Arınç “Nefret Yasası”nda Kararlı!
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kanal 7’de Ankara Temsilcisi Mehmet Acet'in sunduğu İskele Sancak programında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Arınç, “nefret yasası”ndaki ısrarını burada da yineleyerek, demokratikleşme paketinde konunun yer alacağını söyledi.
Hükümet’in bu adımının kimlere hizmet edeceği tartışılırken, “nefret yasası”nı ençok terör örgütü ile Ermenici çevrelerin istediği biliniyor. Bu çevreler terör örgütünün katliamlarına, Ermenici çevrelerin akıl almaz iftiraları ve hakaretlerine toz kondurmazken, bunlara ilişkin en ufak bir eleştiri karşısında “Bizimle ilgili 'nefret söylemi' geliştiriliyor” yaygarası kopararak, yasal düzenleme talep ediyorlardı.
ARINÇ’IN AÇIKLAMALARI ŞÖYLE
Demokratikleşme Paketi’nin çok konuşulduğunu, yazılıp çizildiğini dile getiren Arınç, paketi, prensip olarak kendi içlerinde müzakere ettikten ve Başbakan Erdoğan siyasi bir çerçeve çizdikten sonra kamuoyuna açıklama kararı aldıklarını fakat dün İstanbul'daki bir toplantıda konuyla ilgili olması nedeniyle bir hususu açıkladığını hatırlattı.
Arınç, Hukuk ve Medya Bağlamında Uluslararası İslamofobi Konferansı'nda yaptığı konuşmada, özelikle son yüz yıl içinde giderek artacak biçimde islamafobi, ırkçılık, yabancı düşmanlığı veya nefrete yönelik suçların artmış olması karşısında "hukuk bağlamında ne yapılmalı, medya bağlamında ne yapılmalı" konularını zikrettiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Söz konusu hazırlık içinde olan konuyu da izleyicilere takdim ettim. İyi ki de yapmışım çünkü bütün katılımcılar bu konuda Türkiye'nin, daha doğrusu hükümetimizin atacağı adımları takdir ettiklerini ifade ettiler. O da şudur: Nefret suçları veya bir insanın kimliği, dili, dini, rengi, ırkı, felsefi düşüncesi, yaşam biçimi dolayısıyla eğer sadece bu amaçla suç işlendiği taktirde bunun cezasının artırılması konusu bu paketimiz içinde var. Kasten öldürme fiilinden başlayarak, kasten yaralamaya, gasp suçuna kadar ayrımcılık suçlarının tamamında bir kişinin taşıdığı bu sıfatlar veya bu düşünceler, bu düşünce yapısı sebebiyle nefrete dönüşmüş biçimde suç işlenirse asgari yarım miktarda o ceza mutlaka artırılacak. Bu başka ülkelerde özellikle 'nefret suçu' diye tanımlanan bir parantezin içinde. Biz onun yerine bu düşünceyi Türk Ceza Kanunu'ndaki suç sayılan fiillerin içine yerleştirmiş olduk. Tabi bu da paketimizin içindeki bir konu."
Bunun uzun zamandır tartışıldığını, anayasanın 10. maddesinin esasen buna amir olduğunu kaydeden Arınç, taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve son AB İlerleme Raporu'nda da Türkiye'nin hukuk mevzuatına bunun girmesinin düşünüldüğünü ve bu gereği de aynı zamanda yerine getirdiklerini vurguladı.
Arınç, yalnız bununla kalmadıklarını, Akil İnsanlar Heyeti vasıtasıyla da hem çözüm süreci hem de demokratikleşme konusuyla ilgili Türkiye'deki düşünceleri aldıklarını ve Başbakan Erdoğan'a rapor halinde sunduklarını dile getirerek, onların raporlarında da böyle bir suç ve ceza türünün kanuna girmesinde zaruret gördüklerini dolayısıyla onu da yerine getirmiş olduklarını belirtti.
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.