HDP’nin Aldığı 9,8’in Nedenleri!

HDP’nin Aldığı 9,8’in Nedenleri!
Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları, bir de bu açıdan değerlendirmeye muhtaç:

Bölücü terör örgütünün siyasi uzantıları en kanlı dönemde bile ancak ve ancak yüzde 3-4 oranında oy alabilirken, son dönemde devletin o “baskıcı yüzü” yerini “sevecen bir yüze” bırakmış ve PKK’nınkilere varıncaya kadar pek çok talep Hükümet tarafından yerine getiriliyor olmasına rağmen Demirtaş’ın oyları nasıl yüzde 10’a dayandı; bunda Çözüm Süreci’nin etkisi nedir?  

Terörle mücadele konseptinin kararlılık ve başarı ibresi, bu mücadeleyi yöneten devletten yana döndüğü güvenlikçi politikaların uygulandığı yıllarda terör örgütünün siyasi uzantılarının kemikleşmiş kitle oy oranları yüzde 4 ve 5 iken “Abdullah Öcalan’ın seçim projesi” olan HDP’nin oy oranı bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 10’lara ulaştı!

Peki bu nasıl böyle oldu?

1-Devlet silahını bırakmadığı halde PKK ile müzakerelerini yürütmeye devam etti. Bir açıdan PKK’yı legalleştirdi. Bölge halkı PKK’nın baskı ve insafına bütünüyle açık hale getirildi. 

2-Devlet PKK terör örgütü ile sivil Kürt vatandaşlarının ayrımını yapabilecek yeteneklerini iyice yitirmiş duruma geldi. 

3-Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde şehir ve varoşlarda bürokratik ve sosyal kontrol yitirildi. Sonuçta PKK’yı tasvip etmeyen ve sırtını devlete dayayan Kürt kardeşlerimizin devlete olan güvenleri dibe vurdu. 

4-“Şehit cenazesi gelmiyor daha ne istiyorsunuz?” argümanından başka sığınacak liman bulamaz hale gelen Müzakere Sürecini yönetenler ayrılıkçı terör örgütü ve liderlerinin medyada sınırsızca propaganda ve algı mühendisliği çalışması yapmasına göz yumdular!

5-Devlet olarak terör örgütüne sızacağız veya ‘sızdıklarımızın üzerinden’ müzakere yoluyla terör sorununu çözeceğiz derken; terör örgütünün devlete sızmasının yolu açıldı. 

6-Müzakere sürecinde sadece masada değil sahada da fiziki hâkimiyet kaybedildi. Kara Kuvvetleri, Jandarma kademeli olarak geri çekildi. Bölgede güvenlik sürecin önceki aşamalarında silahlı veya silahsız bölgeden çıkması gerektiği halde çıkmayan terör örgütünün insafına bırakıldı. Devlet ise otoritesini yavaş yavaş BDP’li belediyelere terk etmeye başladı.

7-Bölgede müdahalesiz ortamda sürekli geniş taban bulan terör örgütü, örgütüne tarihinin en yüksek katılımını Çözüm Süreci döneminde sağladı. PKK’ya katılımlar sanıldığı gibi dağdaki kamplara değil, il ve ilçelerdeki konuşlanmış merkezlere kaydırıldı! Seçmen üzerinde her türlü baskıyı kurabilecekleri imkânları sağladılar.

8-Bohça gibi yakalanıp bu ülkeye getirildikten sonra zavallılaşan bir algıyla hatırlanan Abdullah Öcalan maalesef Çözüm Sürecinde maşalıktan maşayı tutan el haline getirildi; dahası maalesef kahramanlaştırıldı!

9-Her seçim öncesi olduğu gibi yeni gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde dahi BDP/HDP ve PKK, “ya bize vaat ettiklerinizi ve taleplerimizi verirsin ya da Kürt halkı olarak ayaklanırız” tehdit ve şantajlarını arttırdılar. Maalesef Çözüm Sürecini yönetenler ise “daima bu tehditleri muhatap alıyor ve gerekeni yapıyor” izlenimini başta bölge halkı olmak üzere tüm Türkiye’ye verdiler!

10-Ve en acısı bugün bölgede tüm bu süreci “kazanımlarımız PKK’nın eylemleri ve Sayın Öcalan’ın sayesinde oluyor” diye yorumlayanların sayısı bir hayli artmış durumda. 

SONUÇ: Tüm bu gelişmeler, değerlendirmeler elleri ve zihinlerindeki silahla aynen yerlerinde duran, bugüne kadar duruşlarından hiçbir tavir vermemiş olan teröristbaşı Öcalan'ın, terör örgütü PKK'nın bir ortak projesi olan “HDP Adayı” oylarının yüzde 9.8’e Çözüm Süreci sayesinde yükseldiğini ortaya koymuyor mu? 

Habervaktim.com Analiz 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
29 Yorum