Erdoğan'dan Muhalefete Sert Tepki!

Erdoğan'dan Muhalefete Sert Tepki!
Başbakan Erdoğan yeni yasama yılında AK Parti'nin ilk Grup Toplantısı'nda konuşma yaptı. İşte o açıklamadan önemli satırbaşları:

Kesintisiz biçimde istikrarlı, kararlı biçimde Türkiye'yi çözümlerle buluşturduk, çok önenli reformlar gerçekleştirdik. Bugün yeni bir gündür, yeni bir başlangıçtır. Elbette dünü hatırlayacak ibret alacağız ancak dünün bize verdiği tecrübeyi azık edecek, her zaman olduğu gibi geleceğe dikecek, gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz 11 yıl bizim için gurur tablosudur.

Çözüm umudu kaybolmuş nice meselei gündeme taşıyıp kararlı şekilde çözdük çözüyoruz. Hayallerimizi tek tek yakaladık. Edilgen, izleyici konumundaki dış politikamızı ön alan belirleyici konumuna yükselttik.

BİZ ÖLÜNCE YORULURUZ

Biz geçmişe bakıp avunanlardan yaptıklarını yeterli görenlerden mevcuda razı gelenlerden asla olmayacağız. Neşet Ertaş'ın babası şöyle diyor: "Aşkınan çalışan yorulmaz." Neşet Ertaş bunu hatırlatıyor. Ne zaman öldüysem işte ben o zaman öldüm diyor. Biz ölünce yoruluruz böyle bilmemiz lazım. Aşk ile çalışmaya bu millet için çalışmaya devam edeceğiz. Eser üretmeye hizmet üretmeye devam edeceğiz.

BEN YOK BİZ VAR

Bizi öylesine hareket olarak görüp süekli yanılarlar var. Sürekli hayal kırıklığına uğrayan parametlesini değiştirmeyenler var. önce milletin sonra vicdanın sesine kulak veren bir kadroyuz. Bizi bir araay getiren çıkar birlikteliği değil, biz ortak idealleri olan ülke ve millet için aynı ortak sızıyı yüreğine hisseden adeta feleğin çemberinden geçen bugünlere ulaşmış yani kader ortaklığı yapmış bir kadroyuz. Biz en başından beri biriz beraberiz. Bundan sonra omuz omuza istikbale yürüyeceğiz. Bu kadronun içinde ben yok biz var.

BU DAVADA NİCE GÖNÜL İNSANININ ALIN TERİ VAR

Millet bizden yaptığımızdan çok ne yapacağımızı duymak istiyor. Söz verip yerine getirdimiz biçin biz buradayız. Bizi yılgınlığa sevk edecek aşkımızı törpüleceke girişimden uyanık olacağız. Özelikle ümitsizliğe pirim vermeyeceğiz. Bu davanın hamurunda nice gönül insanının alın teri vardır. Herkesin sustuğu sindirildiği dönemde susmadan sinmeden başını öne eğmeden davasını mücadelesini veren insanlar davayı bugüne taşıdı.

ÖLÜMDEN ÇEKİNMEZLER

Hesabını sadece ve sadece Allah’a verecek olanlar hiçbir şeyden korkmazlar.  Taşıdığı canın Allah’tan bir emanet olduğunu düşünenler, ölümden, ölüm tehdidinden, baskıdan asla çekinmezler.

DAVA TAŞINI GEDİĞİNE KOYANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ

Siz iyi olduğunuz sürece kötüler olacak. Diklenmeden dik duracağız. Dava taşını gediğine koyana kadar mücadele edeceğiz. Siz iyi olursanız tuzaklar yer ile yeksan olacaktır.

ADLARINI AĞZIMA ALMAYACAĞIM

Bu süreçte muhalefet kendini değiştirmeyi maalesef bayaramadık. Muhalefet yerel kalmayı statüko kalesine sımsıkı sarılmayı tercih etti. 11 yıl boyunca üslupların değiştirme geregi duymadılar. Muhalefet genel başkanlarının adını ağzına almayacağım. Bunu arkadaşlarıma havale ediyorum. 11 yıl boyunca hangi çamuru atmak istedilerle ellerine yüzlerine bulaştı.

Türkiye  esayetten kurtulurken, muhalefet vesayet zincirlerini koparıp atamamıştır. Siyaset mühendisliği ile şekillendirilmiş partilerde siyaset üretilemez. Çetelerin sokak eylemlerinin onları boyunduğu altında sağlıklı siyaset yapılamaz.  

