"Demokrasiyi teröre feda etmeyeceğiz"
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Terörle mücadele sırasında hukukun üstünlüğünden, demokratikleşmeden ve insan haklarından taviz vermemizi kimse bizden beklemesin." dedi.
Beşir Atalay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçesiyle ilgili bir sunumda bulundu.
Türkiye'nin son 30 yıldır yıkıcı ve bölücü terör belasıyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bakan Atalay, bu süreçte, sosyal ve ekonomik sorunlar ile kültürel hassasiyetlerin sürekli istismar edildiğini söyledi.
AK Parti iktidarı olarak, milli birlik ve beraberliğin, ülkenin bölünmez bütünlüğünün, devletin bekasının ve üniter yapının korunmasını en büyük öncelik olarak gördüklerini dile getiren Bakan Beşir Atalay, Demokrasi ve kalkınma talebinin milletin ortak talebi olduğunu kaydetti.
Hükümetin, terörle mücadele ederken demokrasiden taviz vermeyeceğini ifade eden Bakan Atalay, "Bütün sorunlarımız için çare, daha çok demokrasidir. Çare, daha çok özgürlüktür. Çare, daha çok yatırım, daha çok üretimdir. Çare, güvendir, istikrardır. Güven ve istikrarın olmadığı hiçbir yerde gelişme olmaz, terör ve şiddetin var olduğu hiçbir yerde de kalkınma olmaz, huzur ve refah olmaz." diye konuştu.
Kısa adı MOBESE olarak bilinen Kent Güvenlik Yönetim Sistemi Projesi'nin İçişleri Bakanlığı ve il özel idarelerinin imkânlarıyla bütün illere yaygınlaştırıldığını anlatan Bakan Atalay, "Bugüne kadar bu sistem 13 ilde tamamlanmış olup, 34 ilde ise faaliyete geçme aşamasındadır. Ayrıca, diğer bütün illerimize ödenek gönderilmiş olup ihale çalışmaları sürdürülmektedir. MOBESE için 2008 yılında 15 milyon YTL ayrılmış olup, 2009 yılında 20 milyon YTL ödenek öngörülmüştür." diye konuştu.
SUÇLARDA BÜYÜK AZALMA VAR
Bakan Atalay, sokak suçlarının önlenmesinde yeni yöntem ve tekniklerin kullanılmasına yönelik olarak 81 ilde 'Polisin Asayiş Suçları İle Mücadele Stratejisinin Geliştirilmesi ve Güçlendirilmesi Projesi'nin hayata geçirildiğini hatırlatarak, bu proje ile kamuoyunda bilinen adıyla güven timleri ve yıldırım ekipleri uygulaması başlatıldığını ve önemli başarılar elde edildiğini kaydetti.
Atalay, büyük kentlerde neredeyse bir numaralı gündem olan kapkaç ve hırsızlık suçlarında büyük ölçüde azalma olduğunu ve bu suçların gündemden düştüğünü dile getirdi.
Atalay'ın verdiği bilgiye göre 2007 yılında bir önceki yıla göre; oto hırsızlığı suçlarında yüzde 28, kapkaç suçunda yüzde 63, otodan hırsızlık suçlarında yüzde 24, yankesicilik suçlarında yüzde 18, işyerinden hırsızlık suçlarında yüzde 24, evden hırsızlık suçlarında yüzde 19, gasp suçlarında yüzde 19 oranında azalma oldu.
Bakan Atalay, 2008 yılında ise bir önceki yıla göre; oto hırsızlığı suçlarında yüzde 28, kapkaç suçunda yüzde 42, otodan hırsızlık suçlarında yüzde 23, yankesicilik suçlarında yüzde 25, işyerinden hırsızlık suçlarında yüzde 16, evden hırsızlık suçlarında yüzde 8, gasp suçlarında yüzde 27 oranında azalma olduğunu bildirdi.
Bakan Atalay, "Suçla mücadelemizde elde ettiğimiz başarıda yürüttüğümüz planlı-projeli operasyonların büyük etkisi vardır. Suçlarda meydana gelen ve genel olarak değinilen düşüşte, terör, uyuşturucu, mali suç olaylarına yönelik yapılan operasyonların yanı sıra hırsızlık, gasp, kapkaç, yankesicilik, oto hırsızlığı gibi asayiş suçlarını işleyenlere yönelik 2007 ve 2008 yıllarında yürütülen projeli operasyonların da büyük katkısı olmuştur." ifadesini kullandı.
TÜRKİYE AVRUPA'NIN EN GÜVENLİ ÜLKELERİ ARASINDA
Beşir Atalay, Türkiye'nin Avrupa'nın en güvenli ülkelerinden biri olduğunu belirterek, suçların işlenme sıklığı ve suç oranları itibariyle, uluslararası bir standart olan 100 bin kişiye düşen suç sayısı bakımından Türkiye'nin birçok Avrupa ülkesinden daha iyi durumda olduğunu ifade etti.
Bakan Atalay, şu bilgiyi verdi: "Bu konuda İnterpol verileri dikkate alınacak olursa; 100 bin kişiye düşen suç sayısı Almanya'da 7.747, Polonya'da 3.616, Kanada'da 8.512 iken; bu sayı Türkiye'de 973'tür. Yine metropol kentlerin suç düzeyine bakılacak olursa İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerimizin genel suç durumu bakımından dünyadaki birçok büyük kentten dahi iyi durumda olduğu görülmektedir. İnterpol verilerine göre; 100 bin kişiye Berlin'de 15.029 ve Viyana'da 13.853 suç düşerken, bu sayı İstanbul'da 1.080, Ankara'da 777 ve İzmir'de 652'dir. İnterpol verilerine göre suç aydınlatma oranları dikkate alındığında, Türkiye yüzde 61,71 oranı ile AB ülkeleri dahil birçok ülkeden daha iyi düzeydedir."
