Çankaya'ya Mülayim Mümin Formülü
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun derin güçler tarafından Başbakan Erdoğan’ın karşısına rakip olarak çıkarıldığını belirten Araştırmacı Yazar İsmail Nacar şunları kaydetti: “Bilindiği gibi ülkenin temel konularında ve İsrail lobisinin güdümünde hareket eden büyük sermaye çevreleri ve bazı derin yapılar, Başbakan’a karşı 17-25 Aralık operasyonunu başlattılar. Ancak bu operasyon 30 Mart’ta halk iradesiyle akamete uğradı. İşte yine bu çevreler, yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ortak bir aday belirleme kararı aldılar. Bazı Arap ülkelerindeki rejimlerle diyalogu olan akademisyen kökenli eski bir AK Parti milletvekili ile AK Partili eski bir bakanı yanlarına alarak, Tayip Erdoğan’ı seçtirmeyecek bir formül konusunda özellikle şu son bir ay içerisinde olağanüstü bir çaba sarf ettiler. Özellikle dış çevrelerin ağırlığı ile bu çevreler ortak bir aday belirleme konusunda öyle güçlü bir irade haline getirildi ki, başta CHP olmak üzere muhalefetteki partilerin iradelerinin hiçbir anlamı kalmadı. ABD ve Arap ülkelerindeki rejimlere karşı mülayim bir mümin olan Ekmeleddin İhsanoğlu işte bu irade tarafından Erdoğan’a rakip yapıldı. Tabii bu konularda Süleyman Demirel’in rolünü de inkar etmemek lazım.”
AYETE “SİNİR BOZUCU” DİYEN TOPKAK SEVİNÇLİ!
Diğer taraftan CHP içerisinde “Sorosçu” olarak adlandırılan İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak’ın da İhsanoğlu’nun aday gösterilmesini hararetle savunduğu görülüyor. Twitter hesabından İhsanoğlu’nun “şeriatçı” olmadığına vurgu yapan Toprak, bazı partililerden gelen eleştirilere “İnanın Ekmeleddin Bey, Cumhuriyet kazanımlarını takdir etmeyen biri değil” şeklinde cevap verdi. İhsanoğlu’nu şahsen tanıdığını belirten Toprak, “İslam’ı felsefi yönüyle yorumlayan, radikal fikirlerden uzak biridir. Laikliği herkes için özgürlük boyutuyla yorumlayacağından eminim. Partili bir takım arkadaşların boşuna endişe ettiklerini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. İhsanoğlu’nun çatı adayı olmasını sevinçle karşılayan CHP’li Binnaz Toprak, İstanbul'da Zincirlikuyu Mezarlığı'nın girişinde yazan "Her canlı ölümü tadacaktır" şeklindeki ayet mealine, "Çok sinir bozucu bir şey" diyerek tepki toplamıştı.
2007’deki seçimlerde “Çankaya’da eşi başörtülü bir isim istemiyoruz” diyerek ortalığı ayağa kaldıran CHP ve ulusalcı güruhun, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun eşi Füsun İhsanoğlu’nun başının açık olduğunu ısrarla vurgulaması dikkatlerden kaçmıyor. Çapulcuların sosyal medyada "Eşinin başı açık", "Modern bir giyim tarzı var", "Şeriatçı olsaydı eşi böyle mi olurdu?", "Eşi first ladylik için ideal", “Füsun İhsanoğlu, başı bağlı Emine Erdoğan’dan daha çok Çankaya Köşkü’ne yakışıyor” şeklinde propaganda yürütmesi, CHP’nin 7 yıl sonra Köşk için eşi başörtülü olmayan birini aday göstererek, mütedeyyin kesimden intikam almaya çalıştığı iddiasını doğruluyor.
“İSLAM’A KARŞI KİNLERİNİ KUSUYORLAR”
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu Sözcülerinden Soner Kartal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’ün başörtülü olmasına göndermelerde bulunarak din düşmanlığı yapıldığının altını çizerek, “Cumhurbaşkanlığı seçimini başörtüsüne indirgemeleri bunların seviyelerini gösteriyor. Bunlar hala bir şekilde din düşmanlıklarını sergiliyorlar. Halbuki cumhurbaşkanının ülke için ne yaptığına, nasıl çalıştığına bakmıyorlar, eşinin başörtüsüne bakıp konuyu sulandırıyorlar. İçlerindeki bu İslam düşmanlığı her fırsatta kendisini gösteriyor. İslam’a karşı kinlerini kusuyorlar. Yeni Cumhurbaşkanı adayları Ekmeleddin İhsanoğlu’nun eşinin başı açık olması ile mevcut Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşinin başı kapalı olmasını karşılaştırmaları terbiyesizliktir, ahlaksızlıktır” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.