'Oğlum Bana Bir Kere Bile Of Demedi'
Kendisi de şeker hastası olmasına rağmen validesinin bir dediğini iki etmiyor. Radiye Hanım, “Allah herkese onun gibi evlat nasip etsin.” diyor.
Anneler Günü yaklaşınca herkes hediye alma telaşına kapılıyor. Ancak bazı evlatlar var ki, onlar annelerine vefalarını sadece bir gün değil yıllar boyu gösteriyor. Bunlardan biri de Oktay Özcan. 6 yıldır yatağa mahkum olan annesine bakıyor.
60 yaşındaki annesi Radiye Özcan, astım ve bronşitin yanı sıra aynı zamanda akciğer rahatsızlığı olan KOAH hastası. Solunum yetmezliği çeken Radiye Hanım, tek başına kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığı için bakıma muhtaç. Oğlu onu bir an olsun yalnız bırakmıyor. Yatağa bağlı yaşayan Radiye Özcan vefalı oğlu için “Bana bir kere bile of demedi. Allah herkese böyle evlat nasip eylesin.
Kız evlat olsa böyle bakamazdı.” ifadelerini kullanıyor. Annesinin tedavisi için onunla kapı kapı dolaşan Oktay Özcan, aynı zamanda şeker hastası. Buna rağmen, nefesi yettiğince annesi için her şeyi yapacağını söylüyor. “Halimden şikayetçi değilim. Annem iyi olsun yeter.” diyor.
Bir başka hayırlı evlat örneği de 55 yaşındaki petrol mühendisi Fatih Altay. Geçen yıl kaybettiği annesine ait bütün eşyaları saklıyor. Çeyiz sandığından dikiş makinesine, gelinliğinden öldükten sonra çantasından çıkan 360 TL’ye kadar annesinin 80 yıllık hatıralarına bakarak özlem gideriyor.
Anneler Günü’nde Oktay Özcan (38) hasta annesine bakarak ona en güzel hediyeyi vermiş olduğunu söylüyor. Annesinin tedavisi için onunla kapı kapı dolaşan Özcan’da şeker hastalığı çıkmış. Buna rağmen, nefesi yettiğince annesi için her şeyi yapacağını söyleyen Özcan, “Biz üç kardeşiz. Kız kardeşim Çanakkale’de evli, küçük kardeşim de evlendikten sonra bizden ayrıldı. Babam kalp hastası, bu nedenle anneme ben bakıyorum.
Ama bu durumdan hiç şikâyetçi değilim. Annem iyi olsun yeter.” şeklinde konuşuyor. Geceleri sürekli başucunda birisinin beklemesi gerektiğini vurgulayan Radiye Özcan ise yaşadıklarını şöyle aktarıyor: “Yerimden kalkamıyorum. Hiçbir iş yapamıyorum. Her şeyi oğlum yapıyor. 3 defa yoğun bakımda kaldım, oğlum kapının önünde sabahladı ve şeker hastası oldu.”
Fatih Alpay ise annesinin hatıralarına bakarak özlem giderenlerden. Annesinin 80 yıllık anılarla dolu çeyiz sandığında, dikiş makinesinden küpelere, kıyafetlere, gelinliğe, kesilmiş uzun saçlarına, dikmeyi ümit ettiği tohumlara ve öldüğünde çantasından çıkan 360 TL’ye kadar birçok şey yer alıyor.
Annesinin onun için bir liman olduğunu belirten Alpay, 55 yaşında petrol mühendisi. Annesini geçen sene kaybetmiş. Bir evlat için annenin koşulsuz affedici ve öğretmen olduğunu söylüyor. Hafız olan anne Gülhanım Alpay, oğluna her zaman vicdani değerlere sahip çıkmasını öğütlemiş.
Ayrıca anne Gülhanım’ın oğluna bir de vasiyeti olmuş. Terzilik konusunda anneannesinin yanında yetişen Gülhanım Alpay, hep bir atölyesi olmasını istemiş. Fatih Alpay da annesinin vasiyetini yerine getirerek Gülhanım Modaevi’ni açmış.![]()
ZAMAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.