Saadet Partisi 5. Olağan Kongresi Başladı

Saadet Partisi 5. Olağan Kongresi Başladı
Atatürk Spor Salonundan yapılan kongrede bin 32 delege oy kullanacak

 Saadet Partisi 5. Olağan Kongresi, Atatürk Spor Salonunda başladı.

Genel Başkan Mustafa Kamalak'ın açılış konuşması yapacağı kongrede delegeler, genel başkan seçimlerinin yanı sıra Genel İdare Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelikleri için de oy kullanacak.

Çok sayıda partilinin izlediği kongrede bin 32 delege oy kullanacak.

Kongrede genel başkanlık için şu ana kadar mevcut Genel Başkan Mustafa Kamalak ile Fatih Erbakan'ın adaylığı açıklandı.

Kongrenin yapıldığı salona merhum Necmettin Erbakan ile Genel Başkan Mustafa Kamalak'ın posterleri ve "Milli Görüşçüler, kongreden sonra ilk hedef iktidar", "Yaşanabilir bir Türkiye, Yeniden büyük Türkiye", "Uydu değil, lider ülke" pankartları asıldı. Salonda "Mücahit Erbakan" sloganları atıldı.

Yoğun bir katılımın olduğu salonda meraklı bekleyiş devam ediyor.Merhum Erbakan’ın geçmişe ait bir konuşması salondakilere dinletildi.

MUSTAFA KAMALAK'IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, "Tayyipçi misin, Ergenekoncu mu? Tayyipçi misin, Esadcı mı? Tayyipçi misin, paralelci misin?' İkisi de değiliz arkadaş, ikisi de değiliz. Doğru yol varken niçin başka yola sapacağız. Biz, Milli Görüşçü'yüz. Biz, yalnız hakkı bilir, yalnız hakkı söyleriz. Biz, ne devlet içindeki paralel yapılanmayı tasvip eder, ne de yolsuzlukların üzerinin örtülmesine rıza gösteririz." dedi.

Kamalak, partisinin 5. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, bugünün tarihi bir gün olduğunu belirterek, kongrede yaşanabilir bir Türkiye ve yeni bir dünya için adım attıklarını söyledi.

Yola çıktıkları günkü heyecanla yollarına devam ettiklerini ifade eden Kamalak, idama mahkum edilen 528 Mısırlı masumun, Cumhurbaşkanı Mursi'nin, Filistin'in, Arakan'ın, Somali'nin gözünün bugün kongrenin yapıldığı salonda olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin önünün siyaseten, ahlaken ve ekonomide tıkandığını öne süren Kamalak, "Türkiye kısır kavgaların, içi boş polemiklerin, seviyesiz tartışmaların esiri edilmiştir. Dış politikada ise tam bir facia yaşanmaktadır. Gerçekten Türkiye tarihinin hiçbir döneminde bu kadar yalnız ve bu kadar etkisiz duruma düşmemiştir. Bu yüzden Türkiye'nin yeni bir sese, yeni bir söze, eskimez pörsümez yeni bir siyasete ihtiyacı vardır. Bu siyasetin adresi Saadet Partisidir" dedi.

-"30 Mart, kutuplaştırma siyaseti nedeniyle bir genel seçim havasında geçmiştir"

30 Mart yerel seçimleri için ellerinden geleni yaptıklarını, gece gündüz çalıştıklarını anlatan Kamalak, "Malumunuz olduğu üzere, 30 Mart seçimleri kutuplaştırma siyaseti nedeniyle bir genel seçim havasında geçmiştir. Projelerin değil, kasetlerin etkin olduğu bir seçim olmuştur. Sanki seçimden değil savaştan çıktık" diye konuştu.

