Davutoğlu: Davayı Satmayız

Davutoğlu: Davayı Satmayız
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Hırvatistan, Karadağ ve Arnavutluk’u kapsayan 3 günlük Balkanlar Turu’nun ardından dönüş yolunda uçakta Akit Ankara Temsilcisi Yener Dönmez’e özel çarpıcı açıklamalar yaptı.

Arnavutluk’la Türkiye’nin stratejik işbirliğine muhalefet partisinin karşı çıktığına dair basın toplantısında bir soru gelmesi üzerine muhalefetle de bir görüşme gerçekleştirdiğini aktaran Bakan Davutoğlu aralarında geçen görüşmeye dair şunları söyledi: “Muhalefetten Yüksek Strateji İşbirliği”ni niye kuruyorsunuz yönünde bazı itirazlar varmış, muhalefet ediyorlarmış. Dışişleri Bakanı Ditmir Buşati’ye söyledim ben görüşürüm diye. Gittim görüştüm. ‘Biz Yunanistan ile stratejik ortağız. Türkiye nereden geliyor’ gibi laflar etmişler. BM’de Filistin’in tanınması oylamasında da iktidarda bunlar vardı. tarafsız kalmışlardı. ‘İlişkilerimiz sizin hükümette olduğunuz dönemde başlamıştı dedim. Bizi Yunanistan, İtalya ile karşılaştırırsanız bu ayıp olur’ dedim. Tabi biraz mahcup oldular. ‘Yok biz kesinlikle karşı değiliz, gazeteciler yanlış anladı filan’ dediler.”

“ARNAVUTLUK’TA YANGIN VARSA TÜRKİYE’DE DE YANGIN VAR”

Muhalefet partisine Türkiye’nin Arnavutluk’a olan desteklerinden örnekler anlattığını belirten Davutoğlu, “Kendilerine anlattım. 2 sene önceydi. Burada büyük bir orman yangını olmuştu. Beni aradılar yurt dışındaydım. Yardım istediler. Hemen arayıp Orman Bakanı ile görüştüm. Yangın söndürme uçak ve helikopterlerini gönderelim diye. Gece bir buçukta Ankara’ya döndüğümde tekrar sordum. Helikopterler ne oldu diye. Henüz ulaşmadı dediler. Genelkurmay Başkanlığı’ndaki ilgili merkezi aradım. Yunanistan izin vermemiş geçişlere. Genelkurmay 2. Başkanı ile görüştüm. Yunanistan tarafı ile görüştüm. Uçak ve helikopterlerin geçişini sağladık. Ve ondan sonra sabaha karşı evime gittim. Arnavutluk’ta yangın varsa Türkiye’de yangın var. Bunları anlattım onlara.” şeklinde konuştu.

“BİR GÜN BAĞIMSIZ FİLİSTİN’DEN ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDA KALACAKLAR”

Görüşmede BM’de  Filistin oylamasının da gündeme geldiğini anlatan Davutoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mahcup şekilde ‘BM’de Filistin’le ilgili sizin istediğiniz yönde oy kullanamadık. Ama siz bizim dostumuz ağabeyimizsiniz. Ancak (Amerika’yı kastederek) diğer müttefik de farklı yönde oy kullanmamızı istedi. İki taraf da bastırınca çekimser kaldık’ dediler. ‘Bakın geçti bunlar.’ dedim. ‘Bu sizin egemen kararınız ancak size ağabey kardeş nasihati… Her şey geride kalır, Amerika’nın baskısı vs. Ancak o oy arada kalır.’ dedim. Biz 57’de Fransa için böyle bir oy kullanmak zorunda kalmıştık. Ancak 30 yıl sonra bir Türk Başbakanı gidip özür dilemek zorunda kalmıştı. Eminim bir gün bağımsız Filistin kurulunca bir Arnavut Bakan gidip Bağımsız Filistin’den özür dileyecektir dedim.”

“KOSAVA’NIN BAĞIMZIZLIĞI İÇİN İLK MEKTUBU BİZ VERDİK”