76 MİLYONUN HÜKÜMETİYİZ

Tahriklere gelmeyeceğiz, gerilim siyaseti tuzağına düşmeyeceğiz. Onların seviyesine düşmeyeceğiz. Biz 76 milyonun hükümetiyiz. AK Parti aynı nazarla bakan aynı gönül diliyle konuşan bir partidir. Muhalefetin gerilim siyasetine rağmen biz kucaklayıcı olacağız.

DEVLET FORMAT ATAMAZ

Devletin vatandaşına bakışında asla imtiyazı kabul etimiyoruz. Her vatandaş birdir, eşittir aynı haklara sahiptir, devlet vatandaŞına yaşam tarzını dayatamaz. Devlet çocukluktan başlayarak format atamaz.

Bizim Cumhuriyetimiz, 29 Ekim 1923'te, 23 Nisan 1920 ruhu üzerine inşa edilmiştir... Bugün attığımız her adımı Cumhuriyete karşı gibi göstermeye çalışan cahil ve istismarcılar var. Sadece 4 ay içinde yerleşim merkezinin ismi değişmiştir. Binlerce yer adı müdahalenin ardından değiştirilmiştir. 23 yıl önce Tillo'nu adı Aydınlar olarak değiştirilmiştir. Allah aşkına Cumhuriyetle nasıl bir ilgisi olabilir.

BU CUMHURİYET 28 ŞUBAT'TA KURULAN CUMHURİYET DEĞİLDİR

1933 yılında başlayan and 12 eylül'de yeniden diriltilen bir uygulamadır. Başörtüsü yasağını Cumhuriyet ile ilgilendirmek nasil bir cahilliktir, nasıl bir istismardır? Bu cumhuriyet 12 eylül'de 27 şubat'ta kurulan bir cumhuriyet değildir. Bu cumhuriyet 23 Nisan 1920’de temeli atılan, 29 Ekim 1923’te kurulan bir cumhuriyettir. Bizim yaptığımız normalleştirmektir. Biz bin yılların içinden süzülerek bugüne ulaştık.

Cumhuriyet 76 milyonun cumhuriyetidir. Başı açık olan ne kadar sahibiyse başı örtülü olan da o kadar sahibidir.  İstanbul'daki ne kadar bu cumhuriyetin sahibiyse, Edirne'deki, Van'daki de o kadar bu cumhuriyetin sahibidir.

UZAYDAN GELMEDİLER

Bu ülkede farklı olanlar uzaydan gelmediler. Ana dili Kürtçe Arapça Lazca Arapça olanlar sonradan girmediler. Namaz kılanlar başını örtenler, bir yere gelince ‘selamın aleyküm’ diyenler bu ülkeye başka bir yerden gelmediler.

BURADA ÖLECEĞİZ

Aleviler, sunniler bu ülkeye sonradan gelmediler.  Bakıyorsunuz birileri çıkıyor çölde yaşasınlar diyor. Siz kimi kimin toprağından kovuyorsunuz? Burası bizim vatanımız bir yere gitmiyoruz gitmeyeceğiz. Burada yaşıyoruz. Burada öleceğiz. Bu topraklar üzerinde bayrağımızın gölgesi altında bir ve beraber yaşayacağız. Kimse kimsenin yaşam tarzına karışamayacak.

11 yıl içinde defalarca reform yaptık. Paket ne bir ilkitir ne de sondur. Bundan sonra güncellemeler olacaktır, ilaveler olacaktır.

RUHBAN OKULU

Mor Gabriel kiliseninin iadesi çok önemliydi. Şimdi tapu tescil kayıtları yapılıyor. Azınlıklara ait gayrimenkulları sahiplerine teslim ettik. Kmi ne derse desin ruhban okulu meselesi anlık meselesidir. Şu anda iki tane camimiz var. Gelin iade edin bez restorasyonunu yapalım dedik. kaç kez söz verdiler. Hala oyalanıyoruz. İkinci sorun onların yetimhanesi vardı. Büyükada'da muhteyem bir yer. Dava görüldü kendilerine teslim ettik. Sen Sinot Meclisi üyelerinin tamamen TC vatandaşı olmazı lazım. Sen dışarıdan papaz getir biz bunları tc vatandaşı yapalım sen sinot meclisi de Lozan'a uygun hale gelsin dedik. Biz bunu da yaptık. 150 bin soydaşımızıın müftüsünü kendi memuru gibi atıyor. Batı Trakya'da başmüftüyü Yunan hükümeti kendi memuru gibi atıyor. Ben nasıl Bartholemos'u atayamıyorsam, sende benim başmüftümü atayamazsın.