Yerel seçimlerde 27 yerde belediye başkanlığı kazandıklarına, belediye meclisi ve il genel meclisi üyelikleri dikkate alındığında seçimlerden yüzde 2,8 oy ile çıktıklarını vurguladı. Kamalak, şunları söyledi:

"Elbette bu, yeterli gördüğümüz bir sonuç değildir ama Milli Görüş'e tavır koyanların arzuladığı gibi bir hezimet de değildir. Çünkü her olay kendi şartları içerisinde değerlendirilmelidir. Milli Görüş hareketinin tek temsilcisi olan Saadet Partisi, son birkaç yıl içinde çok ciddi badireler atlatmıştır. Büyük bir bölünme yaşamış, kurucu liderini kaybetmiştir. 2010'da 'Biz daha iyisini yaparız' diyerek Saadet Partisini bölenler, bugün siyasi hayatımızdan silinip gitmişlerdir. Saadet Partisi ise istikrarlı bir yükselişle varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Zerre kadar şüpheniz olmasın ki önümüzdeki süreçte de siyasal hayatımızın en önemli aktörü Saadet Partisi olacaktır. Bunun en açık delili de maruz kaldığı ağır darbe, ambargo ve operasyonlara rağmen bu seçimlerde elde ettiği sonuçtur. Elbette bu durum bazı gerçekleri görmeyeceğimiz anlamı da gelmez. Nitekim seçimin hemen ardından, alınan sonuçları kendi iç bünyemizde bütün yönleriyle ele alıp değerlendirdik."

-"İnançlı, adil, merhametli ve dürüst bir cumhurbaşkanı..."

Kamalak, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin siyasal hayatın en önemli dönüm noktalarından olacağını belirterek, "Saadet Partisi, hem aldığı oy oranı bakımından hem de hitap ettiği kitle yönünden, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin anahtar partisi haline gelmiştir" dedi.

Saadet Partisinin Türkiye'nin tümünü kucakladığını ifade eden Kamalak, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Biz, kişiler üzerinden değil, ilkeler, prensipler üzerinden siyaset yaparız. Milli Görüş camiası olarak, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de adayların isimlerine göre değil, savunduğumuz ilke ve değerlere göre karar vereceğiz. Bu tarihi seçimdeki temel soru, 'Kim cumhurbaşkanı olacak' sorusu değil, "Nasıl bir cumhurbaşkanı?' sorusudur. Kurulu düzenden yana olacaksa, sömürgeci ekonomiden yana duracaksa, beylerden, zadeganlardan, küresel baronlardan yana olacaksa, AB'nin ABD'nin talimatına pür dikkat kesilip, milletin feryadını duymazdan gelecekse, adı Ahmet olmuş, Mehmet olmuş ne fark eder. Biz, adamın kaşına gözüne değil, hak ve batıl mücadelesindeki duruşuna bakarız."

Kamalak, basiret, feraset ve dirayet sahibi, gücün değil Hakkın ve haklının yanında olacak, fakir fukaranın hakkını koruyacak, inançlı, adil, merhametli ve dürüst bir cumhurbaşkanı istediklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde öfkenin değil sağduyunun hakim olmasını temenni ettiklerini ifade eden Kamalak, Türkiye'nin son dönemde çok fazla gerildiğini ve kutuplaştığını öne sürdü. Gerilim ve kavganın kimseye faydası olmadığına işaret eden Kamalak, Türkiye'nin bir an önce normalleşmesi gerektiğini bildirdi. Kamalak, "Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, bu milletin arasına yeni fitne tohumları serpmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu noktada en büyük sorumluluk ise hem iktidara, hem de anamuhalefete düşmektedir. Maalesef her iki tarafında kullandığı üslup milletimizin sahip olduğu asalet ve nezaketten çok uzaktır" diye konuştu.

-"Tayyipçi misin, paralelci misin? İkisi de değiliz arkadaş"

Saadet Partisinin son yıllarda büyük haksızlıklara uğradığını iddia eden Kamalak, 17 Aralık'tan sonra iktidarın kendilerine televizyon kanallarını kapattığını savundu. Kamalak, şu ifadeleri kullandı:

