Diyarbakırlıların Kışanak İsyanı
28 Şubat cuntacılarının mağdur ettiği HAKPAR’ın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sevgi Çelik Moray, Habervaktim’e önemli değerlendirmelerde bulundu. Halen bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak görev yapan Moray, ilk başlarda derslere başörtülü girdiği gerekçesiyle uyarıldığını, ancak Başbakanlık genelgesiyle sorunun tamamen ortadan kalktığını söyledi.
“O DÖNEMLER ÇOK KORKUNÇTU”
Çözüm sürecinin olumlu adımlarla desteklenmesi gerektiğini kaydeden Moray, şiddet ortamından uzaklaşmanın Kürt halkını sevindirdiğini belirterek, “90’lı yıllarda akşam ezan okunduğunda kesinlikle evde olmak zorundaydınız. Eve kapanıyorduk. Çünkü dışarıda neler olabileceğini hiç bilmiyorsunuz. Bir kurşun size de isabet edebilir, kaçırılabilirsiniz, bir daha kimse sizi görmeyebilir. Çok korkunçtu o dönemler” dedi. Moray, Kürt sorununun çözümünde sadece BDP’nin muhatap alınmaması gerektiğinin de altını çizdi. BDP’nin “Oylarımızı bölüyorlar” şeklinde haklarında antipropaganda yürüttüğünü dile getiren Türkiye’nin ilk başörtülü büyükşehir belediye başkan adayı Moray, “Bizim oyumuz zaten BDP’ye gitmiyor ki. Kürt camiasında birden fazla partinin olması Kürt halkının çoğulculaştığının göstergesi olur. BDP bunu kabullenmek zorunda. HAKPAR’ın varlığının en büyük yararı da BDP’ye vardır. BDP bu şekilde kendisini kontrol edip denetleyebilir ve böylelikle siyasette de hizmette de kalite artar ” diye konuştu.
DİYARBAKIR’IN EN BÜYÜK SORUNU
Diyarbakır’ın en büyük sorununun sosyal yozlaşma olduğunu belirten Moray, uyuşturucu kullanma oranının her geçen gün arttığını söyledi. Bir öğretmen olarak öğrencilerin uyuşturucu kullandığına bizzat şahit olduğunu anlatan Sevgi Çelik Moray, “Birden fazla öğrencimin kullandığını gördüm. Hap ve esrar kullandıklarını kendileri de ifade ettiler. Maalesef Diyarbakır’da gençler çok kolay bir şekilde uyuşturucuya ulaşıyorlar. Uyuşturucu tacirleri okulun çok yakın çevresinde dolanabiliyor. İnternet kafelerde buluşup aldıklarını anlatıyorlar. Arkadaş ortamının etkisi oluyor. Bu durum okul yaşantılarını olumsuz etkiliyor. Hem derse konsantre olamıyorlar hem de arkadaşlarıyla uyum içerisinde olamıyorlar. Bunları çok rahat gözlemledim. Genellikle bu çocukların ders notları da başarısız oluyor. Devletin bunu önlemesi lazım” bilgisini verdi.
“BUNU ONARMALIYIZ”
Maneviyat eksikliğinin de gençleri uyuşturucu kullanımına ittiğini vurgulayan Moray, “Diyarbakır sahabeler şehridir. Şu an aslına uygun yerde değildir. 1990’dan sonra köyünden kopup şehir merkezine gelen insanlar bir kültür şoku yaşadılar ve her geçen gün işsizliğin etkisiyle yoksullaştılar. Çünkü cumhuriyet tarihi boyunca ciddi bir yatırım yapılmadı. Maneviyat eksikliği çocukları uyuşturucu kullanımına itti. Sosyal yozlaşmayla ilgili bir rehabilitasyon programlarının başlatılması gerekiyor. İnsanlar bu duruma geldi ama bunu onarmalıyız. Cumhuriyetin kuruluşuyla bir devlet politikası olarak Diyarbakır nasıl istihdamdan yoksun bırakıldıysa bunun telafi edilebilmesi için ‘pozitif istihdam’ uygulamalıdır” ifadelerini kullandı.
BDP’YE KIŞANAK TEPKİSİ
BDP’nin Diyarbakır adayı Gültan Kışanak’ın halkın değerlerine yönelik tutumuna da değinen Moray, şunları kaydetti:
“Gültan Hanım Diyarbakırlı değil. Bu kadar çok yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden bahseden bir parti, niçin Diyarbakırlı birini belediye başkan adayı yapmıyor? Bu kafa karışıklığı taşıyan bir şeydir. Söylediğiyle yaptığı birbirini tutmuyor. Kışanak’ın halkın değerleriyle bütünleşmediğini ben de düşünüyorum. Gültan Hanım’ın Kürtçe bilmemesi de tepkilere neden oluyor. BDP’nin uç söylemlerine karşın bunun böyle olması huzursuz edici bir durum. Diyarbakır’ı 3 dönemdir BDP yönetiyor. Ancak bu şehri layık olduğu yere getirmedi. Bu dönemde halk, hizmet misyonunu yerine getirememiş bir partiye oy vermemeli. Diyarbakır ne sosyal anlamda ne de şehircilik alanında layık olduğu konumda değildir.”
“İNSANLAR GELİP FATİHA OKUSUN”
“Halkın manevi değerlerini yeniden hatırlatmak gerekiyor” diyen Sevgi Çelik Moray, Şehit Şeyh Said ve dava arkadaşlarının katledildiği alanla ilgili projesini aktararak, “Geçmişimizi yeniden hatırlamalıyız. Şeyh Said ve 47 arkadaşı Dağkapı Meydanı’nda idam edildi. Diyoruz ki; oraya bir anıt mezar yapalım. İdam edilenlerin isimlerini yazalım. İnsanlar gelip Fatiha okusun. Çünkü Diyarbakır’da öyle ya da böyle herkesin o 47 kişiyle kan bağı vardır ve gençlerimize de manevi değerlerini hatırlatmak lazım. Bakın siz bunların torunlarıydınız. Hani gençlerimiz uyuşturucu kullanıyor, kapkaça yöneliyorlar filan diyoruz ya. İnsanlara manevi kimliklerini hatırlatmak lazım” dedi.
Erol Metin / Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.