Bahçeli siyasi iktidarı suçladı

Bahçeli siyasi iktidarı suçladı
MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, terör olaylarından siyasi iktidarı sorumlu tuttu.

Konuşmasına "Milletimiz kahramanlarını bağrına basarak teröre karşı milli tepkilerini göstermiştir. Bu saldırıyı nefretle kınıyoruz" diyerek başlayan Bahçeli, şunları söyledi:

"Kaçak teröristlerin yakalanması için havadan ve karadan derhal müdahale edilmeliydi. Irak'ın kuzelyindeki inlerine kaçan teröristlerin gidebilecekleri son sığınak neresi olursa olsun, ne kadar uzak olursa olsun uluslararası hakların tamamı doğmuştur. Sınır ötesi harekata yönelik orantılı güç eleştirilerini de ortadan kaldırmıştır. Hükümet derhal tam imha ile sonuçlanacak bir harekat için siyasi irade gösterilmelidir. TSK tarafından Kuzey Irak'da güvenlik bölgesi oluşturmalıdır. Bunlar yapılmazsa güvenilirlik sarsılacaktır. Adına ne denirse densin yıllardır oradan sevk ve idare edilen bir düşmanca tavırla karşı karşıyayız. İçerideki uzantılarıyla bir cephe oluşturarak bu iş birliğini her ortam ve fırsatta ifade etmekten kaçınmamaktadır. Ya bu ijhanet çetesi bizi güç duruma sokacak ya vda Türkiye bütün güç unsurları ile bu ihanet çetelerine gereken dersi verecektir. Başka yolu ve yorumu kalmamıştır. Her saldırı sonucunda yaşanan acılar elbette ki paylaşılmalıdır. Anvak burada inandırıcılığı giderek zayıflayan mesajlardan daha önemli olan terörün son bulmasıdır. Yeni şehadetlerin önüne geçilmesidir."

"İç göç, yoksulluk, yoksulluk, aile yapısını deforme eden gelişmelerle ilgili tedbirlerin geliştirilmesi, terörü besleyen ekonomik, sosyal etkenler üzerinde araştırmalar yapılması, terörü besleyen kaynakların kurutulması, bu kapsamda GAP'ın bir an önce bitirilmesi, örgütün sivil maşası olan mahalli yapıların etkisiz hale getirilmesi, siyasi lojistik finans desteklerinin kesilmesine yönelik eylem planlarımız vardır. Milli hassasiyetleri en yüksel siyasal tabana sahip bir parti olarak toplumu sürekli sükunete davat etmişizdir. Buradaki endişemiz etnik tahriklerin bizi bir kardeş kavgasına sürüklenmesi ve bin yıllık kardeşlik hukukunun yara almasıdır. Adana ve Balıkesir'deki olaylar bu tehlikenin büyüklüğünü ortaya koymuştur. Bu oyunları boşa çıkarmak hepimizin vatan görevidir. Şartlar ve tahrikler ne kadar ağır olursa olsun bu oyuna gelinmemeli. Eğitim ve resmi dil tapeplerinin önünün açılması, bölücü terörün resmi hamileriyle masaya oturtulması bu kardeşliğe büyük bir darbe vuracaktır."

"Eline silah almış teröristleri hak arayan masumlar olarak görürseniz bu belayı sona erdirmeniz mümkün olmayacaktır. 30 yıldır bu tehdidin sona erdirilemeyişinde her kurum ve kuruluşun sorumluluğu vardır. Ama bugüne kadar bitirilemeyişinin en önemli nedeni güvenlik güçlerinin gösterdiği kararlılığın siyasi kadrolarca gösterilememiş olmasıdır. Çok hassasiyetle takip ettiği bu meseledeki önerilerini paylaşmış. Siyasal iktidara çözüm yollarını yüksek sesle defalarca önermiştir. Keşke terör ve bülücülükle ilgili söylediklerimizde haksız çıkmış, buna karşın bu bela bitmiş olsaydı. Çağrılarımızda milli bir seferberlik başlatılması, mücadele stratejisi hazırlanması, komşu mihrakların susturulması için siyasi caydırıcılık stratejisinin geliştirilmesi, olağanüstü hal dahil olmak üzere gerekli düzenlemelerin yapılması, dokunulmazlık zırhının kaldırılması, AKP hükümetinin irade ve kararlılığını somut olarak ortaya koyması, siyasi irade ve kararlılığın açık ve net olması, müdahil ülkelerin iş birliği sonucu oluşmuş menfaatlerinin gözden geçirilmesi, hukukun tanıdığı meşru savunma hakkının ve askeri müdahalenin başlatılması, alınacak tedbirlerin aynı anda değerlendirilmesi, Barzani ve peşmerge gruplarının bu hareketinin Irak yönetimine bir ültimatomla bildirilmesi, şahıslarla resmi düzeyde Irak devleti adına bile olsa ilişki kurulmaması, Kuzey Irak'a lojistik desteğin tüm unsurlarıyla kesilmesi, bunların yanında güvenlik bölgesi oluşturmasına yönelik teklifimiz geçerliliğini korumaktadır."

"Siyasette yapamayan gider, yapacak olan gelir. Ancak, bu demokratik devir teslim gerçekleşene kadar yaşanacak bütün kayıpların vebali hükümetin omuzlarındadır. MHP'nin eli de sorumluların yakasında olacaktır. Sınır ötesi operasyon için verilen tezkerenin önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Sınır ötesi operasyon yapma izin ve yetkisinin meclis kararıyla tekrarlanmasıdır."

"Askerin talepleri hükümet tarafından ciddiye alınmalıdır. Hukuki engeller varsa bunlar mutlaka aşılmalı. Bölücü terörün tamamen yok edilmesinde alınacak kararlar için her desteği vermeye hazır ve kararlıdır. Bu konuda yapılacak bütün çalışmalar için TBMM'de tam kadro bulunacaktır. Tezkereye evet oyu verecektir. 22 Temmuz'dan sonra gerilimlerle dolu bir siyasal ortamı yaşadık. Demokratik rejimin selameti açısından cumhurbaşkanlığı seçimi, başörtüsü düzenlemesinin iptali, 3017in değiştirilmesi, TSK'ya sınır ötesi harekat yetsiki veren testerenin çıkartılması, Vakıflar Yasası'nın AKP eliyle değiştirilmesi, giderek yoksullaşan çaresiz bir toplum, şekil ve yöntem değiştirerek kent merkezlerine tırmaman terör eylemleri, yurt dışı kaynaklı inanç dolandırıcılığının iktidar zihniyetine bulaşmış olması bu dönemin en başta gelen konuları olmuştur."

"Bu sorunların çözümü konusunda TBMM çok daha hayati görev ve sorumlulukla karşı karşıyadır. Normalleşme sürecini başlatacak somut adımlar atması ortak sorumluluk olarak görülmeli. Siyasi gerginliklerin yumuşatılması, çatışma yerine asgari müştereklerde buluşulması, yolsuzluk ve kanunsuzlukların üzerine kararlılıkla gidilmesidir. Siyasi kurumun bu haklı taleplere karşı kayıtsız kalması düşünülemez. Çalkantılar içinde sarsılan Türkiye’nin durulmasını sağlayacak yol budur. TBMM’nin bu konulara öncelik verecek bir gündemi mümkün olabilecek en geniş tabanlı bir mutabakatla işlemesi gerekiyor."

"Bu ve benzeri bütün sorunların sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi olacaktır. Tavizkar bir iktidar zihniyetinin insiyftifine teslim edilemeyecek kadar önemli meselelerimiz var. Birileri istese de istemese de doğruları söylemeye devam edeceğiz."

habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.