Fethiye camisi ve diğer cami ile Batı Trakya'daki kardeşlerimizin başmüftü seçimini birlikte, aynı zamanda yapalım, biz ruhban okulunu da açarız

Bazı insanlar çıkıyor kusura bakma kimin sözcülüğüne soyunuyorsun. Sümela manastırını ayin için açtık. İnfsa edin ya, Bütün bunları yap sen gel ruhban okulunda tıkan.

Andımızın kaldırılması kararı resmi gazetede yürürlüğe girdi ve uygulamadan kaldırıldı. Çok meraklı siyasiler var. Bu andı yapmaya devam edecekler, öyle görünüyor. Kılık kıyafet değişikliği de resmi gazetede yayınlandı.

Başörtülü hanımlara sesleniyorum. Süreci provoke etmeye çalıyanlar olabilir. Lütfen sizler uyarın bu oyuna asla gelinmesin. 76 milyonun arasına sokulan baı açık kapalı ayrımını ortadan kaldırıyoruz. Birlikte çalışmanın hazzıına mutluluğuna erişecektir. Devlet Öz evlat üvey evlat muamelesi yapıyordu

İkna odalarınnda onurarına dokulan öğrencieri yaraları tamir edilemeyecek, hücrelerde tüketilen hayatlar elbete geri gelmeyecek. İtilen kakılan kız çocuklarının gönülleri elbette tamir edilemeyecek. Pencerenin kenarında okula gidin kalbi ağrıyan kadınların ç çekmeleri elbette telafi edilemeyecek.

Bugünleri gösteren rabbime hamdolsun.

ANDIMIZ

And uygulaması 1933 yılında başladı. Metnin yazarı son derece tartışmalı isim olan Reşit Galip idi. Galip Türkçe ezan zulmünün mimarlarından türkçe ezan metnini yazarlarındandı. İnsan kafataslarını ölçen anlayışı destekleyen sözü ona bilim insanıydı. And uyulamasını cumhuniyetinin temelleriyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. CHP kestirmeden gidip milletin yanıltma yoluna gidiyor.

ÇALIŞKANIZ DEDİLER BORÇLANDILAR

30'larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocklaır içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz. Bal bal demekle ağız tatmanmaz. balı yersen ağız tatlanır, Türküm demekle Türk olunmaz. Doğruyum demekle çalışkan olunmaz.

İnsan ailesinden öğretmenlerinden çevresinden aldığı eğitimle bir takım değerlere sahip olur. Çalılkanlığı bir kanar bırakıp borca, işsizliğe mahkum ettiler. Andımız lafzın ötesine geçseydi en başta CHP ve MHP Türkiye'ye bu kadar ağır bedeller ödetmezdi.

KİM DOĞRU BİZ

Kim çalışıyor biz kim doğru biz doğru. Geri kalmış ülke manzarasını değiştirdik. Gitsinler okusunlar anlattıklarımın daha detayını görecekler. Uyulamanın cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle ilisini olamdığını görecekler istismar siyasetini görecekler. Bizim gibisi var mı? Yok.

Marmaray'da sayılı günler kaldı. Sadece Anadolu'yu Avrupa'ya değil, Pekin'i demir ağlarla Londra'ya bağlıyoruz.

ADAY SEÇİMİ

Aday tespit çalışmalarımızı hassas bir şekilde yapıyoruz. Kuyumcu titizliğiyle adayları belirleyecek seçimlere gireceğiz. Her aday vatandaşın görmek istedikleri adaylar olacak. İnşallah yanılma payını en aza indirmek süretiyle.

HALK TV'YE TEPKİ

Şimdi bu da ortadan kalktı. Kurbanı kesen hak sahibidir istediği gibi tasarruf eder. Milletin bu tür engellerle karşılaşmayacak.

Suriye'de 110 bini aşkın kardeşimiz zalim törörist tarafından öldürülmüştür. Orada Esad ile röporta yapan sözde medya bakıyorsunuz kendi ülkesinin başbakanını onun malum sözleriyle burada değerlendirmek istiyorlar. Ona ihtiyaç var mı siz burdaa daniskasını yapıyorsunuz. Millet szin ne olduğunuzu biliyor bizim de ne olduğumuzu biliyor. Adeta muhalefetin yayın organıında bunu görüyoruz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum