TBMM’den Garip Mursi Raporu

TBMM’den Garip Mursi Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tüm parti grupları Mısır’daki askeri darbeyi tek bir ağızdan kınarken, TBMM Araştırma Merkezi Mursi yönetimini eleştiren bir rapor yayınladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) tüm parti grupları Mısır’daki askeri cuntanın darbesini tek bir ağızdan kınarken, TBMM Araştırma Merkezi Mursi yönetimini eleştiren bir rapor yayınladı. Mısır'daki askeri darbenin arka planına ilişkin hazırlanan raporda kaynak olarak BBC, Foreign Policy, Brookings, NY Times gibi Mısır'da yaşananlara darbe demeyen Batılı medya ve düşünce kuruluşlarına atıfta bulunulması dikkat çekti.

ORDU MÜBAREK’İ SESSİZ DARBE İLE DEVİRMİŞ

Raporda Mübarek’in devrilmesi halk ayaklanmasıyla değil de ordunun sessiz darbesiyle gerçekleştiği yer alıyor. Mısır’ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi’yi tutuklayarak darbe yapan ve demokrasiye rafa kaldıran Mısır ordusunun Hüsnü Mübarek'i sessiz darbe ile devirerek ülkenin demokrasiye geçişinin ilk adımını attığı ileri sürülüyor.

Raporda darbe ile ilgili bölümler şu şekilde yer alıyor: “Ocak 2011'de başlayan Hüsnü Mübarek karşıtı gösterilerin ardından Mısır Ordusu'nun gerçekleştirdiği 'sessiz darbe' ile Mübarek'in devrilmesi, Mısır'da demokrasiye geçişin ilk adımı olarak kabul edilmiştir. Ne var ki, sancılı geçen bir sürecin ardından yapılan demokratik seçimlerle iktidara gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi de görevinin ilk yıldönümünde yaşanan ayaklanmanın devamında gelen bir askerî darbeyle devrilmiştir.”

ORDU MÜBARAK SONRASI YETKİLERİNİ 1.5 YILDA DEVRETTİ

Mübarek’i deviren ve sonrasında geçici yönetimi oluşturan Silâhlı Kuvvetler Yüksek Konseyi’nin (SKYK), demokratik yollarla işbaşına gelen hükümete yetkilerini devretmesinin yaklaşık bir buçuk yıl gibi uzun bir zaman aldığı hatırlatılan raporda, “Haziran 2012’de seçimlerin yapılmasıyla parlamentonun oluşturulması ve cumhurbaşkanının seçilmesiyle askerî yönetimin yetkilerini sivillere devretmesi; Mısır’da geç de olsa demokrasinin hayata geçmesi olarak kabul edilmişti.” denildi.

MURSİ’NİN KARARLARI HALKI TEDİRGİN ETMİŞ

14 Haziran 2012’de Anayasa Mahkemesi’nin parlamentonun feshedilmesi ve yeniden seçime gidilmesi çağrısı yapmasına, SKYK’nin destek vermesinin ordu ile Mursi arasında uzlaşma ihtimalinin zayıf olduğunu gösterdiği belirtilen raporda, “Ağustos 2012’de kabinenin kurulmasıyla iktidarın sivillere devri demokratikleşme açısından iyi gelişmeler olmuşsa da Mursi’nin 22 Kasım 2012’de yayınladığı bir kararname, Mursi ve muhalifleri arasındaki gerginliğin iyice belirginleştiğini ve derinleşeceğini ortaya koymuştur. Mursi’nin kararlarının nihaî ve itiraz edilemez bir nitelik kazanması, toplumda Mursi aleyhindeki muhalefeti hem tedirgin etmiş hem de güçlendirmiştir.” denildi.

ANAYASA REFERANDUMUNDAN GERİ ADIM ATMAMIŞ

Anayasa Mahkemesi’nin parlamentoyu dağıtma ihtimaline karşı hızlanan yeni anayasanın yapım sürecine yer verilen raporda, “Muhalefetin boykot edeceğini duyurmasına rağmen üzerinde toplumsal mutabakatın tam olarak sağlanamadığı anayasanın Kurucu Meclis’te hızlı bir şekilde onaylanması, ülkedeki gerginliği iyice artırmıştır. Bu gelişmenin ardından Mursi/Müslüman Kardeşler taraftarlarıyla karşıtları arasında birçok kez şiddet içerikli ve ölümlerle sonuçlanan çatışmalar yaşanmıştır. Bu noktada, muhalefet liderlerinin yanı sıra, Mısır Ordusu’ndan da uyarılar gelmiştir. Her ne kadar yeni anayasanın toplumsal ayrışmaya ve kargaşa ortamına sebep olduğu ortaya çıkmışsa da 15 Aralık 2012’de yapılması planlanan anayasa referandumundan geri adım atılmamıştır. Referandum öncesinde karşıt gösteriler devam ederken Mursi, oylamanın tehlikeye girmesinden çekindiği için orduya polisle işbirliği yapma ve gerektiğinde sivilleri tutuklayabilme yetkisi vererek anayasanın oylanması konusundaki tavrını ortaya koymuştur. Anayasanın kabul edilmesi, ülkedeki gerginliğin yatışmasına vesile olmadığı gibi, siyasî temelli kutuplaşmayı daha da netleştirmiştir.” denildi.