"Mesela Kanal 7'ye çıkmak istedik. Hatta araya aracılar koyduk. 'Bir saniye olsun bizi çıkarın, düşüncelerimizi anlatalım' dedik. Çıkamadık, çıkarmadılar. Ama 12 yıl boyunca cemaatle iş tutanlar kendi geçmişlerini unutup, Bugün TV'ye çıktık diye döndüler bize, 'Vay efendim, siz paralelci misiniz?' dediler. Değerli arkadaşlar. İşte 12 yılın özeti budur. 'Tayyipçi misin, Ergenekoncu mu? Tayyipçi misin, Esadcı mı? Tayyipçi misin, paralelci misin?' İkisi de değiliz arkadaş, ikisi de değiliz. Doğru yol varken niçin başka yola sapacağız. Biz, Milli Görüşçü'yüz. Biz, yalnız hakkı bilir, yalnız hakkı söyleriz. Biz, ne devlet içindeki paralel yapılanmayı tasvip eder, ne de yolsuzlukların üzerinin örtülmesine rıza gösteririz. Kimse bizi kendi günahlarına ortak edemez. Bizim derdimiz, makam derdi değil hizmet aşkıdır, millet aşkıdır. Biz, ne yaparsak Allah rızası için yaparız. Herkes bilsin ki bundan önce olduğu gibi bundan sonra da hükümetin doğru hizmetlerini teşvik etmek, yanlış faaliyetlerini engellemek için her türlü gayret ve çabanın içinde olacağız. Kınayıcıların kınamasından korkmadan, hak bildiğimiz doğruları en gür sesle haykırmaya devam edeceğiz. Susarsak namerdiz."

Kamalak, Taksim tartışmalarına da değinerek, "Biri 'Taksim'e çıkarmam' diye tutturdu, öbürü de illa ben 'Taksime çıkarım' diye. Yine kavga, yine kutuplaşma ve yine karşılıklı hakaret. Ben, buradan hem iktidarı hem de muhalefeti uyarıyorum: Aklınızı başınıza toplayın, dilinize sahip olun. İstediğini söyleyen istemediğini işitir. Rüzgar eken, fırtına biçer" sözlerini kullandı.

-"Aynı aşk ve aynı heyecanla o kapıyı beklerim"

Kerpiç bir evde doğduğunu, tarhana çorbasına kaşık salladığını, dağlarda davar güttüğünü, Çukurova'da çeltik ektiğini, pamuk topladığını, pancar söktüğünü anlatan Kamalak, varlığı da yokluğu da gördüğünü dile getirdi. Saadet Partisi Genel Başkanlığı görevinin hayatının en onurlu ve en şerefli görevi olduğunu ifade eden Kamalak, şunları kaydetti:

"Eğer bir gün bana derseniz ki 'Ey Mustafa Kamalak, sen bundan sonra bu davanın kapısında bekçi olarak duracaksın.' Zerre kadar tereddüt edersem namerdim. Aynı samimiyet, aynı aşk ve aynı heyecanla o kapıyı beklerim. Çünkü bu kapıdan daha hayırlı bir kapı yoktur. Bu kapıdan başka kurtuluş kapısı yoktur. Hiç şüphe yok ki, Allah sadıklarla beraberdir."

-"Ak saçlılar diyerek küçümseyici bir tavır sergiliyorlar"

Kamalak, kendilerine "Ak saçlılar" denmesini de eleştirerek, "Ak saçlılar diyerek küçümseyici bir tavır sergiliyorlar. 45 yıl bu davaya bekçilik yapmak, ne zamandır suç oldu? Allah aşkına 45 yıl hocamızın etrafında pervane gibi dönerek suç mu işlediler? Başkaları gibi çekip gitmedilerse suç mu işlediler? Sadıklarla beraber olun" dedi.

KONGREDEN NOTLAR

Saadet Partisi 5. OlağanKongresi Ankara Atatürk Spor Salonu'nda yapıldı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mustaf Kamalak, salona girşinde partilileri selamladı. Kamalak bir konuşma yaptı.

Genel Başkan adayı Fatih Erbakan'da Kongreye katılmak için salona geldi. Kapı önündeki yoğunluktan dolayı 2. denemede içeri girebildi. Erbakan içeri girerken partilileri selamladı. Kapı önündeki yoğunluktan dolayı içeri giremeyen Erbakan, aracına girerek bir süre bekledi.

 FATİH ERBAKAN'IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI

Saadet Partisi genel başkan adayı Fatih Erbakan, "Bu kongreyle birlikte Milli Görüş dinamiği yeniden harekete geçecektir. Saadet Partisini siyaset hayatındaki en etkili aktör yapmak olan Erbakan ruhu yeniden canlanacaktır" dedi.

Milli Görüş'ün lideri Necmettin Erbakan'a ve hayatını kaybetmiş dava arkadaşlarına rahmet dileyen Erbakan, babasının yanında 45 senedir dik, onurlu bir duruş sergileyen parti büyüklerini selamladığını söyledi.

