CHP’den Ahlaksızlığa Davetiye
Ana muhalefet partisi CHP'nin, "hayra fren, şerre motor" politikası bir türlü değişmiyor. Kocaeli Gölcük'te gayrimeşru ilişkiden doğan "Berk" bebeğin ölümünün yankıları devam ederken, CHP'nin raporunda, gayrimeşru ilişkiler "özel hayat özgürlüğü" adı altında savunuluyor.
KÜRTAJ ÖZEL HAYATA GİRER, ENGELLENEMEZ
Akit'ten Furkan Altınok'un haberine göre, CHP'nin raporunda, hükümetin kadın ve doğum konusuna yaklaşımı eleştirilerek, "Hükümetin tutumu, kadınlara gebeliği her koşul altında kabul ettirmeye ve kadınların özgürlüklerinin önünü kesmeye yöneliktir. AKP kadınların özel yaşamına göz dikmiştir" denildi. Hastanede gebe olduğu anlaşılanların aile hekimleri tarafından Gebe İzleme Projesi uygulamasına tabi tutulduğu anlatılan raporda, "Bu uygulamayla gebeliğini saklamak zorunda kalan kadınlar da kayıt altına alınmakta ve belli aralıklarla eve gelen sağlık görevlileri tarafından takip edilmektedir. Özel hayatının kontrol altında tutulmasını istemeyenler gebeliğini gizli olarak sonlandırmak zorunda kalmaktadır. Baskıcı iktidarların ve ideolojilerin ortak yanı bireylerin hayatlarına ve bedenlerine sürekli müdahale etmeleridir. İktidar da, baskıcı rejimini bireylerin bedenleri ve hayatları üzerinde en yüksek düzeyde denetim kurarak inşa etmeye çalışmaktadır. AKP’nin dayatmalarına karşı duranlar, ahlaki ya da siyasi olarak kınanmakta, fiili ve hukuki baskılara maruz kalmaktadır. Oysa olması gereken temel anlayış, doğurganlıkla ilgili kararların özgürlük ideali esas kabul edilerek alınmasıdır. Türkiye’de ise iktidar, kürtajın kadınlar tarafından keyfi olarak tercih edildiği ve ülkenin nüfus planlamasının önünde engel oluşturduğu izlenimini yaratarak bireyin en yaşamsal özgürlüklerinden birini hiçe saymaktadır" ifadelerine yer verildi.
CHP, NÜFUSUN ARTACAK OLMASINDAN ŞİKAYETÇİ
Aynı raporda, kürtaj gibi doğum kontrol yöntemlerinin de tam bir serbestlikle toplumun hizmetine sunulması gerektiği görüşü savunularak, şu değerlendirmelere yer verildi:
"İktidarın nüfus politikası Başbakanın yurttaşlara 'çok çocuk yapın' ifadesinde netleşmektedir. Başbakan, 'Türkiye’nin yaş ortalaması 29. Bununla devam edersek, 2037’de nüfusumuz yaşlanacak' demiştir. Oysa istenmeyen gebeliklerin oluşmaması için aile planlaması hizmetlerinin nitelikli ve erişilebilir olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2003 yılından 2012 yılına kadar geçen sürede doğum kontrol yöntemlerinden faydalanma oranında kayda değer bir artış olmamıştır. Diğer yandan örneğin 2009 yılında 7 milyon olan gebelik önleyici malzeme ve yöntem sayısı, 2010 yılında 6 milyona gerilemiştir. Bir başka deyişle etkin doğum kontrol yöntemlerinin kullanımında kontrol yöntemleri ve aile planlaması hizmetlerine erişim kısıtlanmıştır. Sonuçta istenmeyen gebeliklerin sayısı artmıştır."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.