Arnavut Muhalefetine Kosova-Filistin örneklerini paylaştığını söyleyen Davutoğlu Türkiye’nin baskılara boyun eğmediğini şöyle anlattı: “Mesela Kosava’yı örnek göstererek ‘bize de baskılar oluyor’ dedim. Azerbaycan’a Karabağ konusunda destek verdiğimiz zaman Rus baskısıyla karşılaşıyoruz. Filistin konusunda da ABD baskı yapar fakat biz kararlı şekilde Filistin konusunda aldığımız kararları aynen uygularız. Baskılara boyun eğmeyiz. Bizim için Kosova davası Filistin davasından daha az önemli değil ya da o, ondan daha önemli değil. Kosova’nın tanınma olayında Ali bey bakan, Ali bey ile konuştum. Başbakanımızla da konuştum. Türkiye’de bazı çevreler medya vs karşılar. İki gün beklesek duruma göre hareket etsek şeklinde bir tedirginlik vardı. Ya bu gün tanıyacaksınız ya da iki gün sonra on gün sonra tanımanızın bir anlamı yok. O zaman herkes tanıyacak. Ve yarışla büyük elçiyi gönderdik, ilk mektubu biz verdik.  ‘Arnavutluk’tan önce sizden de önce biz tanıdık Kosova’yı’ dedim. ‘Kosova’yla ilgili kavgayı biz veririz ama Filistin’le ilgili kavgayı da Kosova için satmayız. Hiç kimse için davayı satmayız.’ dedim.”

“TÜRKİYE İLE BİRLEŞELİM DEMELİSİNİZ”

Davutoğlu, Tiran Belediye Başkanı ile arasında geçen diyalogu ise şöyle anlattı: “O gördüğünüz büyük çevrili alana iki minareli büyük bir camii ve külliye yapılacak. Tiran Belediye Başkanı ben yakınım bu hususlarda duyarlıyım dedi. Ben hepsine şunu söyledim.Siz daha ilerisini söyleyin ‘birleşelim deyin’ dedim.”

“ABD-İRAN İLİŞKİLERİNİN GELİŞMESİ BİZİM FAYDAMIZA”

Dışişleri Bakanı Davutoğlu son dönemde ağırlıklı gündem maddesi olan İran-ABD ilişkileri ve Ortadoğu’da İran’ın öne çıkmasına dönük hükümete yönetilen eleştirilere cevap vererek şunları kaydetti: “İran’ın ABD’ye angajmanı konusunda biz memnun değilmişiz gibi bir hava yaymaya çalışıyorlar. Bir kere bu bizim faydamıza. Aynı çevreler Mısır’ın HAMAS konusunda Mursi yönetimi bizimle birlikte arabuluculuk için girişimlerde bulunduğunda da ‘Mısır rol çalıyor’ demişlerdi. Mısır’da HAMAS’la diyalog kuran muhafazakar bir iktidar kurulunca Türkiye’ye ihtiyaç kalmadı şeklinde aleyhimize yazılar yazdılar. Onlara göre Mursi yönetimi gitti diye yine biz zararlı çıktık. Kalsa zararlıyız, gitse zararlıyız. Şimdi İran meselesinde de Tahran Anlaşması’nı yaptığımızda Türkiye çok büyük bir yanlış yaptı. Şimdi ABD’yi kızdıracak zararlı çıkacak Türkiye… ABD ile İran’ın arası bozuk olunca biz, yardımcı olmaya çalışınca yine biz zararlı çıkıyoruz. ABD ile İran’ın arası düzelirse yine biz zararlı çıkıyoruz. Yani böyle hiçbir opsiyon yok ki Türkiye karlı çıksın. Biz ilkesel olarak -sadece ABD için söylemiyorum- İran’ın uluslar arası ekonomiye entegre olmasını savunuyoruz. Açayım biraz, İran’a yaptırımların olmamasını uluslar arası ekonomiye entegre olmasını savunuyoruz. Onun için Tahran antlaşmasını yaptık. O anlaşma uygulansaydı uluslar arası yaptırımlar kalkacaktı.”

“İRAN’A YAPTIRIM KALKARSA PAZARIMIZ PATLAR”

İran’a olan yaptırımların kalkmasının Türkiye’nin yararına olacağını, Türkiye ve İran pazarının patlama yapacağını vurgulayan Davutoğlu, “Bir: Bizim bölgemizden Müslüman bir ülkenin izole edilmesini istemeyiz. Çünkü onların kaynaklarıyla bizim kaynaklarımızın birleşip etki yapmasını engeller. İki: Türkiye’nin en önemli açığı enerji açığıdır, İran gazı ve petrolü Türkiye’ye gireceğinden fiyatlar düşer, Türkiye üzerinden geçeceğinden Türkiye’nin önemi artar. Üç: İran pazarı aslında dünyanın en dinamik ekonomik pazarlarından biridir. Hele hele yaptırımlar kaldırıldığı zaman patlama yapacak bir pazardır. Bizim pazarımızda bu yönde patlama yapar. Hatta ben İranlılara Bandar Abbas limanı ile Trabzon limanı arasında bir koridor açalım demiştim. Dolayısıyla pazarların entegre olması üzerinde olağanüstü bir potansiyel yakalayabiliriz. Dört: Bu potansiyel açıldığında İran’ın altyapısının yeniden yapılması gündeme gelecektir. Bu yüzden bir uluslar arası entegrasyonu savunduk.” ifadelerini kullandı.

