'Ergenekon'un avukatı' savunma yaptı!
Baykal'ın konuşmasının ayrıntıları şöyle:
"ABD'de yapılan seçimlerin sonuçları göstermiştir ki, Amerikan halkı, Irak'a yapılan askeri müdahalenin yanlış olduğunu kanıtlamıştır. Biz de bunu söyledik zamanında. Ama anlaşılıyor ki, büyük devletler büyük hatalar yapar. Bu süre içerisinde biz CHP, bu yanlış harekete çok daha ileri ölçüde karışmak durumundan uzak tutmak gayretini gösterdik. Eğer karışmış olsaydık, pişmanlığı biz de yaşardık. Şimdi hiç olmazsa bundan uzak durduk. Umut ediyorum bundan sonra Ortadoğu'da istikrar ve huzur olur, dış güçler istikrara müdahale etmez. Barış, huzur ve istikrar arayışı Türkiye'nin daha dikkatle dinlenmesini ve Türkiye'nin ikna edici düzeyinin artmasını da sağlayacaktır, sağlamalıdır da. Yeni tablo içinde Türkiye daha belirleyici olmalı."
"İnsanları temel alan bir anlayışla ekonomi güçlendirilmelidir. Bütün bunları dikkatle izliyoruz. Geride bıraktığımız dönem çok hareketli oldu. Ergenekon sanıkları ifade verme aşamasına geldi. Bu dava üzerinde tekrar düşünmemiz gerekiyor. Dünya hukuk standartları açısından bu dava eleştirilen bir dava. Eski Jandarma Komutanı Sayın Şener Eruygur çok ağır bir sağlık sounu ile karşıya. Daha şimdiden kendisinin davanın kurbanı olduğunu ne acıdır söylemek mümkün. Bu davanın hukuki kaygılar ötesinde siyasi kaygılarla yapılan bir dava olduğunu söyledim. Son olarak, ABD kongresindeki bir komisyon bir açıklama yaptı. Komisyon, Ergenekon davasının uluslararası hukuk standartlarına uymadığını söyledi. Çok sevindirici. Önemlidir bu. Bu değerlendirme ABD'den geliyor. AB çerçevesi içinde de ele alınmasını istiyoruz.
"Bir askeri tatbikatta eskiden Adalet Bakanlığı yapan bir isim, kendisine dikkatli olun Ergenekon'dan tutuklanabilirsiniz dendiğini duyuyor. Devletin zirvesinde Ergenekon'un çok doğru teşhis edildiğini görüyoruz. Teşhis doğru, ama tatbikat bir buçuk yıldan beri bir çok insanın huzurunu ayaklar altına aldığı gerçeğidir. Bu acı gerçek işlemeye devam edecek. Bu da bizim ızdırabımızdır. Artık hakimler devreye girecek. Umudumuz mahkemededir. Bu durumun hukuk çerçevesine çekilmesini sağlamalıyız. Bu davadan dolayı ızdırap çeken insanlara dayanışma duygularımızı ve geçmiş olsun ifadelerimizi iletiyoruz."
"Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu'nun Saray'daki rehabilitasyon merkezinde şöhretli bir İngiliz'in eşliğinde görüntüler çektiler ve bizi dünyaya rezil etme noktasında önemli olaylar oldu. Orada olanlar, gerçekten kabul edilebilir değil. O zaafları başkaları suçlamadan önce bizim gidermemiz zorunlu."
"Millet yanındaki işçileri çıkartıyor. İş yerleri kapanıyor. Fabrikalar kapanıyor. Adıyaman'daki TSO Başkanı üretim kapasitesinin yarı yarıya azaldığnı söyledi. 44 fabrikadan 22'si kapandı. Başbakan diyor ki, birer işçi alın. Bu tablo her yerde böyle. Denizli'de işçiler çıkartılıyor. Herkes tedbirini açıkladı, Türkiye'de yok. Bula bula doğalgaza yüzde 22.5 zam yaparak buldu. Doğalgaz zammı ile orta sınıf mı güçlendiriliyor? Bu enerji politikası, BOTAŞ, doğalgaz ithalatı Türkiye'nin en büyük yarasıdır. BOTAŞ'ta sürekli yolsuzluk skandalları patlak veriyor. Yolsuzluk orada, kötü yönetim orada. Bunun savunulabilir bir tarafı var mı? Bu zammın arkasında yolsuzluklar var. Tahsil edilememiş alacaklar var. Bir de, formül değişikliği var. Gensoru verdik bu konuda. Bu kabul edilebilir bir tablo değildir. Devletin en hassas kuruluşlarının yanlış uygulamalar yapmasının ve adam kayırmanın sonucudur. Kimin haklarını kim ne hakla siliyor. Kanunla bir iş oluyorsa herkesin alacağını sil, Türkiye kurtulsun."
"Türkiye, bu işin saklanamayacağı noktaya geldi. Başarısızlığı, piriç, fasulye, kömür dağıtarak örtbas etme peşinde. Çiftçi topraga gübre atamıyor. Bunun acısını gelecek yıl çekeceğiz. Enerjide en büyük sıkıntıyı tarımsal enerjiyi kullanan çiftçilerdir. Yüzde 100 zam gerçeği ile karşı karşıya kaldılar. ABD'de mesela tarımsal elektrikteki fiyat 5.5 Cent'tir. Türkiye'de 15.37'dir. Bu fiyata köylümüz, çiftçimiz elektrik kullanacak. Mazot, elektrik, ilaç, gübre dünyanın en pahalısı. Bu politikayı Türkiye'ye dayatanları mutlaka iktidardan uzaklaştırmak lazım."
"6 yıllık bir iktidar var. Her şeyini oturtmuş. Nerde peki başarı. Politika kırılmalarıyla AKP karşı karşıya. İstifalar yaşanıyor. Başbakan yandaşlarını suçluyor. Sıkıntı var. Politika sonuç vermiyor. Seçim öncesinde piriç kömür dağıtarak kapatamazsınız. Terör en önemli konusu Türkiye'nin. Bu hükümetin nedir politikası. 2002'de geldiğinde terör sıfırdı. Şimdi ne oldu. Nitelik değiştirdi. Şimdi terör artık aleniyet kazandı, ayağını toprağa basmaya başladı, sokakları işgal etmeye, kepenkleri kapatmaya başladı... bu tablo çok acı bir tablo. Hala buna teslim olmadı diye Başbakan'ı kutlayacak mıyız. Bu tablonun bizzat sorumlusu kendisidir."
"Başbakan'a bir kez daha söylüyorum. Eğer benimle haklı olduğuna inanarak bir tartışma yapmak istiyorsan çıkalım tartışalım. Buna gel, gelmiyorum diyor. İkimizin dokunulmazlığını kaldıralım diyorum, mahkemeler bizden hesap sorsun, ona da hayır. Tamam, sadece benim dokunulmazlığımı kaldır, sen de ibret al. Hayır diyor. Başbakan'ın kafasında başka düşünceler var. Kendisine anayasayı değiştir dediğinde ham meyva yenmez olgunlaşsın öyle yeriz. Anayasayı olgunlaştıracaklar öyle yiyecekler. Kendisini yönlendirenleri idare etmek için mi, yoksa gerçekten böyle düşündüğü için mi söylüyor? Anayasa'nın laik karakterinin değişmesi, azınlık yaratma sonucunu doğuracak. Başbakan bunun için böyle diyor. Türkiye'yi büyük sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır."
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.