Memurların Pakete Bakışı Nasıl?
Başbakan Erdoğan’ın dün açıkladığı Demokratikleşme Paketi’yle ilgili görüşler gelmeye devam ederken, memurların nasıl bir tepki vereceği merak ediliyor.
Bu noktada, en büyük memur sendikası olan Memur Sen Konfederasyonu’nun ortaya koyacağı tavır önemli bir ipucu olarak görülüyordu.
Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, basın toplantısı düzenleyerek, Demokratikleşme Paketi’ni değerlendirdi.
Kamuda başörtüsüne TSK’nın yanı sıra emniyet ve yargıda da sınırlama getirilmesi çok tartışılacağa benzerken, Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, bu şerhe tepki gösterdi.
GÜNDOĞDU: YENİ SORUNLAR ORTAYA ÇIKARIYOR
Gündoğdu düzenlediği basın toplantısında, paketin geneli üzerinde olumlu görüşler bildirirken, kamuda başörtüsü düzenlemesine sınırlama getirilmesiyle ilgili şöyle konuştu:
"Başörtülü yargı mensubu adalete mi halel getirir?
Başörtülü emniyet mensubu görevini mi yapamaz?
Paket sorunu çözmekle beraber yeni sorunlar ortaya çıkarıyor.
Evrensel hukuka aykırı hareket ediliyor."
BİR TEPKİ DE EĞİTİM BİR SEN'DEN
Eğitim Bir Sen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Emrullah Aydın da yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti:
"Hükümet, beklenen demokratikleşme paketini açıkladı. Pakette kamu çalışanlarına başörtüsü serbestisi getiriliyor. Ancak, üniformalı alanlar ki bunlar; yargı, askeriye ve emniyet bunun dışında tutulmaktadır.
Yapılacak değişikle, başörtüsüne özgürlük adına sadece bir adım atıldığını düşünenlerdenim. Yoksa bu durumun, bir özgürlük olmadığı gibi, kadını ötekileştirdiği, inançlı kadını aşağıladığı için kabul edilemez olduğunu belirtmek isterim.
Geçmişte bu kadınlarımıza hakkı hayat bile tanınmazken bu büyük bir gelişmedir, şeklinde ki yorumlara katılmakla birlikte bilinçaltı dışlanmışlığın devam ettiğini görmek bizi ziyadesiyle üzmüştür. Kamuda başörtüsü özgürlüğünde kısmi özgürlük getirilmiş olması, bu kadınlarımızı anlayamadığımız gibi, hala dışladığımızı da göstermektedir. Bunun dini bir vecibe olduğu ve bizim bu insanları sonuna dek böyle kabul etmemiz gerekliliğini artık kabullenmeliyiz.
Başı açık kadın hâkim ve savcı olabilirken, sadece başının örtülü olması gerekçesiyle bir ayrımcılık getirilmiş olmasının mantıkla izahı olamaz.
Başörtülü kadınlarımıza bu türden bakış açıları, başörtüsü özgürlüğünü anlamadığımızın ve bunu hala içselleştirmediğimizin göstergesidir. Öncelikle herkesi sadece insan olduğu için temel haklarına saygı duyup, eşit görmeliyiz. Başörtülü kadınlarımıza, başı açık kadınlarımıza tanınan haklar aynen tanınmadığı, yasaklanmış tek bir alan kaldığı sürece buna özgürlük denilemez. Tersine kafaların bir kenarında yasakçı anlayışın bir şekliyle devam ettiğini gösterir.
Bu konuyla ilgili yapılacak düzenlemede yasakçı anlayışın bittiğinin tek göstergesinin hiçbir şekilde sınırlama getirilmemesinden geçtiğini herkesin bilmesi gerekir. Bu anlamda kimsenin üniforma çekincesinde olmasına da gerek yoktur. Tasarımcılar başörtülü üniforma geliştirmekte geç kalmayacaklardır. Dünyada bunun örnekleri de mevcuttur. Kaldı ki örneği olmasa ne olur?"
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.