DEMOKRASİYİ TERÖRE FEDA ETMEYECEĞİZ
Terörle mücadelenin önemli diğer bir ayağını da alınan ekonomik ve sosyal tedbirlerin oluşturduğuna işaret eden Bakan Atalay, şöyle konuştu: "Terörle mücadelede olmazsa olmaz ilkemiz, terörist ile vatandaşın birbirine karıştırılmamasıdır. Ve şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki bu hassasiyetimiz çok olumlu neticeler vermiştir. Eğer terör örgütü tüm baskı ve tehditlerine rağmen bu zamana kadar arzu ettiği tabanı bulamamışsa, bunun en önemli nedeni devletimizin gösterdiği bu hassasiyet ve insanına verdiği değerdir. Biz, vatandaşlarımızı terörün çirkin emellerine alet ettirmedik ve bundan sonra da ettirmeyeceğiz. Vatandaşımızın güvenini kazandık ve bunu daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Devlet-millet kaynaşmasını arzu ettiğimiz seviyelere çıkardık ve bunu muhafaza edeceğiz. Bu mücadele sırasında hukukun üstünlüğünden, demokratikleşmeden ve insan haklarından taviz vermemizi kimse bizden beklemesin. Biz sürekli ifade ettiğimiz gibi kesinlikle demokrasiyi, teröre feda etmeyeceğiz."
Beşir Atalay, terörle mücadelede güvenlik güçlerinin hareket kabiliyetini artırıcı her türlü tedbiri aldıklarını belirterek, Polis Özel Harekât personelinin, terörle mücadele konusunda her türlü donanımıyla hizmetlerini 48 ilde aralıksız sürdürdüğünü bildirdi.
Kadroyu genişletmek için çalışmalara devam edildiğini vurgulayan Bakan Atalay, güvenlik güçlerinin son zamanlarda birçok saldırıyı önceden tespit ederek önlediğini hatırlattı.
İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE
Bakan Atalay, AK Parti iktidarı olarak işkence ve kötü muamelenin önlenmesi amacıyla yasal düzenlemeler, personelin eğitimi, fiziksel mekânların uygun hale getirilmesi, sürekli ve etkili denetim gibi ciddi tedbirler alındığını söyledi.
Yeni Türk Ceza Kanunu ile işkence suçunun tanımı yeniden düzenlendiğini, kapsamının genişletildiğini ve verilen cezaların ertelenemeyeceği ve paraya çevrilemeyeceği hükümlerinin getirildiğini anlatan Bakan Atalay, daha önce 8 yıla kadar olan temel cezanın 12 yıla çıkartıldığını kaydetti.
Karakolların fiziki şartlarının düzeltilmesi konusundaki çalışmaların da devam ettiğini dile getiren Bakan Atalay, "Bu bağlamda, ülke genelinde polis birimlerine ait 2888 adet nezarethaneden 2341 adedinde iyileştirme çalışmaları tamamlanmıştır. Çalışmalar devam etmektedir. Kolluk görevlilerinin temel mesleki eğitimlerinde 'İnsan Hakları' zorunlu dersler arasına alınmıştır." şeklinde konuştu.
İŞKENCEYLE MÜCADELEDE ZİHNİYET DEĞİŞİMİNE İHTİYAÇ VAR
Tüm Mülkiye müfettişlerine bir proje kapsamında yurtiçi ve yurtdışında insan hakları ve soruşturma teknikleri konusunda eğitim verildiğini dile getiren Bakan Atalay, işkence iddiaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında gerekli adli ve idari işlemler hiçbir müsamahaya yer vermeyecek şekilde yürütüldüğünü kaydetti.
İşkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili olarak, İçişleri Bakanlığı'nın 2003 yılından bu yana toplam 272 mülkiye müfettişi görevlendirdiğini, yapılan tespitler doğrultusunda idari ve cezai işlemler uygulandığını açıkladı.
Bakanlığın gösterdiği hassasiyet nedeniyle işkence ve kötü muamele suçu nedeniyle kamu görevlileri aleyhine açılan dava sayısında ciddi azalmalar olduğunu vurgulayan Bakan Atalay, "Hükümetimiz, demokratik hukuk devletinde kabul edilemez olan insan hakları ihlallerinin üzerine şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da büyük bir kararlılıkla gidecektir." dedi.
İşkenceyle mücadelede yapılan yasal değişiklikler kadar zihniyet değişiminin de önemli olduğuna vurgu yapan Bakan Atalay, "Asıl zor olan ve zaman alan da budur. Bu sorunun üstesinden elbirliğiyle geleceğiz. Bu işin mazereti de yoktur. Demokratik çağdaş bir hukuk devletinde asla kabul edilemeyecek kötü muamele ve insan hakları ihlallerinin üzerine bundan önce olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla gideceğiz." şeklinde konuştu.
Toplantının başında yerin kalkarak konuşan DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, salonda bulunan koruma görevlilerinin dışarı çıkarılmasını istedi.
Kaplan, "Bu kadar da koruma olmaz ki. Mahkeme salonu gibi. Hoş bir durum değil bu" diye konuştu.
Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksel, yerinden kalkarak salonda bulunan korumaları dışarı çıkmaları konusunda uyardı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.