"Milli" Uyarı

"Milli" Uyarı
Saadet Partisi, Erdoğanın Ermenilere Yönelik taziye mesajını eleştirdi: Soykırımı tanıma çabası ise reddediyoruz...

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, Başbakan Erdoğan’ın Ermenilere ilişkin açıklamasını değerlendirdi. 

Mesajın ilerde ülkeye ne tür sakıncalar getireceğinin iyi hesaplanmadığını söyleyen Karamollaoğlu, Türkiye’nin daha önceden önemli adımlar atması gerektiğini ve bugün bunlar için geç kalındığını söyledi.

Karamollaoğlu,  Erdoğan’ın Ermenilere yönelik taziye mesajını gazetemize değerlendirerek, yanlış adımlar atılmaması uyarısını yaptı. Karamollaoğlu, yapılan açıklamanın Ermeni lobisinin öne sürdüğü ‘soykırım’ yalanının tanınmasına yönelik bir çaba olarak görülmesi halinde elbette bunu reddettiklerini kaydetti.

Mesajın ilerde ülkeye ne tür sakıncalar getireceğinin iyi hesaplanmadığını söyleyen Karamollaoğlu, Türkiye’nin daha önceden önemli adımlar atması gerektiğini ve bugün bunlar için geç kalındığını belirtti.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu,  Erdoğan’ın Ermenilere yönelik taziye mesajını gazetemize değerlendirerek, yanlış adımlar atılmaması uyarısını yaptı. Karamollaoğlu, yapılan açıklamanın Ermeni lobisinin öne sürdüğü ‘soykırım’ yalanını tanınmasına yönelik bir çaba olarak görülmesi halinde elbette bunu rededdiklerini söyledi.

Yayınlanan mesaj için Sözde “Soykırımın kabulüne yönelik bir adımsa bunun kabul edilmesi mümkün değildir” diyen Karamollaoğlu, “Çünkü; biz hakikaten inanıyoruz ki 1915 ve sonrasında meydana gelen hadiseler bir soykırım değil maalesef Osmanlı’nın yıkılmasına karşın içerdeki karışıklığın neticesinde meydana gelen olumsuz tasvip edilmeyen hadiselerden ibarettir. Olayı 1915 yılına hapsetmek çok hatalı bir yaklaşım olur. Bu bir süreçtir. O sürecin sonunda bir takım hadiseler meydana gelmiş. Osmanlı çok dikkatli davranarak kendisini içerden ve ordusunu arkadan vuran bir takım çeteleri ve onlara destek verenleri tehcir ederek zorunlu göçe zorlamıştır. Osmanlı kuruluşundan itibaren adil bir yönetim sergilemiş ve Ermeni tebaasını özellikle inançlarından dolayı Hristiyan mezheplerinden farlılıklarından dolayı mağdur edilen taciz edilen Ermenileri daha ciddi olarak korumuştur. Ermeniler asırlar boyu sadık kalmışlardır. Ermeni vatandaşlarını sadık tebaa olarak nitelemiştir” diye hatırlatmada bulundu.

ABD, Alman ve Japonları Kamplara Kapattı

Karamollaoğlu, ABD’nin ikinci dünya savaşı sırasında Alman ve Japon vatandaşlarına karşı oluşturduğu kampları hatırlatarak, kimsenin bundan söz etmediğini söyledi. Karamollaoğlu, “Başka ülkelerde Osmanlı’nın yaptığının aynısını yapmıştır. ABD, ikinci dünya savaşında Alman ve Japonları kamplara toplamıştır. Güvenemediği için. ABD’yi tehdit eden hiçbir adımları olmadığı halde bunu yaptılar. Tehcir katliam değil, zoraki göçtür, aynen ABD’nin Almanlara yaptığı gibi” dedi. Ermenilerin Osmanlı’ya karşı çete kurmalarının arkasında İngiliz ve ABD parmağının aranması gerektiğini de sözlerine ekleyen Karamollaoğlu, “Osmanlı’nın zayıflamasından sonra gerek İngiltere gerek ABD ve diğer batılı ülkelerin Anadolu da açtıkları okullarda Türkiye’de yaşayan Ermenileri Osmanlı’ya karşı tahrik etmişlerdir. Adeta kin tohumları ekmişlerdir sırf Osmanlıyı zayıflatmak için. Kiliseler savaş yıllarında silah deposu olarak kullanılmıştır. Müslüman köyleri basan, katleden Ermeni çetelerine verilmiştir bu silahlar. Anadolu’nun neredeyse bütün bölgelerinde o bölgedeki Müslümanlara karşı, hem Türk hem Kürtlere karşı çok ciddi katliamlar yapmışlardır. Osmanlı zayıflama döneminde böyle bir şey beklemediği için mücadele de zorlanmıştır. Batılıların müdahalesi ile merhamet gösterilerek mahkemeye çıkarılanlar terk etmek şartıyla serbest bırakılmıştır. Bunlar dönüp yine katliamlarını yapmıştır. Osmanlı-Rus harbi sırasında Kars, Ardahan ve Erzurum’u kaybedilirken ‘Rus ordularına destek veriyoruz’ diye o bölgedeki köyleri topyekün imha etmişlerdir. On binlerce, yüz binlerce Müslüman, köylerinde öldürülmüşlerdir” dedi. 