“SURİYE’Yİ İLİŞKİLERİMİZİ ETKİLEMİYOR”

Türkiye’nin meseleye hem ilkesel hem de ekonomik açıdan yaklaştığı değerlendirmesini yapan Davutoğlu, “ABD ile İran ilişkilerine basit konjonktürel yaklaşım içerisine girmedik, girmeyiz de… Tahran anlaşmasını yaparken başta ben ve Başbakanımız İran’ın ABD ile dolaylı görüşmesine çok yoğun çaba sarf ettik. Bizim tereddüt etmemiz söz konusu değilSuriye konusundaki görüş ayrılığımız dikkat edilirse bunu Türkiye-İran ilişkilerine hiçbir zaman yansıtmadık. Biz işbaşına geldiğimizde İran ile ticari hacmimiz 2,5 milyar dolardı şimdi 25 milyar dolara ulaştı. Yaptırımlar kalksın birkaç sene için 100 milyar doları bulur. Bunu mübalağla için söylemiyorum. Tespitim böyle…” dedi.

SURİYE KONUSUNDA YENİ İRAN YÖNETİMİ OLUMLU SİNYALLER VERİYOR

Yeni İran yönetiminin Suriye meselesinde olumlu sinyaller vermeye başladığını, Hizbullah’ın Suriye’den çekilmeye başladığına dair haberler aldıklarını anlatan Davutoğlu şu bilgileri verdi: “Biz 2006’da Suriye’ye yaptırımlara da karşı çıktık kendi halkına zulmedene kadar. Biz çevremizde bir yaptırımlar kuşağı olsun istemeyiz. Suriye ile olan görüş ayrılığımızda ise yeni yönetim olumlu sinyaller veriyor. Yeni yönetim Hizbullah ile ilgili yaklaşımını gözden geçiyor şeklinde, Hizbullah’ın çekilmeye başladığına dair haberler vardı. İran bu tavrını yeniden gözden geçiriyorsa daha yakın temas kurularak birlikte Suriye meselesinin çözümüne Ortadoğu’da sorunların çözümüne birlikte yardımcı olalım. İran’ın dünyada olumlu bir imaj kazanması bizim arzu ettiğimiz bir şeydir, karşı çıktığımız değil. Ben defeatlerce Suriye konusunda kaybettiğiniz imaj İslam dünyasında hiçbir şeyin karşılığı olamaz şeklinde İranlı dostlarıma söyledim. Son BM kongresinde sabah 9’da Kerry ile görüştüm ‘İran angajmanını sürdürün’ diye. Akşam 17:30’da Cevad Zarif ile görüştüm. İran’ın popülaritesinin artması bizi rahatsız etmez. Hem mutluluk duyarız hem de kazançlı çıkarız. Suriye konusu da dahil olmak üzere İran’la ilişkileri artırmak istiyoruz. Cevad Zarif ile son görüşmemiz mükemmel geçti.”

“BATI OLUMSUZ GEÇMİŞİNİ ORTADOĞU’YA YANSITMAK İSTİYOR”

Davutoğlu medyaya yansıyan parçalanmış Yeni Ortadoğu haritalarının da gerçekçi olmadığını, Batı’nın kendi tarihlerindeki olumsuzlukları Ortadoğu’ya yansıtmak isteğini şu ifadelerle anlattı:  “Batılılarda bir vestivalya olgusu vardır.  kutsal Roma imparatorluğu 1600’lü yıllarda parçalanınca küçük küçük beylikler, otoriteler çıktı. Ta ki Alman birliği, İtalyan birliği sağlanana kadar. Kendi tarihlerindeki bu olumsuz tecrübeyi çoğu zaman Ortadoğu’ya da yansıtmak isterler. Sanki büyük otoriteler dağıldığında Osmanlı dağıldığındaki gibi küçük parçacıklar gibi bir kanaat. Halbuki burada Avrupa’daki gibi bir endişe ve ulusçuluk anlamında  parçalayıcı, ayrıştıran bir durum yok. Aksine bütün bu dalgalanmadan, bu devinimden birleştirici bir  güç çıksın istiyoruz. Bölünmeye parçalanmaya değil, mezhep ayrımına, etnik ayrıma değil haritaları daha da bütünleştirici bir irade oluşsun. Demokratik yapılar kurulursa kesinlikle böyle bir irade olacak. Hiçbir demokratik yapı Ortadoğu’da küçük radikal etnik-mezhepsel yapıların bölmesine izin vermez. Dolayısıyla böyle haritaların oluşmasını istemez.”

Yener Dönmez / Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.