Kaplan'dan Şaşırtan Açıklama
Kaplan, Kürtler'in 1000 yıldan bu yana birlikte yaşadığını, eşit ve özgür biçimde binlerce yıl daha birlikte yaşama imkanları olduğunu söyledi.
Hasip Kaplan, Danimarka'da PKK doğrultusunda yayın yaptıkları gerekçesiyle yayın lisansları iptal edilen bu hafta ekranı kararması beklenen 3 kanaldan Nuçe (Haber) TV'nin stüdyo konuğu oldu.
ALLAH CHP'YE AKIL FİKİR VERSİN
BDP'li Kaplan, Suriye sınırındaki çatışmaları da değerlendirirken, kimliksiz, ezilen, yok sayılan halkın, kendi kaderini özgürlükçü güçle harekete geçirerek yönetim oluşturduğunu, çatışmalar sürerken CHP'nin El Kaide'nin kolu El Nusra'nın yanında yer alarak Kürtler'le savaşmasını isteyebildiğini söyledi. Kaplan, "Garip bir durum. Allah CHP'ye akıl-fikir versin" diye konuştu.
3 TARAF DENİZ 3 TARAF KÜRDİSTAN
Suriye'deki Kürtler'in Suriye'nin bütünlüğü içerisinde Türkiye ile birlikte yaşayarak, diyalog kurmak istediğini, fiziki olarak sınır bulunmasına rağmen tel örgünün iki tarafında birbirleri ile akraba halkın yaşadığını anlatan Kaplan şunları söyledi:
"Türkiye'nin 3 tarafı deniz; Karadeniz, Ege, Akdeniz. 3 tarafı da Kürdistan'dır. Bu Ortadoğu'nun bir gerçeğidir. Afrin'den Serakani'ye, Kamışlo'dan Derik'e Daho'dan Duhok'a, Duhok'tan Zagros'a böyle. 1000 yıl birlikte yaşadık, binlerce yıl daha ama eşit ve özgür bir şekilde yaşama imkanı vardır. Kimse düşman, korku güzeyle bakmasın. Bir bayrak görünce de uykuları kaçmasın."
“AK PARTİ VE BDP TEK YÖNLÜ TÜNELDE”
BDP’li kaplan, bugünkü iktidarın ‘Çözüm süreci’ için görüşmelere 1 günde başlamadığını anlatırken, şöyle konuştu: “Görüşme süreçleri bu iktidar döneminde 1 günde başlamadı. 2006’da Oslo Süreci ile başladı. 2013 yılı Temmuz ayındayız. 7.5 yıllık bir zaman geçmiş. Hataların bu sürede nelere mal olduğu görüldü. Sanırım hatalardan ders çıkarılıyor. Ama yapılması gerekenler var. Yeni anayasa konusunda belli ki hükümet seçim hesabı yapıyor. Bu hesap ülke önüne konulmaması gereken bir durum. Çözüm öyle bir şey ki; AK Parti de BDP de tek yönlü bir tünele girdi. Işığı görmek zorunda, dönüşü yok. Şu anda kamuoyunun yüzde 70’inin üzerinde desteği var. Akil insanlar gitti bölgede çalışmalar yaptı. AK Parti de biz de gittiğimiz yerde anlatıyoruz. Elbette her şey dümdüz gitmiyor. Bunlar bazen engebeli, bazen sıkıntılı. Sonuçta AK Parti, muhafazakar, milliyetçi partidir. Demokrasi anlayışı, öngörüsü belli bir noktaya kadardır. Halkların hak talep ve özgürlükleri mantalitesi konusuna bakış açısı da sınırlıdır. Kendisine göre attığı adım çok büyüktür. Ancak, halka sorduğunuz zaman çok küçük bir adımdır.” Hasip Kaplan, hükümetin ana dil yasaklarını kaldırıp, anayasal güvence altına alamadığını, bu konular gündeme geldiğinde durup, seçim hesabı yaptığını anlatırken, “Hükümet biliyor ki; muhalefette karşısında ulusalcı ve sağcı bir cephe hemen saldırıya geçiyor. Önümüzde yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı, ardından 2015 milletvekili seçimleri var. AK Parti hesabında olmayan Taksim Gezi Parkı olayları ile karşılaştı. Taksim Gezi Olayları bir noktada hükümetin ‘feleğini şaşırttı.’ Bir anda ‘Ne oluyor?’ deyip arkasından ciddi komplo teorileri üretmeye başladı” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.