HALKIN ÜZERİNE SALINAN BALTACILAR RAPORDA YOK

Raporda Cumhurbaşkanı Mursi’nin yaptığı icraatlar da eleştiriliyor. Raporda Mursi'nin, 22 Kasım 2012'de yayınladığı bir kararname ile yetkilerini genişletmesinin, Anayasa Mahkemesi'nin sivil yönetimi fesih etme ihtimaline karşı yeni anayasa yapmasının toplumu kutuplaştırdığı ve gerginliği arttırdığı öne sürüldü. Mursi'nin devrimin 1. yılında yaptığı konuşmasında hata yaptığını kabul ettiği öne sürülen raporda, Cumhurbaşkanı Mursi’nin iktidara gelmesinin 1 yılı sonunda ekonomik, sosyal ve siyasi talepleri karşılayamadığı yer alıyor. Raporda, Mursi döneminde yaşanan akaryakıt ve yağ kuyruklarının darbe sonrası bir anda sona ermesi ile ilgili bir detay yer almadı.

ORDUNUN UYARISINI DİKKATE ALMAMIŞ

Mursi ile muhalefet arasındaki çekişme devam ederken, Mübarek’in devrilmesine yol açan devrimin yıl dönümünde Mısır sokakları yine hareketlendiği hatırlatılan raporda, çatışmaların yoğunlaşması üzerine Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı General Abdul Fettah el-Sisi’nin Mursi karşıtlarının 30 Haziran’da yapacakları protesto gösterilerinin öncesinde “Ülke kontrol edilemez bir çatışma ortamına sürüklenirken ordu sessiz kalmayacak. Toplumda bir bölünmüşlük var ve bunun devamı Mısır devleti açısından bir tehlike” diyerek gelen darbenin sinyalini verdiğine vurgu yapıldı.

Mursi’nin, göreve gelişinin 1. yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada birçok hata yaptığını kabul etmesi ve devrimi korumak adına gerekli reformları hayata geçireceğini belirtmesinin protestoları sona erdirmeye yetmediği ifade edilen raporda, “Muhalefetin, Mursi’ye yönelik istifa çağrılarının ardından ordu yayınladığı ültimatomla ‘herhangi bir şekilde siyasete taraf olmayacağını, ancak Mısır’ın ulusal güvenliğinin karşı karşıya kaldığı ‘vahim tehlike’ karşısında harekete geçmek zorunda olduğunu’ duyurarak Mursi ve muhalefetin iki gün içinde uzlaşması gerektiği uyarısını yapmış; aksi hâlde kendi ‘yol haritasını’ uygulamaya geçireceğini ilân etmiştir. Ordunun ‘uzlaşma olmazsa darbe kaçınılmaz olur’ mealindeki ültimatomunu dikkate almayıp ‘canı pahasına görevini sürdüreceğini’ belirten Mursi, ordunun verdiği 48 saatlik süre sonunda darbe ile devrilmekten kurtulamamıştır.” denildi.

ARAP BAHARI TERS YOLA GİRDİ

Raporda, iki yıl içinde iki ayrı askerî darbeye maruz kalan Mısır’da; Mübarek sonrasında siyasî istikrarın bir türlü sağlanamadığı, Mübarek karşıtı ayaklanmanın altında yatan sosyo-ekonomik ve siyasî sorunların Mursi döneminde de çözülemediği, anayasa yapım sürecinde belirginleşen ‘İslâmcı-laik’ kutuplaşmasının müzakere ve uzlaşıyı imkânsız kıldığı, ordunun siyasete etki kabiliyetinin hâlâ çok yüksek olduğu ve hem iktidar hem de muhalefetin demokratik kültüre adapte olma konusunda ciddî zaafları bulunduğu dile getirildi. Raporun son kısmında toplumsal gerilimin ve kutuplaşmanın hala yaşandığı belirtilerek, şöyle denildi: "Mısır'da demokrasinin ağır bir yara aldığı ve demokrasinin müjdecisi olarak algılanan 'Arap Baharı' kavramının çağrışımlarının tam tersi istikamette bir yola girildiği değerlendirilmektedir."

Habervaktim.com

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum