Akdoğan'dan Helalleşme Çıkışı!

Akdoğan'dan Helalleşme Çıkışı!
Erdoğan'ın sağ kolu olarak da isimlendirilen siyasetçi ve yazar Yalçın Akdoğan hükümetin kiminle helalleştiğini yazdı.

Başbakan Erdoğan'ın danışmanlığını da yapan Star gazetesi yazarı ve Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan Erdoğan'ın sıkça kullandığı helalleşme kavramını açıkladı.

 Helalleşmek ve temiz sayfa açmak

Başbakan Erdoğan’ın ‘helalleşme’ vurgusu yapan konuşmaları bazı milliyetçi veya
etnik milliyetçi kesimlerin hoşuna gitmiyor. Öç alma duygusunu tahrik eden bu
çevreler ‘intikam naraları’ attıkça kin ve nefret tohumları ekiyorlar, geleceği
de geçmişin karanlığına mahkum etmeye çalışıyorlar.

Hep söyleniyor, bu sorun halk katmanları, etnik gruplar, tek tek bireyler
arasında yaşanan bir husumete dayanmıyor. Belli bir devlet anlayışı ve
uygulaması ile, belli bir örgüt anlayışı ve eylemleri arasında yaşanan ve
derinleşen bir sorundan bahsediyoruz. Bir yanlışlar silsilesi önümüze kronik bir
mesele koydu. Kurumsal/örgütsel aktörlerin ideolojik çekişmesi, halk içinde bir
‘kardeş kavgası’ üretmese de, bir kısım toplumsal travmalara ve sorunlara sebep
oldu. Haklı ile haksızın, doğru ile yanlışın iç içe geçtiği bu tür sorunlar
siyah-beyaz netliğinde gelişmiyor.

Geçmişin yanlışlarıyla yüzleşmek, bunlardan hesap sormak, bunları kritik etmek
elbette şarttır. Adalet duygusunun kaybolduğu bir ortamda sağlıklı bir gelecek
kurulamaz.

‘Helalleşelim’ demek, ‘sineye çek’, ‘üzerine soğuk su iç’ demek değildir. Ancak
sürekli acılara parmak basmak, sadece kini ve intikam duygusunu artırır.
Ülkelerin ve milletlerin geleceği kin ve intikam duyguları üzerine kurulamaz.

Helalleşme konusunda önem taşıyan birkaç husus da şudur:

Görmezden gelen, yok sayan, unutturmaya çalışan bir anlayışın ‘helalleşelim’
demesi ile, tanıyan, kabul eden, sorgulayan, hesap soran, yanlış gidişatı
değiştiren bir anlayışın ‘helalleşelim’ demesi bir değildir.

Vedalaşanların, ayrılanların helalleşmesiyle, buluşanların, birleşenlerin
helalleşmesi de bir değildir.

Helalleşme düşmanlık ve husumet besleyenlerin anlayabileceği bir kavram da
değildir. Bunu ancak kardeşlik hukukuna inananlar önemseyebilir.

***

Helalleşmenin bir anlamı da ‘düğüm çözmek’tir. Kördüğüm haline gelen bir
meseleyi daha da derinleştirmek, yeni düğümler atmak yerine çözmeye çalışmak
erdemli bir davranıştır.

Şehit cenazelerini istismar eden partilerin önerisi aslında çatışmaların ve
ölümlerin devam etmesi anlayışına dayanır.

Biz helalleşme derken, şehitlerin ve gazilerin hakları üzerinden bir helalleşme,
teröristle kucaklaşma, akan kanı unutturma gibi anlamlara çekilen bir olgudan
bahsetmiyoruz. Terör ve şiddet sarmalının toplumsal etkilerini onaran, sosyal
restorasyonu sağlayan bir sürecin parçası olarak bunu söylüyoruz.

Bu, geçmişi unutalım çağrısı değildir. Geçmişte devlet kefesine konulan yargısız
infazlar, faili meçhuller, köy yakmalar, işkenceler gibi yüzlerce olumsuzluk var.
Aynı şekilde örgütün kefesine konulan kanlı eylemler, binlerce sivilin yaşamını
yitirdiği bombalamalar, halkın üzerinde oluşturulan zulüm ve baskı eylemleri var.
Tüm bu haksızlıkların yapanın yanına kar kalmaması, üzerinin örtülmemesi,
karşılıksız kalmaması elbette çok önemlidir. Bunları bağışlamak da hariçten
gazel okumakla olmaz. Ancak geçmişte yapılan olumsuzlukları bir kan davasına
dönüştürmek veya acıları derinleştirmek de ortak geleceğimize hizmet etmez.
Geçmişin karanlığına boğulmuş bir gelecek, bedelin iki misline çıkması demektir.

Ceberrut devlet anlayışından intikam alınmasının yolu demokratik devlet
anlayışını geliştirmektir. Silahlı mücadele yönteminden intikam almanın yolu
siyasi mücadele yöntemini kaçınılmaz kılarak onu boşa düşürmektir. İnkarcı
siyasi zihniyetten intikam almanın yolu, bu paradigmayı yerle bir ederek
kuşatıcı ve kucaklayıcı bir paradigmayı hayata geçirmektir. Etnik
milliyetçilikten intikam almanın yolu, birlik ve kardeşlik fikriyatını
insanların gönlüne kazımaktır.

Siyasetçi daha aydınlık bir gelecek için yapıcı, kuşatıcı, onarıcı bir dil
kullanmak durumundadır.

Bizim dediğimiz, geçmişteki acılardan kalkarak kin ve nefret tohumları ekilirse
bunun sonunun gelmeyeceğidir. Bir noktada durmak ve yeni bir sayfa açmak gerekir.
Kısır döngüye kendimizi hapsetmemiz, çocuklarımızın geleceğine de ipotek koymak
olur.

Helalleşmenin bir gereği de kullanılan ‘dil ve üslup’u değiştirmektir.
İnanıyorum ki, bu sürecin önemli bir faydası da düşmanlığı değil de siyasi
rekabeti öne çıkaran daha erdemli bir dil kullanılması olacaktır.

Star

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum