyla suyu bu şekilde değerlendirmek, yarın göreceksiniz petrolden çok daha değerli hale gelecektir" dedi.
Eğitim ve kültür alanlarında iki ülke arasında ciddi bir işbirliği bulunduğunu kaydeden Erdoğan, "Üniversite ve okullarımız Kırgızistan'da yıllardır başarılı şekilde faaliyet gösteriyorlar. Eğitimdeki bu işbirliği, Kırgızistan ve Türkiye'de yetişen ülkeler, ileride kendi ülkelerine katkı sağlayacaklar, iki ülke arasındaki irtibat ve işbirliğini daha da derinleştireceklerdir" diye konuştu.
"KIRGIZİSTAN YABANCI SERMAYEYİ ÇEKMEYİ BAŞARMALI"
Başbakan Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
"Şu anda mevcut ticaret hacmimizi 1 milyar dolara çıkaralım derken bir şeye inanıyorum; size inanıyorum, iş adamlarımıza inanıyorum. Siz bunu başarırsınız. Ben sizin gözlerinizde, yaptıklarınıza inanarak bunu söylüyorum. Afrika'ya gidin, Latin Amerika'ya gidin, Avrupa'da bu işadamlarımızı görürsünüz. Orta Asya'da, Kırgızistan'da neden olmasınlar. Ekonomide bir kaide var; para aynen cıva gibidir, kendisi için uygun olduğu yere kaçar. Şimdi parayı rahat bir zemine kavuşturmak lazım. Eğer hukuki noktada uygun zemini bulamazsa o zaman Kırgızistan'a para gelmez. Bakın 10 yıl önce de Türkiye'ye uluslararası sermaye girmiyordu. Ama biz geldikten sonra uluslararası sermaye girmeye başladı. Şu an yılda ortalama 10 milyar dolar yabancı sermaye giriyor. Kırgızistan'da da bunu başarmamız lazım."
"ÖĞRENCİLERE DAĞITTIĞIMIZ ÜCRETSİZ SÜTÜ 60 BİN TONA ÇIKARDIK"
Kırgızistan'ın adeta bir "organik tarım cenneti" olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 10 yıl önce dışarıdan süt ihracına ihtiyaç duyduğunu ancak şimdi üretim fazlası olduğunu belirterek, "Öğrencilere 15 bin ton ücretsiz dağıttığımız sütü 60 bin tona çıkardık ama hala fazlamız var. Fakat et noktasında beraber çalışabiliriz. Eğer özellikler tutarsa bu konuda beraber yapabileceğimiz projeler olur" dedi.
Erdoğan ayrıca şunları kaydetti:
"Yatırımcılar eşit muamele ve önünü görmek ister. Güven ve istikrar yoksa o ülkeye yatırımcı gelmez. O yüzden güven ve istikrar çok önemli. Ondan sonra tüketim gelir, ondan sonra yatırım gelir, ondan sonra istihdam gelir."
"Kırgızistan'da hidroelektrik enerji, turizm, madencilik, tarım ve hayvancılık alanlarında ve tabi kaynaklardan gelen zenginlikleri hep birlikte değerlendirme imkanı var. Bunun için de uluslararası sermayenin ulusal sermaye ile bütünleşmesi Kırgızistan'ın da sıçramasını beraberinde getirecektir. Bunun için bazı mevzuat değişikliklerine ihtiyaç olabilir, bu değişiklikler süreci hızlandıracaktır."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.