"Selam olsun Milli Görüş'ün büyüklerine, selam olsun Milli Görüş'ün ak saçlılarına" diyen Erbakan, partiye sahip çıkmak için gayret sarf etmiş, Anadolu'yu karış karış gezmiş Mustafa Kamalak'ı da hürmetle selamladığını dile getirdi.

Kongredeki sloganlarının "Milli Görüş demek, Erbakan demektir" olduğunu belirten Fatih Erbakan, Erbakansız, bir Milli Görüş'ün düşünülemeyeceğini kaydetti.

Türkiye öncülüğünde bir İslam birliğinin kurulmasının, Milli Görüş'ün iktidara gelmesine bağlı olduğunu ifade eden Erbakan, şunları söyledi:

"Saadet Partimizin yeniden ayağa kaldırılması, layık olduğu yere yeniden taşınması, bütün Milli Görüş'çüler ve bizlerin, hayattaki en önemli görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Milli Görüş'ün yeniden ayağa kalkması, parlak geleceği, Erbakan'ın ismine, eşsiz manevi mirasına yaraşır bir Saadet Partisi için yeni bir yürüyüşü, anlayışı hayata geçirmek çok büyük önem arz etmektedir. Bunu yapabilmek için gün bugündür. Burada vereceğimiz kararla, yeni bir dinamizm, yeni bir ruh, yeni bir gelecek. Aslından kopmayan yeni bir Saadet Partisi için daha etkin çalışmaların önünü açacağız.

Hiçbir göreve, hiçbir mevkiye kendiliğimizden talip olmayız ve olmadık da. Davamız için, milletimiz için, İslam aleminin kurtuluşu için bir görev yerine getirmemiz gerekiyorsa, yine o büyük liderin bir evladı olarak bundan da kaçmayız Allah'ın izniyle."

"Bundan böyle korkun bizden"

Çatışmak için değil, Türkiye ve İslam dünyasının karşı karşıya olduğu kronik problemleri çözmek için mücadele edeceklerini belirten Erbakan, "Bugün birlik ve beraberlik günüdür, dayanışma, kardeşlik günüdür. Bizler aynı Erbakan hocamız gibi ayrıştırıcı değil, birleştirici olacağız, ötekileştirici değil, uzlaştırıcı olacağız, uzaklaştırıcı değil, kucaklaştırıcı olacağız" diye konuştu.

Bugün Milli Görüş'ün, ikinci 40 yıl harekatını başlattıklarını, yeniden topyekun sefere çıktıklarını ifade eden Fatih Erbakan, şunları kaydetti:

"Bu kongreyle birlikte Milli Görüş dinamiği yeniden harekete geçecektir. Saadet Partisini siyaset hayatındaki en etkili aktör yapmak olan Erbakan ruhu yeniden canlanacaktır. Milli Görüş'ün tarihinin en büyük atılım ve gelişme dönemi yeniden başlatılacaktır.

Bütün milletimize sesleniyoruz; Milli Görüş'ün ikinci Erbakan'ı döneminde aslımızdan kopmadan büyük bir değişiklik ve yenilik programını hazırlayacağız. Ey zalimler, sömürgeciler, ırkçı emperyalistler bundan böyle korkun bizden, yeniden diriliyoruz, yeniden şahlanıyoruz, yeniden geliyoruz."

Erbakan konuşurken, sık sık "Delege uyuma Erbakan'a sahip çık" ve "Bu gençlik seni başbakan yapar" sloganları atıldı.

KAMALAK KONUŞMASINDAN FERAGAT ETTİ

Erbakan'ın konuşmasının ardından kürsüye çıkıp bir konuşma yapması beklenen Mustafa Kamalak'ın zaman darlığından dolayı hakkından feragat ettiği belirtildi. Ancak salondakilerin "Başbakan Kamalak" sloganı atması üzerine kürsüye gelen Kamalak, şunları söyledi:

"Hepinizi, Fatih bey kardeşimi sevgiyle bağrıma basıyor, hepinizi hürmetle selamlıyorum. Sizler aklı selim insanlarsınız, ne anlatacağım zaten size ben? Sizi Allah'a emanet ediyorum ve sadıklarla beraber olun diyorum."

Konuşmaların ardından, delegelerin oy kullanma işlemi için sandıkların kurulmasına başlandı.

AYRINTILAR GELİYOR...

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum