Sezerzede Bürokratlar Derneği kapandı

Sezerzede Bürokratlar Derneği kapandı
Vekil devletten asil devlete geçilince fonksiyonunu yitiren dernek, yöneticiler tarafından kapatıldı.

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in vetoları yüzünden atamaları yapılmayan, bu yüzden üst düzey görevleri vekaleten yürüten bürokratlar tarafından kurulan Sezerzede Bürokratlar Derneği kapatıldı. Sezer'e yazdığı sitem dolu şiirle adını duyuran Bürokrat Himmet Tamtekmil'in başkanlığını yürüttüğü derneğin yönetim kurulu dün olağanüstü toplanarak "misyon ve fonksiyonlarını yitirdikleri için faaliyette bulunmanın bir anlamı kalmadığı" gerekçesiyle oybirliğiyle "fesih" kararı aldılar.

Konuyla ilgili araştırmacı-karıştırmacı muhabirimiz Mithat Mikser'e önemli açıklamalarda bulunan Dernek Başkanı Himmet Tamtekmil şunları söyledi:

"Milletin gözünden daha da düşüp tamamen unutulasıca eski Cumhurbaşkanı Sezer, 65 kanunu ve 500 bürokratın atanmasını veto etmişti. Bu yüzden devletin 355 üst düzey yönetici kadrosu vekaleten yönetiliyordu. İşte derneğimiz o sıkıntılı günlerde ihtiyaca binaen kuruldu. Ancak 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün seçilmesiyle devlette vekalet dönemi bitti. Vekil devletten asil devlete geçildi. Şu anda tüm üye arkadaşlarımızın vekaletleri asalete çevrildi. Kendilerine teşekkür ediyor, bu vesileyle misyonumuzu tamamladığımız için artık kapanma kararı aldığımızı sevinerek belirtiyorum. Allah bize bir daha öyle günler yaşatmasın ve böyle dernekler kurdurmasın."

Kapıcı İdris sendromu bitti
Tamtekmil, muhabirimizin "Türkiye, Kapıcı İdris Sendromu'ndan artık tamamen kurtuldu mu?" şeklindeki sorusunu da şöyle cevapladı;

"Bir zamanlar çok meşhur olan İdris, TRT Genel Müdürlüğü'ne atama kararnamesi Cumhurbaşkanı Sezer'den dönen Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ruhi Özbilgiç'in oturduğu apartmanın kapıcısıydı. Apartmana gelen bir sivil polis kendisine Özbilgiç hakkında sorular sorarak detaylı bilgiler almış, özellikle de eşinin başörtülü olup olmadığını öğrenmişti. Nihayetinde sayın Özbilgiç'in kararnamesi geri çevrilerek kendisi derneğimize üye olmak zorunda kalmıştı.

Bu durum eşleri başörtülü, kendileri de dindar olan ve daha yüksek görevlere atanmayı bekleyen bürokratlar arasında 'Kapıcı İdris sendromu' diye adlandırılan bir gerilime yol açmıştı. Hoş, Cumhurbaşkanı o günlerde TRT için oğlunu bile aday gösterseler veto edecek kadar ön yargılıydı. Tıpkı 'uysa da uymasa da…' fıkrasında olduğu gibi, -Kapıcı İdris'ten bilgi gelse de gelmese de- hükümetin gösterdiği adayın ataması yapılmayacaktı.

Çok şükür o günler ve sendromlar tamamen geride kaldı. Üyelerimize o kara günleri yaşatan sayın Sezer'i yine de affediyor, bizim yüzümüzden adı dillere destan olan Kapıcı İdris kardeşimizden ise özür diliyoruz."

(Rıfat Yörük - habervaktim / Mizah)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.