Siyasiler Adalet Değil, Oy Peşinde Koşar

Karamollaoğlu değerlendirmesinin devamında ise siyasilerin oy peşinde koştuğunun altını çizerek, “Maalesef siyasiler bu konuda karar vermektedir. Siyaset oy peşine koşar, adalet peşinde koşmaz. Siyasiler yeri geldiği zaman yanlışa doğru, doğruya da yanlış diyebilirler. Hukuki bir konuyu siyasi bir ortamda soykırım olarak nitelendirmeye kalkarsanız yanlış yapma ihtimaliniz çok yüksek. Bu uluslararası mahkemelerinin vermesi icap eden bir karardır. Ancak deliler ortaya konunca verilir.  Tehcirden sonra ayrılan ve terk edenler üzüntü ve acı duyuyorlar. Bir takım hareketleri kendi yaptıkları yanlış hareketleri görmeden soykırım olarak nitelemek yanlıştır. Ermenilerin yaptıkları katliamlar gündeme getirilmemektedir. Nüfus istatistikleri de gösteriyor ki, Osmanlı topraklarında yaşayan ermeni nüfus 1 milyon 500 bin. Katliam denildiği zaman da ‘2,5 milyon insan katledilmiştir’ deniyor. Bu zaman zarfında 300 bin ermeni vatandaş hayatını kaybederken, hayatını kaybeden Müslüman nüfus ise 700 bin civarındadır” dedi.

Türkiye’nin bu güne kadar daha ciddi adımlar atması gerektiğini de belirten Karamollaoğlu, “Türkiye hükümeti bu güne kadar bu yanlış gidişatı durdurmak için daha ciddi girişimlerde bulunsaydı elbette yanlışlık ortaya konabilirdi. Şimdi vakit oldukça geç. Bu yanlışlıkları kamuoyuna anlatmakla mükellefiz. Birileri tutup da ‘İki taraftan hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı’ olarak niteleme mesajısın soykırımı kabule gidecek bir yol olarak görürse bunu şiddetle redederiz. Böyle bir şey olmamıştır, kabul edilmesi mümkün değildir. Osmanlı’nın kendi tebaasından bir kısmı katledilmiş, kendi ordusunu Osmanlı ordusunu arkadan vurmuş ve neticesinden de bir tehcire gidilmiştir. Bunu soykırım olarak nitelendireceksiniz, maazallah Türkiye kabul edecek. Bu akla ve mantığı ziyandır. Başbakan’ın bu ifadesinin ifade içinde kaymak kaydıyla müspet karşılanabilir. Bu yarın soykırımın tanınmasına yönelik bir adım olursa bunu da kesinlikle redederiz. Böyle bir hadisenin çok ama çok büyük yanlışa Türkiye’yi de dünyayı da götüreceğini ifade edelim” diye konuştu.

 Vatandaşlık Konusu Kabul Edilemez

Değerlendirmelerinde medyada gündeme taşınan Ermenilere yönelik vatandaşlık hakkı ile ilgili de konuşan Karamollaoğlu, “Türkiye ile irtibatı kalmamış,  başka ülkelerde yaşamış, soykırım üzerinde duranları vatandaş olarak kabul etmeye kalkarsak bu yanlış olur. Her türlü yalana ve iftiraya başvuranları Türkiye vatandaş olarak kabul etmemelidir. Türkiye de gayri nizamı yaşayan iş gören bir sürü insan vardır. Bu devletin gösterdiği bir müsamahadır. Ama Türkiye’nin aleyhinde gayret gösterenleri Türk vatandaşı diye kabul edersek, bu tasvip edilemez. Bu ülkemize zarar verir. Bazı Dışişleri uzmanlarından yanlış söylemler son zamanlarda duyulmaya başlandı. Bu bir gaflet olur. Uzmanların böyle sonunu nereye varacağını bilmeden veya bir kısmı da kasıtlı olarak eğer yanlış tavır içine hükümeti yönlendirirlerse elbette kabahat hükümetin olur. Biz Ermeni vatandaşlarımıza karşı hiçbir zaman farklı muamele edilmesini doğru bulmayız. Onların ikinci sınıf vatandaş gibi muameleye karşı maruz kalmasını kabul etmeyiz” dedi. 

Milli gazete

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum